Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
--
BIST 103.781
DOLAR 5,7546
EURO 6,3463
ALTIN 271,38
kaçak iddaa kaçak bahis siteleri bahis şirketleri
izmir escort bursa escort bursa escort denizli escort gaziantep escort escort izmir escort istanbul istanbul escort bayanlar izmir escort bursa escort izmir escort antalya escort izmir escort porno izle mobil porno

Fetretler Şehri Erzurum Huzuru Kanûnî’yle Buldu709 defa okundu

, kategorisinde, 05 Eyl 2019 - 16:58 tarihinde yayınlandı
Fetretler Şehri Erzurum Huzuru Kanûnî’yle Buldu

Erzurum kale şehir, harp meydanı… Kötü senelerin takvim yaprağı… Kurulduğu günden beri hudut şehri… Bu kader, şehrin coğrafyasının neticesi elbet. İşte bu nedenledir ki Türkler gelene kadar Doğu Roma, Sasani, Arap, Gürcü elinde sık sık el değiştiren Erzurum orduların harp meydanı olmuş. 1048 Türkün Pasin Zaferi’nden sonra şehrin kapıları yavaş yavaş Türkistan’ın kutlu töreli milletine açılırken Erzurum’da ilk kurulan Türk devleti Saltuklu Beyliği (1072) oldu. Ancak hudut şehrinin sahibi değişti, kaderi değişmedi. Osmanlı hakimiyetine kadar 10 farklı devletin, devletçiğin, beyliğin hakimiyetine giren toplamda belki bir asır tutan 3 fetret, ıssız dönem yaşayan Erzurum Kanuni Sultan Süleyman’ın 5 Eylül 1534’te şehre gelişiyle makus talihi değişti.

Kanûni’ye kadar bir bakalım kimler Erzurum’a sahip olmuş:
Saltuklu Beyliği 130 sene (1072-1202)
Anadolu Selçukluları 28 sene (1202-1230)
Fetret devri 26 sene (1230-1256)
İlhanlılar 80 sene (1256-1336)
Sutaylılar 4 sene (1336-1340)
Çobanlılar 18 sene (1340-1358)
Eretnalılar 23 sene (1358-1381)
Mutahharten Yönetimi 7 sene (1381-1388)
Timur Devleti 7 sene (1388-1405)
Karakoyunlular 49 sene (1405-1454)
Akkoyunlular 48 sene (1454-1502)
Fetret devri (1502-1534) Şah İsmail baskısı ve Sevündük Han
ve
Osmanlı Devleti  389 sene (1534-1923)
(Kaynak: Prof.Dr. Enver Konukçu, Selçuklulardan Cumhuriyete Erzurum, ETSO Vakfı yayınları)

Moğol istilalarından, Türk beylikleri arasındaki savaşlar ve mücadeleden sonra Erzurum harabeye dönmüştü. Yenilen çekilirken diğerine kalmasın diye şehri yerle bir etmekteydi. Sonra Kızılbaş-Sünni çatışması derken Erzurum yaklaşık 40 sene kuş uçmaz kervan geçmez bir viraneye dönmüştü. Asırlardır harp meydanına dönen Erzurum ovası ıssızlaşmıştı. Son olarak, Yavuz’un üzerine geldiğini duyan Safevi hükümdarı Şah İsmail Osmanlı ordusunun geçeceği ve konaklayacağı şehirleri yakıp yıkarak, Osmanlı ordusunu açlık ve kıtlıkla cezalandırmak istedi. İşte Erzurum bu yıkımı en çok yaşayan illerin başındaydı. Öyle ki İran üzerine giden Yavuz ıssız şehir Erzurum’da değil, Hasankale taraflarında bir yerde ordusuyla konakladı. Yavuz’dan sonra da Erzurum ve çevresinde Sünni-Kızılbaş çatışmaları durulmadı.

