Blog

  • Türk Eximbank’ın 14. bürosu Erzurum’da törenle açıldı

    Türk Eximbank’ın 14. bürosu Erzurum’da törenle açıldı

    Doğu Anadolu İhracatçılar Birliği ve Türk Eximbank arasında gerçekleştirilen 14. Eximbank İrtibat bürosunun açılışı Erzurum’da yapıldı. 

     

    14. bürosunu Erzurum’da açmış olan Türkiye İhracat Kredi Bankası AŞ – Türk Eximbank, ihracatın geliştirilmesi, ihraç edilen mal ve hizmetlerin çeşitlendirilmesi, ihraç mallarına yeni pazarlar kazandırılması, ihracatçıların uluslararası ticarette paylarının artırılması, girişimlerinde gerekli desteğin sağlanması, ihracatçılar ve yurtdışında faaliyet gösteren müteahhitler ve yatırımcılara uluslararası piyasalarda rekabet gücü ve güvence sağlanması, yurtdışında yapılacak yatırımlar ile ihracat amacına yönelik yatırım malları üretim ve satışının desteklenerek teşvik edilmesini amaçlıyor.
    Açılış törenine AK Parti Milletvekili Zehra Taşkesenlioğlu, Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, Türkiye Eximbank Genel Müdürü Adnan Yıldırım, Türkiye İhracatçılar meclisi Başkanı İsmail Gülle, Doğu Anadolu İhracatçılar Birliği Başkanı Ethem Tanrıver ve çok sayıda davetli katıldı.
    Törende açılış konuşmasını yapan Doğu Anadolu İhracatçılar Birliği Başkanı Ethem Tanrıver, şubenin açılışıyla birlikte ihracatın Doğu Anadolu böğesin de daha da artacağını vurgulayarak “Türk Eximbank ile ihracatçılar arasında köprü olan Eximbank ofisimizin açılışını yapıyoruz. Cumhuriyet döneminde ihracatın olduğu her yerde biz vardık. Doğu Anadolu İhracatçılar Birliği olarak 17 ilimiz bize bağlı bu 17 ilimizde de ihracat projelerimizi arttırmak ana gayemizdir. Eximbank la bu işi daha iyi yapacağımızı Eximbank’ın desteklerinden biz bu güne kadar Gaziantep ve Trabzon’dan yararlanabiliyorduk ama artık Erzurum’da da Eximbank şubemiz oldu. Eximbank başkanımızın yanına gittiğimizde 14. şubelerini Erzurum’da açmaktan gurur duyacaklarını ifade etti. Doğu Anadolu İhracatçılar Birliği önemli bir kuruluş, 5 tane sınır kapısı olan bir birliğimiz, dünyanın gözü bu coğrafyada bunun için ihracatları artırmak için bütün gayretleri göstereceğiz. Eximbank’ın büyük desteklerinden yararlanarak daha çok büyüyeceğiz. Ekonomik krizde en önemli destek finans desteğidir. DAİP 7 bin tane üyesi olan bir kuruluştur. Geçen dönem 2 milyar dolara yakın ihracatımız oldu. Bu seneki hedefimiz 2 milyar 200 bin dolar, 2023 yılına kadar 10 milyar dolar seviyesine çıkmak istiyoruz. Artık üreten ihracatçılar birliği olacağız” diye konuştu.
    Türkiye İhracatçılar meclisi Başkanı İsmail Gülle Eximbank’la birlikte finansların daha çok artacağını ifade ederek “24 Haziran seçimlerinden sonra farklı bir sistem ile çalışıyoruz. İletişimimizin daha iyi olduğu sorunların daha çabuk çözüm bulduğu ve çok daha kolay yol aldığımız ve bu ülke için üretmenin en üst seviyede olduğunu hissettiğimiz bir dönem yaşıyoruz. 40 yıldır ticaretle uğraşıyorum çok zor dönemlerden geçtik bu süreci de atlatacağız. Eylül’de, Ekim’de, Kasım’da, otellerimizde yer yok. Bizi hedefe götürecek olan tek şey ihracattır, üretmektir. Dükkanları kapatırız devri bitti artık bütün sorunları beraber çözeceğiz. Eximbank’la birlikte finanslarımızı daha çok artıracağız. Biz üretimin ihracatın ve bu ülkenin yanındayız” dedi.
    Türkiye Eximbank Genel Müdürü Adnan Yıldırım ise14. Şubelerini Erzurum’da açtıkları için gururlu ve mutlu olduklarını belirterek “ Türk Eximbank Türk ihracatının yüzde 25 ini finans ediyor. Geçtiğimiz dönem ihracata 40 milyar dolar destek vererek tamamladık. Türkiye’de 52 banka var biz bu bankalar arasında kredi büyüklüğü bakımından 8. Büyük banka konumundayız. Dünyadan Türkiye ye kaynak getirme bakımında 7. sıradayız biz sadece kredi vermiyoruz bunla birlikte sigorta işi de yapıyoruz yaptığımız dış ticaret ve ihracatla uğraşanların içerdeki sigorta işlemlerinde de Türkiye’nin en büyük sigorta şirketiyiz. 14. ofisimizi Erzurum’da açmış bulunmaktan gurur duyuyoruz, İhracatçılarımıza sağlayacağımız finans ayrıcalıklarıyla daha çok büyüyeceğiz” diye konuştu.
    Açılış konuşmalarının ardından Doğu Anadolu İhracatçılar Birliği Başkanı Ethem Tanrıver, Türkiye İhracatçılar meclisi Başkanı İsmail Gülle ve Türkiye Eximbank Genel Müdürü Adnan Yıldırım 14 şubenin açılış sözleşmelerini yapılan törenle imzaladı.

