Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce

Sen açıkça kazaya ‘gel gel’ ediyorsun!1692 defa okundu

, kategorisinde, 03 Kas 2020 - 19:20 tarihinde yayınlandı
Sen açıkça kazaya ‘gel gel’ ediyorsun!

Her yıl çok sayıda vatandaşın vefat etmesine ve yaralanmasına yolaçan trafik kazalarında sadece sürücü hataları sebep değil. Yaşanan trafik kazalarında olumsuz yol ve kavşak şartları da etken olarak görülmektedir. Özellikle Karayolları Bölge Müdürlüklerinde trafik mühendisliği kavramı her geçen gün önem kazanmaktadır çünkü günümüzde işte bu yol gibi bütün etkenler de dikkate alınarak düzenlemelere ihtiyaç duyuluyor.

Bir çok il merkezinde olduğu gibi Erzurum merkezinde de gerek ana yolarda ve gerekse şehir içi yollarında kavşak düzenlemeleri yapılırken bazı konulara hiç dikkat edilmiyor. Özellikle Palandöken semtinde çok çarpıcı kötü örneklerini gördüğümüz şehir içi kavşaklardaki refüjlere yapılan yeşillendirmeler adeta ölüme açık davete gönderiyor. Recep Akdağ Caddesi’nde Şair Nefi İlköğretim Okulu’nun hemen önünde oluşturulan kavşak güzel olmuş da, kavşakta yapılan refüjlerdeki yeşillendirme çalışmaları olmamış!

Süs olsun diye refüjü boydan boya yeşillendirmek de ne oluyor? Resmen trafik kazasına davet yapılıyor. Zira refüjlerdeki yeşillendirme yüzünden görüş açısı neredeyse sıfıra indi, her an araçların kafa kafaya çarpışması artık an meselesidir. Trafik lambalarına rağmen buradaki yeşillendirme abartılı yapıldı ve sürücüler her geçişte büyük sıkıntı yaşıyorlar. Oysa refüjlerde yeşillendirme yapılırken araç sürücülerinin görüş açıları dikkate alınmalı ve en az 25 metre geriden başlamalı yeşillendirmeler. İldiğim kadarıyla karar da var. Ama gelin görün ki burada bu kurala uyulmamış, kazalara adeta ‘gel gel’ ediliyor! Acilen bu işe Büyükşehir Belediyesi el atsın, yoksa yakında kötü haberler geldi mi iş işten geçer. Benden söylemesi. Yapıp yapmamak artık onların bileceği iş. Ve bu benim son kararımdır, nokta!


Pek nostaljik olur!

Erzurum’un tarihi eserlerinden birisi olan Saat kulesi, önümüzdeki yıldan itibaren aktif hale gelecek. Gerekli bütçe ve projesini hazır tutan İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, tepsi minare olarak da bilinen Saat kulesinin öteden beri kullanıma kapalı olan mescidinin açılması, merkezi ezan sisteminin burada okunması için bir dizi plan ve proğram yaptı. Şu an Esatpaşa Camiinde okunan merkezi ezan okunması önümüzdeki yıldan itibaren Saat Kulesi olacak bilinen bu tepsi minareden okunacak.  Ayrıca burada namaz da kılınabilecek ve giriş-çıkışlar ayrı ayrı kapılardan olacak. Bunun en azından sembolik bir anlamı olacağını düşünüyorum. Kuşkusuz bu karara itiraz edenler de olacak ama şahsen ben de bu kararı son derece ‘sempatik’ buldum ve tepsi minarenin işler hale gelmesi sembolik olarak doğru bir karardır. İl Kültür ve Turizm Müdürü Cemal Almaz, kazı çalışmalarının devam etmesinden dolayı minarenin ve mescidinin işler hale gelmesi için Nisan ayını beklediklerini söyledi. ‘’Nostaljik bir şey olacak. Altında başka anlam çıkarmaya gerek yok’’ diyen Almaz, zaten 1800’lü yıllarda ibadet amaçlı yapılan minare ve mescidin yıllar sonra kullanıma açılacak olmasından onur duyacaklarını da belirtti.


 Amma abarttın Danilo!

