Blog

  • PAPAZ KAÇTI!

    PAPAZ KAÇTI!

    Osmanlı İmparatorluğu’nun hasta adam olarak nitelendirildiği, gücünün ve itibarının zayıfladığı dönemlerde Padişah Sultan II. Abdulhamit, kalan toprakları elde tutmanın mücadelesini vermekteydi.
    Çözülme süreci başlamış, ardı arkası gelmeyen isyanların bir türlü önü alınamamış, batılı devletlerin baskıları karşısında koca cihan imparatorluğu resmen diz çökmüş, son dönem padişahları her türlü tavizi vererek çöküş süresini biraz daha uzatmak düşüncesine girmişlerdi.
    Her gün yeni bir vatan parçasının bedenden koparıldığı karanlık günlerde, ayaklanmalar, isyanlar, tertipler ve yenilgiler birbiri ardınca gelmekteydi.
    İşte bu sıkıntılı süreçte Ermeni teröristler 26 Ağustos 1896’da yanlarında getirdikleri 753 adet bomba ile Karaköy’deki Osmanlı Bankası’nı basmışlar, etrafa bomba yağdırarak oradan geçen günahsız insanları katletmişler, etrafı savaş alanına çevirerek eylemlerini gerçekleştirmişlerdi.
    Aylar önce Kağıthane’deki çayırda bomba eğitimi yapan Ermeni teröristlerin faaliyetleri nedense devletin gözünden kaçmış, kimse böyle bir tertibin farkına bile varmamıştı.
    Taşnaksutyun, Hınçak, Şant ve Kurban isimli Ermeni teşkilâtlarının organize ettiği bu eylemde ortalık kan gölüne dönmüş, teröristler banka içerisinde attıkları bombaların anında insanları öldürmediğini, önce etlerini yakarak onlara acı çektirdiğini daha sonra da öldürdüğünü zevk ile anlatmışlardı.
    Bankanın etrafı Osmanlı askerleri tarafından kuşatıldıktan sonra, Avrupalı büyükelçiler baskılarını artırarak teröristlerin serbest bırakılmalarını istemiş, başka seçeneği kalmayan ve baskılara direnemeyen Sultan Abdulhamit Han teröristlerin bırakılmaları kararını vermişti.
    Eli kanlı katiller Osmanlı askerlerinin arasında ellerini kollarını sallayarak sahile kadar güvenlik içerisinde inmişler, Osmanlı Bankası’nın genel müdürüne ait yatla kendilerini bekleyen gemiye binip Marsilya’ya yol almışlardı.
    Osmanlı devlet yetkilileri bu onur kırıcı pozisyonu yürekleri sızlayarak izlemiş, teröristlerin kıllarına dahi dokunulmamıştı.
    Bu olaydan dokuz yıl sonra sahneye çıkan Ermeni komitacıların 21 Temmuz 1905 yılında Sultan Abdulhamit Han’a düzenledikleri suikast girişiminde 26 kişi ölmüş, 56 kişi yaralanmış, padişah kıl payı bu olaydan kurtulmuştu.
    Eylemi yapan Belçikalı terörist Edward Jorris, olaydan sonra kısa sürede yakalanıp idam cezasına çarptırılmıştı.
    Avrupalı devletler hemen devreye girip baskılarını artırınca idam cezası müebbet hapis cezasına çevrilmiş, neticede baskı ve tehditler artınca Sultan Abdulhamit Han çaresiz kalmış ve teröristi Avrupa’ya göndermişti.
    Tarih; ilmi otoriteler tarafından: “Olayların tekerrüründen ibarettir” diye tanımlanmaktadır.
    Terör örgütleri FETÖ ve PKK ile ilişkileri yüzünden 9 aralık 2016 günü tutuklanan ABD’li papaz Brunson 35 yıl hapis cezası ile yargılanmaya başlanmıştı. Papazın tutuklanması üzerine ABD, ülkemiz üzerinde baskılarını artırmış ve papazın serbest bırakılmasını söyleyerek aba altından sopa göstermişti.
    Neticede papaz ev hapsine çıkarılarak yakın tarihte bırakılacağı izlenimi oluşturulmuştu. Bu gün (12.10.2018) mahkemeye çıkan Papaz Brunson’un ev hapsi ve yurt dışı yasağı kaldırıldı. Mahkeme Brunson’a 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası verdi. Yattığı süre göz önüne alınarak tahliye edilen Brunson ABD’ye gitmek üzere hemen havaalanına gitti
    Geçmişteki örnekleriyle benzerlik gösteren bu manzara; “Geçmişi unutanlar aynı şeyleri bir kez daha yaşamak zorunda kalırlar” sözünü hatırlatmaktadır.
  • Ankara’da Erzurum coşkusu

    Ankara’da Erzurum coşkusu

    Erzurum Dernekler Federasyonu’nun (ERDEF) organize ettiği ‘Başkentte Erzurum Günleri’ Atatürk Kültür Merkezi’nde başladı. Yurdun dört bir tarafından gelen Erzurumluları bir araya getiren etkinliğin açılış töreni oldukça coşkulu geçti. 

     

    Bu yıl 6’ncısı düzenlenen ‘Ankara Erzurum Günleri’ Atatürk Kültür Merkezi’nde ilçe kaymakamlıkları ve belediyelerin stantlarını kurulmasıyla başladı. Programa, Erzurum Valisi Seyfettin Azizoğlu, Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, AK Parti Erzurum Milletvekilleri Recep Akdağ, Selami Altınok, İbrahim Aydemir, Zehra Taşkesenlioğlu, ve Erzurum AK Parti İl Başkanı Mehmet Emin Öz, Erzurum Dernekleri Federasyonu (ERDEF) Başkanı Feridun Önal, Erzurum İktisadi ve Sosyal Araştırma Vakfı (ESAV) Başkanı Veysel Karani Aksungur, İlçe kaymakamları, belediye başkanları ve bir yüksek düzeyde bürokratın yanında çok sayıda davetli katıldı.
    Atatürk Kültür Merkezindeki program Türk Halk Müziği sanatçılarının sahne almasıyla başladı. Bar gösterisi ve sanatçıların seslendirdiği birbirinden güzel Erzurum Türküleri, katılımcılara unutulmaz anlar yaşattı.
    Sıla gurbet buluşmasında ilk konuşmayı Erzurum Dernekler Federasyonu’nun (ERDEF) Başkanı Ferudun Önal yaptı. Önal, bu tür etkinliklerin birlik ve beraberlik bağlarını güçlendirdiğini söyledi.
    Daha sonra söz alan Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, kış turizmi için herkesi Erzurum’a davet etti. Ankara’dan Palandöken Kayak Merkezi’nin en fazla iki saat sürdüğünü ifade eden Sekmen, “Erzurum’u tanımayan birçok vatan evladı var. Buradan herkesi Erzurum’a davet ediyorum. Bir Selçuklu, Osmanlı ve Cumhuriyet şehri olan Erzurum’u bilmek bir ayrıcalıktır. Erzurum deyince akla kış geliyor. Erzurum çok uzak değil. Uçağa bindiğiniz anda bir saat sonra Erzurum’da ve 15 dakika sonra kayak merkezindesiniz’’ diye konuştu.
    Kadim şehir Erzurum’un tarihte her zaman önemini koruduğunu ifade eden Erzurum Valisi Seyfettin Azizoğlu, “Erzurumlu ve Erzurum’a gönül veren bütün Ankaralılar, bu güzel günde sizlerle birlikte olmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Bugün biz buraya Erzurum’u Ankara’da tanıtmak için gelmedik. Biz, Erzurum’u Anadolu’nun kapısı Mülk-i İslam’ın kilidi olarak tarif ediyoruz. Gerçekten bu tarif Erzurum’un bu vasfını her zaman ispat ve tespit etmiştir. Erzurum günlerinin misafirlerimize ve katılımcılarımıza, dolu dolu geçmesini ve büyük bir kaynaşma sağlamasını diliyorum” dedi.
    Açılışa katılan milletvekilleri adına konuşan Recep Akdağ, Erzurum’un her geçen gün gelişip modern bir şehir olduğunu dile getirdi. Milletvekili Akdağ, “Ankara Erzurum Günleri, bugün bir kez daha yurdumuzun her tarafındaki Erzurumluları buluşturdu. Şimdi bu etkinlik bir kez daha kardeşliğimizi pekiştiriyoruz. Köylerinden çıkıp çeşitli şehirlere dağılan ve Ankara’ya gelen kardeşlerimizi Erzurum’a davet ediyoruz. Erzurum tatil ve sılayı rahim yapmak için güzel bir şehir oldu. Allah, bu birlikteliğimizi kardeşliğimizi pekiştirsin” şeklinde konuştu.
    Konuşmaların ardından Vali Azizoğlu ve katılımcıların kurdele kesmesinin ardından protokol ve davetliler stantları tek tek gezerek, Erzurum’un yöresel ürünleri ve geleneksel kültürünü tanıma imkanı buldu.
    Ankara’da Erzurum günleri 14 Ekim Pazar akşamı kapanış töreniyle sona erecek.

