Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce

Kuşak-Yol İnisiyatifinin Türkiye’ye ve Erzurum’a Tesiri-2609 defa okundu

, kategorisinde, 01 Nis 2021 - 11:20 tarihinde yayınlandı
Kuşak-Yol İnisiyatifinin Türkiye’ye ve Erzurum’a Tesiri-2

Dünya deniz ticaret yollarını ABD elinde tutmaktadır. Çin deniz yolundaki Malaka Boğazı’ndaki ABD varlığını tehdit olarak görüyor. Kuşak Yol İnisiyatifi de Çin’e kara yollarına hükmetme imkânı sağlayacaktır. Çin kendisine rakip olabilecek tek gücün ABD olduğunu bilmektedir. ABD SSCB’ye yaptığı gibi Çin’i çevreleme politikasıyla kontrol altında tutmak istemektedir. ABD Çin’in tarafını tuttuğu gerekçesiyle Dünya Sağlık Örgütü’ne (DSÖ) her türlü ödemeyi durdurdu, yıllık aidatlarını bile ödemedi.

 

Havaya uçan Beyrut limanının yeniden inşası işini Çin aldı. İsrail’in Hayfa Limanı’nda –ABD’nin tüm muhalefetine rağmen-  5 binden fazla Çinli teknisyen ve işadamı çalışmaktadır.

 

Çin’in eğitim kalitesi de ileridir. PISA denilen 15 yaş üstü öğrencilerin katıldığı ve OECD tarafından yapılan sınavda Çin ve Singapur ilk sıralarda…

 

Çin’in Hindistan’la zaman zaman savaş eşiğine geldiği bilinmektedir. Çin KYİ’de bir ülke içinde en çok planlanan proje 200’den fazla projeyle Pakistan’dır. Ortak rakip Hindistan ve ortak mesele Keşmir meselesi… Çin Afganistan, Kırgızistan ve Özbekistan ile de ekonomik işbirliği yapmaktadır. Kırgızistan Çin’in tesirinde, dış politikada Çin’e danışmadan bir şey yapmamaktadır. Tacikistan Rusya ve Çin arasında orta bir noktadadır, her ikisiyle ilişki içindedir.

 

Çin Pakistan’da Gwadar, Bangladeş’te Chittagong Limanı’nı, Myanmar’da ve Sri Lanka’da birer liman almıştır. Çin bu şekilde kuşatılmayı engellemektedir. ABD Çin’in bu manevraları nedeniyle Orta Asya ülkelerinde kendisine yer bulmakta güçlük çekmektedir. Türkmenistan ABD üslerini kapattırdı. Kazakistan’da hem Rusya’nın hem ABD’nin bir üssü var. Orta Asya’da silahlı güç kapsamında ABD yoktur.

 

Doğu Asya’daki Rus topraklarına Çin yoğun bir yatırımda bulunarak bölgeyi Çinlileştirme politikası izlemektedir. Rusya’nın bu bölgelerindeki bazı il ve ilçelerde Çince resmi dil olarak öne geçmiştir. Çin emperyalizm ve sömürgecilikle mücadele görünümü altında gerçekte kendisi de farklı bir emperyalist yöntem, yeni bir sömürgecilik modeli uygulamaktadır.

 

Çin ekonomisi için gerekli enerji ihtiyacının neredeyse tamamını Körfez ülkelerinden günlük 300 milyon varil petrol ile karşılamaktadır. Çin için tedarikçileri İran ve Suudi Arabistan’ın özel önemi vardır. Hammade ihtiyacını da yoksul Afrika ülkelerinden tedarik eden Çin bu ülkelere ucuz mal ihraç ediyor, borç veriyor.

 

Çin’in denizden Avrupa’daki temel hedefi Pire limanı (Yunanistan) ve Venedik limanı ile ürünlerini Balkanlara ve diğer Avrupa ülkelerine taşımak. Avrupa’nın en önemli iki limanı Rotterdam ve Hamburg’dur ve bunlar Amerika’dan ve Çin’den gelen gemilerin yanaştığı iki çok önemli limandır. Çin bu limana mallarını şimdilik Sibirya Atlantis kuzey yoluyla ulaştırmaktadır.

