Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
BIST 110.477
DOLAR 5,8128
EURO 6,4637
ALTIN 275,98

ERZURUM’DA YAŞAMAK548 defa okundu

, kategorisinde, 25 Kas 2019 - 10:27 tarihinde yayınlandı
ERZURUM’DA YAŞAMAK

Atatürk Üniversitesi ile Türk Dili ve Edebiyatı Derneği Erzurum şubesinin paydaşlığında bir yarışma organize edildi.
Ön lisans, Lisans, Y.lisans ve Doktora eğitimi gören öğrencilerin katılabileceği, “Erzurum’da yaşamak” konulu öykü, deneme ve kısa film senaryo dallarında…
Atatürk Üniversitesinde öğrenciliği çok geride bıraktığım için, yarışmaya katılmak gibi düşüncem yok elbette. Sadece konu başlığı ilgimi çektiği için; gönülden dile, dilden kaleme, kalemden kelama bir yol üzere olmak istedim.
Erzurum’da yaşamak…
Bu konuda bir fikir belirtmenin çok fazla bakış açısı var muhakkak. Erzurumlu olarak, esnaf olarak, memur olarak, çiftçi olarak, öğrenci olarak, ekonomik sıkıntısı olan ya da olmayan olarak…
Herkes hikayesini kendi tarafından anlatır derler.
Ben pergelin bir ayağını Erzurum’a sabitleyip, diğerinin açısını geniş tutarak, Erzurum’da yaşamayı, biraz da Erzurum’u yaşamayı anlatmaya çalışacağım.
Yaşadığınız, ekmeğinizi kazandığınız, şahsiyetinizin şekillendiği, fikir dünyanızın netleştiği, dünya görüşünüzün ifadeleştiği şehre ait cümleler, herkese birşeyler anlatmalıdır.
Unutulmuş en şanlı asırların Erzurum…Genetiğimize işlenen tarihin çocuğu Erzurum… yahut şafağını özleyen bir geceye benzetilen Erzurum…M.Emin Alper’in âğıt şiirinde ifadesini bulan bu cümlelerin vurgusudur Erzurum…
Gurbettekilerin bile, kurbiyetinden bigâne kalamadığı şehir…
Dadaş’ın harman olduğu iklimde yaşamak, bir hissiyatın vücut bulmasıdır diyerek başlayalım.
Çocuklar
Aşşığın, bilyenin, papellerin, kaytan ipli topaçların, holla çelik oyununun, mahalle savaşlarının ve maçlarının, yüksek eğimli yerlerden kızak kayma ve bir “posta” ya sahip olabilme dönemlerinden, sokağın efsununa hasret; teknolojinin esaretinde, suni çimlerin üzerinde futbolcu olma hayallerine indirgenen çocukluklar bir kenarda dursun.
Bu şehrin sakinleri “Kanaat toplumu”nun fertleridir. Nasip çerçevesinde yaşamaktan başka bir amaca matuf ihtiras yoktur hedeflerinde.