KANUNİ ERZURUM’UN İMARI İÇİN FERMAN ÇIKARDI

Bölgenin huzura kavuşmaması ve Kızılbaş tehdidinin devam etmesi üzerine Kanûnî Sultan Süleyman Irakeyn Savaşı’na çıktı. Acem Irakı denilen İran üzerine giderken Fahrettin Kırzıoğlu’nun “Osmanlıların Kafkas Ellerini Fethi” kitabında belirttiği gibi (16 Safer 941) 5 Eylül 1534’te Erzurum’da konakladı. Şehrin perişan halini gördü. Erzurum Kalesi’ni konak yapan Kanuni Sultan Süleyman buradan fetihler ile ilgili fetihnâmeler gönderdi. Padişah Erzurum’da medfun azizleri ziyaret ve dua’da bulunduktan sonra, kimsenin ileri gitmemesini emredip “Erzurum o gün nazar-ı iltifât-ı pâdişahi ile manzurolub, ta’mirine ferman olundu.

Evet, Cihan Padişahı Kanûnî’nin fermanıyla Erzurum’un tamirine başlandı. Padişahın damadı Rüstem Paşa ile birlikte Ayas (Mehmet) Paşa şehri mamur etmeye başladılar. Şehir mamur hale gelince Tebriz’den Sünni Türkler getirilip şehre yerleştirildi. Bir sene sonra da Erzurum, Bitlis’te toplanan divanda alınan kararla beylerbeyliği ilan edildi. (Kırzıoğlu’na göre 5-6 Ekim 1535, Dündar Aydın’a göre 3 Ekim 1535)Şehrin tamiri bitene kadar, yaklaşık üç yıl Erzurum’un ilk Beylerbeyi Dulkadirlu Mehmet Bey Bayburt’ta ikamet etti.

40 yaşındayken 5 Eylül 1534’te Erzurum’a geldi, daha sonra iki defa daha geldi.

ERZURUM’A TARİHİN EN MÜHİM HİZMETLER KANUNİ ZAMANINDA GERÇEKLEŞTİ

Erzurum’un Bânisi Kanuni Sultan Süleyman’ın Erzurum’a hizmetlerini şöyle özetleyebiliriz:

-Erzurum’u kesin olarak ve muhkem bir şekilde Osmanlı toprağına katmıştır.

-Erzurum’u beylerbeyliği ilan etmiştir. Erzurum tüm doğunun eyalet başkenti, merkezi olmuştur.

-Issız ve virane Erzurum’un yeniden mamur hale getirilmesi için ferman yayımlamıştır. Damadı Rüstempaşa ile dönemin en kudretli paşalarını Ayaspaşa’yı ve İbrahim Paşa’yı Erzurum’un imarı için görevlendirmiştir. Erzurum’a bu dönemde beylerbeyi ve birçok paşa sarayı, camiler, medreseler, hanlar, bedestanlar, köprüler, yollar, çeşmeler yapılmıştır. Bugün bu eserlerden şehir merkezinde ayakta kalıp en bilinenleri Rüstempaşa Bedestanı (Taşhan), Ayaspaşa Cami, Şabahane Cami. Bu vesileyle tüm tarihçilerin ortak görüşüyle Kanuni  “Erzurum Bânisi” sıfatı kazanmıştır.

-Erzurum’a Tebriz taraflarından sünni nüfusu getirip yerleştirerek şehre insan kaynağı kazandırmış, şehri şenlendirmiştir. Erzurum’un “ehlisünnet ve’lcemaat” olarak kalmasını sağlamıştır.

-Erzurum’u medrese şehri haline getirerek, şehri sadece askeri değil ulema ile de güçlendirmiş, müstahkem hale getirmiştir.

-Erzurum’a Osmanlı ordusunu yerleştirerek şehri doğudan gelecek saldırılara karşı garnizon yapmıştır.

– Erzurum-İstanbul yolunu (bugünkü dere yolu-Erzincan-Suşehri-Tokat-Amasya-İstanbul) güvenli ve kullanılır hale getirerek Erzurumla İstanbul’u / Payıtaht’ı ticari ve askeri açıdan birbirine kolay ulaşılabilir hale getirmiştir.

