Blog

  • ERZURUM’UN CİĞERCİ AMCA’SI ADINDAN TADINDAN SÖZ ETTİRİYOR

    ERZURUM’UN CİĞERCİ AMCA’SI ADINDAN TADINDAN SÖZ ETTİRİYOR

    Ciğerci Amca müşterilerine hizmette sınır tanımıyor. Geçtiğimiz Nisan ayında görkemli bir törenle açılışı yapılan Ciğerci Amca kısa sürede Erzurum halkının vazgeçilmezleri arasına girdi. Doğu ve Güneydoğu Anadolu’nun yöresel yemekleri, kebap çeşitleri, ızgara çeşitleri, kuzu ciğeri, çorba ve tatlılarını nezih mekânda hızlı ve kaliteli hizmet ile müşterilerine sunan CİĞERCİ AMCA damak tadına önem verenlerin uğrak mekânı oldu. Özellikle Ciğer yemek isteyenlerin ilgi gösterdiği mekân günün her saatinde büyük bir yoğunluk yaşıyor.

    Doğu Anadolu’nun yöresel kahvaltı çeşitlerini ve Güneydoğu Anadolu’nun yöresel yemeklerini tarifsiz bir lezzetle müşterilerine sunan Ciğerci Amca adından ve tadından söz ettiriyor.

    Şıklığın, kalitenin, hizmet ve eşsiz lezzetlerin bütünleştiği  özel bir  mekanda keyifli ve güzel bir atmosferde ailenizle, sevdiklerinizle veya  misafirlerinizle unutulmaz bir zaman geçirmek isterseniz Ciğerci Amca  tamda aradığınız bir yer. İster yöresel ürünlerin olduğu kır kahvaltısında kuzu ciğer yemenin farklılığını yaşayın, ister öğlen ya da akşam vakitlerinde Diyarbakır, Urfa ve Antep mutfağının eşsiz lezzetlerini tadın, tercih sizin. Çünkü Ciğerci Amca  damak tadınıza her bakımdan hitap ediyor.

    YÖRESEL KAHVALTIDA CİĞER YEDİRİYORUZ

    Erzurum Keresteciler Sitesi Kurtuluş Mahallesinde bulunan ‘Ciğerci Amca’ kahvaltı konseptiyle de  müşterilerinin karşısına çıkarak sektöründe bir hayli iddialı olduğunu gösteriyor. Erzurum lavaşı, çivil peyniri, pekmezi, balı, zeytini, köy yumurtası, tereyağlı kuymağı ve daha nice lezzetin bir arada sunulduğu yöresel kır kahvaltısı Ciğerci Amca’da taze semaver çayı ile birlikte ikram ediliyor. Olcay Ertaş, Talip Türken ve Muharrem Kara ortaklığı ile müşterilerine hizmet veren Ciğerci Amca’da kahvaltı konseptinde Erzurum’un yöresel kahvaltısının örneklerinin yanı sıra ciğer kebap ikramı da yapılıyor. Şişte ciğerin bambaşka bir tat kattığı kır kahvaltısını yapanlar tadına doymadıkları bu eşsiz lezzet için yeniden Ciğerci Amca’ya geliyor.

    Kahvaltıda ciğer yeme kültürünü ilk defa  Erzurum’da başlattıklarını belirten Ciğerci Amca işletme sahiplerinden Talip Türken, ”Güneydoğu Anadolu bölgesinin yöresel lezzetlerinden ciğer kebabını Erzurum’da  öğlen ve akşam vakitlerinin dışında kahvaltıda müşterilerimize yediriyoruz” dedi. Türken, ”İşinin ehli ustalarımızın ellerinde büyük bir titizlikle pişirilen ciğer, sabah kahvaltısı dahil her öğün tüketiliyor. Güneydoğu’da sabah-akşam her öğün yenilen ciğer bir kültür haline gelmiş bulunuyor. Bizde Erzurum’da bir ilki gerçekleştirip kahvaltıda ciğer yemenin kültürünü yaygınlaştıracağız” diye konuştu.

    YURT GENELİNDE ŞUBELER AÇILACAK LEZZET SANAYİDEN ÇIKAR TÜM YURDA ULAŞIR

    ”Lezzet Sanayi’den çıkar”  sloganıyla yola çıktıklarını ve yurt çapında şubeler açarak Ciğerci Amca’yı Türkiye’nin en tanınan markalarından biri haline getireceklerini ifade eden Talip Türken, ”Şu anda şubeler açılması noktasında görüşmelerimiz sürüyor. Farklı illerde hizmete hazır hale getirdiğimiz şubelerimiz var, ama biz sağlam adımlarla yürümek istiyoruz. Verdiğimiz hizmeti ve konuklarımıza sunduğumuz lezzeti önce marka haline getireceğiz. Ardından şubelerimizi birer-ikişer yurt çapında hizmete sokacağız” diye konuştu.

    Türken, ”Bizi diğerlerinden farklı kılan en büyük özelliğimiz, Doğu ve Güneydoğu Anadolu mutfağını harmanlayarak sunduğumuz kır kahvaltısı veriyor oluşumuzdur. Diyarbakır’dan Urfa’dan ustalar getirdik. Urfa’da ve Diyarbakır’da yapılan ciğerin aynısını Erzurum’daki müşterilerimize sunuyoruz. Sıradışı ve farklı lezzetleri tatmak isteyen herkesi, Ciğerci Amca’ya bekliyoruz, ayrıca dileyen müşterilerimize aramaları halinde paket servisi yapıyoruz” ifadelerini kullandı.

     

         

     

     

  • ETB Başkanı Hakan Oral: Erzurum için güzel Planlarımız var…

    Geçtiğimiz aylarda Erzurum Ticaret Borsası Başkanlığı’na seçilen Hakan Oral, üreticileri bir an olsun yalnız bırakmıyor. Göreve geldikten sonra sergilediği performansıyla göz dolduran Oral, İş’te Erzurum Gazetesi’ne konuştu.

     

    1-Hakan Oral kimdir? Okurlarımız için kendinizden kısaca bahseder misiniz?

    Erzurum’a yaptığı önemli hizmetleri ve değerli yatırımlarıyla olduğu kadar kıymetli şahsiyetiyle de iş dünyası camiasında büyük bir saygıyla anılan rahmetli Hikmet Oral Beyefendi’nin oğluyum.

    Küçük yaşta atıldığım ticaret hayatına yaklaşık 25 yıldır devam etmektedir. Rahmetli babam Hikmet Oral’ın  1982 yılında 20 milyon dolar gibi yüksek bir meblağ ile kurduğu; temelini ise dönemin Başbakanı rahmetli  Turgut Özal’ın attığı, Avrupa Standartları’na uygun üretim yapan Oral Et Entegre A.Ş’nin Yönetim Kurulu Başkanıyım. Bu çerçevede ticaret ile uğraşan bir iş adamı olarak; öncelikle iline, bölgesine ve ülkesine sevdalı bir Erzurumlu olarak, üretmeyi , çalışmayı ve doğru zamanda doğru adımlar atmayı vizyon edinmiş bir iş adamıyım.