     

    İHA

     

     

  • Başkentte Erzurum Günleri

    Başkentte Erzurum Günleri

    Ankara’da bu yıl 6’ncısı düzenlenen Erzurum Günleri etkinliği, Atatürk Kültür Merkezindeki açılış programıyla ziyaretçileri ağırlamaya başladı.

     

    Yöresel türkülerin de dinletildiği Erzurum Günleri etkinliğinde, halk oyunları gösterisi sunuldu.
    Program sonrası stantları gezen davetliler, Erzurum’a özgü Oltu taşı ile yapılan takıları inceleme ve yöresel lezzetleri tatma fırsatı buldu.
    Pazar günü sona erecek olan Erzurum Günleri etkinliğine Erzurum Valisi Seyfettin Azizoğlu, AK Parti Erzurum Milletvekilleri Recep Akdağ, Selami Altınok, İbrahim Aydemir, Zehra Taşkesenlioğlu, İYİ Parti Erzurum Milletvekili Naci Cinisli, Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen ve çok sayıda Ankara’da yaşayan Erzurumlu katıldı.

     

    İHA

     

     

  • LA -GALİBE -İLLALLAH.!

    LA -GALİBE -İLLALLAH.!

    Galiba bu raundu da Routhschild ailesine karşı yine Pentagon kazandı ve Papaz serbest.!

    Tabi bu arada Routhschild ailesinin Türkiye ayakçıları, figüranları üzülmeyin, aile de kaybetmedi.! Sadece bazı müdavimleri mevzi değiştirdi.!
    Asıl kaybeden kim mi ? Koskoca ülkemizin İstiklal ve İstikbalinin, Milletimizin ekonomik ve sosyal refahının papaza endekslenmesi, pardon indirgenmesi ile; Döviz karşısında parası pula dönüp , işi gücü alt üst olup iflasa sürükleneneler, büyüme oranı düşürülüp daraltılan , parası ve itibarı ayaklar altına alınarak nice hayati yatırımları engellenip , üretimden soyutlanan ve tüketime iyiden iyiye mahkum ve mecbur bırakılan bizler , milletimiz kaybetti.!
    Ha unutmadan bu arada bazı müptezel, yalaka, kıyakçılıktan, ayakçılığa terfi etmiş bir taif var ülkemizde, entel, dantel takımından müteşekkil aydını, yazarı, çizeri, siyasetçisi, bürokratı da pekte bir şey kaybetmedi, hatta kazandı.

    Satılık kalemleriniz, yazılarınız, haberleriniz ile Amerika’ya ve Batı’ya kuyrukluk zilleti ile mideden bağlı entel ve dantel takımı ülkemizin ve milletimizin yaşadığı sosyal, ekonomik ve siyasal buhranlı süreci aylardır manipüle ederek ekonomiyi devüle eden aşağılık kopleksinin son müsvetteleri biliyoruz, sizlerde kazandınız

    Aylardır, özellikle son günlerde ülke gündeminde daha önemli sorunlar varken ve bu sorunlara dönük köklü meselelerin tartışılması, sorgulanması ve yapılandırılması gerekli iken, dalkavukluk ve ayakçılık misyonunuz gereği ülkesi ve milleti ile yöneticileri ile bütün dikkatleri bir papaza ve bir istihbaratçı ajan gazeteciye odaklayıp, gündemi hiç nefes almadan art arda farklı olaylara çekip ülkeyi asli sorunlarından uzaklaştırıp, ekonomiyi yaptığınız ajitasyon ve manipülasyonlar ile devüle edip, göbekten bağlı olduğunuz para babalarının paraları karşısında Türk lirasını ayaklar altına alıp sonra, ülkenin istiklal ve istikbalini, milletin neredeyse ekonomik refah ve özgürlüğünü bir papaza endekslettirip ve sonunda özgürlüğüne kavuşturup millete rahat bir nefes aldırdınız öyle mi?

    Sizin yaptığınız ve sizin manipülasyonlarına göre karar erozyonuna uğrayıp milletin geleceğini bir papaza mahkum ve mecbur edenler ve nerede ise onca ödenen ekonomik ve sosyal bedellerin akabinde hiç bir şey olmamış gibi Amerika’nın haşmetli kollarına ve insafına sığınmak için bu papazın hürriyetini fırsata dönüştürmek isteyecek olanlar sizleri iyi biliyoruz, kazandınız.

    Siz vatansızlar.! , siz milliyetsizler.! ,siz omurgasız ve onursuzlar kazandınız farkındayız.!

    Sizin Allah’ınızda, kıblenizde, dininizde imanınızda, namusunuzda, haysiyetinizde, şerefinizde almış olduğunuz paranızdır, koltuğunuzdur biliyoruz sağlamlaştırdınız ve paranıza para kattınız biliyoruz farkındayız.!

    Ama unutmayınız ki Galip olacak olan yalnız ALLAH’tır.!

    selam saygı dua

     

     

     

  • CEHENNEMİ SATAN! VE SATIN ALACAK KİMSE YOKMU?

    CEHENNEMİ SATAN! VE SATIN ALACAK KİMSE YOKMU?

    Bildiğiniz üzere yüzyıllar önce kiliseler cennetten topraklar satıyorlardı. Gerçi her şeyde olduğu gibi Avrupa’ yaklaşık bir yüzyıl geriden takipte ve taklide adı Müslüman Papaz kılıklı içimizde ki devşirmelerde bu satış işlerine, cennetten gayr-ı menkul mütahatliğine yıllardır soyunsa da velhasıl ortaçağ karanlığında ki Cahil halk ise, “ölünce cennette yerimiz hazır olsun” diye bu oyuna alet oluyor, böylece papazlar ve kilise zenginleşiyordu.

    Ancak herkes öyle değildi. Bunun bir kandırmaca olduğunu, cennetten toprak satın alınamayacağını söyleyen Martin Luther mahkemeye çıkarılmıştı. Yargı, o zamanlar da dini kullananların elinde oyuncaktı. Duruşma sırasında Martin yargıçlara seslendi;
    “Milleti cehennemle korkutup, cenneti para karşılığı satıyorsunuz. Sıkıysa cehennemi satsanız ya?”

    Yargıçlardan biri sordu: “Cehennemi kim alır ki?”
    Martin Luther “ben alıyorum, neyse parası vereyim” dedi.
    Yargıçlar cehennemi Martin’e bedava verdiler!
    Duruşma sonunda Martin kapının önüne çıktı ve duruşma sonucunu merak eden binlerce kişiye seslendi:

    “Cehennemi satın aldım, benimdir. Bundan sonra oraya kimseyi almayacağım, korkmayın!”

    Cehennem korkusu kaybolan halk böylece kilise baskısından kurtulmuştu. Bundan sonra halk özgür beyinlere sahip olmaya başladı ve Avrupa aydınlanması 500 yıl önce böylece sıradan ve çok akıllı bir olaylar dizisi ile başlamış oldu.

    Kur’an insana akıl seciyesi üzerinden hitap etmekte ve davetinde doğrudan aklı ve tefekkür muhatap almaktadır. Hitabını insanın akletme ve düşünme yetisini açığa çıkarma ve akletmenin, düşünmenin önündeki engelleri kaldırma esası üzerine kurmakta, metodunu insan aklının çalışma biçimi üzerinden oluşturmaktadır. Kur’an’ın tümünde aklın ve tefekkürün ışığında yaklaşık akl’etme ile ilgili 75, tefekkür ile ilgili 137 yerde geçmektedir.

    Velhasıl Aklı ve düşünmeyi rehber alması gereken İslam alemin de kendi sapkın ictihadlarına, şeytana uşaklık eden zihniyetlerine göre Müslüman yetiştirmeye çalışan papaz kılıklı devşirme alim ve lider müsvetteleri oluşturdukları İslami paradigmalar eşliğinde;

    Allah ile korkuttuk, Allah ile aldattık, Cennet ve cehennem ile ket vurup zihinlere pranga vurup köleleştirdik.

    Hani yaratıcının mükemmeliyet özelliği ile vücûd bulan zihinleri, bedenleri körü körüne itaatin eşiğine getirip mankurtlaştırabildik.

    Liyakat ve ehliyette, şahsiyet ve iffette çoğu zirve yapmış , toplumun maddi ve manevi ihtiyaçlarını karşılamada, problemlerine çözüm bulmada çokta mahir siyasetçileri, akademisyenleri, bürokratları, tüccarları, askerleri, polisleri, hocaları velhasıl devletin ve siyasetin önemli noktalarında bulunmuş insanları bir biat kültürü etrafında kula kullaştırdık.!

    Kimi liderine, kimi müdürüne, kimi şeyhine, kimi hocasına, kimi komutanına, kimi amirine, kimi bakanına, kimi öğretmenine, kimi aşiretine, kimi mezhebine, kimi ideolojisine, kimi kadınına, kimi makama, kimi şöhrete, kimi paraya, kimi evlada mistik düzeyinde bağlanıp, Hakka kulluktan uzaklaştık.