     

    İHA

  • ŞEHİRDER anketi Erzurum’da halkın takdirini ortaya koyuyor

    ŞEHİRDER anketi Erzurum’da halkın takdirini ortaya koyuyor

    Erzurum’un önde gelen sivil toplum kuruluşlarından Şehir ve Kültür Araştırmaları Derneği’nin (ŞEHİRDER) düzenlemiş olduğu “ŞEHİRDER Altın Rozet Başarı Ödülleri-Erzurum 2018” programının tanıtım toplantısı dernek merkezinde düzenlendi. 

     

    Basın toplantısında ilk olarak ŞEHİRDER Kurucusu ve derneğin yönetim kurulu üyesi Murat Ertaş, 2013’te şehirlilik bilincinin gelişmesine katkı sağlamak amacıyla kurulan ŞEHİRDER’in geçen sürede Erzurum’da birçok başarılı etkinliğe imza attığını, gündem belirleyen, farkındalık oluşturan basın açıklamalarıyla şehirle ilgili birçok konuda halkın ve kamunun bilinçlenmesine katkı sunduğunu dile getirerek, yapılan anket çalışmasının da bu minval üzere olduğunu belirtti.
    Daha sonra ŞEHİRDER Altın Rozet Başarı Ödülleri’nin anket çalışmasının yürütücüsü ŞEHİRDER Genel Sekreteri Kadir Yaşar, anketle ilgili bilgi verdi. Kadir Yaşar’ın açıklamaları şöyle: “Birbirinden farklı kategorilerde, farklı kesimlerden, şehrimizde şehrimiz ve ülkemiz için ortalamanın üzerinde katma değer üreten isimleri, kurumları ve projeleri takdir etme, anket seçeneği olarak da olsa tanıtma, vefa gösterme ve bundan sonrası için de teşvik amacıyla düzenlediğimiz ankete, halk yoğun ilgi göstermiştir. Anketimiz 23 Eylül’e kadar devam edecek, 28 Eylül’de de Yakutiye Kent Meydanı’nda ödül töreni düzenlenerek ödüller sahiplerini bulacaktır. Kamu kurumlarının ilgisinden memnunuz. Halkımız kamu kurumlarının projelerinden çoğunlukla habersiz. Ödül alsa da almasa da ankette bulunan projeler, kamu kurumları ve isimler bugünden sonra halkın tanıdığı, bildiği isimler olmuştur. Anket bu yönüyle halka Erzurum’un başarılı yüzünü göstermiştir. Ankete dahil edilen isimler için birçok STK’den görüş aldık ve ankette ismi olan birçok kişi isminin anketteki varlığını sonradan öğrendi. Kamu kurumlarına projeleri için yazı yazdık. Kamu kurumlardan ve belediyelerden ankete katılması için gönderilen projeleri aynıyla anket seçenekleri arasına koyduk. Bu vesileyle anketimize ilgi gösteren kamu kurumlarına da teşekkür ediyorum. Anket çalışmamıza dışarıdan hiçbir sponsor ve destek alınmamış, ödüller tamamen derneğimizin fedakârlığıyla finanse edilmektedir. Bu yönüyle anket ve ödül programımız halkın güvenini kazanmıştır, anketimize ilginin bir sebebi de budur. Anket halkın bir sesi ve değerlendirmesi olmuştur. Bizim için en kıymetli sonucu budur.”
    ŞEHİRDER Başkan Yardımcısı Mustafa Uğurlu ise anketin teknik özellikleriyle ilgili bilgiler verdi. Daha sonra dernek yetkilileri basın mensuplarının sorularını cevapladı.

     

     

     

  • MNG’den Dr. Aydoğan Süer Uyardı!

    MNG’den Dr. Aydoğan Süer Uyardı!

    Bloomberg TV’de yayınlanmakta olan Sektör Raporu programına telefonla bağlanan Dr. Aydoğan Süer, dolar kurundaki yükselişe bağlı olarak alışveriş merkezleri ve perakende sektöründe atılabilecek adımlar konusunda önemli tespit ve önerilerde bulundu. 

     