Erzurum’da yaşamak, mevsime göre yaşamaktır. Kış ayları gelmeden hazırlık yapmak; eksi 30 derece ile mücadele edecek donanımları hazır etmektir. “Kılıç gibi kış” a gereği gibi hazırlanmaktır. İşsiz,siftahsız geçecek aylara mümkün mertebe ödeme vermeden dükkan açıp, ne gelse Allah bereket versin diyerek mütevekkil olmaktır. Otobüs duraklarında sabah ilk derse yetişmenin dayanılmaz tedirginliği, işe yetişmenin aceleciliğidir. Karla mücadeledir.
Doğalgaz faturasının miktarını,alttaki komşunun cimriliğini şikayetle anlatmaktır kahvede,işyerinde sıcak çayı yudumlarken.
Bilenlerin kayak kaymanın zevkini yaşadığı,bilmeyenlerin hayıflandığı,fakat Erzurum’un kış sporlarında,kış turizminde öne çıkmasına sevindiği bir duygu ve düşünce halidir. Soğuk olmasın ama kar berekettir…
Sobalı evlerde patates közlemesi yemek ve soğuk almış olanların iyice terleyip,limonlu çay ile şifa bulma özlemidir. Şadırvandan akan soğuk su ile abdest alan gençlerle, dedelerle Muratpaşa ve Lalapaşa camiinde aynı safta namaza durmanın gururu ve şehre ait umududur Erzurum’da yaşamak.
Emeklisinin ev-camii-çarşı arasındaki yolun haricinde fazla alternatifi yoktur. Yaşlılık moduna çabuk girmektir emeklilik…
Erzurum’da yaşamak,
Çok soğuk günlerde tanıdık birinin vefat etmemesini dilemektir şaka yollu. Kurda kuşa yem atmak, olmayanı incitmeden dardan kurtarmaktır.
Yaz gelmeden temizliğe koyulmak, kışın rehavetinden kurtulmak gibi bir gayrettir. Çay bahçelerinde, haftasonu ise pikniklerde vakit geçirmek huzur verir. Hamam ve kaplıcalarda keyifli saatler,sabah paça veya çorbadan sonra ayrı bir zevktir.
Ramazan ayı, Erzurum’da farklı bir manevi sofradır. Şehrin oruç tuttuğu; Erzurum’da yaşamakla bilinir. İftar öncesi hazırlık, her gün bayrama hazırlanmak gibidir. Teravih namazları ve mukabele dinlemek, orucu tamamlamakla müsavidir. Erzurum’da yaşamak, Ramazanı yaşamaktır. Orucu tutarken, huzuru tutmak, arınmaktır.
Erzurum’da yaşamak, bayramları bayram tadında yaşamaktır. Tatil fırsatı görenleri ayıplayıp, hısım akraba, konu komşuyu ziyaret ve çoluk çocuğu, garip gurebayı sevindirme vesilesi olarak görmeyi iman nişanesi bilmektir.
Cenazelere iştirak ve taziye kültünü içselleştirmektir Erzurum’da yaşamak. Acıyı paylaşırken, sünnet ve düğünlerde sevinci paylaşmaktır.
Aziziye tabyalarına her yaştan ve meslekten insanla birlikte yürürken, ecdadı rahmetle yad etmek, bu şehrin Türk-İslâm mührüne yeniden sahip çıkma duygusunu yaşamaktır.
Bar oynarken Dadaş, Palandöken’in heybetini, Dadaş’ın vakarını seyretmektir.
Her Şehit naaşını kendi evladı gibi bilip, bayrağa “al” olanları tazimle, gözyaşları ve fatihalarla uğurlama şuurunu edinmektir Erzurum’da yaşamak.
Türk Milleti’ni tefrik etmemeyi, Vatan ve Devlet mefhumuna Ebed-müddet nazarıyla bakmayı öğütlemek ve bu anlayışla yetiştirilmektir.
Ülkemizin ilim meş’alelerinden biri olan Atatürk Üniversitesinde yüksek öğrenim görmek, her mevsim ayrı bir güzelliği olan muazzam kampusunda yürüyerek bir dostla sohbet etmek, ya da yalnız başına oltu taşı tesbihini çekerken; efkârına, hayallerine, şiirlerine kampusun güzelliğini de ortak etmektir.
Abdurrahman Gazi hz.leri, Habip Baba, Efe hz.leri, Hacı Salih Efendi, Ebu İshak hz.leri ve diğer manevi önderlerimizin türbelerini ziyaret ederken, bu hatırlı vesileler ile Yaradan’a münacaatın huzuruna varmaktır.
Daha fazlası, daha fazlası…
Bununla birlikte,
Erzurum’da yaşamak, gençlerinin çoğunun dışarda karınlarını doyurmak için tavuk dönere yönelmesi, bir bardak çayın elli veya yetmiş beş kuruşa satıldığı çay ocaklarını tercih etmesi demektir. Geçim ve evlilik hayallerine çare umudu ile polis, uzman çavuş, bekçi, güvenlik görevlisi olmak isteyen binlerce işsiz gencin, bürokrasinin ve siyasetçilerin kapısını aşındırmasıdır.
Kentsel dönüşümünü uzun yıllardır tamamlayamamış, nitelikli göçü önleyememiş, tarihi ve kültürel birikimi göz ardı edilmiş, bölgesinde ve Türkiye’de özgül ağırlığına göre değerlendirilememiş, sahiplenilememiş bir şehirde yaşamanın farkında olmaktır Erzurum’da yaşamak…
Yazıyı daha da uzamadan nihayet verelim;
Temennimiz ve duamız,
İnsanların nasıl bir kimliği varsa, şehirlerin de bir ruhu ve kimliği vardır. Yani geçmişi ve derinliği olan şehirler vardır. Bunlardan biri de Erzurum’dur. Kültürel kimliğini, popüler kültürün hoyrat kıskacında ezdirmeden; geleceğe taşınması gerekir. Sosyal ve ekonomik kalkınmasını tamamlamış, tarihi ve kültürel kimliğini muhafaza etmiş, mutlu insanların yaşadığı bir şehir tasavvuru, hakkımızdır.

 

Haber Editörü : Tüm Yazıları
Muhittin ÇAPADAĞ
YORUM YAZ

sanalbasin.com üyesidir Instagram profile picture size

paykasa bozum