    Üst düzeyde performansa, fiziksel ve zihinsel kapasitelere sahip nice beyinleri, modern eğitim almış insanları, eğitimi ve diplaması olmayan, müridlerin kutsamasına ve uçurmasına muhtaç acziyette ki şeyhlere, kanaat önderlerine, aşiret reislerine, liderlerine, terörize örgüt ve zihniyetlere körü körüne itaatinin ,mensubiyetin eşiğine getiren nedir hiç akletmedik,

    Kişileri ve pragmatik zihniyetlerini kutsayan “mistik tapınma”yı kendimize bile nasıl izah edeceğiz hiç tefekkür etmedik. özgür düşünmeyi, araştırmayı, sorgulamayı engelleyen, İnsanların beynine kelepçe vuran, bu “mistik taasubiyeti” mankurtlaşmayı nihayetlendiremedik.

    Dolayısı ile düşünemeyen, araştırmayan, neye niçin inanması gerektiğini merak etmeyen ve üretemeyen bireysel kişiliklere muhtaç ve mecbur, onların dışında özgür iradesini kullanamayan bir müslüman toplumun maalesef ki yapı taşı olduk.

    Akli ve nakli ilimleri, İslami esas ve hükümleri asli menbaasından öğrenebilmek, araştırabilmek, akledebilmek, düşünebilmek varken, bu biat ve körü körüne itaat kültürü ile kişileri, sığ zihniyetlerini, saçma paradigmalarını tabiatüstü vasıflar izafe ederek aslında acıktığımızda, ters düştüğümüzde, menfaatimiz kesiştiğinde bittiğinde yiyebileceğimiz
    silebileceğimiz, öldürebileceğimiz, helva nitelikli putlarımızı, tabularımızı haşa ilahlarımızı kendimiz üretmeye mahir olduk ve mankurtlaştık.

    Bu sebeple aklı ve düşünmeyi rehber alması gereken inanç ve ideal sembolü beyinler olarak, aklı, iradesi kişilerin veya zihniyetlerin kıskacında esaret altına alınmış, özgürlüğü ; ket vurulmuş iradesi oranınca ipotek altına alınmış, kendileri adına başkalarının düşünmesine, karar vermesine, yemesine, giyinmesine, ibadetine, mesleğine, evlenmesine velhasıl nihai akıbetine tesir edilmesine bile mahkum ve mecbur bıraktığımız beyinlerimizi, Cenneti saltığa çıkaran sahte şeyhlerin, papazlıktan devşirme alimlerin, tabulaştırılmış liderlerin onlara ruh ve anlam yükleyen sığ zihniyetlerin, doğmatik sapkınlıklar ile vücut bulmuş yapıların, teşekküllerin, örgütlerin maalesef ki sermayesi yaptık.

    Aslında kendimize kurtarıcı olarak ilahlaştırmaya, kutsamaya çalıştığımız bu kişi ve fikri tabular karşısında; okuyan, araştıran, sorgulayan, düşünen, neye niçin inanması gerektiği noktada akletmeye çalışan beyinleri çaresiz ve meczup bırakıp kendi akibetimizi hazırladık.

    Bir kişinin başına ne gelirse fazla meraktan gelir dediler, engellediler.! Sorma itaat et dediler biat ettirdiler ve bunu kültüre dönüştürdüler, salla başını al maaşını dediler emri uygulattılar, özgür irademiz ile birlikte nice beyinlerimizi kiraladılar, sömürüldük, öldürüldük, ezildik, hakir ve hor görüldük ama tabu ve tagutlarımıza karşı asla saygıda kusur etmeyecek kadar mistik adanmışlığa sadık kaldık

    Belki bize her şey verseler bile özgür ve bağımsız olma hakkımızı elimizden alıyorlar ise bunu veren ve sağlayan ister din olsun, ister liderler olsun ister ise onların fikir ve vehimleri ile vücut bulan sosyal yapılar olsun ne olursa olsun insanlığında, inancında, İslam’ında düşmanlarının ta kendileri olduğunu unutmamamız gerekir.

    Şayet özgür düşünme ve bağımsız hareket edebilme iradesinden uzak kalır isek ne Hak dini yaşayabiliriz, nede ALLAH ile aldatan din tacirlerinin esraretinden kurtulabiliriz
    Şayet aklı ve düşünmeyi rehber alamaz isek emperyalist takiyyeci zihniyetlerin kıskacında mankurtlaşmış bir figürandan öteye geçemeyiz.

    Şayet doğru ve hak dinle tanışamaz ve yaşayamaz isek, ne ALLAH’tan korkarız ne Kul hakkı yemekten çekiniriz, ne yetim hakkını gaspetmekten kendimizi alıkoyarız ve de bunlara meyleden tabu ve tagutlarımızın fetvaları eşliğinde vicdanlarımızı esaretin müsaade ettiği oranda sadece rahatlatırız.

    Nasıl mı bu cendereden, kıskaçtan ve esaretten kurtulabilirize gelirsek

    Özellikle Eğitim ile ilgili asırlarca ihmal ve suiistimalin eşliğinde geldiğimiz bu günlerde doğru dinle tanıştırılmayan, analatik düşünmeden, tefekkürden yoksun, akli bilimlerden uzak, nakli bilimlere ise öğreticisinin öğretisi oranında yakın ve taklitçi, biat ve itaat kültürü ile yetiştirilmeye, hür iradesini kullanamamaya yönelik mankurtlaştıran eğitim sistemini bir kalemde silip hiç değilse geleceğimizi kurtarma adına

    Düşünen, neye niçin inanması gerektiğini tefekkür edip akledebilen, okuyan, araştıran, sorgulayan, merak eden, bir eli ilimde, fende teknolojide, bir eli Kuran’da sünnet’de olabilen,bir ayağı tarihinde, mazisinde bir yağı atide ,istikbalde olabilen fikri ve iradesi hür gençliği bütün eğitim kurumlarında yetiştirebildiğimiz sistem ile ancak başarabiliriz.

    selam saygı dua

     

     

  • KARINCA MİSALİ SAFIMIZ BELLİ OLSUN..

    KARINCA MİSALİ SAFIMIZ BELLİ OLSUN..

    Nemrut’un ateşini söndüremesek de, Hz. İbrahim’in yolunda safımız belli olsun…
    Kısa bir soluklanmanın ardından yeniden siz değerli okurlarımızla buluşmanın bahtiyarlığını yaşıyoruz. Malumunuz; ülkemizin içinde bulunduğu ekonomik süreç her sektörü etkilediği gibi, yaygın-yerel basın ve özellikle de yazılı medya organlarını olumsuz etkiledi. Kağıt fiyatlarındaki belirsizlikle birlikte bir çok gazete ve dergi, yayınlarında ya kısıtlamaya gitti ve yahut kısmen yayın durdurmak zorunda kaldı.
    Takdir edersiniz ki; bu süreçte yaygın basından yerel basına, dergilerden yayınevlerine kadar tüm yazılı yayınlarda etkisini hissettiren bu durum, haliyle bizi de etkiledi. Ama çok şükür kaldığımız yerden devam ediyoruz.
    Ümidimiz ve temennimiz odur ki; ülke olarak bunun da üstesinden gelip, yeniden hep birlikte ekonomik olarak her alanda kalkınmaya devam ederiz.
    Bu arada karınca misali İbrahim’i bir yolda olduğumuzu söyleyelim. Gazetemiz aylık sektörel ekonomi gazetesi olduğu için haliyle bu yola girerken, logomuz TL Dolar ve Euro simgelerinden oluşuyordu…
    Şunu canı gönülden belirtelim; vatan bizim için her şeyden önce gelir. Bu süreçte elin gâvuru (ABD’si) bize dolarla saldırırken, biz de gazetemizin en başköşesinde dolar simgesini taşıyamazdık. Aldığımız kararla görsel bir değişikliğe gittik ve her iki para birimine ait simgeleri de logomuzdan çıkardık. Ümit ediyoruz, her ikisi en kısa sürede ticaret hayatımızdan da tamamen çıkarmış oluruz…
    Hep diyoruz, demeye de devam edeceğiz: Bu gazete bizim değil, İŞ’TE ERZURUM’UN gazetesi.. Siyasilerimiz, bürokratlarımız, esnafımız, iş adamlarımız, memleketimiz var oldukça, biz de olacağız. Çünkü tüm gücümüzü sizlerin varlığından alıyoruz.
    Bu arada yola çıktığımızdan bu güne hep yanımızda olan ve desteklerini bizden esirgemeyen Usta Gazeteci Samet Özünal ağabeyimiz ile olan gönül bağımızı ticari bağ ile taçlandırdık.Engin tecrübeleri ile gazetemize değer katacağına inandığımız kıymetli ağabeyimizle çıktığımız yolda birlikte yürüyeceğiz.Hepimiz için hayırlı olur inşallah..