    Hazine ve Maliye Bakanı Albayrak’ın dövizle kiralamanın sona ereceğine dair açıklamaları üzerine tespit ve önerileri sorulan Süer, sektörün bu güne kadar yatırımcı ve perakendecinin fedakarlık ederek orta noktayı bulması sayesinde ilerlediğini söyleyerek dolar kurundaki hızlı yükselişin TL ile para kazanan perakendeciyi zor durumda bırakacağını belirtti. Bugün sektördeki yatırımcıların dörtte üçünün yerli, dörtte birinin yabancı yatırımcı olduğunu vurgulayan Süer, dolar konusunda kiracılarına esneklik göstermeyen alışveriş merkezlerinin orta vadede büyük sıkıntı yaşayacağını ifade ederek, sorunun çözümü için yatırımcılara TL ile borçlanma imkânı tanınmasının da çok önemli bir ihtiyaç olduğunu açıkladı
    Hazine ve Maliye Bakanı Sayın Berat Albayrak, alışveriş merkezlerinde, evlerde ve ticari gayrimenkullerde dövizle kiralama ve satış dönemine son vereceklerini açıkladı. Dolar cinsinden kiralama en çok alışveriş merkezlerindeki perakendeciler için sorun oluşturduğundan, sektör uzun yıllardır bu konuda yapılabilecekleri tartışmaktaydı. Bakan Albayrak’ın açıklamasının ardından Bloomberg TV’de canlı yayına telefonla bağlanan sektörün deneyimli isimlerinden MNG Yönetim Hizmetleri Genel Müdürü Dr. Aydoğan Süer, bu konuda merak edilen sorulara yanıt verdi ve alınabilecek tedbirleri anlattı. Süer’e sorulan sorular ve yanıtları şöyle:
    Dolar kurundaki yükselişin, AVM ve perakendeye yansımaları
    Biliyorsunuz geçen sene ile bu sene arasında, yaklaşık birebir bir kur farkı var. Organize perakende sektöründe inanılmaz bir ciro dönüyor. 390 Milyar Dolarlık bu ciroyu, bu büyük ticaret hacmini bizim mutlaka kontrol altında tutmamız lazım. Türkiye’de alışveriş merkezi yatırımlarının dörtte 3’ü yerli, dörtte 1’i yabancı Zaten şu anda alışveriş merkezleriyle perakendecilerin karşı karşıya gelmesini sağlayan en büyük sebep, özellikle orta vadeli ve uzun vadeli borçlanma içerisinde bulunan alışveriş merkezi yatırımcılarının, Dolar ve Euro ile uzun vadeli borçlanma içerisine girmiş olması.
    Peki, bu gibi dalgalanmalarda biz AVM yatırımcıları olarak ne yapıyoruz? Özellikle yerli yatırımcılar perakendecisinin yanında yer alıyor. Ya kurunu sabitliyor ya kirasında iskonto yapıyor. Ama çok etkin lokasyonlarda yer alan alışveriş merkezlerinde, yani yabancı yatırımcının hâkim olduğu yerlerde, yabancı yatırımcılar taviz vermiyor. “Benim anlaşmam bu, siz de buna riayet etmek