Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
--
--
--
--
Son Dakika Haberler

İnsani değerler adına yerinde, zamanında söylenen söz ile aynı şartlarda verilen emek değerlidir.622 defa okundu

, kategorisinde, 03 Haz 2024 - 12:46 tarihinde yayınlandı
İnsani değerler adına yerinde, zamanında söylenen söz ile aynı şartlarda verilen emek değerlidir.

İnsani değerler adına yerinde, zamanında söylenen söz ile aynı şartlarda verilen emek değerlidir ve toplumlar doğru söze ve emeğe değer vermeyi bilmelidir.

Dürüst, ahlâklı insanların makamına, mevkiine, gücüne, parasına bakmaksızın söylediği söze, verdiği emeğe değer veren toplumlar huzur, barış içinde yaşayan, özgür, gelişmiş ve kendileri de değerli olan toplumlardır.

Gücü, makamı, parayı, görüntüyü, gösterişi, şatafatı, israfı yücelten ve sırf bunlara sahip oldukları için sözü yalan olan, verdiği sözde durmayan insanlara değer veren toplumlarda ise adaletsizlik ve korku kol gezer, hak yerini bulmaz, insan ve insanlık hak ettiği değere, huzura, özgürlüğe, barışa kavuşamaz.

Her insan, görüntüden, güçten, makamdan, paradan etkilenebilir, ama bu etkilenmenin bir sınırı olmalıdır. Eğer bu sınır aşılırsa makam, para ve güç hadsiz, hesapsız ve adaletsizce her alanda belirleyici ve tehditkâr hale gelir.

Bu belirleyiciliğin etkisiyle kişilerin kararları, sözü, duruşu, anlayışı, olaylara bakışı değişir ki bu durum İslâm’da şirk olarak adlandırılır.

Dilinde Allah, Kur’an, din, iman, vatan, millet, kalbinde ise dünya, makam, mevki, para, güç hırsı olan ikiyüzlüler veya Allah bilir münafıklar anlatmaya çalıştığımız mevzuya en iyi örneklerdir.

Unutmayınız ki; adaletsizlik, ilkesizlik, ülküsüzlük, hukuksuzluk ve cahiliye her zaman, her yerde ve tarihin her döneminde kendisini güç, gösteriş, makam ve para üzerinden ifade etmiştir, etmektedir ve insanları bunlarla etkisi altına almakta, bunlarla korkutmakta, bunlarla aldatmakta ve bunlarla kullanmaktadır.

Bütün bu kişilerle, bu sorunlarla, cahiliye ve bağnazlıkla mücadele edebilmenin ve mümkün olduğunca kötülükten arınmış, barış içinde yaşayan, gelişmiş, özgür, huzurlu bir toplum gerçekleştirebilmenin tek şartı “insan” olmaktır.

İnsan olmak için de akıl, bilgi, emek, bilinç, vicdan, ahlâk, adalet, merhamet gerekir.

Bu birikim ve donanıma sahip olmak da; okumak, araştırmak, öğrenmek, bilmek, sorgulamak, bilinçli hareket etmekle gerçekleşir.

Haber Editörü : Tüm Yazıları
YORUM YAZ