    4. SAYIMIZ DA NELER Mİ VAR?
    Bütün işini-gücünü bırakıp doğup büyüdüğü memleketine hizmet için Erzurum’a gelen Çat Belediye Başkanı Arif Hikmet Kılıç’ın 2014 yılından bugüne kadar yaptığı çalışmalarla Ticaret Borsası ve Oral ET A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı genç iş adamı Hakan Oral ile gerçekleştirdiğimiz sohbet tadındaki söyleşiyi bu sayımızda sizlerin ilgisine sunuyoruz.
    Yine DAİB Başkanı olan değerli iş adamı Ethem Tanrıver’i konuk ettiğimiz KALEBLOKBİMS haber dosyasının da, ilginizi çekeceğini umuyoruz.
    Bitmedi…
    Yeni eğitim-öğretim döneminde görkemli bir törenle açılışı yapılan Bahçeşehir Koleji’ni de sayfalarımıza konuk ettik. “Eğitime adanan bir ömür” tarifinin tam da karşılığı olan Erzurumlu eğitimci İsmail Hakkı Bozkurt’la Erzurum Bahçeşehir Koleji’ni konuştuk…
    Eğitim demişken…
    KPSS A gurubundaki kadrolara yerleşmek isteyenlerin yollarının kesinlikle kesiştiği bir kuruma daha açtık sayfalarımızı: İstanbul Kariyer… Koordinatör Zafer Uzar’dan Erzurum’da dünden bugüne İstanbul Kariyer’i dinledik…
    Sonra sektörel haberler…
    Reklamlar…
    Ve daha neler neler…
    Hal böyle iken; 4’üncü sayımızı okurken, Erzurum’un ne denli büyük potansiyeller barındırdığını görecek ve şehir ekonomisini projekte ettiğimiz haberlere ve söyleşilere, sizler de en az bizim kadar yakın olacaksınız…
    Selam ve dua ile…
    Kalınız sağlıcakla…

    İŞ’TE ERZURUM NERELERE DAĞITILDI?

    Unutmadan!
    İstedik ki, A’dan Z’ye her esnafa ve her kesimden insana ulaşsın İŞ’TE ERZURUM… Erzurum’un her tarafına dağılsın, bunun için genç ve dinamik arkadaşlarımızdan oluşan dağıtım ekibimizle birlikte ne mutlu bize ki;

    -Erzurum şehir merkezinin tamamına
    -Sanayi
    -Organize Sanayi
    -Kamu kurumları
    -Bankalar
    -Esnaf Odaları
    -Üniversite
    -Teknik Üniversite
    -MNG AVM
    -Palerium AVM
    -Forum AVM
    -Hava Alanı
    – Şehirler Arası
    Otobüs Terminali
    – Hastaneler
    -Dersaneler
    -Okullar
    -Dadaşkent
    -Yenişehir
    -Yıldızkent
    -Kayakyolu
    -Şükrüpaşa
    – Hilalkent esnaflarına
    -Erzurum’un tüm ilçelerine
    -İstanbul ve Bursa-Ankara’ya (Posta yoluyla)

    İŞ’TE ERZURUM’u okutuyor olmanın hazzını yaşıyoruz…

     

     

  • Temizliğin en doğal hali Siveno

    Temizliğin en doğal hali Siveno

    Glohe Yönetim Kurulu Başkanı Bekir Şahin’e Siveno hakkında bilinmeyenleri sorduk.

     

    Firmanız ne zaman kuruldu? Glohe’nin anlamı nedir?

    Glohe’yi 2013 yılında kurduk. Üç yıl boyunca AR-GE çalışmalarına odaklandık ve sonrasında da fabrikamızı da kurduk. Glohe; global ve herbal kelimelerinin kısaltılmış hali. Küresel bir marka olma hedefiyle çıktığımız için bu ismi tercih ettik.

         

    SIVENO markanızdan biraz bahseder misiniz?

    Siveno markamız ile doğanın gücünü bilim ve inovasyonla birleştirerek %100 doğal içerikli kişisel bakım ürünleri, sabun ve ev bakım ürünlerini geliştirdik. %100 doğal ve çevre dostu Siveno ürünlerimizde sentetik koku ve boya, petrokimyasal, paraben, SLS, SLES ve sentetik köpürtücüler içermiyor; ürünler doğada çözünebilen ve insan sağlığına zarar vermeyen gıda ambalajlarında saklanıyor. İnsana ve çevreye zarar vermeyen, yer altı sularını kirletmeyen özel üretim teknolojileriyle üretim yapıyoruz. Siveno markalı tüm ürünlerimizi dermatolojik testlerden geçirirken, hayvanlar üzerinde test yapmıyoruz.

    %100 doğal ürünlere yönelme konusunda ne düşünüyorsunuz?

    Tüm dünyada yapılan araştırmalar toksik ve kimyasal madde içeren kişisel bakım ve temizlik ürünlerinin hem insan sağlığına hem de çevreye verdiği zararı ortaya koyuyor. Dolayısı ile her geçen gün doğal ürün kullanma konusundaki bilinç artıyor. Türkiye’de de aynı bilinç ile hareket eden tüketicilerin sayısı günden güne artmaktadır. Bu nedenle doğal ürün kullanmanın herkesin hakkı olduğuna inanıyor ve tamamen doğal Siveno ürünlerini tüm tüketicilerimizin rahatlıkla ulaşabileceği kanallardan onlara sunmaya çalışıyoruz.

     

    Siveno markası nasıl doğdu?

    Doğal yaşamak herkesin hakkı düşüncesinden doğan Siveno markamızın ilk adımlarını 2013 yılında BioArge Laboratuarları’nda yapılmaya başlanan araştırmalar ile attık. 2017 yılında pazarda yerini alan Siveno marka ürünlerimizle bir ailenin sabah kalktığı andan  gece yatana kadar ihtiyaç duyabileceği kişisel bakım ürünleri, ev bakım ürünleri ve sabun ürün gruplarını karşılamayı hedefledik. Siveno markamız ile tüm ailenin güvenle kullanabileceği tamamen doğal ürünler geliştiriyoruz.

    Siveno ürün gamınızdan bahseder misiniz?

    %100 doğal içerikli Siveno markamızın kişisel bakım ürün grubunda roll on’lar, dudak koruyucular, kaş-kirpik serumu, tırnak çevresi bakım balsamı, şampuanlar, doğal sabunlar ürün grubunda sıvı ve köpük sabunlar, ev bakım ürünleri grubunda çamaşır sabunu, çamaşır suyu, bulaşık sabunu ve yüzey temizleyici ürünlerimiz yer alıyor.

     

    Siveno ürünlerinin farkını anlatır mısınız?

    Siveno markasıyla doğanın gücünü bilimsel dokunuşlar ile birleştiriyoruz. BioArge Laboratuvarları’mızda gerçekleştirdiğimiz buluşları patentler ile koruma altına alıyoruz. Tüm üretim süreçlerimizde Yeşil üretim teknolojisini kullanıyoruz. Üretimden kullanım aşamasına kadar insan sağlığına, çevreye ve hayvanlara zarar vermeyecek süreçleri benimsiyoruz.

     

    Ürünleriniz tamamen doğal ve çevre dostu olmasından biraz bahseder misiniz?

    Siveno markalı tüm ürünlerimizi  BioArge Laboratuvarları’nda test ederek, doğallığı onaylanan birbirinden değerli yağlar, bitki özleri ve çeşitli hammaddelerden üretiyoruz. Ürünlerimizin kokusu ve rengini doğal bitkilerden elde ediyoruz. Patent korumalı buluş ve yöntemlerimiz sayesinde sentetik koruyucular kullanmadan tamamen doğal üretim yapıyoruz. Yeşil üretim süreçlerine göre üretim yaparak yeraltı sularını koruyan, çevre dostu ve geri dönüşümlü ambalaja sahip doğal ürünler üretiyoruz.

    Sabunlarınızın %100  doğal olmasının önemi hakkında neler söyleyebilirsiniz?

    %100 doğal Siveno marka sabunlarımız tamamen doğal yağlar içerir ve kesinlikle sentetik koku, boyar madde, sentetik köpürtücüler ve kimyasallar içermez. Gün içinde en çok tükettiğimiz ürün olan el sabunlarının içeriğinde bulunan kimyasallar, ellerimizden tam olarak arınamadığı için sürekli ve düzenli olarak kimyasala maruz kalıyoruz. Kullandığımız sabunların %100 doğal olması vücudumuza aldığımız kimyasal oranını ciddi oranda azaltmamıza yardımcı oluyor. Ev bakım ürünlerimiz sabun bazlıdır ve temizleme gücünü sabundan alarak yenilikçi bir üretim anlayışıyla BioArge Laboratuvarlarımızda geliştirilmiştir. %100 doğal Siveno marka sabunlarımızı tüm aileniz için güvenle kullanabilirsiniz.

     

    Ürünleriniz yerli üretim mi?

    %100 yerli üretim gerçekleştiriyoruz…Tüm ürünlerimizi BioArge Laboratuvarları’mızda geliştirip, test ederek Tuzla’da bulunan fabrikamızda üretiyoruz.

     

     

  • TATLININ EN TATLISI KÜNEFECİ AHMET USTA

    TATLININ EN TATLISI KÜNEFECİ AHMET USTA

    Tatlının En Tatlısı, Künefenin En Lezzetlisi Erzurum’da Künefeci Ahmet Usta’da yenir.

