Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce

Depremi çocuklara böyle anlatmalı133 defa okundu

, kategorisinde, 27 Oca 2020 - 11:19 tarihinde yayınlandı
Depremi çocuklara böyle anlatmalı

Ekranlardaki görüntüler çocukta korku ve endişeyi büyütüyor. Seyrettirmemek en doğrusu ama bundan da pek kaçış yok. En iyisi doğru bilgileri öğrenip depremin sebebi ve sonucunu anlatmak, hazırlığa dair bilgilendirmek…

Ülkemiz deprem kuşağında. Ne zaman hangi şiddette olacağını bilmemizi sağlayan teknoloji dünyanın hiçbir yerinde yok ne yazık ki… Depreme en fazla maruz kalan ülkelerden olan Japonya’da insanların sakinliği ve deprem anında sistematik bir şekilde davrandığını görmüşsünüzdür. Paniğe kapılmadan, konuşmayı öğrendiği günden itibaren kendilerine öğretildiği gibi davranıyorlar. Bizim de bunu çocuklardan başlayarak bütün bireylere anlatmamız gerekiyor. Çünkü aslında hiç bilmediğimizi, 35 can götüren Elâzığ depremi bir defa daha gösterdi. Şimdi çok çok önemli olan bir konu var. Ekranlarda sürekli dönen yıkıntı ve can kaybı görüntülerini görüp, acı hayat hikâyelerini dinleyen çocukların iç dünyası… En doğru davranış şekliyle çocukların hayatında kalıcı hasar bırakmadan depremi ve nasıl korunacağını anlatmak. Öncelikle çocukların sorularını asla geçiştirmemek gerekiyor. İzleyip de hiç soru sormayan çocuk ise daha zor. O zaman ya endişelenmedi ya da korkuyu, endişeyi içinde yaşıyor, kendi kendisine büyük bir travmaya sebep olacak süreçten geçiyor demektir. Bu sebeple soran çocuk için şükredip doğru bilgi vermeliyiz. Ben, Çocuk İletişim Uzmanı Ayşe Şule Bilgiç ile Psikolog Aslıhan Sönmez’den, çocuklara depremi nasıl anlatmamız gerektiğine dair görüşler aldım. Bu bilgiler ışığında, çocuğunuz için en doğru yöntemi seçerek anlatmanızı öneriyorum.

ÇOCUK İÇİNE KAPANIR
“Yetişkin olarak olayları daha kolay idrak edip, travmatik durumda yardım isteyebiliyoruz ama ya bu durum çocuğumuzun başına gelirse?” diye sorarak başlıyor Psikolog Aslıhan Sönmez ve şunları vurguluyor: Öncelikle ebeveyn olarak, çocuğun ruhunda derin yaralar açan olayı algılaması ve yorumlaması için ona yardımcı olmaya çalışmalıyız. Yaşanan olay muhtemelen çocuğun ilk defa yaşadığı bir durum olacağından, o olayla ilgili çocukta herhangi bir davranış örüntüsü gelişmemiştir. Böyle bir durumda çocuğun ilk yapacağı şey çevresindeki yetişkinlerin bu olaya vereceği tepkileri izlemek ve benzer tepkiler geliştirmek olacaktır. Bunun bilinciyle tepkilerinize kendiniz yön verin. Çocuklarla ölüm hakkında konuşmak çok zordur. Ölüm çocukta da çaresizlik hissine sebep olur. Çocuğunuzdan ölüm gerçeğini saklamayın. Çocuklar duygularını ifade edecek sözel yeteneğe sahip olmadığından, konuşmaları için zemin hazırlamak gerek. Ağlamasını engellemeyin, konuşmaları için yüreklendirin.

BİLİNMEYENDEN DOĞAN KAYGIYI TETİKLEMEYİN
Türkiye’de ilk yerli çizgi filmi Pepee’ye imza atan, ardından bunu bir TV kanalına dönüştürüp dünyaya açan Ayşe Şule Bilgiç’in konu hakkında söyleyeceği çok şey var. Sosyal medya kanallarından çocuk gelişimi ile ilgili interaktif yayınlar yapan, binlerce annenin sorularını cevaplayan Düşyeri kurucusu, Çocuk İletişim Uzmanı Ayşe Şule Bilgiç, depremi çocuklara anlatma yolu ile ilgili şu bilgileri veriyor:

