Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce

Ekmeği ekmekçiye ver..235 defa okundu

, kategorisinde, 19 May 2021 - 12:49 tarihinde yayınlandı
Ekmeği ekmekçiye ver..

Ekmeği ekmekçiye ver..

 Nüfus azlığına, kısıtlı arazisine rağmen yeşil bitki örtüsüyle tanınan bir ilçemizdir Tortum. Hal böyle olunca böyle bir ilçenin insanı için de yeşil çok önemlidir ve nerede olursa olsun sebze, meyve ve bitki, onunla özleşleşmiştir. Ne kadar Tortumlu tanıdıysam yeşil ile bir ünsiyet sağlamışlığı vardır. Zaten derler ya, nerede bir yeşil görürsen bil ki orada bir Tortumlu yaşıyor. Abarttığımı asla düşünmüyorum. Öyle zannediyorum ki hiçbir ilçe yoktur ki bu kadar yeşili sevsin, Tortum’lunun sevdiği kadar. Dedim ya, hem de o kısıtla araziye rağmen o kadar yoğun bir yeşil bitki örtüsü ile yoğundur ki Tortum, bu haliyle de bir çok ilçeye ve insana da örnek, rol model olmuştur. Adları varsa dilcekleri de var. Elbette ki durup dururken bu kadar Tortum ve yeşil güzellemesi yapmama sebep olan biri var elbette. Mehmet Küçük! Erzurum Büyükşehir Belediyesi Park ve Bahçeler Müdürü.

Son zamanlarda şehir merkezinin genelinde gördüğünüz o yeşilliğin mimarı! Özellikle peyzaj gül ile donatılan şehir merkezi, onun içten ve de özverili çalışmaları sayesinde Erzurum neredeyse güller şehri oldu. Güçlü ve dayanıklı olması sebebiyle Erzurum gibi soğuk bölgelerde de yetişmesi mümkün olan peyzaj gülleri ile Erzurum’u güle boğan Küçük’ün en beğendiğim tarafı da işi kendi işiymiş gibi görmesi. Zaten derler ya ‘güle kıymet verilmezdi Aşık ve maşuk olmasaydı’ diye! Kendi evinin bahçesini süslüyormuş gibi canhıraş bir çalışma ortaya koyan Mehmet Küçük, heyecanını kaybetmiyor. ‘’Isparta’nın adı çıkmış. Asıl Erzurum güller şehri’’ diyen Tortumlu müdür Küçük’ü bu heyecanından dolayı kutluyor, onu böylesine önemli bir birimin başına getiren iradeyi de kutluyorum. Bu benim son kararımdır.

O da Doğu’nun Nasrettin hocasıydı!

Bir Hasankaleli olarak Teyo Pehlivan’ın yalancı olarak tanımlanmasını ben de kabul edemiyorum. Yalancı, palavracı tanımlamalarına karşın nüktedan denilmesini daha doğru bulanlardanım. Geçtiğimiz günlerde sosyal medya hesaplarından birinde Teyo Pehlivan için Nasrettin Hoca benzetmesini çok doğru buldum. Öyle ya. İç Anadolu bölgesinin Nasrettin Hocası neyde, Doğu Anadolu bölgesinin de Teyo Pehlivan’ı var. Nasıl Karadeniz Dursun ve Temel ile anılıyorsa bu bölge de Teyo Pehlivan ile anılsın, hiç sorun değil. Hazırcevaplılığı ve hayal dünyasının genişliği ile bilinen Teyo Pehlivanı halk kültürümüz için çok kıymetli buluyorum. Sanıyorum rahmet istedi. Fıkra ve skeçlere konu olan, Hasankale’de iken çok da sohbet etmişliğim olan Teyo Pehlivanı bu vesile ile rahmetle anıyorum. Mekanı cennet olsun.

 Kabul edin, o iş şık değildi!