    Taze tuzsuz Hatay peyniri, tereyağı, kaymak ve tel kadayıfın bir araya gelmesi ile kızartılıp üzerine şerbet dökülerek sıcak sıcak yenilen tatlı türü olan künefeyi yemek için illa da Hatay’a gitmenize gerek yok. Erzurum’da da aynı lezzeti sunan Künefeci Ahmet Usta var.

    Cumhuriyet Caddesi Atatürk Evi karşısında bulunan Künefeci Ahmet Usta lezzetiyle Hatay’daki künefeleri aratmıyor.  İsteğinize bağlı; bol fıstıklı, kaymaklı, pekmezli, sade  veya yanında dondurmalı tercih sizin.. Kısaca her şeyi ile bu özel lezzeti tatmak için Künefeci Ahmet Usta sizi bekliyor.

    Künefe yemek için ne Hatay’a gitmeye ne de kıvamında yapılanını bulmak için arayışa girmeye gerek yok. Damak tadına önem veren ve tatlı sevenler için Künefeci Ahmet Usta en doğru adres.

    Erzurum’da ortalamanın çok üstünde, lezzeti enfes, tatlının en tatlısı künefe için Cumhuriyet Caddesi Atatürk Evi yanında bulunan Künefeci Ahmet Usta müşterilerini bekliyor. 25 yıldır Erzurum’da Burma Kadayıf ile farklı mekânlarda hizmet veren Ahmet Usta Çaykara İş Merkezi arkasında Atatürk Evi karşısındaki son derece modern ve nezih  mekânı ile müşterilerine tatlının en tatlısını sunmaya devam ediyor. Özel olarak Hatay’dan getirtilen peynir ve tam buğday unundan elde edilen kadayıfla yapılan künefeler yine Hatay usulü, dilim şeklinde servis ediliyor. Künefede kaliteli malzemeleri tercih eden Künefeci Ahmet Usta şerbet yapımında organik olmayan glikoz şuruplarından uzak duruyor. Tereyağı ile kısık ateşte yapılan bol fıstıklı künefenin alternatifleri de çok; künefenizi kaymaklı, ekstra fıstıklı, sade ve dondurmalı, pekmezli şeklinde isteyebilirsiniz.

    27 YILDIR ERZURUM’DA DAMAKLARI TATLANDIRIYORUZ

     

    1991 yılından beri Erzurum’da burma kadayıf ile ağızları tatlandırıyoruz.

    Künefeci Ahmet Usta künefe kadar sade, sütlü veya kaymaklı fıstıklı kadayıf, pekmezli burma kadayıf, baklava konusunda da iddialı. İşletme sahibi Ahmet Usta ilk olarak 1991 yılında amcasıyla Trabzon’da başladığı tatlı serüveni 27 yıldır Erzurum’da devam ettiriyor.

    Burma Kadayıf, Hasır Kadayıf, Sütlü Kadayıf ve diğer bir çok tatlı çeşidi ile yıllardır Erzurum halkına hizmet ettiklerini belirten  işletme sahibi Ahmet Usta, ”2004 yılında müşterilerimize tattırdığımız künefe ile de iddialıyız” dedi.

    Ahmet Usta, ”Tatlının her çeşidini müşterilerimize sunuyoruz. Son olarak lezzet konseptimize sütlü tatlılarıda ekledik. Her türlü sütlü tatlıyı en mükemmel şekliyle sunan mekânımızda kendi imalatımız olan doğal süt ile yapılan sütlaç çeşitlerimizi (sade sütlaç-fırın sütlaç) müşterilerimiz yiyebilirler” dedi.

    Ahmet Usta 27 yıldır bu meslekle uğraşıyorum. 1991 yılında Erzurum’da burma kadayıf üretim ve satışı  ile işe başladık. 2004 yılında müşterilerimizi  künefe ile buluşturduk.

    Trabzon ve Kars’ta şubelerimiz bulunuyor. Bize has kendi imalatımız olan tel kadayıfımızın, peynirimizin  eşi benzeri yok. Kendi imalathanemizde bütün hijyen koşulları göz önüne alarak ürettiğimiz tatlılarımızı günlük olarak müşterilerimizin beğenisine sunuyoruz. Tüm ürünlerimiz günlük olarak tüketiliyor” diye konuştu.

    İŞİMİZ SAMİMİYET

     

    Müşteri memnuniyeti esaslı çalıştıklarını bunun için işlerini samimiyetle yaptıklarını söyleyen Ahmet Usta, ”Yılların verdiği tecrübeyle  kendi imalathanemizde  yaptığımız  tatlı çeşitlerimizi yine hijyenik ve nezih mekanlarımızda güler yüzlü personelimizin sunumuyla müşterilerimize ikram ediyoruz.

    Ürünlerimiz ve bütün marka çalışmalarımız  ‘samimiyet’ konsepti üzerine konumlandırılmıştır. Ürünlerimizin sunum şeklinden seçtiğimiz malzemelere, hatta personelimizin üniformalarına kadar herşey bu konsept dahilinde tasarlanmıştır. Özellikle ana tatlımız olan künefe; bir samimiyet ürünüdür” dedi.

    Ahmet Usta, ”Damak tadını bilen tatlı konusunda gerçek lezzetten vazgeçmeyen tüm müşterilerimizi  bekliyoruz. Müşterilerimiz aileleriyle ve sevdikleriyle huzur içerisinde oturabilecekleri mekanımızda biribirinden lezzetli tatlı çeşitlerimizi tadarak keyifli vakitler geçirebilirler.

    Ayrıca evlerinden ve işyerlerinden de sipariş vererek bu doyumsuz lezzetleri tadabilirler” diye konuştu.

     

     

  • Yapı sektörüne doğan güneş; KALEBLOKBİMS

    Yapı sektörüne doğan güneş; KALEBLOKBİMS

    Yapı malzemeleri sektörünün Türkiye’deki öncü isimlerinden birisi olan KALEBLOKBİMS, kapılarını İŞ’TE ERZURUM’A açtı. Yurtiçi ve yurtdışında geniş bir tedarikçi yelpazesine sahip perlit üreticisi olan KALEBLOKBİMS, Türkiye’de sektörün en çok aranan markası haline geldi. Erzurum’un Pasinler ilçesinde çıkarılan Perlit madeni, dünyanın dört bir tarafını KALEBLOKBİMS sayesinde ısıtacak.

     

    2004 yılında Erzurum’un Pasinler ilçesinde kurulan ve sahip olduğu yüksek teknolojinin yanı sıra yürüttüğü AR-GE faaliyetleri sayesinde sektörünün en çok aranan markası haline gelen KALEBLOKBİMS’i, aynı zamanda şirketin Yönetim Kurulu Başkanı olan Ethem Tanrıver’le konuştuk. Tanrıver, “İleri teknolojiyle bina üretmenin ve ilaveten enerji verimliliği sağlamanın yolu kesinlikle KALEBLOKBİMS’ten geçiyor” dedi.

     

    FAALİYET ALANLARINDA YOK, YOK…

    KALEBLOKBİMS’in Erzurum’da 14 yıl önce Pasinler’deki maden ocaklarını işletmek amacıyla kurulduğunu söyleyen Ethem Tanrıver, şirketin bu süre zarfında sektörün en çok aranan ve kabul gören ürünlerini ürettiğini belirtti. Şirketin faaliyet alanlarının yapı malzemeleri, duvar yapı blokları, yapı kimyasalları, mantolama ürünleri ve perlit madenleri olduğunu kaydeden Tanrıver, ürettikleri ürünlerin alçı, tekstil ve filtre sektörlerinin ihtiyaçlarını büyük ölçüde karşıladığını dile getirdi.

     

    TÜRKİYE’NİN EN İYİLERİNDEN BİRİSİYİZ

    Ülkenin sayılı üretim kapasitesine sahip markalarından birisinin KALEBLOKBİMS olduğunu; “Türkiye’nin en iyilerinden birisiyiz” diyerek kayda geçen Tanrıver, “Bizim ürettiğimiz yapı malzemeleri son yılların en çok aranan ürünlerinin başında geliyor. Bünyemizde faaliyet gösteren Trabzon tesislerimiz de var. Orada strafor ve dış cephe mantolama ürünleri imal ediyoruz. Yine kaplamalı doğal taş üretimini de biz yapıyoruz. Perlit ve Pomza gibi madenlerle ilgili çok ciddi araştırma ve geliştirme faaliyetlerimiz var. Örneğin; Perlit madeni dünyanın en çok aranan izolasyon ve ısı yalıtımı malzemesi haline gelecek. İşte biz bunun mücadelesini veriyoruz. KALEBLOKBİMS olarak Erzurum’da çıkarıp işlediğimiz Perlit madenini dünyanın dört bir yanına ulaştıracağız” diye konuştu.

