Şu geri kalan ömrümüzün Rabbimizin razı olduğu ve kabul ettiği kâmil iman ve o imanın gereği olan salih amel, ibadet ve itaatle birlikte sıhhat, afiyet ve ferahlık içerisinde geçirilmesinin duası, temennisi ve niyazı ile hepinizi kalbî muhabbetlerimle selâmlıyorum:
السلام عليكم و رحمة الله و بركاته
17Mart bu Perşembe gününü; Cuma gününe bağlayan gece: Nice dini, ahlaki güzelliklerin yaşandığı rahmet ve mağfiret mevsimi mübarek Ramazan ayına adım adım yaklaştığımızı müjdeleyen Şaban ayının 15. gecesi olup BERAT kandilidir. Yüce Rabbimizin lütuf ve keremi ile pek şerefli ve mübarek olan bu geceyi idrak edeceğiz.
Bu mübarek gecenin hepimiz ve bütün İslâm alemi için maddî ve manevî hayırlara bereketlere ve afv ü mağfirete nail olmamıza ve BERAT’ımıza vesile olmasını Cenab-ı Hakk’dan niyaz ederiz. Ve bilhassa idrak ettiğimiz bu mübarek gecenin; çağın getirdiği sıkıntılarla bunalan ruhlara, manevi hayatın ihmaliyle daralan kalplere, ümitsiz, karamsar, günleri gafletle geçen kimselere gerçek manada maddi ve manevi bir kandil olması için dua ve niyaz ediyoruz.
ALLAH Teâlâ, bu mübarek gecede, kendisine yönelip af dileyen Mü’min kullarına, cehennemden kurtuluş beratı verir.
Berat Gecesini, bu derece yücelten husus, Berat gecesinin kutsiyeti, Kur’an-ı Kerîm’in bu gecede Levh-i Mahfuzdan dünya semasına indirilmiş olması ile alakalıdır.
Cenab-ı Hak şöyle buyurur:
حم. وَالْكِتَابِ الْمُبِينِ. إِنَّا أَنْزَلْنَاهُ فِي لَيْلَةٍ مُبَارَكَةٍ إِنَّا كُنَّا مُنْذِرِينَ. فِيهَا يُفْرَقُ كُلُّ أَمْرٍ حَكِيمٍ. أَمْرًا مِنْ عِنْدِنَا إِنَّا كُنَّا مُرْسِلِينَ. رَحْمَةً مِنْ رَبِّكَ إِنَّهُ هُوَ السَّمِيعُ الْعَلِيمُ.
“Ha Mim. Helal ile haramı ve sair hükümleri apaçık bildiren bu kitaba, Kur’an-ı Kerîme yemin olsun ki, gerçekten biz O’nu mübarek bir gecede indirdik. Muhakkak biz hak din İslam’dan yüz çevirenleri uyaranlarız. O, öyle bir gecedir ki, bu geceden gelecek senenin aynı gecesine kadar rızıklar, eceller ve benzeri her hikmetli iş katımızdan bir emir ile o zaman ayırt edilir, hüküm verilir. Hakikat biz, Rabbinden bir rahmet eseri olarak peygamberler gönderenleriz. Şüphe yok ki ALLAH Teâlâ her şeyi hakkıyla işitenin, her şeyi de kemaliyle bilenin tâ kendisidir.”
Âyet-i kerîmede geçen: “Mübarek gece”den maksat, bir tefsire göre: Berat gecesidir. Bu tefsir sahiplerinin sahih kabul ettiği rivayetlere göre: Kur’an-ı Kerîm’in tamamı, bu gecede Levh-i mahfuz’dan dünya semasındaki Beyt-i Ma’mur’a indirilmiş, sonra da Kadir gecesinden itibaren Cebrail (A.S.) vasıtasıyla Hz.Peygamber (S.A.V.) Efendimize peyderpey indirilmiştir.
Bu önemli iki hadise münasebetiyle Berat Gecesine mahsus şu beş haslet vardır.
a- Mahlûkatın bir sene içerisindeki rızıkları, zengin veya fakir, aziz veya zelil olacakları, ihya veya imate yani sağ kalıp kalmayacakları, ecelleri gibi her mühim iş bu gece tefrik edilir, görevli meleklere verilir. Cenab-ı Hak şöyle buyurur:
…فِيهَا يُفْرَقُ كُلُّ أَمْرٍ حَكِيمٍ. أَمْرًا مِنْ عِنْدِنَا…
“…O, öyle bir gecedir ki, bu geceden gelecek senenin aynı gecesine kadar rızıklar, eceller ve benzeri her hikmetli iş katımızdan bir emir ile o zaman ayırt edilir, hüküm verilir…”
b- Berat gecesinde yapılan ibadetin fazileti büyüktür. Bu gece hakkında Hz.Ali (R.A.) den rivayete göre Resûlullah (S.A.V.) Efendimiz şöyle buyurdu:
إذا كانت ليلة النصف من شعبان فقوموا ليلها وصوموا نهارها فإن الله ينـزل فيها لغروب الشمس إلى سماء الدنيا فيقول ألا من مستغفر لي فأغفر له ألا مسترزق فأرزقه ألا مبتلي فأعافيه ألا كذا ألا كذا حتى يطلع الفجر.
