Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce

BU ÇAĞRIYA KULAK VERİLMELİ!678 defa okundu

, kategorisinde, 29 Ara 2020 - 11:25 tarihinde yayınlandı
BU ÇAĞRIYA KULAK VERİLMELİ!

Salgın sürecinde, öğrencilerin aylardır yüz yüze eğitim görememeleri beden ve ruh sağlıklarını olumsuz yönden etkilemeye devam ederken, bu gidişata son verecek öneri, Eğitim Danışmanı Murat Ertaş’tan geldi.

Yenigün Röportaj: Samet ÖZÜNAL

Salgın sürecinde, öğrencilerin aylardır yüz yüze eğitim görememeleri beden ve ruh sağlıklarını olumsuz yönden etkilemeye devam ediyor. Öneri ve tavsiyeleri, bulunduğu öngörü ve tespitleriyle Erzurum eğitimine önemli katkılar sağlayan Eğitimci Murat Ertaş’la, öğrencileri birer ekran bağımlısı haline getiren Uzaktan Eğitim Sistemi üzerine konuştuk. Çocuklar ve gençlerin cep telefonu, tablet ve bilgisayarların esiri haline geldiklerine dikkat çeken Eğitim Danışmanı Murat Ertaş, gençlerin ruh sağlığının beden sağlığı kadar mühim olduğunun altını çizdi.
İşte Ertaş’la yaptığımız o söyleşi…

-Uzaktan Eğitim süreci, sizce çocuklar ve gençler üzerinde ne tür etkiler bıraktı?

Murat ERTAŞ:
Salgın sürecinde, öğrencilerin aylardır yüz yüze eğitim görememeleri beden ve ruh sağlıklarını da olumsuz etkiledi. Arkadaşlarından ve sosyal yaşam alanlarından kopan, dar çerçevede hayatlarını hareketsiz sürdürüp vücut enerjilerini atamayan, ailelerinin içine düştüğü ekonomik krize gün boyu şahitlik eden; spor, müzik, sanat ve diğer yetenek eğitimlerinden ve etkinliklerinden geri kalan, akademik ve hayat başarıları için önemli LGS, YKS, KPSS gibi sınavlara hazırlık sürecinde kendisiyle baş başa kalan çocuklar ve gençler cep telefonlarının, bilgisayarlarının esiri haline gelmiş olup bu vesileyle sosyal medyanın, dijital dünyanın tüm saldırılarına, olumsuzluklarına karşı savunmasız bırakılmıştır.

-Yani çocuklarımız apaçık bir tehditle karşı karşıya, öyle mi?

Murat ERTAŞ:
Aynen öyle… Gençler zararlı örgütlerin, olumsuz sitelerin yayınlarının tesirinde kalmakta çevrimiçi zihinsel dönüşüm geçirmektedirler.
Uzun süre aynı ortamda kalan ve çevrimiçi olan gençlerde dikkat eksikliği ve usanç, yaşının enerjisine zıt bir şekilde heyecansızlık ve bir işe odaklanamama öğrencinin başarısını ve zihinsel gelişimini olumsuz yönde etkilemektedir. Ayrıca sınavlara hazırlanan öğrencilerde kaygı düzeyi çok yüksek, bu da ciddi ruhsal travmalara neden oabilmektedir.

-Ama ortada mücbir bir sebep var: yani salgın… Öğrenciler de işte bu yüzden Uzaktan Eğitim Sistemi kapsamına alındı. Eğitim-öğretim faaliyetlerinin sürekliliği için farklı bir formül öneriniz var mı peki?

Murat ERTAŞ:
Bilim kurulu kararlarıyla şimdilik hafta içi 13.00-16.00 saatleri arası dışarı çıkabilen gençler, havaların soğuması, olumsuz hava şartları nedeniyle bu zamanı da evde kalarak pasif, hantal, internette ve verimsiz geçirmek zorunda kalmışlardır. Sınavlara hazırlık sürecindeki öğrenciler yaşadıkları psikosoyal travmayı atlatmak için rehber hocalarına ve arkadaşlarına ihtiyaç duymaktadır. Unutmamak gerekir ki insanın beden sağlığı kadar ruh sağlığı da çok mühimdir.
Millî Eğitim Bakanlığı’nın uzaktan eğitim kararıyla formel hizmetini yüz yüze veremeyen özel okullar, özel öğretim, kişisel gelişim, el sanatları, meslek edindirme vb kursları sosyal mesafe ve hıfzıssıhha kurallarına uyarak günün belli saatlerinde gençlere randevuyla rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetleri vermelidir.

-Bu öneriyi neye dayandırıyorsunuz?