     

    KENDİSİ HAFİF, VERİMİ YÜKSEK: PERLİT

    Perlit ve Pomza ile ilgili olarak da bilgiler aktaran Ethem Tanrıver, Perlit’in magmanın asit fazında oluşan lavların soğuyup, gözle veya mikroskopla görülebilecek bir yapıda kırılmasının meydana getirdiği ve kütle bünyesinde su damlacıkları bulunan volkanik bir cam türünü ifade ettiğini belirtti. Hacim olarak hafif bir malzeme ve buna ilaveten yüksek yalıtım değerlerine de sahip olması sebebiyle Perlit’in dünyanın en doğal izolasyon ürünü olduğuna vurgu yapan Ethem Tanrıver, “Perlit anorganik bir maddedir. Bu özelliği ile yüksek ısıda özelliğini kaybetmez, yangının bile yayılmasını önler. Perlit bünyesinde, bol miktarda hava boşluğu bulundurmaktadır. Bu özelliği ile etkin bir ısı yalıtım ve izolasyon malzemesidir.  Bunların dışında Perlit tarımsal faaliyetler de kullanılmaktadır ki, bunun başında topraksız tarım gelmektedir. Çünkü su tutma özelliği de vardır” ifadelerini kullandı.

     

    ISI VE SES YALITIM HARİKASI: POMZA

    Pomza’nın ise boşluklu, süngerimsi, volkanik olaylar neticesinde oluşmuş, fiziksel ve kimyasal etkenlere karşı dayanıklı, gözenekli camsı volkanik bir kayaç olduğunu anlatan Tanrıver, bu madenin, oluşumu sırasında bünyedeki gazların ani olarak bünyeyi terk etmesi ve ani soğuması nedeniyle de, makro ölçekten mikro ölçeğe kadar sayısız gözenek içerdiğine işaret etti. Tanrıver, “Bu gözenekler genelde bağlantısız ve boşluklu olduğundan, tıpkı Perlit gibi permeabilitesi düşük, ısı ve ses yalıtımı oldukça yüksektir” dedi.

    Söz konusu madenlerle ilgili olarak çok geniş kapsamlı AR-GE çalışmaları yürüttüklerini vurgulayan Ethem Tanrıver, “Biz kararlıyız, Perlit ve Pomza madenlerini ısı yalıtımının kesinlikle vazgeçilmezi haline getireceğiz. Markamızı ise bu sayede Erzurum’dan dünyanın dört bir yanına ulaştıracağız” şeklinde konuştu.

     

    ENERJİ VERİMLİLİĞİ OLMAZSA OLMAZ!

    Doğu Anadolu Bölgesi’nde iklim şartlarından dolayı KALEBLOK ürünlerinin en çok aranan ve ihtiyaç duyulan yapı malzemeleri olduğunu vurgulayan KALEBLOKBİMS Yönetim Kurulu Başkanı Ethem Tanrıver, enerji verimliliği ve ısı yalıtımı vurgusunda bulunmayı da ihmal etmedi. Tanrıver, geçmiş yıllarda mantolama ve ısı yalıtımı gibi faktörlerin hiç dikkate alınmadığını anımsatarak, “Önceleri böyle bir şey yoktu. Hepimiz gider, kapısına, penceresine, izolasyonuna ve mantolamasına bakmadan kuru binalar satın alırdık. Ama şimdi öyle değil, karşımızda enerji verimliliği gibi bir gerçek var, iklim şartlarından dolayı izolasyon ve yalıtıma duyulan ihtiyaç var.” diye konuştu.

    “BU ÜRÜNLERİ HIZLA GELİŞTİRECEĞİZ”

    Yapı sektöründe izolasyon ve yalıtım malzemesi olarak genellikle taş yünü, XPS ve EPS gibi petrol ürünlerinin kullanıldığına dikkati çeken Tanrıver, “Ama Perlit ya da Pomza böyle değil. Çünkü bu ürünler dünyanın en doğal izolasyon malzemeleri; işte biz bu ürünleri hızla geliştirip, dünyanın en iyi yalıtım malzemesi haline getireceğiz. Kaldı ki, bizim ürünlerimiz zaten başlı başına doğal yalıtım özelliği taşıyor. Ama kararlıyız; Perlit’i hak ettiği noktaya biz taşıyacağız” ifadesini kullandı.

     

    YURT DIŞINA İHRACAT YAPILIYOR

    Öte yandan KALEBLOKBİMS ürünlerinin yurt içinde olduğu gibi yurt dışında da önemli bir pazara sahip olduğunu dile getiren Ethem Tanrıver, Rusya başta olmak üzere Gürcistan ve Abhazya gibi ülkelere de yapı malzemesi ihraç ettiklerinin altını çizdi. İhracat hedeflerini büyütmek ve çok daha geniş pazarlara ulaşabilmek için Erzurum’da adeta seferber olduklarını söyleyen Tanrıver, “İnşallah ihracatımızı ürünlerimizle birlikte daha da çeşitlendirip, aranan markamızı dünyanın her tarafına ulaştıracağız” dedi.

     

    14 YILDA NEREDEN NEREYE…

    KALEBLOKBİMS’in 14 yıl önce sınırlı sayıda çalışanla başlattığı üretim seferberliği sayesinde bugün 250 kişinin istihdam edildiği devasa bir tesis haline geldiğini kaydeden Yönetim Kurulu Başkanı Ethem Tanrıver, “Erzurum için, bölgemiz ve ülkemiz için katma değer üretmeye devam edeceğiz.” vurgusunda bulundu.

     

         

     

     

  • İstanbul Kariyer’le doğru yoldasınız…

    İstanbul Kariyer’le doğru yoldasınız…

    Erzurum’da ve bölgede KPSS-A grubu kadrolarına yerleşebilmenin yolu İstanbul Kariyer’den geçiyor.

     

    KPSS-A grubu kadrolarına yerleşebilmenin yolu, imza attığı başarılarla bölgede ilk ve tek olan İstanbul Kariyer’den geçiyor. 2007 yılından bu yana Erzurum’da faaliyet gösteren İstanbul Kariyer, Türkiye genelinde kaymakamlıktan müfettişliğe, uzmanlıktan denetmenliğe varıncaya kadar KPSS-A grubunda yer alan birçok kadroya damgasını vurdu.

    İstanbul Kariyer Koordinatörü Zafer Uzar, “11 yıldır Erzurum’da kariyer meslek sınavlarına hazırlık kursları açıyoruz. Şu ana kadar yüzlerce öğrencimize Uzmanlık, Müfettişlik, Denetmenlik, Kaymakamlık ve Hâkimlik gibi KPSS-A grubunda yer alan mesleklerin kapısını açtık. Üstelik bunu da derecelere imza atarak yaptık” dedi.

    “BÜYÜK BİR İHTİYACA CEVAP VERİYORUZ”

    Üniversite mezunlarının, mezun olduktan sonra KPSS ile kamu kurum ve banka sınavlarına hazırlıklarının her geçen gün biraz daha zorlaştığını anlatan Zafer Uzar, kariyer meslek sınavlarına ve Kamu Personeli Seçme Sınavı’na (KPSS) hazırlanma konusunda mezunların yeterli bilgiye sahip olmadıklarının altını çizdi. Uzar, “Mezunların uzman kişi veya tecrübeleriyle kendini kanıtlamış yetkin kurumlar tarafından rehberlik ve destek alma ihtiyacı olduğu gözlemlenmektedir. İşte bu misyonu Erzurum’da ve yine bölgede sadece İstanbul Kariyer üstlenmiştir. Meslek kariyer sınavlarına İstanbul Kariyer’de hazırlanan adaylar, istedikleri başarıyı elde etmekle birlikte yüksek puanlar alarak çeşitli derecelere de imza attılar” diye konuştu.

    İSTANBUL KARİYER DEMEK, DERECE DEMEK…

    2017 ve 2018 yıllarında gerçekleştirilen Kaymakamlık sınavlarında Türkiye 13’üncülüğü ile Türkiye 20’inciliği gibi derecelerin İstanbul Kariyer farkıyla elde edildiğini hatırlatan Zafer Uzar, KPSS-A grubunda Türkiye 9’unculuğu ve Türkiye 36’ncılığına da, yine İstanbul Kariyer öğrencilerinin imzasını attığını kaydetti. Bunların dışında Devlet Gelir Uzmanı, Gelir Uzmanı, Vergi Müfettişi, SGK Denetmeni, SGK Müfettişi, İl Göç Uzmanı ve diğer birçok uzmanlık alanındaki kadroların kapılarının İstanbul Kariyer sayesinde açıldığını ifade eden Zafer Uzar, “Bugün bu kadrolarda istihdam edilenlerin büyük bir bölümü, bu fırsatı İstanbul Kariyer sayesinde yakaladı. Erzurum’da ve bölgede ilk ve tek olan kurumumuz, emin adımlarla yoluna devam ediyor” ifadesini kullandı.