     

    2-Ticaret Borsası’na başkan seçildiğinizden bugüne 5 ay geçti bu zaman zarfında ne gibi çalışmalarınız oldu? 5 aylık süreci anlatır mısınız?

    Öncelikli olarak şunu söylemek istiyorum. Üreticinin ve ticaret yapan kesimin en temel sorunu tanıtım, pazarlama ve kalifiyeli eleman sıkıntısı. Biz ilk geldiğimiz gün, TOBB ile birlikte üyelerimize yönelik “ Nefes Kredisi “ çalışmasını başlattık. Bu projeye üyelerimizin üçte ikisi gibi yüksek bir oranı katılım sağladı, ilgili bankalar aracığı ile esnafımıza ve üyelerimize bir nefes aldırdık. Bu çalışmalarımızın ilk adımı idi. Bunun akabinde İŞKUR Çalışma İl Müdürlüğü ve İştirakimiz olan, Avrupa Birliği İş Geliştirme Merkezi (ABİGEM) aracılığı ile üyelerimize yönelik çalışmalar ve konferanslar düzenleyerek, Hibe ve Destek Programlarından yararlanmalarını sağladık. Bunun ötesinde Doğu Anadolu İhracatçılar Birliği (DAİB) ile ortak çalışmalarımız ve toplantılarımız oldu. Yine Erzurum’un en büyük sorunu olan hayvancılık alanında Soğuk Zincir Süt Projesi’ni tamamladık ve şirketimizi kurduk. Bunlar tamamen 4-5 aylık bir süre zarfında yapılan çalışmalardır. Yine İş-Kur ile ara eleman ve kalifiyeli eleman sıkıntısını gidermek için ortaklaşa çalışmalar düzenledik. Bunların yanı sıra Erzurum Milletvekilleri ile sık sık bir araya gelerek Erzurum’un sorunlarını ve çözüm yollarını masaya yatırdık. Yine kısa bir süre önce Ukrayna’nın Türkiye Büyükelçisi’ni borsamız misafiri olarak Erzurum’a davet ettik ve İkili ilişkiler için üyelerimiz ile bir araya getirdik. Bu çalışmalar bizleri daha azimli çalışmalara itti. Ayrıca Valilik, Belediye,  Atatürk Üniversitesi ve Teknik Üniversite gibi kurumlarımız ile çeşitle konularda görüş alışverişinde bulunarak Erzurum için bir adım daha fazla  atmaya çalıştık. Bu anlattıklarım tamamen 4-5 aylık bir süre zarfında cereyan eden gelişmelerdir. Ama biz yorulmadan, sıkılmadan Erzurum için gecemizi gündüzümüze katıp çalışmalarımıza devam edeceğiz.

     

    3-Genç ve dinamik bir ekiple yola çıktınız. Ticaret Borsası yeni dönemde Erzurum’a ekonomik anlamda ne katacak?

    Erzurum Ticaret Borsası Başkanlığı olarak, elimizde coğrafi işaret belgelerini aldığımız üç ürün bulunmakta. Bunlar; Meşhur Erzurum civil peyniri, göğermiş peyniri ve kadayıf dolması. Bunlar borsamız tarafından Türk Patent Enstitüsü’nden coğrafi İşaretleri alınmış ürünler. Şimdi biz bu ürünlerin sayısını artırmanın peşindeyiz. Arkadaşlarımız Erzurum adına başka ne türlü bir coğrafi işaret alabiliriz bunun çalışmalarını yapmakta. İnşallah en kısa sürede bu çalışmalarımızı sizinle paylaşacağız. Bu arada yukarıda değindiğim borsamız projesi olan Soğuk Zincir Süt projesi Erzurum çiftçisinin yüzünü güldürecek bir projedir. Tamamen finansmanı borsamıza ait bir projedir. Yani Çiftçimiz sağdığı sütü hiçbir zorluk ve külfet çekmeden bizlere satacak. Bizim Süt Projesi Kapsamında alacağımız tankerli araçlarla köylümüz kapısının önünden sütünü bize satacak, yani pazarlama derdi yok, bozulma derdi yok. İnşallah bu proje ile Erzurum Ekonomimize bir nebze katkı sağlayacağımız kanaatindeyim. Dediğimiz gibi bunlar daha başlangıç yeni çalışmalarımız devam ediyor.

    4-Borsa üyelerinize ne gibi yenilik ve katkılarınız olacak?

    Erzurum Ticaret Borsası bölgenin en büyük sivil toplum kuruluşlarındandır. Lokomotif bir borsayız. Bizler hizmetleri iyileştirmeyi ve geliştirmeyi amaç edindik. Bilindiği üzere tüm sektörlerin en büyük sıkıntısı kalifiyeli eleman bulma ve çalıştırma sorunudur. Bizler verdiğimiz sözlerin arkasındayız. Ve bu sözümüzü de tutarak göreve geldiğimiz günden beri İş ve Çalışma Kurumu, Atatürk Üniversitesi ve Erzurum Teknik Üniversitesi ile koordine içerisinde sıkı bir çalışma yapıyoruz. Bu çalışmalarımızda meyvelerine vermeye başladı. Öncelikli olarak sektörlerin ara eleman ve ileriye dönük kalifiyeli eleman sıkıntılarını aşmaya çalışıyoruz. İş ve Çalışma Kurumu ile protokollerimizi tamamladık. İlk aşamada Kursiyerlik, Pazarlama ve Et ve Et Ürünleri işlemeciliği Kursu için çalışma başlattık. Bunlar en kısa sürede başlayacak. Bundan sonrası içinde çalışmalarımız yoğun bir şekilde devam etmektedir.

    5- Erzurum Ekonomisi hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizce Erzurum’da ekonomik anlamda kalkınma için neler yapılmalıdır?

    Güzel bir konuya değindiniz, bence Erzurum Ekonomisi hak ettiği noktada değil. Her zaman gerçekçi olmayı yeğledim. Yani reel olmayan bir adım atmayı tercih etmem. Ama yukarıda bahsettiğim gibi Erzurum aşığı biriyim aynı zamanda ticaretle iç içeyim. Erzurum’un ticari faaliyet kapasitelerini geliştirmek için çeşitli iktisadi politikalar eşiğinde projeler geliştirmenin üzerinde duruyoruz. Öte yandan Erzurum’un uçsuz bucaksız arazilerinin, meralarının, otlaklarının veriminden en iyi şekilde yararlanarak; Geçmişte olduğu gibi Erzurum’a ‘Et Ambarı’ sıfatının yüklenmesine yönelik çalışmaktayız. Erzurum için  olmazsa olmaz olan Tarım ve Hayvancılık sektörünün yanı sıra organik tarım gibi argümanlarımızı optimum seviyeye ulaştırmak kaydıyla hedefimizi gerçekleştirmeyi amaç edindik. Yine Ovit Geçidi, hızlı tren, 3. üniversite, sağlık merkezi, kış turizmi, gibi konulara da ağırlık vererek Erzurum’un her anlamda gelişmesini istemekteyiz. Bu gelişimlerin gerçekleşmesi için; Üzerimize düşeni yapmak için elimizi taşın altına koymaktan çekinmeyeceğimizi de ayrıca vurgulamak isterim.

