Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
--
--
--
--
Son Dakika Haberler

Regaib Gecesi: “Cenab-ı Hakk’ın in’am hazinesinden bahası ağır şeylere nail olma gecesi” demektir.504 defa okundu

, , kategorisinde, 26 Oca 2023 - 01:10 tarihinde yayınlandı
Regaib Gecesi: “Cenab-ı Hakk’ın in’am hazinesinden bahası ağır şeylere nail olma gecesi” demektir.

 

Kudsiyetiyle gönüllerimize feyiz ve bereket bahşeden Regaib Kandili’ni tekrar idrak etmenin sevinç ve mutluluğunu yaşamaktayız. Yüce Rabbimiz’e sonsuz şükürler ve hamd ü senalar olsun. Regaib Kandili Müslümanların, sınırsız af ve merhamet sahibi olan ALLAH Teâlâ’ya sığınarak günahlardan arındıkları, ilahi lütuf ve bereketlere eriştikleri müstesna zaman dilimlerinden birisidir.

Bu mübarek geceye adını veren “Regaib” kelimesi: “Elde edilmesi arzu edilen değerler, bahâsı ağır şeyler” veyahut da: “bol atâ” mânasına gelmektedir. Bu gecede, ALLAH Teâlâ’nın kullarına olan lütuf, izzet, ikram, ihsan, rahmet ve mağfiretinin diğer zamanlardan daha büyük olması, daha fazla tecelli etmesi, samimi kalple ALLAH Teâlâ’ya yönelenlerin affedilmelerinin ümit edilmesi ve Mü’minlerce gönülden arzulanması sebebiyle bu gece Regaib Gecesidiye isimlendirilmiştir.

Şu hâlde Regaib Gecesi: “Cenab-ı Hakk’ın in’am hazinesinden bahası ağır şeylere veya bol atıyyelere nail olma gecesi” demek olur. Bu gece, rağbet bulmuş, pek mübarek, pek kıymetli bir gecedir. İnanmış insanların gönül huzuruna kavuşacakları bir gecedir. ALLAH Teâlâ’ya yönelmenin, O’ndan af ve bağış dilemenin hazzını tadacakları kutlu bir gecedir. Regaib Kandili, her türlü arzu ve isteklerimizi, emel ve tutkularımızı, rağbetlerimizi iyiye, doğruya, güzele, faydalı olana, hakka ve hakikate; Regaib’imizi Rabbimiz’e yöneltmek, bütün işlerimizi Cenab-ı Hakk’ın rızasına uygun hâle getirme çabasıdır. Bu gecede ALLAH Teâlâ’nın c.c sonsuz rahmeti Mü’minleri kuşatır. O’na yükselen dualar kabul görür. Yalvaran diller ve kaldırılan eller geri, boş çevrilmez.

Bu mübarek gecenin hepimiz, milletimiz ve bütün İslâm âlemi için maddî ve manevî hayırlara bereketlere ve afv ü mağfirete nail olmamıza vesile olmasını Cenab-ı Hakk’tan niyaz ederiz. Ve bilhassa idrak ettiğimiz bu mübarek gecenin; çağın getirdiği sıkıntılarla bunalan ruhlara, manevi hayatın ihmaliyle daralan kalplere, ümitsiz, karamsar, günleri gafletle geçen kimselere gerçek manada maddi ve manevi bir kandil olması için dua ve niyaz ediyoruz.

Hiç şüphe yok ki vakitler aslında birbirine eşittir. Bir vakit diğer bir vakitten kendiliğinden üstün olamaz. Öyleyse bir vaktin diğer vakitlerden daha şerefli ve faziletli olması mutlaka o vakitte meydana gelen bir yüce işten ve mübarek bir olaydan kaynaklanmaktadır. Zaman ve mekânlar kendilerinde meydana gelen büyük ve önemli olaylarla değer kazanırlar.

Regaib Gecesi hayırlarla dolu olayların meydana geldiği bir gecedir. Regaib Gecesi’ni bu derece yücelten husus: Bir rivayete göre, Hz. Peygamber (S.A.V.) Efendimiz, bu gece ana rahmine intikal etmiş ve yine Hz.Peygamber (S.A.V.) Efendimiz, bu gece, Cenab-ı Hakk’tan has bir tecelliye ve birçok manevi ihsanlara mazhar olmuştur. Hz. Peygamber (S.A.V.) Efendimiz de, bunun şükür ifadesi olmak üzere on iki rekât nafile namaz kılmışlardır.