zorundasınız” diyorlar. Biz de diyoruz ki, perakendeci gelirini TL ile elde ediyor, dövizle kirasını ödüyor. Geçen sene ile bu sene arasında, perakendeci 4 Milyar TL’ye yakın bir kur farkı ödedi. Tabii, burada perakendecinin taşıyabileceği bir yük var. Ama siz bir perakendeciye, taşıyabileceğinden fazla üzerine yük yüklerseniz, perakendeci orada dayanamaz. Zaten Türkiye’de 350 tane marka var. Yani marka sayımız çok kısıtlı. Bizim bu dalgalı dönemlerde, pazarı ayakta tutacak destekleri markalarımıza vermemiz gerekiyor. Bu dörtte üçlük yerli yatırımcı mümkün olduğunca, perakendecisini ayakta tutmak için gerekli çabayı gösteriyor. Eğen yarın döviz 10 Lira olursa siz perakendecinize 10 TL’yi yansıtamazsınız. Sözleşmeler en başında ister istemez AVM yatırımcılarının kısa vadeli ve uzun vadeli kredilerinden dolayı- dövizle yapılmış olabilir. Ama siz buradaki yükü tamamen perakendeciye yükleyemezsiniz. Geçmiş dönemlerde yapılan sözleşmelerde, TL ile yapılan sözleşmelerin AVM yatırımcısına getirisi her zaman uzun vadede daha fazla olmuştur. Ancak Türkiye’nin 10-12 yıllık süreçler içerisinde, bir anlık döviz dalgalanmalarında, o 1-2 senelik geçişlerde, ister istemez büyük bir makas ayrımı oluyor. Buralarda biz yatırımcılar ve perakendeciler olarak ortak bir zemini oluşturmak zorundayız.
    Diyeceksiniz ki, AVM yatırımcısı uzun vadeli bir kredi çekmiş. Ama perakendeci dövizle gelir elde etmiyor ki! Dolayısıyla o yükü tamamen kiracıya yükleyemezsiniz. İşte böyle dönemlerde, AVM yatırımcıları aradaki kur farkını üzerine almak zorunda. Tabii ki perakendeci de yükün altına biraz elini koyacak. Perakendecinin kirasını ödeyebileceği bir “başa baş noktası” var. Bunlar tabi sektörlere göre farklılık arz eder. Yani tekstilde kirası toplam cirosunun yüzde 15’ini geçmeyecek; teknolojide yüzde 7’yi geçmeyecek; fast food’ta yüzde 20’yi geçmeyecek.
    Siz bugün birebir kur farkını yansıttığınızda, perakendeci toplam cirosunun yüzde 50’sini kirasına ayırmak zorunda kalacak. Yani burada asıl mesele, biz sürdürülebilir olacak mıyız, olmayacak mıyız? Kısa vadede perakendeciye baskı yapabilirsiniz ama bu sürdürülebilir olmaz. Yarın bir gün o mağazaların boş kalması, AVM yatırımcılarına çok daha büyük bir zarardır. Bizler AVM yatırımcıları ve perakendeciler olarak, taşın altına elimizi ortak şekilde koyacağız. Yerli yatırımcılar, bu desteği veriyor. Benim tavsiyem, yabancı yatırımcıların da aynı şekilde davranması. Aksi taktirde göreceksiniz ki, kısa vade içerisinde, yabancı yatırımcıların yönettiği alışveriş merkezlerinde perakendeciler baş kaldıracaktır ve orada ciddi sıkıntılar oluşacaktır.