    6-Dolar manipülasyonu ve kur saldırıları için ne düşünüyorsunuz? Buna yönelik üyeleriniz için borsa olarak herhangi bir tedbir veya çalışma yaptınız mı ?

    Tabi ülkemiz güçlendikçe, büyüdükçe  önündeki engellerde artıyor. Dolar manipülasyonu ve kur saldırıları ile  ülkemizi sanal ve sahte oyunlarla sindirmek gayreti içerisindeler. Hükümetimizin  almış olduğu tedbirler ile ekonomik darbe girişimini ülkemizin en az zararla kapatacağına inancım tamdır. Türkiye ekonomisine alçakça saldıran, bu tehlikeye teslim olmamızı planlayanlar bilmelidir ki; bu millet yedirilmek istenen zehri yutmayacaktır. ABD yönetimi Siyonist emellerin yörüngesine kapılıp Türkiye’nin piyasasını felç etmeyi hedefliyor. Ekonomimizi sarsma düşüncesiyle çıktıkları bu yolda başarılı olamayacaklar. Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın da dediği gibi onların dolarları varsa bizim de halkımız, Hakk’ımız, Allah’ımız var. Teslim olmamakla beraber yılmadan üretmeye, çarkları çevirmeye devam edeceğiz. Önümüze çıkan engelleri başka çareler arayarak aşacağız. Güçlü stratejilerle kararlı duruşumuzla ekonomik dalgalanmayı etkin biçimde yönetebilecek konumdayız. Güçlü politikalarla yeni bir sürecin başlaması finansal istikrarı devam etmesi ülkemizin öncelikli hedeflerinden olmalıdır. Bu hedefler doğrultusunda ekonomik savaşta gücümüzü imanımızdan, inancımızdan, birliğimizden alacağız.

     

    7-B.B .Erzurumspor’un süperliğe yükselme aşamasında şahsi emekleriniz çok oldu. Erzurumspor hakkında düşünceleriniz nelerdir?

    Gerçekten Erzurum ve Büyükşehir Belediye Erzurumspor Süper Ligi hak eden bir İl. Önceki dönemlerde Erzurumspor için çalışmalarımız oldu. Erzurumspor’un yönetiminde Erzurum için bir şeyler yapmaya çalıştık. Dediğim gibi her şey Erzurum için; Bu çalışmalarımız meyvelerin verdi. Tabi ki bu tür çalışmalar zamanla gelişiyor. Bir takımı süper lige çıkarmak kolay bir iş değil. Ama bizler yani bir Erzurum bu işe inandık ve çıktığımız yolda başarıya ulaştık. İnancım Büyükşehir Belediye Erzurumspor’un başarıların devam etmesi yönündedir. Bizler her zaman Erzurum sevdalısı olarak Erzurumspor’un yanında olacağız.

    8- DAP ve KUDAKA işbirliği ile Ticaret Borsası tarafından yürütülen  ‘Soğuk Süt Zinciri’ projesi hangi aşamada anlatır mısınız?

    Erzurum Ticaret Borsası olarak,  tarımın pek çok alanında üreticiye verdiğimiz desteklerin yanı sıra şimdi de sütün sağlıklı koşullarda depolanması ve nakliyesi için çalışma başlattık. Erzurum Ticaret Borsası Tarım ve Hayvancılığı geliştirme A.Ş olarak kurduğumuz şirketimizin kuruluş aşaması tamamlandı. Dap İdaresi ve KUDAKA’nın çok değerli katkıları ile çıktığımız bu yolda sona doğru ilerliyoruz. Yaklaşık yüzde 95’lik bir kısmını tamamladığımız bu proje inşallah çok yakın bir zamanda başlayacak. Amacımız ilimizdeki süt sektörünün önünün açılması ve hak ettiği noktaya ulaşmasıdır. Bizler çiftçimizin sütünü evinin önünden süt tankerleriyle alacağız. Yani çiftçimiz sadece sütünü sağacak ve bize satacak. Bunlar çiftçimizi nakliye derdinden ve pazar arama derdinden tamamen kurtaracak. Bakın Erzurum ve batı bölgeleri arasında önemli farklar vardır, dolayısıyla batı bölgelerinin hayvancılık açısından avantajlı olduğu durumlar olduğu gibi Erzurum İli’nin de  çok avantajlı olduğu alanlar vardır. Hatta Erzurum ve civarı, serin havası, kaliteli meraları, yüksek kaliteli yem bitkileri üretimi ile olduğu kadar rakımın yüksek olmasına bağlı olarak temiz hava sahasının geniş olması ile de hayvancılıkta batı bölgeleriyle kıyaslan üstünlüğe sahiptir diyebiliriz. Ancak Erzurum’da ve bölgede süt üretimine dayalı hayvancılığın gelişememesinin en önemli nedeni, diğer bölgelerde belli ölçüde kurulmuş olan süt üretiminde soğuk zincirin yok denecek kadar az olmasıdır. Bu çalışma, Erzurum İli’nde  hatta civar illerde soğuk zincirin kurulmasının yaygınlaşmasına katkı sağlayacaktır diye düşünüyorum. Süt üretiminde; Soğuk Süt Zincir Projesi ile örnek uygulama temsiliyetini de üstlenmiş olacağımız fikrindeyim” dedi.

     

     

     

  • Erzurum’da eğitim Bahçeşehir’le taçlandı

    Erzurum’da eğitim Bahçeşehir’le taçlandı

    Yüksek kalite standartlarında bir eğitimin Türkiye’deki markası olan Bahçeşehir, Erzurum Koleji’nin kapılarını açtı.

     

    Eğitim ve kültür şehri olan Erzurum, devasa bir yatırımla taçlandı. Eğitimde bir marka olan Bahçeşehir Koleji, kapılarını Erzurum’da açtı. Yaklaşık 25 milyon liraya mal olan eğitim yatırımı kapsamında Çat yolu üzerinde tam 60 derslikli Bahçeşehir Koleji inşa edildi. Erzurum Bahçeşehir Koleji’nin kuruculuğunu üstlenen yılların tecrübeli eğitimcisi İsmail Hakkı Bozkurt, Erzurum’a tam donanımlı bir eğitim kurumu kazandırmış olmanın ayrıcalığını yaşadıklarını belirterek, “Bahçeşehir Koleji’miz Erzurum’a hayırlı uğurlu olsun” dedi.

    ÇAT YOLU’NA DEVASA YATIRIM

    Erzurum’da kazandırılan Bahçeşehir Koleji yatırımı hakkında bilgiler veren İsmail Hakkı Bozkurt, söz konusu yatırımın Bahçeşehir Koleji’nin Türkiye çapında gerçekleştirdiği 107’nci eğitim yatırımı olduğunu belirtti. Erzurum Bahçeşehir Koleji’nin inşa ediliş süreciyle ilgili bilgiler aktaran Bozkurt, “Çat Yolu üzerinde Kızılay’a ait olan ve daha önce de EYOF oyunları için kullanılan tesisi kiralamakla beraber, bu tesisin hemen yanındaki 20 dönümlük araziyi de projeye dahil ettik. Bu alanda 14 bin 300 metrekare alanda 3 ayrı blok inşa ettik. Her bir blokta 20 derslik yer alıyor ve kolejimiz toplam 60 derslikli” dedi.