 

REGAİB GECESİ VE GÜNDÜZÜNÜ İHYA ETMEK

Regaib Gecesi ve gündüzünün ihyâ edilmesi için tecrübelerime dayanarak bazı tavsiyelerde bulunmak istiyorum:

Gece uykusuz geçirileceği için, çok ibadet edileceği için, gündüz bir miktar uyunursa geceye takviye olur. O’nun için Regaib Gecesi olmadan önceki gündüzde, şöyle kendimizi ibadete daha iyi hazırlamak için uyumanızı tavsiye ederim. Bu, bir…

Regaib Gecesi’nde, “Radyo, televizyon seyredeceğim, evde takip edeceğim.” filân diye düşünmeyin, mutlaka bir camide olun! Çünkü camide olmak ile evde olmak arasında çok büyük farklar var… Camide kılınan namaz, evde kılınan namazdan yirmi yedi kat daha sevaplı, eğer mescid ise… Cuma namazı kılınan büyük cami ise, elli kat sevaplı… Bir de camiye giderken, gelirken attığın her adımdan insanın bir günahı affoluyor, bir hasene kazanıyor, bir derece de terfi ediyor, rütbesi yükseliyor.

Binaenaleyh yapacağımız ibadet ve duaların muhakkak kabul olunacağına ve ALLAH Teâlâ’nın biz kullarına olan ikram ve izzetinin bol olacağına inanarak, bu şuur ve idrak içerisinde Regaib Gecesi ve gündüzünü şöylece ihya etmeye çalışmalıyız:

1- Geceyi oruçlu olarak karşılayalım. Yani Recep Ayı’nın ilk perşembe günü oruç tutulmalıdır. Bu konuda birçok hadis-i şerifler vardır. Abdullah b. Amr (R.A) den rivayete göre Resûlullah (S.A.V.) Efendimiz şöyle buyurdu:

من صام أول يوم من رجب عدل ذلك بصيام سنة ومن صام سبعة أيام غلق عنه سبعة أبواب النيران

“Kim Recep Ayı’nın ilk günü oruç tutarsa; bu orucu, bir yıllık orucun sevabına denk olur. Her kim de yedi gün oruç tutarsa, cehennemin yedi kapısı ona kapatılır.”

Enes b. Malik ( R.A ) rivayete göre Resûlullah (S.A.V.) Efendimiz şöyle buyurmuştur:

من صام في كل شهر حرام الخميس والجمعة والسبت كتبت له عبادة تسعمائة سنة

“Her kim, haram aylardan Perşembe, Cuma, Cumartesi olmak üzere, üç gün oruç tutarsa, kendisine dokuzyüz sene ibadet sevabı yazılır.”

Abdulaziz’in, babasından yaptığı rivayete göre Hz.Peygamber (S.A.V.) Efendimiz şöyle buyurdu:

رجب شهر عظيم يضاعف الله فيه الحسنات فمن صام يوما من رجب فكأنما صام سنة ومن صام منه سبعة أيام غلقت عنه سبعة أبواب جهنم ومن صام منه ثمانية أيام فتحت له ثمانية أبواب الجنة ومن صام منه عشرة أيام لم يسأل الله شيئا إلا أعطاه إياه ومن صام منه خمسة عشر يوما نادى مناد في السماء قد غفر لك ما مضى فاستئنف العمل ومن زاد زاده الله عز وجل…

“Receb, büyük bir aydır. O ayda yapılan ibadet, taat ve iyiliklerin mükafatını ALLAH Teâlâ kat kat yapar. Receb ayından kim bir gün oruç tutarsa, bir sene oruç tutmuş gibi sevab alır. Yedi gün oruç tutarsa, cehennemin yedi kapısı ona kapatılır. Sekiz gün oruç tutarsa, cennetin sekiz kapısı ona açılır. On gün oruç tutana, her istediğini, ALLAH Teâlâ ona verir. On beş gün oruç tutana, semadan bir münadî, “geçmiş günahların bağışlandı, amelini yenile yani güzel amele devam et” diye seslenir. Recep ayında, kim oruç tutmayı artırırsa, ALLAH Teâlâ da sevab ve mükâfatlarını artırır…”

2- Salat ü selâm okumak. Hz.Peygamber (S.A.V.) Efendimize hiç olmazsa bir tesbih salat ü selâm okumalıyız. Can ü gönülden, “Es-salatü ve’s-selamü aleyke ya Resûlellah” demeliyiz.

