Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce

Beş Asırdır Binbir Hatim okunan Erzurum neden zelzele ve işgaller yaşadı?168 defa okundu

, kategorisinde, 22 Ara 2021 - 11:38 tarihinde yayınlandı
Beş Asırdır Binbir Hatim okunan Erzurum neden zelzele ve işgaller yaşadı?
Erzurum’da yaklaşık 5 asırdır Binbir Hatim geleneği yaşatılıyor. Dünyevî her tür sıkıntıdan (afet, işgal vb) emin olmak için okunan hatimlerin neden tesiri olmadığına dair sığ bir düşünceye dûçar olanların varlığı üzerine bir izah:
Netice itibariyle Erzurum ve çevresi bir Türk toprağı olarak kaldı. 1915 Rus işgali -Allah’ın işi- Bolşevik İhtilali nedeniyle kendiliğinden sona erdi ve Rus ordusunun Erzurum’dan kendiliğinden çekilmesinden sonra Türk ordusu Ermeni çetecilere kalan Erzurum’u yeniden Türk toprağı yaptı, 93 Harbi’nde (1877-78) olduğu gibi…
Erzurum Moğol istilası, Timur’un yakıp yıkması, Akkoyunlu-Karakoyunlu mücadelesi, Safevîlerin işgalleri vs yaklaşık 150 yıl harp meydanı olmuş, ciddi bir fetret yaşamış, ıssızlaşmıştır. 1530’larda tam manasıyla Osmanlı toprağı olan ve Binbir Hatimler okunmaya başlanan Erzurum o gün bugün mülk-i İslâm’ın kilidi olmuştur.
Etrafında hatim okunarak Kur’ân ile zırhlanan başka bir şehir Saraybosna, çektiği sıkıntılara, soykırıma rağmen Avrupa’nın göbeğinde İslam toprağı olarak kaldı.
Vahyin muhatabı nebilerin çektiği eza, cefa, hastalık ve sıkıntıları hangi kul çekmiştir? Allah’ın en seçkin kulları cefa çekerken onların duaları kabul olmadı mı, diyeceğiz? Meselâ Hz. Eyyüb…Kitabı mukaddeste çektiği sıkıntı ve hastalıklardan teferruatlı bahsedilir ve Kur’ân-ı Kerim’de de Eyyüb peygamber sabrıyla Allah’ın takdiri, lütfu ve ihsanıyla ödüllendirilmiştir:
“Ve Eyyub’u da… (an ki); hani o, Rabbine şöyle dua etmişti: “Şüphesiz bu dert, bana dokundu, Sen merhametlilerin en merhametlisisin!” (Enbiya 21/83)
“Biz de onun duasını kabul ettik, kendisinde bulunan sıkıntıyı kaldırdık. Ona ailesini ve onlarla beraber bir katını/daha fazlasını da verdik. Katımızdan bir rahmet ve ibadet edenler için bir öğüt olmak üzere.” (Enbiya 21/84)
Belaların en şiddetlilerine Allah’ın en sevdiği kulları olan -başta Efendimiz (asm) olmak üzere- peygamberler ve salih kullar maruz kalmıştır. Eğer zannedildiği gibi musibet mutlaka kötü bir şey olsaydı, o zaman Allah en sevdiği kullarına bela ve musibetleri vermezdi. Çünkü hadis-i şerifde şöyle ifade ediliyor:
“En ziyade musibet ve zorluklara maruz kalanlar, insanların en iyisi, en kâmilleridir.”
Bela ve musibetlerin daha çok Müslümanların başına gelmesinin nedeni ise, bu dünyada yapmış oldukları hataların ve işlemiş oldukları cezaların karşılığını çekip, haşir meydanına bırakılmamasıdır.
“Dünya hizmet ve meşakkat yeridir, mükâfat ve rahat yeri değildir. İnsanın asıl vazifesi Rabbini tanımak ve emrettiği ölçüler içerisinde yaşamaktır. Bunun da yolu ibadetlerden geçmektedir.
İbadet iki kısımdır:
1. Müsbet ibadetler
2. Menfi ibadetler
İbadetin müsbet kısmı bildiğimiz, namaz oruç gibi ibadetlerdir. Menfi kısmı ise hastalık, musibet ve doğal felaketler karşısında insanın aczini ve zayıflığını hissedip Rabbine sığınması ve sabretmesi neticesinde kazandığı büyük sevaplardır.”
Hadis-i şeriflerde beyan edildiği gibi mümin için dünyada rahat yoktur. Kur’ân-ı Kerim apaçık ilan ediyor:
“Sizi, bir imtihan olarak, şer ve hayırla deneyeceğiz. Hepiniz de nihayet bize döndürüleceksiniz.”(Enbiya, 21/35)
Haber Editörü : Tüm Yazıları
YORUM YAZ