Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce

Kel başa şimşir tarak882 defa okundu

kategorisinde, 07 Ara 2020 - 17:39 tarihinde yayınlandı
Kel başa şimşir tarak

Tüm saçı dökülmüş olan kel insanların hepsinden özür diliyorum.

Cumartesi günü Erzurumspor’un Konya deplasmanındaki içler acısı ve trajikomik durumunun ardından bu başlığı atma gereği duydum.

Erinmedim anlamına da baktım ‘kel başa şimşir’ tarak sözünün.

Aynen şöyle anlamı: “Birçok gereksinim dururken hiç de gereksinim olmayan, gösterişli şeyler alındığında söylenir. Değeri düşük bir şeyin yüksek değerde bir şeyle süslenmesi.Çok harcama yapan kimse.”

***

Hüseyin Çimşir daha takımının başına geçeli bir hafta bile olmadı.

Erzurumspor’un başında iki antrenmana çıktı,hepsi o kadar…

***

Hüseyin hocanın tek yanlışı maça Petrus Boumal ile başlaması oldu ki; o da Konya karşısında sonun başlangıcı oldu adeta…

Oğlumla birlikte maçı ekrandan izlerken, sanki hislerime tercüman oluyordu.

Oğlum,  “Tshabalala’dan sonra ondan Erzurumspor’a daha faydasız bir ikinci bir Afrikalı oyuncu izleyeceğimi hiç tahmin etmemiştim” diyerek tırnaklarını yiyordu adeta…

***

Hakikaten bu kadar boş bir ön libero bende ömrümde görmedim.

Rakiplerine bodoslamasına girmesine mi yanayım?

Her top ayağına geldiğinde geri dönüşüne mi yanayım?

Yoksa isabetli bir  tek pas atamamasına mı yanayım?

Petrus Boumal’la ilgili o kadar sorulacak şeyler var ki:

Sadece onları yazsam bu sütunlarda yer kalmaz…

***

Ey! Hüseyin Hoca…

Trabzonspor-Erzurumspor maçını izlemişsindir diye ümit ediyorum önce…

Eğer izlediysen o maçı Mitchell Donald’ın ne kadar olumlu işler yaptığını görmüşsündür her halde…

Eğer izlemediysen bir futbol adamı olarak düşünemiyorum, niçin Donald dururken, Boumal’la maça başlıyorsun.

Donald, Trabzon müsabakası kadar olmasa bile Antalyaspor karşılaşmasında da fena sayılmazdı.

Eee, İbrahim Akdağ’ın da elindeki sakatlıktan yeni kurtulmuş olmasından dolayı onbirde düşünmediğine eyvallah…

Ama, Donald dururken niçin Boumal’la maça başladın, bunu bir izah et de bizde öğrenelim hocam…

Hangi aklı evvel size bu fikri verdi.

Ya da akıl hocalığınızı yaptı.

***

Dedim ya!;

Petrus Boumal ile maça başlarsan, sabaha kadar oynasan da rakip yarı sahada faydalı olamazsın.

Çünkü adamın hücum atraksiyonu diye bir düşüncesi yok.

***

Yemin ediyorum, İsmail Kartal’ın güvenip 16 yaşındaki Karademir’e verdiği şansı sen, babasından geçen mesleği devam ettiren eski Palandökensporlu Ömer Sert’in 0ğlu Özgür Sert’e verseydin, Petrus’tan çok ama çok daha faydalı olurdu.

***

Petrus’a niye bu kadar takılıp kaldım.

Efendim,  12. Dakikada topa ceza sahasının dışında elle müdahale ederek serbest atışa sebebiyet veren kaleci Kayacan Erdoğan’dan ve o dakika da topu elle keserek hem penaltıya sebebiyet veren hem de 83 dakika takımının sahada on kişi kalmasına neden olan Murat Uçar’dan daha çok takıma zarar verdi de ondan takılıp kaldım Kamerunlu’ya…

***

Eee, sahada tüm bunlar olurken, diğer futbolcular ne yapıyordu derseniz, kocaman bir hiç.

Hasan Hatipoğlu, yan pas alışkanlığını devam ettirdiği müddetçe, Kaan ki, defansif yönünü çok beğeniyorum ama, ofansa katkısı olmadıkça, akan oyunda pozisyon bulamadığımız ve  rakip topu koştururken, biz onu izlediğimiz sürece Erzurumspor’dan gol ya da puanlar beklemek hayalcilikten başka bir şey olmaz.

Evet! futbolda bunu çok gördük ve şahit olduk.

On kişi kalan takımlar canla başla mücadele eder, oyuncular daha da hırslanır, bir kişi iki kişilik oynar ama Erzurumspor’un Konya karşısında on kişi kaldıktan sonra bunu söylemek çok güç.

Çünkü ne saha kenarındaki Hüseyin Çimşir, ne de saha içindeki oyuncularından ne bir isyan, ne bir mücadele verdi.

Mağlubiyeti kabullenmiş bir futbolcu topluluğundan başka bir şey göremedik.

Konyasporlu Hadziahmetovic, 62. Dakikada cadde de yürür gibi yürüyerek gitti ve takımının ikinci golünü attı.

Adeta slalom yaparken, Erzurumspor defansının arasında Hadziahmetovic, Mavi-beyazlı oyuncular seyrettiler adeta kendisini…

Maç sonunda sosyal medyada bir taraftarın yorumu dikkatimden kaçmadı.

Taraftar, mağlubiyet sonrası şu yorumu yapmış:“Eskiden sadece yeniliyorduk, şimdi eziliyoruz.”

Evet!… Burası Süper Lig.

Bakmıyorlar kimsenin gözünün yaşına…

Konyaspor’un da ahım şahım pozisyonları yoktu, ama kameraların kadrajına kaleci Sehic hiç girmedi.

Çünkü yere yatmadı Bosnalı kaleci…

Erzurumspor oyun mantalitesini değiştirmezse maç kazanması mucize olur.

  1. dakikada Sissoko’yu oyundan alıp, yerine Osman Çelik’e sağ beke almak ne alaka Hüseyin Hoca…

Madem sağ bek alacaksan, Cenk Ahmet ne güne duruyordu, kulübede.

Eeee, Sissoko’yu aldın oyundan o zaman Obe niye çıktı oyundan, Obe çıkıyorsa, Juju niye girmiyor oyuna hocam…

Son sözüm şöyle olacak.

Keşke maça Serkan Zaimoğlu çıkarsaydı takımı.

Belki sonuç çok daha iyi olurdu.

Sizde tribünden maçı izler daha sağlıklı bir fikir sahibi olurdunuz Hüseyin Hocam.

***

Yazılacak çizilecek o kadar çok şey var ki:

Bizde ‘Kel başa şimşir tarak’ deyip geçelim, şimdilik.

Başka maçlara bakalım artık…

 

Haber Editörü : Tüm Yazıları
Nurullah Pala
YORUM YAZ