    “BÖLGE ÜNİVERSİTELERİYLE KOORDİNASYON HALİNDEYİZ”

    Öte yandan İstanbul Kariyer’in sadece sınavlara hazırlık kursları açmadığını, aynı zamanda bölge üniversiteleriyle sıkı bir çalışma içerisinde olduğunu vurgulayan Koordinatör Zafer Uzar, Erzurum’da Atatürk Üniversitesi ve Teknik Üniversite, Kars’ta Kafkas Üniversitesi ve Ağrı’da İbrahim Çeçen Üniversitesi’nin bu portföy içerisinde olduğunu belirtti. Söz konusu üniversitelerin İktisadi ve İdari Bilimler fakültelerinde öğrenim gören öğrencilere yönelik sürekli bilgilendirme toplantıları yaptıklarını dile getiren Uzar, “İstanbul Kariyer olarak, kariyer meslek sınavlarına hazırlık sürecini İİBF öğrencilerine daha mezun olmadan anlatıyor, hangi adımları atmaları gerektiğini öğretiyoruz. Öğrencilerimizin girecekleri sınavlarla ilgili olarak dikkat etmeleri gereken her ayrıntıyı özenle anlatıyor, doğru ders çalışma tekniklerinin neler olduğunu kendilerine birebir gösteriyoruz. Yine açtığımız kurslar sayesinde öğrencilerimizi her biri kendi alanında uzman deneyimli isimlerle bir araya getiriyor, onlara yeni bakış açıları ve vizyon kazandırıyoruz. Sonuç itibariyle göğsümüzü kabartan çalışmalar yapmaya ve gerek Erzurum’da, gerekse bölgede yine ilklere imza atmaya devam edeceğiz” şeklinde konuştu.

     

     

  • ÇAT, ÇAT OLALI BÖYLE BAŞKAN GÖRMEDİ

    ÇAT, ÇAT OLALI BÖYLE BAŞKAN GÖRMEDİ

    Arif Hikmet Kılıç’ın Belediye Başkanı seçilmesiyle birlikte çehresi değişmeye başlayan Çat, bugün Erzurum’un birçok ilçesine adeta taş çıkartacak bir noktaya geldi.

    Çat Belediye Başkanı Arif Hikmet Kılıç, kapılarını İŞ’TE ERZURUM’a açtı. Başkan Kılıç, “Çat ilçemizde ilklere imza attık. 2014 yılındaki Çat’la bugünkü Çat arasında dağlar kadar fark var” dedi.

    Çat Belediye Başkanı Arif Hikmet Kılıç’la göreve geldiği 2014 yılından bu zamana kadar geçen süreyi konuştuk. Başkan Kılıç, “Biz ilçede görev süremizi doldurup gitmek için belediye başkanı olmadık. Biz Çat’a hizmet etmek için, Çatlı hemşehrilerimizin yıllardır özlem duyduğu belediyecilik hizmetlerini verebilmek ve ilçemizin makus talihini değiştirmek için başkan olduk. Geldiğimiz noktada çok şükür, Çat’ın çehresini her anlamda değiştirmeyi başardık.” dedi.

    İşte Çat Belediye Başkanı Arif Hikmet Kılıç’ın ağzından 2014 yılından bu zamana kadar geçen sürenin hizmet değerlendirmesi:

    İLÇEDE İLK ADIM KADIN DİNLENME EVİ

    Başkan Kılıç Çat Belediye Başkanı olur olmaz attığı ilk adım “Kadın Dinlenme Evi” oldu. Köylerden ilçe merkezine çeşitli sebeplerle gelen kadınlara hizmet verilmesi amacıyla yapılan çalışma kapsamında kadınlar sıcacık bir mekâna kavuşmuş oldu. İçerisinde bebek emzirme odalarından dinlenme odalarına ve hatta yemek imkânına varıncaya kadar birçok olanağa sahip kadın dinlenme evi sayesinde hem köylü kadınlar ve hem de çocukları ilçe merkezinde olmaktan kurtarıldı.

    KÜLTÜR, TARİH VE TURİSTİK GEZİLER…

    Erzurum’un Çat ilçesindeki değişimler, bunlarla da sınırlı kalmadı. Çat Belediye Başkanı Arif Hikmet Kılıç’ın birbiri ardına hayata geçirdiği sosyal sorumluluk projeleriyle ilköğretim öğrencilerinden meclis üyeleri ve muhtarlara, ev hanımlarından Kur’an kursu öğreticileri ve öğrencilerine varıncaya kadar herkes için yeni bir dönem başladı. Başkan Kılıç, Erzurum başta olmak üzere Türkiye’nin tarihi ve turistik mekânlara sahip birçok iline kültür, tarih ve turistik geziler düzenledi. İlköğretim okulu öğrencilerini, muhtarlar ve meclis üyelerini İstanbul’a, ev hanımları ile Kur’an kursu bayan öğretici ve öğrencilerini ise, Erzurum’a yönelik olarak gerçekleştirdiği gezi programlarıyla sevindiren Çat Belediye Başkanı Arif Hikmet Kılıç, ilçe sakinlerinin farkındalık gelişimlerine önemli katkılar sağladı.

    ŞEHİR MERKEZİNDE KOORDİNASYON MERKEZİ

    Çat Belediye Başkanı Arif Hikmet Kılıç’la birlikte gelişip canlanmaya ve hareket kazanmaya başlayan ilçe, Türkiye’de bir ilke imza atılarak Koordinasyon Merkezi’ne de kavuşturuldu. Başkan Arif Hikmet Kılıç, Erzurum şehir merkezinde açtığı Koordinasyon Merkezi ile Çatlıları adeta geniş imkanlara sahip yeni bir yuvaya kavuşturdu. Hem Erzurum şehir merkezinde ve hem de Çat’ta ikamet eden vatandaşlar için kapıların ardına kadar açıldığı koordinasyon merkezinin açılışını ise CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu yaptı. Kılıç’ın bu hamlesi Erzurum’daki diğer ilçelere de örnek oldu. Birçok ilçe, tıpkı Çat Belediyesi’nin yaptığı gibi Erzurum şehir merkezinde koordinasyon merkezleri açtı.

    Öte yandan Çat Belediyesi’nin söz konusu projesi, sosyal sorumluluk alanında Türkiye ikinciliği ödülü aldı. Başkan Kılıç’ın ödülünü ise, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu verdi.

    ÇAT İLÇESİNDE FESTİVAL COŞKUSU

    Erzurum’un Çat ilçesindeki değişim ve dönüşüm rüzgârı, festivallerle devam etti. Çat Belediye Başkanı Arif Hikmet Kılıç, Erzurum’da yine bir ilke imza atarak Çaşır ve Işkın Festivali düzenledi. Geleneksel hale getirilen festival kapsamında ünlü sanatçıların akın etmeye başladığı Çat ilçesinde, Erzurum’a has bitkisel ürünler olan Çaşır ve Işkın’ın adını da tüm Türkiye duymaya başladı. Her yıl düzenlenen festivalle, Çat ilçesinin adını tüm Türkiye’ye duyurmayı amaçlayan Başkan Kılıç, bu çalışma sayesinde magazin basınının da gündemi oldu. Yaygın birçok basın kuruluşu ve medya organı, söz konusu festival sayesinde günlerce Erzurum’un Çat ilçesini, ışkın ve Çaşır’ın yanı sıra Başkan Arif Hikmet Kılıç’ı konuştu.

    ÇAT İLÇE MERKEZİNDE İFTAR ÇADIRI

    Çat Belediye Başkanı Arif Hikmet Kılıç’ın imzasını attığı ilklerden birisi de, Ramazan programı oldu. Başkan Kılıç’ın talimatıyla ilçe merkezine kurulan İftar Çadırı sayesinde ihtiyaç sahibi çok sayıda aile orucunu sıcak yemekle açtı. Çat Belediyesi İftar Çadırı, aynı zamanda ilçedeki öğrencilerin, kamu çalışanlarının ve hatta yolcuların bile ilgi odağı oldu. İftar çadırında sık sık eşlik vatandaşlarla Ramazan ayına ayrı bir anlam kazandıran Çat Belediye Başkanı Arif Hikmet Kılıç, böylece ilçede yeni bir geleneğin mimarı oldu. Başkan Kılıç, görev süresi boyunca iftar çadırını her Ramazan ayında hizmete sokarak vatandaşların takdirini topladı.

    HİZMET YAĞMURU BİR BAŞLADI, PİR BAŞLADI…

    Erzurum’un Çat ilçesinde Arif Hikmet Kılıç’la birlikte başlayan hizmet yağmuru, çocuk parkları, dinlenme ve doğal yaşam alanlarının oluşturulması ile devam etti. Başkan Kılıç, çocuklar için ilçe merkezinde özel olarak tasarlattığı çocuk parklarıyla göz doldururken, ilçe merkezine ise adeta gözleri kamaştıran tuvaletler yaptırdı. Çevre düzenlemesi ve üstyapı hizmetlerine de ağırlık veren Çat Belediye Başkanı Arif Hikmet Kılıç, gerçekleştirdiği hamlelerle Türkiye’nin dört bir yanındaki CHP’li belediyelere de örnek oldu. CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun dilinden bir an olsun düşürmediği Başkan Kılıç’ı, Türkiye’nin dört bir yanından siyasetçiler ve belediye başkanları ziyaret etti.