 PUSULA’da Sevda Güneş İncesu da yazmıştı bu konuyu. İnanılacak gibi değildi. Şehir mezarlığının özellikle bayramın birinci gününün sabahı ziyaretçilerine yasak kararı, hiç şık durmadı. Bunun en çok doğru olmadığını gösteren gösterge de Ulucami gibi büyük bir camiinin bayram namazında tıka basa dolu olmasıydı. Bayram namazı için izin veren iradenin hem de aynı kalabalığa hemen sonra mezarlığa gitme yasak demek, hiç olmadı ama, hiç. Ben her zaman diyorum. Özellikle Erzurum polisi bu pandemi döneminde çok iyi sınav verdi.  En azından polis ile ilgili hemen hemen hiç şikayet duymadım. Son derece anlayışlıydı kontrol noktalarındaki polis memurlarımız. Anlayışlıydılar bir defa. Her ne kadar mezarlık ziyaretlerine de o polisler yok demiş olsa da en azından ben o gün için polise o kararı verenleri eleştiriyor ve anlayışsızlıkla suçluyorum. Ben de bu konuda bayağı yakınma işittim, biline istedim.

 Çin-min! Oldu da bitti maşallah!

 Oldum olası Fransız kaldım hep. Çin aşısıydı, Rus açısıydı, öteden beri hiç farketmedi bana. Zira her daim Atatürk’ün o veciz cümlesi gelmiştir her daim aklıma. Beni Türk hekimlerine emanet ediniz demişti. İkinci doz aşım için dün Ceylanoğlu Aile Sağlığı Merkezi’ne gittim ve kendimi aile hekimine emanet ettim, aşımı oldum. Açıkçası iyi mi ettim, kötü mü ettim, bilmiyorum ama aşıyı bu defa olduktan sonra sordum. Hangi aşıyı vurdunuz diye. Gerçi aynı yerde ilk aşıyı olmuştum ama hiç ama hiç merak etmemiştim. Bu olduğum ne aşısı diye. Bu defa da aşıyı olduktan sonra merak ettiğimden sordum. Çin aşısı olduğunu söyledi hekim hanımımız. Bu işlere çok takıntılı olmadığım için iyi midir, kötü müdür, bilmiyorum. Ama bu iş sağlık işi.

İnanıyorum ve güveniyorum ki sağlıkçılar inandığı işi yapar. Onlara karşı boynumuz kıldan incedir. Hatta ben bana hangi aşıyı vuruyorsunuz demeyi de çok doğru bulmam. Ne doğruysa inanıyorum ki onlar onu yapıyordur. Günahı, vebalı boyunlarına artık.  Ne çıkarsa bahtımıza demekten başka bir şey düşünemiyorum. İlla bana şu aşıyı vurun derken hangi bilimsel veriye güvenerek ve inanarak diyeceğim ki. O yüzden de hep bu aşı tartışmalarına şaşar kalırım. Çoğu tartışmanın da spekülasyon olduğuna inanırım. Bu arada, ikinci doz aşımı da olmam sebebiyle başta Sağlık Bakanlığı olmak üzere tüm sağlık çalışmalarına teşekkür ediyor, böylesi zorlu süreçte işlerinde başarılar diliyorum. Bir defa aşılarımı tamamladım, o yüzden mutluyum. İkincisi de aşı olduğum ortam da son derece sterildi, çok mütmayin oldum.

 Yenilmesi de ilk, hoca değiştirmesi de!

 Evinde bu kadar mağlup olarak tarihinde bir ilki yaşayan BB Erzurumspor, bir ilki de teknik adamlarda yaşadı. Erzurum’un süper ligden düşen temsilcisi, sadece bu sezon 5 teknik adamla çalıştı, bu ilk oluyor. Zira bugüne kadar hiçbir sezonda bu kadar hoca değiştirdiği görülmemişti. Aynı sezon içinde geçmişte de 3 defa hoca değiştirmişliği olmasına rağmen Erzurum bugüne kadar hiç 5 hoca ile vedalaşmak zorunda kalmamıştı. Sezona Mehmet Özdilek ile başlayan, sonrasında Hüseyin Çimşir ile anlaşan, sonrasında da Mesut Bakkal ile çalışan Erzurum, devre arasında İsmail Kartal işle anlaştı. Kısa bir süre sonra o da istifa edince Yılmaz Vural ile anlaşma sağlandı, ancak o da sezonu bitiremeden gitmek zorunda kaldı.. Onca yıldır bu işin içindeyim, bir çok ilklere şahit olduğum kulüpte acaba başka ilk’ler var mı, onu da çok merak etmiyor değilim.

 TUTTUĞUM BABA SÖZLER:  Nefistir seni yolda koyan, yolda kalır nefse uyan! (Yunus Emre)

DUVARIN DİLİ :  Bir gün bana gel diyeceksin. Söz, geleceğim. Ama görmezden!

 

Haber Editörü : Tüm Yazıları
YORUM YAZ