3- Bu mübarek gece kusur ve günahlarımızdan tevbe ve istiğfarda bulunmalıyız. En azından bir tesbih “Estağfirullah” demeliyiz.

4- Kur’an-ı Kerîm okumalı, dinlenilmeli ve ayrıca Hz. Peygamber (S.A.V.) Efendimiz’in, ashabın, tabiinin, diğer büyüklerimizin, meşayıhımızın, akrabalarımızın özellikle analarımızın, babalarımı-zın ve bizi yetiştiren muhterem hocalarımızın, üzerimizde hakkı bulunan ve emeği geçen zevatın… Kısacası bütün Müslümanların ruhlarına Kur’an-ı Kerîm okunmalıdır. Bir düşünelim! Bu akşam biz ölmüş olsaydık, kabirde olmuş olsaydık. Bize akrabalarımız, yakınlarımız, dostlarımız tarafından ne yapılmasını beklerdik. Biz de aynısını yapalım ki bize de arkamızdan gelenler yapsınlar!…

5- Bütün Müslümanların mağfiret-i ilâhiyyeye, maddî ve manevî bütün hayırlara bereketlere nail olmaları, yeryüzünden zulüm ve küfrün kalkıp İslâm’ın hakim olması için de içtenlikle bol bol dua edilmelidir. Evet ALLAH Teâlâ’ya tam bir huşu içinde dua ve niyazda bulunmalıyız.

Ya Rabbi! Kulluk borcu olarak ve sırf ilâhî rızanı kazanmak niyeti ile bugüne kadar yapabildiğimiz ibadet ve taatlerimizi dergah-ı izzetinde kabul eyle. Ya Rabbi! Cümlemizi rahmetine gark eyle. Af v ü mağfiretine nail eyle. Cemalinle ve Firdevs Cennetinle müşerref eyle. Cehennemden uzak eyle. Dünya ve Ahiretimizi mamur eyle. İslâm’ı ve Müslümanları aziz ve mansur eyle. Amin! Ya Rabbel-alemin ve ya erhamer-rahimin.”

Receb ayı içerisinde zalimlere, kafirlere, haksızlara beddua etmek tutar denilmiştir. “Ya Rabbi! Yeryüzünün neresinde olursa olsun, Müslümanlara zulmeden bu zalimleri, kafirleri sana havale ediyoruz, kahr u perişan eyle, Ya Rabbi! Ya Rabbi! Ya Rabbi! Sen Müslümanları halas eyle! Amin, Ya Rabbel-Alemin ve Ya Erhamer-Rahimin.”

6- Namaz kılmak. Bu geceyi namaz kılarak ibadetle geçirmenin sevabı çok büyüktür. Regaib Gecesi ve gündüzündeki namazları cemaatle kılmaya son derece gayret göstermelidir. Kaza namazı bulunan kimseler, bu namazlarını kaza etmeye çalışmalıdırlar. Sadece farz namazları ve vitir namazı kaza edilmektedir. Sünnetler kaza edilmiyor. Kaza namazı kılarken bir defa ezan okunur ve her bir farz namaz için ayrı ayrı kamet getirilir. “Ya Rabbi! Vaktinde kılamadığım ilk (veya en son) sabah namazının farzını kaza etmeye niyet ettim” şeklinde niyet edilir, tekbir alınır ve namaza durulur. Diğer namazlar için de böylece niyet edilir. Kaza namazlarını kılarken hepsini aynı yerde değil de, ayrı ayrı yerlerde kılmak, yerlerin şahid olması ve secde ile şereflenmesi bakımından daha faziletlidir. Yani sabah namazını kıldığı yerin biraz ötesinde öğleyi ve O’nun yanında ikindiyi ve biraz ileri veya geri çekilerek diğerlerini kılmak, daha sevablı olur.

Kaza namazı olmayan kimseler tekellüften kaçınmak suretiyle nafile namaz kılmalıdırlar. Hz.Peygamber (S.A.V.) Efendimiz bu gece pek çok ruhanî ahval ve ikrama kavuşmuş olmakla ALLAH Teâlâ’ya şükür için on iki rekât namaz kılmıştır. Ayrıca tesbih namazı da kılınabilir.