    ÇAT’IN ÇEHRESİ KILIÇ’LA DEĞİŞTİ

    Çat Belediye Başkanı Arif Hikmet Kılıç, Çat’ın çehresini değiştirmek amacıyla başlattığı hamleyi ilçe merkezine kazandırdığı sosyal tesisle taçlandırdı. Açılışı görkemli bir törenle yapılan Çat Belediyesi Sosyal Tesisleri, ilçenin yeni gözdesi haline gelirken, Başkan Kılıç sayesinde cazibe kazanan ilçede toplu konut seferberliği de başlatıldı. Başkan Kılıç’ın öncülüğünde ilçede onlarca konut inşa edilirken, ilçe merkezi yenilenen yüzü ve modern imar planıyla adeta bir çekim merkezine dönüştü. Başkan Kılıç sayesinde yeni konutlar ve yeni işyerlerine kavuşan ilçe merkezi, görenlerin gözlerini kamaştırmaya devam ediyor.

    YABAN HAYATINA DA KOL KANAT GERDİ

    Başkan Arif Hikmet Kılıç, sosyal sorumluluk çalışmalarına her fırsatta yenilerini ekledi. Başkan Kılıç, doğal yaşamın korunması adına yaban hayvanları için de kol kanat gerdi. Kış aylarında aç kalmamaları için Çat’ın kırsal kesimlerine binlerce ekmek döktüren Kılıç, bu çalışmayla hem ekmek israfının önüne geçti, hem de yaban hayatı koruma altına aldı. Başkan Kılıç, ilçe merkezindeki sokak hayvanları için de mama istasyonları kurarak, burada da sahipsiz ve başıboş hayvanların karınlarını doyurmalarını sağladı. Hayvan sever örgütlerin ve derneklerin büyük beğenisini kazanan bu çalışma, yine Türkiye’deki birçok belediye için model haline geldi.

    ÇATLILARI HİÇ YALNIZ BIRAKMADI

    Çat Belediye Başkanı Arif Hikmet Kılıç’la birlikte başlayan değişim ve dönüşüm rüzgarı bunlarla da sınırlı kalmadı. Başkan Kılıç, Erzurum’daki hastanelerde yatarak tedavi gören Çatlı hemşehrilerine çiçek ve şeker göndererek, onları da yalnız bırakmadı. Bulduğu her fırsatta hastaneleri ziyaret eden ve Çatlı hastalarla yakınlarına her daim kucak açan Başkan Kılıç, bu çalışmayı da bir gelenek haline getirdi. Tıpkı diğer çalışmaları gibi, Başkan Kılıç’ın bu çalışması da, Erzurum’daki birçok belediye tarafından örnek alınarak gelenek haline getirildi.

    ÇAT BELEDİYESİ HAYATIN HER ALANINDA

    Erzurum’un Çat ilçesi, festivallerde de boy gösterdi. Başkan Kılıç, Erzurum’daki kış festivalleri başta olmak üzere Türkiye’nin dört bir yanında düzenlenen festival ve tanıtım günlerinden de uzak durmadı. Hemen her fuar ve festivalde Çat Belediyesi standı kurdurtan Başkan Kılıç, söz konusu fuarlarda hem belediyenin çalışmalarını, hem de Çat’ın çok özel bir tada sahip balını tanıttı. Başkan Kılıç, milli bayramlar ve günlerde olduğu gibi, dini bayramlar ve mübarek geceleri de unutmadı. Kılıç, her yıl Mevlid Kandili’nde hem ilçede hem de Erzurum şehir merkezinde binlerce vatandaşa gül dağıttı, Mevlid-i Şerif’ler okuttu. Kılıç’ın yürüttüğü bir diğer çalışma da, Aşure etkinlikleri oldu. Kılıç, her yıl Muharrem ayında hem iftar organizasyonlarına imzasını attı, hem de yine binlerce kişiye aşure ikramında bulundu.

    KÖYLERE TAZİYE EVLERİ VE CAMİ…

    Çat Belediye Başkanı Arif Hikmet Kılıç, ilçe merkezinde yürüttüğü çalışmaların yanı sıra mahalle köyleri de unutmadı. Kılıç, ilçeye bağlı köy mahallelere taziye evleri kazandırmakla kalmadı, bakım ve onarıma ihtiyaç duyan camilerin çehresini de değiştirdi. Kimi camilere minare, kimi camilere tuvalet ve kimi camileri de baştan aşağı yeniden yaptıran Çat Belediye Başkanı Arif Hikmet Kılıç, mahalle muhtarlarıyla sürekli bir araya geldi, koordinasyon toplantıları yaptı. Teknolojik gelişmeleri yakından takip edebilmeleri adına mahalle muhtarlarının her birine bilgisayar hediye eden Başkan Kılıç, karşılıklı görüş alışverişi ve istişare anlamında tüm belediye başkanları için adeta rol model haline geldi.

    ÇAT BELEDİYESİ’NDEN ÇOK ÖZEL MESİRE ALANI

    Çat ilçesindeki fiziki yatırımlar, Başkan Kılıç’ın ortaya koyduğu performans sayesinde süreklilik kazandı. Başkan Kılıç, ilçe merkezine hâkim bir bölgeye yine Çat Belediyesi’ne ait çok özel bir sosyal tesis daha inşa ettirdi. Seyir terası niteliğindeki proje kapsamında restorandan mesire alanlarına varıncaya kadar sosyal bir çok imkan Çatlıların istifadesine sunuldu. Erzurum dışından Çat’a gelenlerin de ağırlandığı sosyal tesisler, görenlerin gözlerini kamaştırırken, bu yatırım ilçe sakinleri tarafından da büyük takdir topladı.

    BELEDİYE HİZMET BİNASININ EŞİ YOK!

    Çat Belediyesi’nin Erzurum’da bir ilk olarak nitelendirilebilecek bir başka yatırımı ise, Çat Belediyesi hizmet binası oldu. Eski belediye binasının ilçeye hiç yakışmadığını vurgulayan Başkan Kılıç, göreve geldikten sonra borçlarını neredeyse sıfırladığı belediyenin imkanlarıyla göz kamaştıran bir hizmet binası yaptırdı. Erzurum’daki hiçbir ilçe belediyesinin sahip olmadığı hizmet binası, ilçe merkezine ayrı bir hava katarken, Başkan Arif Hikmet Kılıç, bu yatırımla ilçenin çok önemli bir ihtiyacını daha ortadan kaldırmış oldu. Modern mimarisi ve kış tasarımıyla Erzurum’un en prestijli hizmet binası olan Çat Belediyesi hizmet binası, vatandaşa sağladığı kolaylıklarla adından uzun süre söz ettirdi.

     

                       

     

     

     

  • İslam Eserleri Müzesi açılışı bekliyor

    İslam Eserleri Müzesi açılışı bekliyor

    Çat Belediyesi tarafından yaptırılan İslam Eserleri Müzesi tamamlandı, açılış için geri sayım başladı.

     

    Çat Belediye Başkanı Arif Hikmet Kılıç’ın ilçeye damgasını vurduğu bir başka yatırım da, İslam Eserleri Müzesi oldu. Başkan Kılıç’ın “Geçmişini bilmeyen geleceğe sağlam adımlarla yürüyemez” vurgusuyla startını verdiği çalışma sayesinde ilçe girişinde çok özel bir yapı inşa edildi. İslam mimarisinin yanı sıra Selçuklu, Osmanlı ve Türk çağdaş mimarisinden izler taşıyan İslam Eserleri Müzesi, Türkiye’de bir belediye tarafından yaptırılan ilk proje unvanını kazanırken, açılışı da önümüzdeki günlerde yapılacak.

    İLÇEMİZE VE ŞEHRİMİZE HAYIRLI OLSUN

    Çat Belediye Başkanı Arif Hikmet Kılıç, tarihinden kopuk ve dini kültürel kodlarını geleceğe taşıyamamış toplumların tarih sahnesinden silinmeye mahkum olduğunu belirterek, “Millet olarak bizim tarihimiz, aslında geleceğimize ışık tutan nice olaylarla dolu. Bu bakımdan geçmişimizi iyi bilmemiz ve gelecek planlarımızı da ona göre yapmamız gerekiyor. Bu bağlamda ilçemize kazandırdığımız İslam Eserleri Müzesi, geçmişle bugün ve gelecek arasında inşallah bir köprü vazifesi görecek. İlçemize ve Erzurum’umuza hayırlı uğurlu olsun” diye konuştu.

    GÖRKEMLİ BİR AÇILIŞ YAPILACAK

    Türk İslam Eserleri Müzesi’nin kapılarının herkese açık olduğunu kaydeden Kılıç, ayrıca bu müzede teşhir edilmesi arzu edilen dini ve kültürel değere sahip eserlere de sahip çıkacaklarını belirtti.

    Kılıç, müzeye kazandırılmak istenen eserler için adeta seferber olduklarını belirterek, “Bu anlamda geri dönüşümler başladı. Türkiye’nin dört bir yanından bizi arayanlar oluyor, müzeye eser bağışlayanlar oluyor. Hepsine ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Biz de şu anda müzemizin eksikliklerini gideriyoruz. Çalışmalarımızı tamamladıktan sonra inşallah adına ve şanına yaraşır bir açılışla İslam Eserleri Müzemizi hizmete açacağız” diye konuştu.