    YATIRIMIN MALİYETİ 25 MİLYON LİRA

    Bahçeşehir Koleji’nin kesinlikle ticari kaygılarla inşa edilmiş bir yatırım olmadığını dile getiren İsmail Hakkı Bozkurt, “Biz bu yatırımı Erzurum’a ‘Yap-İşlet-Devret’ modeliyle kazandırdık. Yani vakti zamanı geldiğinde bu kompleksi devlete bırakacağız. Kaldı ki, eğitim zaten ticaret için yapılacak bir iş değildir. Hal böyle olunca bu süreçte bizden desteklerini esirgemeyen Kızılay’ımıza ayrıca teşekkür ediyoruz.” diye konuştu.

    Koleji inşa ederken binaları dikey olarak değil de, yatay olarak kullandıklarını kaydeden Bozkurt, yatırımın toplam maliyetinin ise, bina tefrişatıyla birlikte yaklaşık 25 milyon lirayı bulduğunu açıkladı.

    KOLEJDE HER AYRINTI DÜŞÜNÜLDÜ

    Erzurum Bahçeşehir Koleji’nde her ayrıntıyı düşündüklerinin altını çizen Bozkurt, “Kolejimizde fizik, kimya, bilgisayar, robotik kodlama, müzik ve sanat olmak üzere 14 laboratuvara ilaveten yarı olimpik bir de yüzme havuzumuz var. Yine 15/28 ölçülerine sahip 600 kişilik spor salonumuz da mevcut. Yani bu spor salonunda resmi müsabakalar bile rahatlıkla yapılabilir. Bu spor salonumuzun dışında iki spor salonumuz daha var. Bu salonlarla birlikte öğrencilerimizin hizmetinde olacak revirimiz bile bulunuyor. Bunun yanında etkinliklerimizde kullanacağımız 450 kişi kapasiteli konferans salonumuz da var. Kısaca kolejimizde gerçekleştirilecek her türlü sosyal, kültürel ve sportif aktiviteye olanak sağlayacak imkânlarımız var” diye konuştu.

    ATTIĞIMIZ HER ADIM KALİTELİ EĞİTİM İÇİN

    Bahçeşehir Koleji’nde hali hazırda 90 kişilik bir istihdam gerçekleştirildiğini belirten Kolej Kurucusu İsmail Hakkı Bozkurt, bunlardan 23’ünün idari kadroda, diğerlerinin de tamamen akademik kadroda görev yapan öğretmen ve uzmanlardan oluştuğunu kaydetti. Bozkurt, “Kolej olarak çok iyi bir eğitim öğretim kadrosuna sahibiz. Fiziki imkânlarımız; bir okul için olması gerekenlerin dahi çok üzerinde diyebiliriz” şeklinde konuştu. Önümüzdeki haftadan itibaren genel merkezden Erzurum’a gelecek olan uzman bir kadronun seminer ve sunumlarının başlayacağı bilgisini veren Bozkurt, “Attığımız her adım ve gösterdiğimiz her çaba, kesinlikle yüksek kalite standartlarında bir eğitim için” ifadelerini kullandı.

    TÜM SORUNLARI ÇÖZEBİLMENİN YOLU…

    Erzurum Bahçeşehir olarak amaçlarının, ülkenin yetişmiş insan gücüne katkıda bulunmak olduğunu anlatan Bozkurt, “Erzurum’la ilgili olarak konuşurken, hep göçten dert yanarız ve göçün de sosyal, kültürel, ekonomik, coğrafi gibi çeşitli sebepleri var. Esasında tüm sorunları çözebilmenin yolu kaliteli eğitimden, donanımlı ve nitelikli beyinlerden geçiyor. İşte bizim hedefimizde bu var: Bahçeşehir Koleji olarak, ülkesine ve milletine faydalı olabilecek, üretken, milli ve manevi değerlerine bağlı, yeniliklere açık ve analitik düşünebilen bir nesil yetiştirmek. Şehrimizi, bölgemizi ve ülkemizi işte böyle kalkındırabilir, böyle geliştirebiliriz” dedi.

    KİŞİYE ÖZGÜ ÖĞRETİM MODELİ…

    Kişiye özgü öğretim modeli yaklaşımının çok önemli olduğunu ve Erzurum Bahçeşehir Koleji’nde bunu ön planda tutacaklarını anlatan Bozkurt, verdiği kütüphane örneğiyle dikkat çekti. Bozkurt, “Kolejimizde 450 metrekare büyüklüğünde bir kütüphanemiz var. Biz işte bu kütüphanede kişiye özgü öğretim modelini uygulayacağız. Yani dileyen öğrencilerimiz bu kütüphanede sessiz bir ortamda, dileyen müzik dinleyerek, dileyen masa üzerinde ve dileyen de şark köşesi diye tabir ettiğimiz minderler üzerinde yatarak ders çalışabilecek. Çünkü herkesin öğrenme şekli aynı olmuyor. Biz böyle bir çalışmayla da Erzurum’da bir ilke imza atmış oluyoruz” diye konuştu.

    ERZURUM’A BAHÇEŞEHİR DESTEĞİ

    Bahçeşehir Uğur Eğitim Kurumları’nın 50 yıllık bir geçmişinin bulunduğunu ve kaliteli eğitim anlamında bir marka olduğunu ifade eden Erzurum Bahçeşehir Koleji Kurucu Müdürü İsmail Hakkı Bozkurt, “Bu bağlamda Erzurum Bahçeşehir Koleji olarak genel merkezimizden, Bahçeşehir Üniversitesi’nden ciddi manada destek görüyoruz. Dolayısıyla Bahçeşehir Uğur Eğitim Kurumları Mütevelli Heyeti Başkanı Sayın Enver Yücel’e, Bahçeşehir Kolejleri Genel Müdürü Sayın Özlem Dağ ve Bahçeşehir Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Sayın Şenay Yalçın’a özellikle teşekkürü bir borç biliyoruz” dedi.

     

     

     

  • YEDİ, SEKİZ, DOKUZ ŞEHİT…

    YEDİ, SEKİZ, DOKUZ ŞEHİT…

    Bir şehidin senin duana ihtiyacı olduğunu düşünüyorsan ya şehitliği anlayamamışsın, ya İslam’ı, ya da Allah’ın vaadinden dönmeyeceği gerçeğini.

    Unutma ki; duaya ihtiyacı olan sensin. Hataları sebebiyle vatan evlatlarının toprağa düşmesine katkısı olan, üstüne üstlük vatan evlatlarının şehadetinden, ailelerin acısından, gözyaşından kendisine övünme payı çıkaran sen.

    Ve hâlâ… Ve işte bu sebeple…

    Terörün lanetlemeyle, kınamayla, hamasi söylemlerle ve el açıp dua etmekle düzeleceğini zanneden, kendimizi bu şekilde avutan tek ülke, tek millet biziz.