7- Regaib Gecesi gündüzünde mezarlıklar, yakınlarımızın kabirlerini ziyaret etmeli, ruhlarına Kur’an-ı Kerîm okumalı, dua etmeli, onlar için de ALLAH Teâlâ’dan afv ü mağfiret dilenmelidir.

8- Regaib Gecesi ve gündüzünde fakir fukarayı, yetim ve kimsesizleri görüp gözetmek, ihtiyaç içerisinde kıvranan din kardeşlerimizin yardımlarına koşmak, onlara imkânlar ölçüsünce tasaddukta bulunmak mutlaka yapmamız lâzım gelen bir husustur. Çünkü Cenab-ı Hak:

أَحْسِنْ كَمَا أَحْسَنَ اللهُ إِلَيْكَ

ALLAH Teâlâ sana ihsan ettiği gibi sen de başkalarına ihsan et.” buyurmaktadır.

9- Dinimizce aziz ve mübarek kabul edilen diğer zamanlar, geceler gibi bu mübarek gece hakkında da aile efradımıza, özellikle çocuklarımıza lüzumlu bilgileri vermeli, mana ve ehemmiyetini anlatmalı ve benimsetmeliyiz. Böylece onların da bu gecenin feyzinden istifade etmelerine vesile olalım. Bu sebeple bu gece çoluk-çocuğu sevindirelim. Maddi imkânlar elverdiği ölçüde eşimize, çocuklarımıza, bu mübarek gece hatırasına bir hediye alarak, bu mübarek gecenin zihinlerde daha etkili bir şekilde yer almasını sağlayalım. Böylece bu mübarek gecenin güzelliğinden ailece istifade edelim. Hiç şüphe yok ki, dinimize karşı duyduğumuz sevgi ve hürmet ana-babalarımızın bize bıraktığı güzel bir mirastır. Bu miras, bizden de çocuklarımıza kalabilecek olan en değerli mirastır.

10- Diğer kutlu zamanlar gibi Regaib Gecesi de, geçici hevesler ve sonu gelmez emeller peşinde bir koşuşturma içerisinde geçen hayatımızda bize bir soluklanma, durup düşünme, iç dünyamıza dönüp geçmişimizin bir muhasebesini yapma fırsatı sunar. Bu sebeble Yüce Rabbimizin:

يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا اتَّقُوا اللهَ وَلْتَنْظُرْ نَفْسٌ مَا قَدَّمَتْ لِغَدٍ وَاتَّقُوا اللهَ إِنَّ اللهَ خَبِيرٌ بِمَا تَعْمَلُونَ

“Ey iman edenler! ALLAH Teâlâ’dan korkun da emirleri ifa edin. Herkes yarını, kıyamet günü için önden ne göndermiş olduğuna bir baksın. ALLAH Teâlâ’dan korkun da yasak edilen şeyleri terk edin. Çünkü ALLAH Teâlâ, ne yaparsanız hakkıyla haberdardır.”

وَمَا تُقَدِّمُوا لِأَنْفُسِكُمْ مِنْ خَيْرٍ تَجِدُوهُ عِنْدَ اللَّهِ هُوَ خَيْرًا وَأَعْظَمَ أَجْرًا وَاسْتَغْفِرُوا اللَّهَ إِنَّ اللَّهَ غَفُورٌ رَحِيمٌ

“Kendileriniz için hayırdan ne takdim ederseniz, sizden önce ne gönderirseniz, onu ALLAH Teâlâ’nın indinde daha hayırlı ve ecrini daha büyük olarak bulursunuz. ALLAH Teâlâ’dan günahlarınızın affını isteyiniz. Şüphesiz, ALLAH Gafûr’dur, Rahim’dir.” emirlerine kulak vererek, ahiret için ne hazırlık yaptığımıza, kendimiz için hayırdan ne takdim ettiğimize, önden ne gönderdiğimize bir bakalım.