 

KYİ’de Kızıldeniz ve Süveyş kanalı son derece önemli iki bölgedir. Avrupa ekonomik koridoru, Pakistan ekonomik koridoru, Myanmar ekonomik koridoru Çin’in oluşturduğu koridorlardır.

 

Çin 2017’de Cibuti’de bir askeri üs kurdu. Cibuti dünyada 5 büyük devletin (İngiltere, Fransa, ABD, Rusya, Çin) aynı anda askerî üssü olduğu tek devlet. Devletin tek geliri topraklarını kiraya vermek.

 

Çin’den Avrupa’ya gönderilen 10 milyon konteynerin yüzde 96’sı deniz yolu, yüzde 4’ü ise Kuzey Koridoru olarak adlandırılan Trans-Sibirya demiryolu hattı ile kıtaya gitmektedir. En önemli bölümünün Türkiye’nin oluşturduğu Orta koridor, kuzey koridor ile karşılaştırıldığında 2 bin km daha kısa. Bu; iklim şartları ve mesafe kısalığı dikkate alındığında ulaşımın ve nakliye maliyetinin ciddi bir oranda azalması, ürünlerin hedeflerine iki hafta erken gitmesi demek.

 

Konteyner taşımacılığı illegal kazanç sağlamaktadır. İnsan kaçakçılığı, uyuşturucu kaçakçılığı, yedek parça kaçakçılığı, terör örgütü kaçakçılığı…  Deniz yolunda korsan faaliyetleri de artmıştır. Konteyner taşımacılığının problemlerinden biri de yükün transferinden sonra boş konteynerlerin geri götürülmesidir.

 

Çin 2019’dan sonra ticaretinin yüzde 15-20’sini orta kuşaktan yapmaya başlamıştır. Çin bu projeyi açıklarken “nakliye ucuzlayacak, ihracat malları fasılasız Çin’den İngiltere’ye ulaşacak, dahası bu ulaşım daha kısa bir zamanda gerçekleşecek” gibi ifadelere yer verirken projenin geçtiği ülkelerin ise bu projeden nasıl kârlı çıkacağına dair değerlendirmeler ise neredeyse yok denecek azdır.

 

Çin’in elinde 3 trilyon dolar rezervi var ve bu parayı küresel ekonomiye dâhil edip bu paradan kurtulmak istiyor. Çin KYİ’ni gerçekleştirmek için asla IMF’ye Dünya bankasına vb ülkelere bağlı değildir. Bu amacı için Asya Kalkınma Bankası (AKB) adında Türkiye’nin de bulunduğu bir banka kurdu.

 

Çin borç diplomasisi yürütüyor esasında. Bu proje kapsamında yoksul ülkelere verdiği finans desteği, borcun geri ödenmesi mümkün olmayınca Çin’in o ülkenin önemli liman ve mal varlığına el koymasının bir yolu olarak kullanılıyor. Çin borçlanma maliyetleriyle politik, demografik ve askerî nüfuz alanını artırmayı amaçlamaktadır. Sri Lanka, Pakistan, Zambiya, Cibuti gibi ülkeler dev projelerin inşası için aldıkları yüklü kredileri daha şimdiden ödeyemeyecek hale gelmişlerdir. Çin’in bu projeyle uzun vadede küresel hegemonya kurma potansiyeli var. Ayrıca Çin KYİ’ye katılan ülkelerin hiçbirine silahla, orduyla zor kullanarak girmemektedir. Çin, ülke dışında yaptığı yatırımlarda Çinli işçi çalıştırmak konusunda ısrarcı.

 

Batılı ülkeler ihtiyaç duyan ülkelere kredi, hibe verdiklerinde bu ülkelere paranın nasıl ve nerede harcanacağı, şeffaflık ya da gerekli mekanizma kurumlara sahip olmak gibi önkoşulları sunarlar. Çin ise bu proje çerçevesinde verdiği kredinin nasıl ve nerede kullanılacağına çok müdahale etmiyor ve hatta Batı’nın para yardımı yaparken ortaya koyduğu koşulları iç siyasete müdahale olarak görüyor.

 

(devam edecek)

Haber Editörü : Tüm Yazıları
Murat Ertaş
YORUM YAZ