“Şaban ayının yarısı yani Berat gecesi olduğu zaman kalkınız, o geceyi ibadetle geçiriniz, gündüzünde de oruç tutunuz. Çünkü Cenab-ı Hak, güneşin batmasıyla birlikte rahmet ve ihsanıyla, gufran ve inayetiyle dünya semasına tecelli eder ve şöyle buyurur:
Günahlarının bağışlanmasını isteyen yok mudur? Onu bağışlayayım.
Rızık isteyen yok mudur? Onu rızıklandırayım.
Bir derde düşen yok mudur? Ona afiyet vereyim, o dertten kurtarayım.
Şöyle olan yok mu? Böyle olan yok mu? Ve bu hitap fecir doğuncaya kadar devam eder.”
Bakınız… Rabbimiz nida buyuruyor:
“Günahlarının bağışlanmasını isteyen yok mudur? Onu bağışlayayım.”
– Biz varız, Ya Rabbi! Diyelim. Günahlarımıza tevbe istiğfar edelim.
“Rızık isteyen yok mudur? Onu rızıklandırayım.”
– Biz varız, Ya Rabbi! Bize helal bol rızık nasip eyle, diyelim.
“Bir derde düşen yok mudur? Ona afiyet vereyim, o dertten kurtarayım.”
– Biz varız, Ya Rabbi! Diyelim. Dertlerimizi, hastalıklarımızı, sıkıntılarımızı, müşküllerimizi söyleyelim. Rabbimizden halletmesini isteyelim.
c- ALLAH Teâlâ’nın rahmeti bu gece taşar da taşar.
Resûlullah (S.A.V.) Efendimiz şöyle buyurdu:
هذه الليلة ليلة النصف من شعبان ولله فيها عتقاء من النار بعدد شعور غنم كلب لا ينظر الله فيها الى مشرك ولا الى مشاحن ولا الى قاطع رحم ولا إلى مسبل ولا الى عاق لوالديه ولا الى مدمن خمر
“Bu gece Şaban’ın yarısı, Berat gecesidir. Cenab-ı Hak bu gecede Benî Kelb kabilesinin koyunlarının tüylerinin sayısı kadar kimseyi Cehennemden âzâd eder. Fakat bu gece ALLAH; müşriklerin, kincilerin, akrabaları ile münasebeti kesenlerin, hayat ve ihtişamlarına mağrur olanların, ana ve babalarına isyan edenlerin, içki düşkünlerinin yüzlerine bakmaz.” Sonra Resûlullah (S.A.V.) Efendimiz secdede şöyle dua ve niyaz etti:
أَعُوذُ بِعَفْوِكَ مِنْ عِقَابِكَ. وَأَعُوذُ بِرِضَاكَ مِنْ سَخَطِكَ. وَأَعُوذُ بِكَ مِنْكَ جَلَّ وَجْهُكَ. لاَ أُحْصِي ثَنَاءً عَلَيْكَ. أَنْتَ كَمَا أَثْنَيْتَ عَلَى نَفْسِكَ.
“Euzü bi afvike min ikabik. Ve euzü birızake min sehatik. Ve euzü bike minke celle vechük. La uhsî senaen aleyk. Ente kema esneyte alâ nefsik.”
ALLAH’ım! Azabından affına, gazabından rızana sığınıyor; senden yine sana sığınıyorum. Zatın yücedir. Sana karşı senayı sayıp bitiremem. Sen kendini nasıl sena ettinse öylecesin.”.
d- Bu gece mağfiret gecesidir. Ebû Musa el-Eş’ari (R.A.)den rivayete göre Hz.Peygamber (S.A.V.) Efendimiz şöyle buyurdu:
إن الله ليطلع في ليلة النصف من شعبان فيغفر لجميع خلقه إلا لمشرك أو مشاحن
“Muhakkak ALLAH Teâlâ, Şaban ayının yarısı, yani Berat Gecesi kullarına rahmetle bakar ve herkesi mağfiret eder. Yalnız müşrik olan kimse ile düşmanlık eden, kin ve husumet besleyen kimseyi mağfiret etmez.”