    Öte yandan; bu vatanın şehitlerine bile siyasi mülahazalarla yanaşan zavallıları siyasetin ne hale getirdiğini ve siyasetin kalplerinden milli, dini hassasiyeti, vatan, millet, bayrak sevgisini alıp yerine nasıl bir ucube koyduğunu görebilmemiz için geçmişten bir örnek hatırlatacağım.

    Erzurum, 30 Ekim 1993; PKK hainleri 6 vatandaşımızı şehit ediyor ve zaten tetikte olan, o günlerde kalbi sadece ve sadece vatan, millet aşkıyla yanan Erzurumlu genciyle, yaşlısıyla, çoluk çocuğuyla günlerce uyumuyor, PKK terörüne karşı topyekûn dimdik ayağa kalkıyor, sokaklar vatan, millet, bayrak sevgisiyle dolup taşıyor. Bu hassasiyet bütün ülkeyi hatta bütün dünyayı PKK ihanetine ve zulmüne karşı uyandırıyor. (Rahmetli Naim Hoca ile anılan günler)

    Bugün 8 Ekim 2018 ve daha dün 9 Şehidimiz var. Peki, gündemde ne var? Kim eline bayrağı aldı, kim kalbine şehitleri aldı, kim ayağa kalktı?

    Ama siyasetten gözü dönmüş olanlar, bırakın PKK’ya karşı dimdik ayağa kalkmayı, bu tarifsiz acıyı, vatan evlatlarının şehadetini sıradanlaştırarak gündem dışına itmek, vakayı adiye haline getirip konuşulmamasını sağlamak peşindeler.

     

     

  • BÜYÜK ŞEHİRLERİN KÜÇÜK RUHLU İNSANLARI

    BÜYÜK ŞEHİRLERİN KÜÇÜK RUHLU İNSANLARI

    Geçenlerde münasebetsiz bir büyük kent magandasının asap bozucu hoyratlığına tanık olunca, yıllar evvel yazı konusu yaptığım aşağıdaki hikâyeciği hatırlayıverdim.

    İster misiniz tekrar okuyalım birlikte.
    *
    Şöyle anlatıyor gelecek bilimcisi Magnus Lindkvist kitabında:
    Stockholm’ün banliyölerinden birinde yaptığım bir yürüyüşte bir ağaca raptiye ile iliştirilmiş küçük bir not gördüm.

    Üzerinde ‘Kayıp eldivenler bulundu. Size aitse lütfen şu numarayı arayın’ yazıyordu ve aşağısına bir isim ve telefon numarası eklenmişti.
    Birisi bir çift eldiven bulmuş, eve gitmiş, oturup bir kâğıda bu notu yazmış, onu plastik bir dosyaya koymuş, sonra eldivenleri bulduğu yere geri dönmüş, evden beraberinde getirdiği bir raptiyeyle onu yakındaki bir ağaca yapıştırma zahmetine girmişti.

    Bir parkta olduğumuz için en yakın ev en iyi ihtimalle beş dakika uzaklıktaydı.

    İlan sahibinin buraya en yakın evde oturduğunu varsayarak, tamamen yabancı birine yardım etmek için en az yarım saatini harcadığını hesapladım.
    *
    Uzak diyarlardaki bu asil adamın ruhunu kendinize çok yakın buldunuz siz de benim gibi değil mi?

    Gıyaben ona ısındınız, ‘Böyle evlatlar yetiştiren bir baba olmayı’ kim istemez diye geçirdiniz içinizden.

    Ve göğsünüzü iftiharla kabartarak şöyle düşündünüz:

    Konu edep, adap, fedakârlık olunca örnekleri neden uzaklarda arıyorsunuz ki…

    Gözünüzü eski Erzurum’a çevirin, o saadet yurdu beldenin her hanesinde, her sokağında, her caddesinde bu seciyede dedelerimiz yaşayıp, cennete göçtü. Yüce Allah hepsine rahmet etsin ve kabirlerini nurla doldursun.
    *
    Ne yani, her güzel ahval, her örnek davranış çekilip gitti mi hayatımızdan?

    Övündüğümüz her güzel haslete, şanlı ecdadın kabirlerini ziyaret ettiğimizde fatiha mı okumamız gerekiyor yani?

    Elbette değil.

    Belki üstüne sürekli ahlaksızlık sağanakları dökülen asrın, köhne medeniyetin pası, kiri terbiye töre aynamızı puslu hale getirdi biraz.

    Lakin hepten yok edemedi, şükür. Az biraz silelim, tozunu alalım, dadaş mizacı tüm haşmetiyle ortaya çıkacaktır.
    *
    Demem o ki;

    Yaşlıya dolmuşta yer vermeyen, otobüs kuyruğunda hakka riayet etmeden en öne süzülen…

    Trafik ışıklarında kurala uyanları arkadan kornayla taciz eden…

    Kaba saba insanlar.

    Camide bile kardeşinin hukukunu gözetmeyen. Ramazanda bile pide, güveç kuyruklarını öfke nöbetleriyle kirleten yaratıklar.

    Sözünde durmayan, kazıkçı, yeminci, hileci esnaf…

    Bire alıp ona satan tamahkâr tüccar…

    Kaytarmacı, rüşvetçi memur…
    Kul hakkı gaspçıları, ağızlarından yemin düşmeyen laf müminleri, yalancı şahitler…

    Az değil toplumumuzda.

    Amma velakin,  ‘Ağaca raptiyelenmiş kayıp eldiven ilanı’ gibi muhteşem manzaraların mimarı olabilecek yüksek seciyeli insanların sayısı daha fazla şehrimizde de, tüm ülke sathında da…

    Küçük ruhlu bir sürü insanın büyük şehirleri yaşanmaz hale getirdiklerini inkâr edemeyiz, doğru.

    Bozmayın ama moralinizi, bu milleti cihanın efendisi yapan üstün karakteri hâlâ dimdik ayakta.

    Paslansa da, kirlense de, islense de  “Yere düşmekle cevher, sakıt olmaz kadr-ü kıymetten.”

    Kaldı ki cevher şükür yere düşmüş değil, şöyle bir tozunu alalım elmas parlamaya başlayacak yeniden.

  • VATAN SAĞOLSUN.!

    VATAN SAĞOLSUN.!

    Uzun zamandır sekaret dönemine girip nefes alıp verişi seyrekleşmiş olsa da, yine yeniden bir kahpe terörün eşiğindeyiz.!

    Belki de bir sonrakinin nerde ne zaman kahpece ve alçakça bizi arkadan vuracağının bilinmezliğe içerisinde de arifesindeyiz.!

    Türkiye’nin birliğine, bütünlüğüne, nihai hedeflerine ve bu stratejik coğrafyadaki onurlu, omurgalı varlık mücadelesine bir kasıttır bu terör.!

    Bu stratejik coğrafyada yaşamak durumunda olanların geçmişten günümüze ödemek zorunda bırakıldığı tarihi, ekonomik, siyasi bedellerdir bu terör.!

    Asırlardır bu coğrafyada körüklenen ırki, dini ve zihniyeti kutuplaşmanın, ayrışmanın, eğitimsizliğin, cehaletin yol açtığı bedeldir bu terör.!

