Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce

ÇOCUK, İMTİYAZ, TERBİYE (Dün-Bugün)1572 defa okundu

, kategorisinde, 06 Ağu 2020 - 10:56 tarihinde yayınlandı
ÇOCUK, İMTİYAZ, TERBİYE (Dün-Bugün)

Anne babamız, onların arkadaşları, dede ve nenelerimiz, aile büyüklerimiz bizim nesli belki onbinlerce yıllık tecrübenin ve geleneğin inşa ettiği bir ruh haliyle yetiştirdi. Yetişme tarzımız büyüklerimizin bizi nasıl bir eğitim felsefesiyle terbiye ettiğini gösteriyor:

“ÇOCUK İNSANOĞLUNUN BABASIDIR, ANNESİDİR!”

Dolayısıyla çocuk oyun oynar, çocukla oyun oynanır; lâkin çocuk hayata ortak edilir, hayatın ciddiyeti erken yaşta çocuğa fark ettirilir. Kolektif bir hayatın bir bireyi ve kıymetli bir tümleyeni olarak çocuk, iş, sorumluluk, disiplin ve paylaşımı yaşayarak, kendisine yaşatılarak erken olgunlaşma ve sosyalleşme sürecini ziyadesiyle tecrübe eder; zorluklarla mücadele edebilmede, yuva kurup yaşatmada, sorumluluk taşımada güçlü karakter olur.

Sosyalleşerek gördüğü ve toplumda önündekiler tarafından öğretildiği, gösterildiği için görgülü olur. Çocuk terbiyesini aldığı aileye, topluma, millete mensubiyet duyar.

Bugün ise;
İşten ve sorumluluktan azâde edilen çocuk, kendi kendine bırakılmanın şaşkınlığını, huzursuzluğunu yaşamaktadır. Günümüz eğitimcilerinin ve ebeveynin terbiye metodu şudur:

“HEP OYUN OYNAMAK VE HİÇ İŞ YAPMAMAK ÇOCUĞU ZEKİ BİR ÇOCUK YAPAR!”

Belki teknoloji imkânlarının dünyanın farklı kültürlerini ve geleneklerini her eve, bireye kolayca ulaştırdığı bir dönemde çocukların hangi disiplin, terbiye modeli ve geleneğe tabii tutulacağı şaşkınlığı yerini disiplinsizlik, geleneksizlik, kendiliğinden terbiye modeline bırakmıştır.

Günümüzde ailelerin farkında olarak yahut olmayarak çocuklarına uyguladıkları eğitim modeli; çocuğa harici bir disiplin ve zorlama olmaksızın kendi bilgisini bulma, kendisini ve görüşlerini inşa etme imtiyazı veren liberal eğitim modelidir.

İtaat etmeyen, geleneklerden bütünüyle uzak duran, kuralları “baskıcılık” addeden ve her ne olursa olsun disiplinden uzak, sınırsız imtiyazlı çocuk… Birey olma iddiasını taşırken aslında sosyalleşememe problemiyle boğuşan ve bencillikte zirve insanların ilk evresi olan çocuk…

Yaşayarak kendi kendine öğrenmeyle baş başa bırakıldığı için ilkesiz ve görgüsüz olma riskiyle karşı karşıyadır. Çocuğun aileye, topluma ve ülkesine karşı mensubiyet duygusu zayıf kalır.

Dün; çocuk yaşta yetişkinler, olgun çocuklar…
Bugün; yetişkin çağında hâlâ çocukça kalanlar, geç ergenliği ömür boyu yaşayanlar…

Haber Editörü : Tüm Yazıları
Murat Ertaş
YORUM YAZ