e- Bu mübarek gece Hz.Peygamber (S.A.V.) Efendimiz’e şefaat hakkının tamamı verilmiştir. Hz.Peygamber (S.A.V.) Efendimiz, Şaban ayının on üçüncü gecesinde mübârek başını secdeye koydu. Ümmeti için af ve mağfiret istiyordu; kendisine ümmetinin üçte birinin bağışlandığı müjdelendi. Hz.Peygamber (S.A.V.) Efendimiz, on dördüncü gece tekrar secdedeydi. Yine ümmetinin bağışlanmasını istiyordu; ümmetinin üçte ikisinin mağfiret edildiği müjdelendi. Ve on beşinci gece yeniden o mübârek baş ALLAH Teâlâ’nın huzurunda eğildi, secdeye kapandı. Hz.Peygamber (S.A.V.) Efendimiz, ümmetinin tamamını istiyordu bu defa. Bu gece, Allah Teâlâ’nın emirlerinden yüz çevirenler dışında, ümmetinin tamamı bağışlandı.
Bu gecenin ayrı bir bereketiyle, zemzem suyu da artmaktadır.
BERAT GECESİ NAMAZI
İslam âlimlerine göre Berat Gecesi’nde kaza namazı borcu varsa iki rekât kaza namazı kılmanın sevabı, ömür boyu kılınacak nafile namazların sevabından fazladır. Eğer farz namaz borcu yoksa isteyen nafile namaz kılabilir. Bazı kitaplarda, Berat Gecesi’nde kılınacak namaza Salat-ül-Hayr [Hayır Namazı] denir. Bu namaz yüz rekâttır. Her rekâtta Fatiha suresinden sonra on defa İhlâs suresi okunarak kılınır, deniyor.
Berat gecesi kılınan namazlardan biride iki rekât olarak kılınır. Birinci rekâtta Fatiha okunduktan sonra kısa bir sure okunarak rükûa gidilir. Rükûdan doğrulur ve secdeye gidilir. Secdede uzun sure kalınır, bu konuda belli bir tahdit (sınırlama) yoktur, ne kadar dayanabilirsen.
İkinci rekâtta da aynı şekilde Fatiha’dan sonra kısa bir sure okunur. İlk rekâtta olduğu gibi secdeye gidildiğinde yine uzun sure secdede kalınır. (Gücünüzün yettiği kadar.) Secdeden kalkılır tahiyatta okunacaklar okunur ve selam verilir. Selam ile birlikte eller dua için Alemlerin Rabbi’ne kalkar…
PEYGAMBER EFENDİMİZ (S.A.V.) BERAT NAMAZI’NI NASIL KILARDI?
Bu namaz hakkında Hz. Aişe Radıyallahu Anhuma validemiz, Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in şöyle buyurduğunu nakletmiştir.
-Ya Aişe, bu gecenin nasıl bir gece olduğunu bilir misin? Bende
-En iyisini, Allah ve Resulü bilir, dedim. Şöyle buyurdu:
-Bu gece Şaban Ayı’nın yarısıdır. Dünya işleri ve kulların işleri bu gece Yüce Hakka arz edilir. Bu gece cehennemden azat edilenlerin sayısı; kelb kabilesinin koyunları sayısı kadardır. Bu gece bana izin verir misin?
Olur dedim. Kalkıp namaza durdu. Ayakta durması hafif oldu. Fatiha Suresi’ni okudu; sonra da küçük bir sure okudu. Gecenin yarısına kadar secdede kaldı. Daha sonra ikinci rekâta kalktı. Ayakta iken, birinci rekâtta okuduğu kadar bir şey okudu. Sonra yine secdeye vardı. Bu secdede dahi, tan yeri ağarıncaya kadar kaldı. Secdede o kadar kaldı ki, bunun için Yüce Allah ruhunu aldı sandım. Bana gelmesi uzayınca, kendisine yaklaştım. Hatta ayaklarına elimi sürdüm. Hareket ettiğini görünce rahatladım. Secdesinde şöyle dediğini işittim:
“Azabından affına sığınırım. Dargınlığından rızana sığınırım. Senden sana sığınırım. Şanın yücedir. Sen kendi zatını övdüğün gibi, seni övemem.”
Sonra kendisine sordum: Ya Resulullah, bu gece secdende bir şeyler okuduğunu duydum. Bunları daha önce okuduğunu hiç duymamıştım. Böyle demem üzerine, bana sordu. Sen onları öğrenebildin mi? Bu sorusuna karşılık evet deyince, şöyle buyurdu:
Onları hem sen öğren, hem de başkalarına öğret. Zira bunları bana Cebrail (a.s.) öğretti ve secdede bunları tekrar etmemi buyurdu.