    Siyasi, dini, ve ırki terör örgütlerini bünyemizde yeşerten, süspanse eden, doğrudan veya dolaylı güçlenmesini sağlayanların bu millete maliyetidir bu terör.!

    Türk Milletinde, kırılganlığı, ümitsizliği, kaos ve karmaşayı körüklemek isteyenlerin antrenmanlarıdır bu terör.!

    Ülkemizi bir terör sarmalına, terör iklimine, terör kuşağına çekmeye çalışanların manipülasyonudur bu terör.!

    Sınır ötesi Ortadoğu’da muhtemel cereyan edecek olan dünya savaşına Ülkemizi dahil etmek isteyenlerin bir savaş tatbikatıdır bu terör.!

    Taşeron canlılığını, önemini, devamlılığını sağlamak, gücünü muhafaza etmek isteyen terör örgütlerinin hayatta kalabilme adına sekaret öncesi can çekişmeleridir bu terör.!

    Terör müptelası yapılmak istenen ülkemizin ve milletimizin bir Irak, Suriye, Filistin, Libya yapılabilmesi aritmetiğidir bu terör.!

    Sınır ötesini terörize devletlerin ve örgütlerin inisiyatifine terk eden yanlış dış politika sarmalı ve çaresizliğinin sonucudur bu terör.!

    Türkiye’nin birliğine, bütünlüğüne, nihai hedeflerine ve bu stratejik coğrafyadaki onurlu, omurgalı varlık mücadelesine kast etme çalışan ülkelere ve örgütlere karşı.!

    Bu kasıt karşısında ümitsizliğe, sürüklenmek imansızlığa delalet olup.!

    Asla zalimin ve hainin zulmü ve ihaneti karşısında ye’se kapılmadan, zulümle hiç kimsenin abat olamayacağı ilahi gerçeği ışığında çözüm birlik ve beraberliktedir.!

    Çözüm terör unsurlarının ekmeğine yağ sürebilecek infiale sebep olmamakta.!

    Yapmaya çalıştığı kaotik ortama müsaade etmemek.! Kavgadan, şiddetten, ölmekten, öldürmekten dem vurmamaktadır.!

    Bu bedeli ödeyenler olarak tek yürek, tek bilek, tek yumruk olabilmeyi başarabilmemiz teröre karşı en keşif mücadeledir.!

    Devlet tarafından teröre bulaştığı tespit edilen her nevi siyasi, kültürel, ekonomik , sosyal, sivil toplum örgütlerin, siyasi parti dernek, sendika vesaire yapılanmaların, radyo, televizyon basın yayın ve iletişim örgütlerinin süratle kapatılması örgütsel boyutuna müdahale açısından elzemdir.!

    Teröre bi şekilde bulaşmış yargılanmış, dağa çıkmış olanların aileleri süratle sınır dışı edilmelidir.!

    Suriye’den gelen Arap, Türkmen unsurların teröre hassas bölgelere yerleştirilerek bölgelerin demografik dengeleri sağlanmalıdır.!

    Terör örgütüne destek olarak yapılabilecek izinsiz gösterilere müsaade edilmemeli, yapıldığı takdirde her katılımcının terörle mücadele kanununa göre yargılanıp mahkum edilmesi lazım.!

    Ülkede teröristi finanse eden her nevi ekonomik kaynak kurutulmalı, teröristle bağlantısı olan işletmeler, fabrikalar, şirketler, ticarethaneler, dükkanlar kapatılmalı kaynakları devlete irad edilmelidir.!

    İdam yasası önceki kararları da kapsayacak boyutta acilen çıkarılmalı hükümler süratle uygulanmalı bu kanuna destek olmayan her türlü siyasi organizasyon lagvedilmelidir.!

    Teröre açık Silah, mühimmat ve ekonomik destek sağlayan ülkeler ilan edilmeli , büyük elçilikleri kapatılmalı, NATO, birleşmiş milletler ve uluslararası mahkemelerde soruşturmaya savaş suçu niteliğinde başlatılmalıdır.!

    Ülkenin süratle dosta güven, düşmana korku salan, olağanüstü şartlardan kurtulmasını sağlayacak demokratikleşmesinin sağlanarak sosyal hukuk devletinin bütün müesseseleri ile yapılandırılması bir zaruriyettir.!

    Asla zalimin ve hainin zulmü ve ihaneti karşısında ye’se kapılmadan zulümle hiç kimsenin abat olamayacağı ilahi gerçeği ışığında zulmün ve ihanetin kanunlaştığı noktada omurgalı birlik ve beraberlik duruşumuzla gecenin en zifiri karanlığında şafağın müjdecisi olmalıyız vesselam.!

    Şehitlerimizin şehadetlerine dahil, şefaatlerine nail olabilmek duam ile, ailelerine yüce Allah’tan sabır-ı cemil niyaz ederim.!

    VATAN SAĞOLSUN.!

    selam-saygı-dua

  • Erzurum, MNG Alışveriş Merkezi’ni sevdi

    Doğu’nun en büyük alışveriş merkezi olan Erzurum MNG, ilk yılında tam 19 milyon ziyaretçiyi ağırladı. Açıldığı günden bugüne uluslar arası festivallerden sponsorluklara, konserlerden kampanyalara kadar sayısız organizasyona imza atan alışveriş merkezi, çocuklara yönelik 5 bin 300 metrekarelik Tema Parkı, tiyatrosu, ileri teknoloji sineması, seçkin markaları ve 160 bin metrekare alana kurulu şık mimarisi ile beğeni topluyor. Yurt dışı ve yakın illerden de ilgi gören Erzurum MNG ilk doğum gününü, geçtiğimiz hafta sonu düzenlenen renkli konserler ve cazip kampanyalarına ilgi gösteren coşkulu bir kalabalıkla kutladı

    Büyüklüğü ile Türkiye’deki alışveriş merkezleri sıralamasında ilk 5’te yer alan Erzurum MNG Alışveriş ve Yaşam Merkezi, 30 Eylül 2017’de kapılarını açtı. Dev bir yatırımla hayata geçen alışveriş merkezi, 29 ve 30 Eylül tarihlerinde tıpkı açıldığı gün olduğu gibi yine neşeli bir kalabalığı ağırladı. Hafta sonu boyunca 2 günde 16 ilden 350 bin ziyaretçi ağırlayan MNG, Okan Karacan ve Şebnem Schaefer’in dinamik sunumu ile konuklarını coşturdu. Alışveriş yapanların altın yağmuruna tutulduğu organizasyon, akşamları konserlerle renklendi.

    MNG ziyaretçileri, 29 Eylül Cumartesi Akşamı Karadeniz müziğinin prensleri olarak anılan Koliva ve 30 Eylül Pazar Akşamı, rock tınıları ile vazgeçilmez gruplardan biri olan Manga’yı dinleme fırsatı buldular. Sevilen sunucu Okan Karacan’ın eşine sürpriz doğum günü partisi de yapılan sıcak kutlamalar sırasında konser alanı dolup taştı. Açık otoparkın sınırlarını aşıp çimenlerin üzerinden keyifle konserlere eşlik eden konuklar, dostluğu ve mutluluğu paylaşmanın tadını çıkarttılar.