-Erzurum’un şehir planını çizdirmiştir. Matrakçı Nasuh’a…

-Bir alperen olan Pir Ali Baba’yı Erzurum’a yerleştirmiştir. Bin bir hatimler okunmaya başlanmıştır. Ezanlardan sonra Resulullah’a selam ve salât getirilmeye başlanmıştır.

Evet, 5 Eylül Erzurum’un yeniden bina edilişinin başlangıcı, bir sene sonra 5 Ekim Beylerbeyliği oluşunun… Hal böyleyken Erzurum’da hiçbir yerde Kanûnî ismine rastlanılmaması kabul edilebilir değil. Bu bir vefasızlık ve utançtır ki günâhı başta yerel yöneticiler, siyasiler, STK’ler ve Erzurum’daki tarihçiler olmak üzere herkesin boynundadır.

Erzurum’un bugünkü dil, edebiyat, estetik zevk, sosyokültürel yapısında, şehir kimliğinde Kanuni döneminde yapılan ruh ve şehircilik inşa faaliyetlerinin neticeleri mutlaktır. Sehir tarihi ve tanıtımı açısından böylesine önemli bir padişah ve olay, başka bir şehir için olaydı belki onlarca senedir ulusal ve uluslararası programlarla kutlanıyor ve canlı tutuluyordu. Kaldı ki Kanuni tüm dünyanın tanıdığı üç Osmanlı padişahından biri. (Diğer ikisi Fatih Sultan Mehmet ve II. Abdülhamit)

ERZURUM’DA OSMANLI DÜŞMANLIĞI YAPANLAR VAR

2016’da EBB ilk defa Kanuni’nin şehre gelişini görkemli programla kutladı, hatırlattı şehir halkına. Öncesi ve sonrası yok. Sadece dergi ve kitap sayfalarında kaldı hakikatler.
Bu zamana kadar yaşanan bu utancı üç ihtimalle açıklayabiliriz:
1- Yavaş düşünen ve ilerleyen Erzurum’da epey bir vakit ülkemizin diğer illerindeki, kasabalarındaki ve dünyanın dört bir yanındaki tarih ve şehir tanıtımı etkinliklerinden bîhaber, görmemiş, cahil insanlar şehirde etkin olmuş.
2- Kendisini tartışmasız şehrin sahibi diye yutturan tatlı su balığı bir iki STK’’nin bu olayı II. Abdülhamit fermanı gibi ŞEHİRDER’in gündeme getirmesine tahammülsüzlüğü ve yine şehri zehirlemesi…
3- Kanuni paşalarıyla, alpereni Pir Ali Baba ile nasıl ki Erzurum’u sünnileştirmeye çalıştıysa, Erzurum’u Şii Safevi’ye karşı nasıl muhkem hale getirdiyse demek ki bunu unutturmak, sulandırmak isteyenler ve bundan rahatsız olanlar var. Apaçık Osmanlığı düşmanlığı. Müslüman Moğollar (İlhanlılar) 80 sene, Anadolu Selçuklular 28 sene, Saltuklu Beyliği 130 sene, Osmanlı Devleti yaklaşık 400 sene hakim olmuşken Erzurum Selçuklu Şehri demek, bunu derken de Osmanlıyı kötülemek cahillik değilse art niyettir, ideolojiktir, belki de Kemalist zihinlerin reddi miras düşüncesini devam ettirmeleridir.

Bölgedeki ilk Türk hakimiyeti olması hasebiyle Saltuklu Beyliği; huzuru, barışı, refahı 4 asır yaşaması ve tarihi kimliğini (seyfiyye-ilmiyye / garnizon ve Sünnî İslam şehri) kazanması hasebiyle Osmanlı Devleti ve kurucu iradeyi gösteren şehir olmasıyla Türkiye Cumhuriyeti, tarih boyunca huzursuzluk, fetret, savaş ve mücadele meydanı Erzurum’un yüzünü güldüren ve tarihine damga vuran Türk devletleridir.

 

Haber Editörü : Tüm Yazıları
Murat Ertaş
YORUM YAZ

sanalbasin.com üyesidir Instagram profile picture size