Hepimizin kalbi, Elâzığ’da ağır hayat tecrübesi yaşayan canlar için atıyor. Herkes bir ucundan tutup yardım ediyor, hiçbir şey yapamayan dua ediyor.
Bu konuda ele alınması, hassas olunması gereken çok taraf var ama ben bu tarafların “duyumlara maruz kalan çocuklar” tarafına değinmek istiyorum. Hayattaki en kaygı verici şey bilinmezliktir. Bilinmezlik kaygıyı tetikler. Bilmediğimiz şeylerin çok tehlikeli olabileceğini söyleyen beynimiz, bilmediği şeyde tehdit arar ve bu tehdit her yönü ile bireyin gerçek yaşam potansiyelini aşağı çeker. Çocuklarımız yetersiz ve sadece kaygı verici bilgilerle ‘deprem’ kelimesini zihinlerine kodlarsa, bu onların bazen ömür boyu yakasını bırakmayacak travmatik hayat tecrübesine sebep olabilir. Peki aramızdaki konuşmalar… Hepimiz depremi konuşurken onlara ne demeliyiz?
Öncelikle açık televizyonlara dikkat edin. Bugün ana haber bültenleri çocuklar için sayısız travmatik haberle dolu. Özellikle de bir yetişkinin çocuğa açıklamasından uzakta, sadece haberlerdeki bilgilerle depremi gören çocuk için kaygı treni hareket etmeye başlar. Bu noktada ilk tavsiyem, ana haber bültenlerine çocuklarınızı maruz bırakmayın. Hatta siz yanındayken dahi izlemese keşke. Oldu da izledi, duydu, merak etti ve sorular sormaya başladı. Mümkün olduğu kadar soğukkanlı, rasyonel bilgiler verin. Olağan ve çok üzücü olduğunu söyleyin ama soruyu geçiştirmek en kötü yok. Asla ve asla “Niye üzülüyorsun, bizim başımıza gelmedi ki” gibi bir cümleyle kaş yaparken göz çıkaran cümleler kurmuyoruz. “Üzülmeni anlıyorum, gerçekten üzücü” diyerek düşüncelerini yok saymadığınızı ifade etmek için harika bir yol. Deprem sırasında yapılması gerekenler konusunda bilinçlenmek ve çocuğumuzu bilinçlendirmek, bilinmezlikten kaynaklanan kaygıya güzel bir ilaç olabilir. Öte yandan kaygılanmamış, merak etmemiş bir çocuğa durup dururken depremden bahsetmek de ters bir etkiyle kaygıyı tetikleyebilir.

OKUL VE AİLE AYNI YÖNDE DAVRANMALI
Depreme hazır olmak diye bir deyim var. Önleyip, erken öğrenemediğimize, nerede yakalanacağımızı bilmediğimize göre ne yapacağımızı bileceğiz, bunu çocuklara öğreteceğiz. Bunun için de okul ve ailenin iş birliği içinde, bilinçle hareket etmesi gerekiyor. İşte bazı tavsiyeler:
¥ Anlayabildiği dilde anlatın, anladığından emin olun, hatta size anlatmasına izin verin. Konuşmanız sırasında korkmasını, kafasının karışmasını sağlayacak bilgiler vermeyin, soru sormasını sağlayın.
¥ Deprem çantası hazırlamanın şart olduğunu anlatın, o çantayı da birlikte hazırlayın. Çantaya şunları koyun: Enerji veren yiyecekler, yedek piller, radyo, fener, ilkyardım çantası, kişisel ilaçlar, 1 kat giysi, düdük, günümüz şartlarında varsa yedek telefon bataryası ve önemli telefon numaralarına dair not.
¥ Eşyaların sabitlenmesi konusunu da anlatmakta yarar var.
¥ Depremin nasıl oluştuğunu küre üzerinde anlatabilirsiniz.
* Deprem anında güvenli yaşam alanını anlatın, deprem anında sığınabileceği yer ve şekli anlatın. Ne kadar bilirse o kadar soğukkanlı olacaktır. Deprem olduğunda yanında olamayabilirsiniz.
¥ Deprem devam ederken balkona çıkmaması, merdivene koşmaması gerektiğini bilmeli. Deprem anında asansörü kullanmaması gerektiğini de.
¥ Şömine ve sobadan uzak durması gerektiğini anlatın.
¥ Deprem anında bina dışındaysa, toplanma alanı konusunda bilgilendirin, ayrı yerlerdeyseniz nerede buluşacağınızı anlatın, telefon numaralarını ezberletin.
¥ Evinizdeki en güvenli ve tehlikeli yerleri gösterin.
¥ Ev dışında da ağaçlar, tabelalar ve elektrik direklerinden uzak durması gerektiğini anlatın.
¥ Ona görev verin. Mesela elektrik, doğalgaz gibi vanaları kapatmanızı hatırlatmasını isteyin.
¥ Kaygılı olduğunu görürseniz, bu da 2 haftadan uzun sürerse uzmana danışmalısınız.

Türkiye Gazetesi

 

Haber Editörü : Tüm Yazıları
Avatar
YORUM YAZ

malatya bayan escort bursa bayan escort antalya bayan escort konya bayan escort sanalbasin.com üyesidir