    Başarının Sırrı, Kazandıran İşletme Olmak!

    MNG Yönetim Hizmetleri Genel Müdürü Dr. Aydoğan Süer, Türkiye’nin 16 şehrinden bu organizasyon için gelen konuklara ve alışveriş merkezinin çalışkan ekibine teşekkür ettiklerini vurgularken,  ilk günden bu yana şehre, perakendeciye ve tüketiciye “Kazandıran” bir alışveriş merkezi kurmayı hedeflediklerini söyledi. Seçkin markalar ve şık bir alışveriş merkezi sunarak, şehrin standartlarını yükselten; çocuklar ve gençler için vizyon açan Erzurum MNG’nin şehre hareket getirdiğini belirten Süer, “Sadece Erzurum’da değil Doğu Anadolu genelinde, ticaret ve sosyal hayata renk kattığımıza inanıyoruz” dedi.

     

     

     

  • MNG AVM, Koliva ve Manga konserleriyle 1. yılını kutladı

    MNG AVM, Koliva ve Manga konserleriyle 1. yılını kutladı

    MNG Holding’in AVM sektöründeki ilk adımı olan Erzurum MNG Alışveriş ve Yaşam Merkezi, Koliva ve Manga gurubunun konserleriyle 1. yılını kutladı. 

    500 milyon liralık dev bir yatırımla hayata geçen alışveriş merkezi, Murat Boz ve pek çok ünlünün katıldığı renkli bir organizasyonla sektöre giriş yaptı. Grup bünyesinde kurulan MNG Yönetim Hizmetleri tarafından işletilen AVM, 1000 metrekarelik kütüphanesi, sanat galerileri, 5 bin 300 metrekarelik heyecan veren tema parkı, 1.300 metrekare Fitness Centerı, 350 koltuklu şehir tiyatrosu ve son teknoloji sineması ile, 140 bin öğrenciye ev sahipliği yapan Erzurum´da sosyal yaşama renk katıyor.
    Erzurum MNG Alışveriş ve Yaşam Merkezi, 160 bin metrekare büyüklüğü ile Doğu Anadolu Bölgesinin en büyük, Türkiye´nin ilk 5´inde yer alan AVM sosyal yaşamı ve ticareti canlandırdı. İstanbul, Ankara, İzmir gibi büyükşehirlerimizde yer alan zengin marka karmasını şehre taşıyan alışveriş merkezi, 175 mağaza, eğlence, sinema ve kültürel etkinleri bir arada sunarak Doğu´nun gözde şehrine dinamizm kazandırdı.
    Murat Boz ile AVM açılışını gerçekleştiren MNG AVM 1. yılında misafirlerini altın yağmuruna tutarak bunun yanı sıra Karadeniz´in gözde müzik grubu Koliva ve ülkenin en iyi müzik gruplarından olan Manga konserleriyle, 1. yılında misafirlerine unutulmaz anlar yaşattı.

     

    İHA

     

     

  • BÜYÜK RESMİ GÖRMEK…

    BÜYÜK RESMİ GÖRMEK…

    İnsanları büyük resmi görmüyorsunuz diye suçlayan, kendi resimlerinden bihaber olanlar bilmiyorlar ki bizlere düşen büyük resmin değil, içinde yaşadığımız küçük resmin farkında olmaktır.

    Yapmamız gereken; vatanımıza, milletimize, ailemize dair vazifelerimizi yerine getirerek ailemize, dostlarımıza, sevgilerimize, hayallerimize, değerlerimize, huzurumuza, hüzünlerimize kısaca hayatımıza sahip çıkmak ve küçük resmi ıskalamamaktır.

    Ne olduğunu bilmediği büyük resim için hayatı gözden kaçıranlar bilmelidir ki sizin resminiz sabah uyandığınız eviniz, aileniz, ekmeğinizi kazandığınız iş yeriniz, yaşadığınız sokağınız, mahalleniz, şehriniz ve ülkenizdir.

    Büyük resim ülkeyi yönetenlerin işidir. Bizler resmin bize ait olan kısmını dert etmeli, düşünmeli, sorgulamalı, öğrenmeli, yanlışların üzerine gitmeli, güzelleşmesi için çalışmalı, resmin bize düşen kısmını ne olduğunu bilmediğimiz büyük resim uğruna berbat etmemeliyiz.

    Siyasetin, reel politiğin, merhametsiz katı hesapların temsilcisi olan büyük resim, bizleri kendi düzenini yaşamaya mahkûm etmemelidir. Bizler hakkı, adaleti, bireyin hukukunu önemseyen, büyük resim uğruna küçük resimleri harcamayan insanlar olmalıyız.

    Cambaza bak cambaza gibi büyük resme bak büyük resme diyerek herkesin dikkatini başka tarafa çekip kendi hesaplarının ve çıkarlarının peşinde koşanların bizleri aldatmak için dayattıkları büyük resmin ardına düşüp, kendi küçük resimlerimize sahip çıkamazsak yarın neleri kaybettiğimizi anlamaya vaktimiz, takatimiz olmayacak ve resmin dışında kalmaya mahkûm olacağız.

     

     

  • FORMAT ATMAK ŞART OLDU!

    FORMAT ATMAK ŞART OLDU!

    Favorisinin açık ara G.Saray’ın olduğu bir maç iken, belki de hiç hesapta yokken Erzurum’un biraz daha dikkatli olsa 1 puanı kaçırdığı maçtı da aslında.
    Kaybeden Erzurum idi ama kazanan G.Saray değildi.
    Maçta kazanan biri varsa o da kesinlikle tecrübeydi.
    2 takım arasındaki oyuncu kalitesi farkı, siyahla beyaz gibiydi.
    Onca pozisyonda gelmeyen golün, olmayacak bir pozisyonda gelmesi çok ilginçti. Bir anlık konsantrasyon eksikliği ve de Maicon’un sıradışı kafa vuruşu maçta skoru belirleyen maçtaki en doğru vuruş oldu.
    Bu kadar önemli bir rakip karşısında sadece 1-0 yenilmesi Erzurum için bir anlamda teselli olabilir.
    Ama kabul etmek gerekirse farkın gelmemesinde G.Saray’ın gol bölgelerinde beceriksizliği etkendi, onu da görmemiz lazım.
    Erzurum teknik direktörü olarak ekranda adını gördüğümüzde benim de gururlandığım sevgili Adem Çağlayan’la haddini bilerek oynayan Erzurum, mevcut oyuncu kadrosuyla Arena’da bir sürpriz yapar mıydı, bir defa o Munsy ile zordu.
    Zaman zaman pozisyon bulsa dahi G.Saray defansının, özellikle de Serdar Aziz ve Maicon’un izni olmadı Erzurum’un gol atmasına. Topla oynama oranının yüksekliğini de dikkate aldığımızda Erzurum belki üzüldü ama G.Saray gibi güçlü bir rakip de herhalde maçı böyle bitirdikleri için bayram etmiştir. Kaldı ki Erzurum, bugüne kadar en son yenildiği Ankaragücü maçı dahil ilk defa böyle silik bir futbol oynadı ve bu sezon ilk kez bu kadar ciddi bir rakiple karşı karşıya kaldı.
    Nihayetinde bugüne kadar aldığı puanlardan çok pozitif futbolu ile futbol camiasının dikkatini çeken Erzurum, artık yeni hocası ile silbaştan yapmalı ve lige yeni başlamalıdır.
    Şu ana kadar yaşananları hiç yaşanmamış kabul etmeli ve kendine bir format atmalıdır.
    Bana göre bilgisayar çökmüştür, yeniden bir yükleme gerekir.
    İşte Alanya maçı, belki de Erzurum’un bu sezon bu ligde kaderini tayin edecek bir maç olacaktır, bence ne Mehmet Özdilek’in ne de oyuncu gurubunun bu şansı tepme lüksü yoktur…
  • Şehirder Altın Rozetler başarı ödülleri sahiplerini buldu