Murat ERTAŞ
Bankalarda, postahanelerde, tv programlarında, dizilerde, kitapçılarda, toplu taşıtlarda, maliye ve SGK gibi resmi kurumlarda, AVM’lerde, spor müsabakalarında vb birçok sektörde seyreltilmiş halde hayat devam ederken özel kurslarda da bu pek âlâ yapılabilir. Meselâ son gittiğim kitapçıda aynı anda en az 50 kişi vardı içeride… Hal böyleyken koca okul ve kurs binalarında aynı anda 25-30 öğrenciye, birden çok hoca (mesela beş hoca) tarafından ödev takibi, rehberlik, sınav danışmanlığı, soru çözümü gibi hizmetlerin verilmesi salgın açısından risk olmayacaktır. Bu durumda hem öğrenci psikolojik rahatlama yaşayacak, daha da motive olacak işine; hem kurumlar çalışma alışkanlıklarından, heyecanlarından ve morallerinden kopmamış olacak.
Bilhassa, hayatları için çok önemli sınavların arifesinde bulunan 8. ve 12.sınıf öğrencilerinin seyreltilmiş sınıflarda yüz yüze eğitim alması gerekir.

KURUMLAR AÇIK, RANDEVULU SİSTEMLE
GENÇLERE SINAV VE HAYAT REHBERLİĞİ YAPILABİLİR

-Peki bu nasıl yapılabilir?

Murat ERTAŞ:
Uzaktan eğitim alan öğrenciler dışarı çıkma saatlerinde kendi başlarına, diğer saatlerde velileriyle daha evvel kendilerine verilen saatte kuruma, kursa gelerek hocalarıyla görüşebilirler. İki saatte bir 25-30 öğrenciye randevu verilebilir. Hem gençlerin ruh sağlığı hem kurumların ekonomik ve performans selameti için bir iki aylık kriz dönemi böyle atlatılmalıdır. Unutmayalım Avrupa’da çok az ülkede eğitimde kısıtlamaya gidildi.
Birçok birimi olan koca kurs binasında ve okullarda aynı anda 25-30 öğrenci bulunması salgın için tehdit değildir.

YÜZ YÜZE EĞİTİMİN OLMASI KURUMUN KAPANMASI ANLAMINA GELMEZ!

-Yani ortada bir tezat ya da tam olarak anlaşılamayan bir durum söz konusu, doğru mu?

Murat ERTAŞ:
Kamuoyunda bir kısım çevrelerin ve bazı yetkililerin genelgeleri, yasaları yanlış anladıklarını, yorumladıklarını görüyoruz. Kurumların derslerini uzaktan yapmaları kurumların kapandığı anlamına gelmiyor. İdaresiyle, rehberliğiyle, muhasebesiyle, öğretmeniyle, tüm personeliyle kurumlar açık. Kurumlar açık ve kurumlara gelen herkese elbette kurumun hizmeti anlatılacak, gelen öğrencilere danışmanlık ve rehberlik hizmeti verilecek. Bir kurumda 15-20 kişinin bulunması kurumun uyarılması gereken bir durum değildir. Aksi halde resmî özel tüm kurumların aynı mantıkla denetlenmesi gerekmektedir.

MERDİVENALTI OLUŞUMLAR, RESMÎ KURSLARIN
KAPALI OLMASINI İSTİYOR

-Bir de “merdivenaltı” diye tabir ettiğimiz gayriresmi yapılanmalar var, onlar için ne tür tedbirler alınmalı sizce?

Murat ERTAŞ
Resmi olan kurumlar geçiş döneminde açık olacak ve gelen öğrencilerin sorularını cevaplayacaklar ki, öğrenciler merdivenaltı yapıların kucağına itilmesin. Ruhsatsız kurumlar en kısa zamanda kapatılmalıdır. Eğitimi uzaktan yapıp rehberlik ve ödev kontrollerini yüz yüze yapan kurumlar faal olacak ki, kayıt dışılıktan palazlanan FETÖ ve benzeri yapılar güçlenmesin. Kayıt dışı yapılanmaların; ruhsatlı, yasal kurumları şikâyet ederek kapanmasını sağlayıp kendilerine alan oluşturdukları, öğrencilerin kendilerine kanalize olmasını arzuladıkları da bir başka gerçek.

-Yani “öğrenciler kurumlardan bireysel danışmanlık hizmeti alabilir” diyorsunuz…

Murat ERTAŞ:
Tekrar ediyorum çözümü kolay. Ruhsatlı yasal kurumlarda sosyal mesafe ve hıfzıssıhha kurallarına uygun olarak koca binalarda aynı anda 25-30 öğrencinin olması anlaşılır, açıklanabilir durumdur. Bu öğrencilerin her türlü salgın tedbirinin alındığı eğitim yuvalarında bulunması, belirsiz yerlerde bulunmasından -her açıdan- daha emin bir durumdur. Binada 50, 100, 200 öğrencinin aynı anda olması mekânın da kapasitesine göre elbette sıkıntı.
Son sözümüz yüz yüze eğitim yok; ama kurumlar açık. Öğrenciler kurumlarından bireysel danışmanlık hizmeti alabilir.

 

Haber Editörü : Tüm Yazıları
Avatar
YORUM YAZ