Hz. Ömer (R.A.) bir hutbesinde şöyle buyurmuştur:

حاسبوا أنفسكم قبل أن تحاسبوا وزنوا أنفسكم قبل أن توزنوا وتزينوا للعرض الأكبر يوم تعرضون لا تخفى منكم خافية

“Kıyamet gününde hesaba çekilmeden önce daha dünyada iken kendinizi hesaba çekiniz. Amelleriniz mizanda tartılmadan önce, kendi amellerinizi tartınız. Hesaba çekilmek üzere, kıyamet günündeki en büyük arz, huzura alınma için gerekli güzel hazırlıklarınızı yapınız. O gün huzura alınırsınız, öyle ki size ait hiçbir sır gizli kalmayacak, bütün sırlar meydana çıkacak.” Nitekim Cenab-ı Hak şöyle buyurur:

يَوْمَئِذٍ تُعْرَضُونَ لاَ تَخْفَى مِنْكُمْ خَافِيَةٌ

“Ey insanlar! O gün hesab ve sorgu-sual için huzura alınırsınız, öyle ki size ait hiçbir sır gizli kalmayacak, bütün sırlar meydana çıkacak.”

Abdullah b. Abbas (R.A.)den rivayete göre Hz.Peygamber (S.A.V.) Efendimiz nasihat ettiği bir şahsa şöyle buyurmuştur:

اغتنم خمسا قبل خمس شبابك قبل هرمك وصحتك قبل سقمك وغناءك قبل فقرك وفراغك قبل شغلك وحياتك قبل موتك

“Beş şey gelmeden evvel beş şeyi ganimet bil!

1– İhtiyarlamadan evvel, aciz ve düşkün duruma düşmeden önce gençliğinin kıymetini bil. Onu oyun ve eğlence gibi sonu hüsran olan şeylerle geçirme.

2– Hasta olmadan evvel sıhhatinin kıymetini bil. Din ve dünyana yararlı hizmetler yap.

3– Fakir düşmeden evvel zenginliğinin kıymetini bil. Zenginliğini ekonomik olarak kullan. Malını ve servetini lüzumsuz yere tüketme, tutumlu ol, cimri de olma.

4– İşin gücün artmadan evvel boş vakitlerinin kıymetini bil. Boş vakitlerini değerlendir.

5– Ölüm gelmeden evvel hayatının kıymetini bil. Düzenli ve tertipli olarak hem dünyan için ve hem de ahiretin için çalış. Hiç ölmeyecek gibi dünya işlerini yap, yarın ölecekmiş gibi ahiret hazırlığı yap. Yani, her ikisi için muvazeneli çalış.”

İçinde bulunduğumuz Receb Ayı’nın kıymetini bilelim. Receb ALLAH Teâlâ’nın ayıdır, günahları bağışlar. Enes b. Malik (R.A.) den rivayete göre Hz.Peygamber (S.A.V.) Efendimiz, Receb ayına girdiği zaman:

اَللَّهُمَّ بَارِكْ لَنَا فِي رَجَبَ وَشَعْبَانَ وَبَلِّغْنَا رَمَضَانَ

“ALLAHümme bârik lenâ fî Recebe ve Şaban ve belliğnâ Ramazan. = Ey ALLAH’ım! Receb ve Şaban ayını bize mübarek kıl. Ve bizi Ramazana ulaştır.” diye dua ederlerdi.

Bu duygu ve düşüncelerle bütün Mü’minlerin Regaib Gecelerini tebrik ediyor, daha nice Regaib gecelerine sıhhat ve afiyetle erişmemizi ve bu mübarek gecenin Rabbimizin istediği manada ihya edilmesini, değerlendirilmesini ve bu mübarek gecenin Mü’minlerin mağfiret-i ilâhiyeye nail olmalarına, tüm İslâm aleminin birlik ve dirliğine, dünyanın pek çok yerinde haksızlığa ve saldırıya uğramış Müslüman kardeşlerimizin kurtuluşlarına, insanlığın hidayet ve barışına, huzur ve saadetine; dünyanın değişik bölgelerinde akan kan ve gözyaşının durmasına, insanlığın ortak huzurunu tehdit eden her türlü şiddet, tedhiş ve terörün, savaş ve düşmanlığın ortadan kalkmasına, birbirimizi olanca farklılıklarımızla severek ve sayarak barış içinde yaşama sorumluluğunun alınmasına, maddî ve manevî hayırlara-bereketlere vesile olmasını ve bilhassa savaşların yerini barışın, düşmanlıkların yerini dostluğun almasını, bunun için kalplere ülfet vermesini; rağbetlerimizin iyiye, güzele ve doğruya yönelik olmasını Cenab-ı Hakk’tan niyaz ederim. ALLAH Teâlâ cümlemizi, bu mübarek gecede afv ü mağfirete nail olan kullarından eylesin. Âmin.

 

Haber Editörü : Tüm Yazıları
YORUM YAZ