    Erzurum’un etkin sivil toplum kuruluşlarından Şehir ve Kültür Araştırmaları Derneği (Şehirder) tarafından halkın oylarıyla sonuç bulan ankette başarılı kurumlara ve farklı dallarda başaralı olan iş adamlarına Şehirder tarafından altın rozet ve tebrik plaketi verildi. 

     

    Törene, AK Parti Erzurum Milletvekili Zehra Taşkesenlioğlu, Erzurum Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Eyüp Tavlaşoğlu, Ak Parti Erzurum İl Başkanı Mehmet Emin Öz, Şehirder Başkanı Vedat Eğilmez, Şehirder Kurucu Başkanı Murat Ertaş, Ödül kazanan kurumlar ve İş adamları katıldı.
    Şehirder altın rozet başarı ödülü alan isimler şöyle oluştu:
    Yılın Projesi kategorisinde Üç Kümbetler – Yakutiye Belediyesi, Tortum Gölü Cam Terası – Uzundere Belediyesi, Recep Tayyip Erdoğan Tüyap Fuar Alanı – Erzurum Büyükşehir Belediyesi ve Pirinkayalar Tüneli – Karayolları 12. Bölge Müdürlüğü; Yılın İş Adamı kategorisinde; Hamza Cimilli, Yılın Akademisyeni kategorisinde Prof. Dr. Hasan Türkez, Yılın Genç İnsanı kategorisinde; Hakan Canbazoğlu; Yılın Sanat Adamı kategorisinde, Mehmet Çalmaşur ve Orhan Ardahanlı, Yılın Kurumu kategorisinde; Nenehatun Kadın Doğum Hastanesi, Sosyal Güvenlik Kurumu İl Müdürlüğü ve EBB Mezarlıklar Şube Müdürlüğü, Yılın Fotoğrafçısı kategorisinde Nihat Kılıçoğulları, Yılın Bürokratı kategorisinde; Osman Akar (Tarım İl Müdürü), Mahmut Uçar (Sağlık İl Müdürü) ve Salih Kaygusuz (KYK İl Müdürü), Yılın Basın-Yayın Organı kategorisinde; Kardelen TV, Pusula Gazetesi ve TRT Erzurum İl Müdürlüğü, Yılın Siyasetçisi kategorisinde Mehmet Emin Öz, Zehra Taşkesenlioğlu ve Kamil Aydın, Yılın Onur Ödülü ise Büyükşehir Belediye Erzurumspor Kulübüne verildi.
    Takdir, Teşvik ve Farkındalık oluşturmak istediklerini söyleyen Şehir ve Kültür Araştırma Derneği Başkanı Vedat Eğilmez, “Şehrimizi temsil eden ve şehrimiz için çeşitli alanlarda başarılara imza atan kurumlarımıza ve iş adamlarımıza bu ödül törenini hazırlamayı zorunluluk olarak gördük. Kurumlarımıza ve İş adamlarımıza Taktir, Teşvik ve Farkındalık amacıyla düzenlediğimiz ödül törenimizde ödül alan herkese tebriklerimi sunuyorum” dedi.

    Yılın akademisyeni Prof. Dr. Türkez oldu 
    10 binlerce vatandaş tarafından seçilmenin onur verici olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Hasan Türkez, “Erzurum’un önde gelen sivil toplum kuruluşlarından Şehir ve Kültür Araştırma Derneğinden aldığım bu ödül benim için oldukça anlamlı. Bir bilimsel ödülü halkın oyuyla alıyorsunuz ve bu benim için seçici bir kuruldan ziyade 10 binlerce vatandaş tarafından layık görülmesi çok büyük onur verici. Ben uzun yıllardır bor üzerinde çalışıyorum. Dış devletlerin boru karalamaya çalışarak yaptıkları çalışmalara karşı olarak ülkemizin gelecekteki ekonomi kaynağı ve insana faydaları üzerinde çalışmalar yapıyorum bu ödülü bana layık gören herkese teşekkür ediyorum” diye konuştu.
    Prof. Dr. Türkez, “Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın yerli üretimle ilgili bir çağrısı vardı. Bu çağrı üzerine Erzurum’da yerli ve milli ilaç üretme adına ekip kurduk. Uzun yıllardır çalışıyoruz ve bugün kasım ayı içerisinde Avrupa Birliği sınırları içerisinde telif hakkı alınmış formülasyonumuz tescillendi. Yakın zamanda bu yerli ve milli ilacımızı halkımızın sağlığı için kullanılabilir hale getireceğiz” şeklinde konuştu.

  • Eslamer’de güzelliğin yeni yöntemi oksijen bakımı

    Eslamer’de güzelliğin yeni yöntemi oksijen bakımı

    Eslamer Lazer ve Güzellik Merkezinde güzelliğin yeni yöntemi oksijen bakımı uygulanmaya başlandı. 

     

    Cildi gençleştirici farklı bir bakım olarak şimdilerde tercih edilen oksijen bakımına talebin arttığını belirten Eslamer Lazer ve Güzellik Merkezi estetisyenlerinden Tansu Güler, kış mevsimine girerken ve kış mevsiminde oksijen bakımının yaptırılmasını gerektiğini kaydetti.
    Tansu Güler, sigaranın oluşturduğu tahrip ve solgun ciltler için özel oksijen bakımı yaptıklarını ifade ederek, “Kırışıklıkları ve çizgileri yok ediyor. Kendi özel ürünlerini oksijen basıncıyla birlikte cilt altındaki dokulara kadar indirip, cilde iyice nüfuz etmesini sağlayan bir uygulama. Bu bakımla kentsel yaşamın verdiği hasarların önüne geçiliyor. Cilt sakinleştiriliyor. Cildi kurumadan koruyan özel bir bakım. Bu bakımla ölü hücreler emilir, sebum artıkları soyulur, arındırıcı bir bakımdır.” dedi.
    Eslamer Lazer ve Güzellik Merkezi estetisyenlerinden Tansu Güler, “Kil ve esansiyel yağ karışımından oluşan bu bakım gözeneklerde biriken kirleri emer cilt hücrelerine oksijen verir. Cildin nefes almasını ve yeniden canlanmasını sağlar” diye konuştu.

     

    İHA