Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce

KARABAĞ TÜRK’TÜR…4979 defa okundu

, kategorisinde, 29 Eyl 2020 - 11:09 tarihinde yayınlandı
KARABAĞ TÜRK’TÜR…

Dündar Taşer “Siyasi sınırlar, imkânlarla ideallerin bileşkesidir.” der.

Azerbaycan toprağının, haksız ve hukuksuz bir şekilde işgâl edilen topraklarının geri alınması için bugün imkân vardır. İdeallerimiz de hiç bitmemiştir.

Neden Karabağ?

Çünkü Karabağ, Azerbaycan’ın Ermenistan ve İran’ı da kontrol edebileceği bir konumda olması nedeniyle bölgede önemi bir jeopolitik yerdir.

S.S.C.B nin dağılması ile Ermenistan’ın Azerbaycan topraklarından hak iddia etmesi ve 1991 yılında başlayan saldırılar,1 milyona yakın Azeri Türkünün yerlerinden edilmesi ile başlayan Karabağ sorunu hâla çözülememiştir.

Bilindiği üzere,1992 yılında çözüm için AGİT bünyesinde oluşturulan Minsk grubu sonuç alamamıştır. Gurubun başındaki Rusya, el altından çözümsüzlük politikası izlemiştir.

Şimdi de,emperyalizmin maşası Ermenistan’ın işgal ettiği Türk topraklarına,sivil yetleşim yerlerine saldırma, yerleşme ve yuvalanma emelleri, Karabağ meselesini çözüme kavuşturmayı engellemektedir.

Dünyanın gözü önünde yaşananlar, bozgunculuk yapanın, uzlaşmaya kapalı duranın,barışa yüzünü dönenin, sivil ve masumların kanını döken ülkenin Ermenistan olduğunu ayan beyan ortaya koymaktadır.

Ermeni zulmünden en çok etkilen şehirlerden biri de şüphesiz Erzurum’dur.

Taşnak çetelerine “Ermeni dığası” diyen dedelerimizin dediği gibi, dığalar yine azmış.

Bahtiyar Vahapzade diyor ki:
Ceddimin yatdığı ulu torpağı,
Men sene pay mi verim?
Men kul, sen ersen?

Sen meni bu geder ahmak bilirsen? diye haykırdığı gibi, işgalini devam ettiren Ermenistan, perde arkasından destek veren Rusya ve İran’a rağmen bozguna uğrayacaktır.

M.Emin Resulzade,Türk Milleti’nin haklı mücadelesini özetleyen cümlesi,her hal ve şartta câridir.

Ne diyordu Resulzâde: Yükselen bayrak bir daha inmez”…

İşgâle uğrayan topraklar Azerbaycan toprağıdır. Sorunu çözmeme gayretinde ve tehdidinde olan ülkelere bu söz, Türkiye’nin ve Azerbaycan’ın cevabıdır.

Karabağ, Türk dünyası’nın bağrına saplanmış hançerdir, gözyaşıdır. Elbette ve tıpkı Doğu Türkistan gibi…

Yapılması gereken, Rusya’nın cılız ortağı, terörizmi kendi devlet metodu haline getirmiş olan Ermenistan’ın, işgâl ettiği topraklardan artık koşulsuz olarak geri çekilmesi olmalıdır.Zira Karabağ Türk toprağıdır.

Ayrıca cereyan bu olaylar, birkez daha göstermiştir ki, Türkiye, sözde değil özde kardeşliğin nasıl olduğunu da tekrar ispat etmiştir.

Bu vesile ile şehit olan askerlerimize Allah’tan rahmet dilerim.

Haber Editörü : Tüm Yazıları
Muhittin ÇAPADAĞ
YORUM YAZ