 Hemşehrimiz Acun Ilıcalı’nın sahibi olduğu TV 8’de yayınlanan  proğramında Mehmet ve Soner Şefler işle birlikte görev alan İtalyan şef Danilo Zanna, tam bir cağ kebap aşığı çıktı! Hürriyet’in Kelebek yazarı Hakan Gence ile hafta sonu yayınlanan bir röportajını okudum Danilo’nun, cağ kebap ile ilgili sözlerini hem beğendim hem de çok abartılı buldum. Sempatik şef, Hakan Gence’nin ‘’Karşı koyamadığın Türk yemeği hangisi?’’ sorusuna, ‘’Cağ kebabı’’ cevabını vermiş. ‘’Cağ kebabı varsa ölürüm’’ diyen Danilo’yu buraya kadar anladım. Ama peşine röportajda ifade ettiği şu cümleyi fazlasıyla abartılı bulduğum. ‘’ En son 36 şiş yedim’’! Açıkçası ne yalan söyleyeyim, sayısız cağ kebap yiyeni duydum filan ama Danilo’yu hiç sanmıyorum. Yine de dediğini kabul ediyor ve bir Erzurum kebabı olması için cağın reklamını yapmasından mutlu olduğumu söylemek isterim. Bu arada, 36 şiş cağ kebabı yediğini söyleyen Danilo Zanna’nın bu cağı nerede yediğini merak ettim, İstanbul Eyüp Sultan’da Cağistan adlı işyeri olan Ahmet Ağırman’ı aradım sordum. ‘’Sizin orada mı yedi?’’ diye sorduğumda, ‘’Hayır, bizim burada yemedi, nerede yediğini bilmiyorum. Ama yemeğe davet ederim, gelmesini çok isterim. Bu konuda Acun Ilıcalı da yardımcı olursa sevinirim’’ diye konuştu.


 

Her gün arıyor, mesaj atıyorlar, ‘’Ben de değerim. Benim de silüetimi çiz’’ diyorlar!

Başına iş aldı!

Son zamanlarda Erzurum’da iz bırakmış bazı isimlerin silüetlerini yaparak bunu sosyal medyada kullanan eğitimci Ümit Gergit, başına durduk yere iş açtı! Her gün sayısız telefon ve mesaj aldığını söyleyen Ümit Gergit, ‘’Ne yapacağımı şaşırdım. Başka işim yokmuş gibi herkes kendi silüet resminin çizilmesini istiyor. Açıkçası kimseyi de kırmak istemiyorum ama ben çizdiğim, çizeceğim kişileri seçerek belirliyorum.’’ dedi. Sadece il içinden değil, Türkiye’nin değişik illerinden Erzurumluların da arayıp kendisinden silüet resmini çizmesini istediklerini söyleyen Ümit hoca ne yapacağını şaşırmış durumda. Kimseye yok demiyor ama bir şekilde de belirlediği isimlerin resimlerini çizmek istiyor. Tanınmış barcıları sıraya koyduğunu söyleyen Ümit hoca, Naim Gölleroğlu hoca, Acun Ilıcalı, Nusret Gökçe gibi isimleri de çizecek. Mökkem ile Gullebi Turan’ı da çizeceği şahsiyetler arasında sayan Ümit hoca, çizimlerini de bir sergi ile teşhir etmeyi planlıyor. Sergi için de Erzurum için en anlamlı gün olan 12 Mart tarihini düşünen Ümit Gergit hocanın bu 4’ncü sergisi olacak.

resimaltı

Ümit Gergit hocanın silüetini yaptığı isimlerden biri de İl Milli Eğitim Müdürü Salih Kaygusuz oldu.


 O efsaneyi unutmayın!

Büyükşehir Belediyesi’nin son zamanlarda isimsiz cadde ve sokaklara isim verirken akın tarihte yaşayan, yaşamayan, iz bırakan kişileri öncelikli alması çok kıymetlidir. Aralarında Muhyettin Aksak gibi siyasilerin, Sebahattin Bulut gibi kültür adamlarının ve de Mehmet Çalmaşır gibi sanatçıların isimlerinin cadde veya sokaklara verilmesi her türlü iltifata layıktır. Bu konuda gayret sarfedenlere teşekkür ediyorum. Sadece siyaset, sanat ve kültür alanında değil, spor alanında da hizmetleri olan kişiler de var Erzurum’da. Bunlardan birisinin Kıyasettinn Yüksel olduğunu düşünüyorum. O Kıyasettin Yüksel ki uzun yıllar Erzurumspor’a yöneticilik ve başkanlık yapmış, fedekarcana çalışmış, Erzurum’un futbol dünyasında yeralmasına katkı sağlamış değerli bir kişiliktir. Zor günlerin adamı olarak bilinmiştir. Beşiktaş’ın Başkanı rahmetli Süleyman Seba ve G.Birliği’nin rahmetli İlhan Cavcav gibi kendine has yönetim dili ile futbol camaisında iz bırakmıştır. Bana göre efsanedir. 16 Ocak 2016 tarihinde vefat eden Erzurumspor eski Başkanı Kıyasettin Yüksel’in de bir sokağa isminin verilmesinin doğru olacağını düşünüyorum.


TUTTUĞUM BABA SÖZLER :  Herkes aynı şeyi düşünüyorsa hiç kimse fazla bir şey düşünmüyor demektir. W.Lippmann

DUVARIN DİLİ :  Beni ağlatan şey seni güldürüyorsa, biz kardeş olamayız!

Haber Editörü : Tüm Yazıları
Vedat Refayeli
YORUM YAZ