    Perakendeci dövizdeki yükü tüketiciye yansıtacak mı?
    Döviz kuru artışında oluşan bu büyük makasın, yüzde 10’luk, 15’lik veya 20’lik dilimlerini tüketiciye yansıtmayı konuşabilirsiniz. Ama geçen sene ile bu sene arasında oluşan birebir artışı yansıtamazsınız. Bu matematiğe ters Birebir maliyet artışını, bugün Türkiye’de dövizle hammadde ya da ürün alan hiçbir yatırımcı veya perakendeci, satıştaki ara kalem ürününe yansıtamaz. Çünkü makas ayrımı çok fazla! Belki yüzde 10-15 gibi bir oran olsaydı bu yansıtılabilirdi.
    Alışveriş merkezleri yatırımcıları da orta vadeli ve uzun vadeli borçlanmaları içerisinde, bu kadar yüksek kredileri ancak döviz kredisi ile borçlanabiliyorlar. Ben yaptığım bütün programlarda şunu belirtiyorum. Bir alışveriş merkezi yatırımı belirlenirken mutlaka artık AVM yatırımcılarına TL ile kredi sağlayacak bir ortam hazırlanmalı. Bugün yaşanan karmaşada AVM yatırımcısı diyor ki, “Benim uzun vadede beklentim döviz. Ben nasıl sözleşmemi TL ile yapayım?” Tam bu noktada bir realite ile karşı karşıyayız. Sonuçta TL ile dönen bir pazar var. Dövizle kredi ödendiğinde orada perakendecinin acı çektiğini görüyoruz. Biz yerli yatırımcılar olarak birçoğumuz sürdürülebilir bir ilişkide olmak için diyoruz ki, “Sadece 1-2 aylık değil, yarım dönemlik ya da bir dönemlik süreler içerisinde sizi rahatlatalım. Kurunuzu bir yerde sabitleyelim.” Çünkü perakendecinin motivasyonunu düşürmemek gerekiyor. Bu gibi dalgalanmalarda birlikte hareket etmek çok önemli Aksi taktirde orta vadede o mağazalar boş kaldığında, caddelerimiz boşaldığında, birlikte zarar görürüz. Bugün alışveriş merkezlerinin ve perakende sektörünün toplam cirosu 410 Milyar Doları buluyor. Bu çok spesifik bir iş. Herkes bu pazarı göremiyor olabilir ama ciddi bir rakamdan, önemli bir sektörden göz ediyoruz. Bugün biz cadde, pazar ve esnaflarımız ile AVM yatırımcıları ve perakendecilerimizi karşı karşıya getirirsek hata yaparız. Zaten üreticiler bu dalgalanma içerisinde ayakta kalmakta zorlanırken, perakendeyi zorlarsak, inanın burada kayıplar ağır olur! Dolayısıyla yabancı yatırımcıların da stratejik olarak bunu görüyor olması lazım. Eğer görülemezse, çok etkin lokasyonlarda mağazalar boşalmaya başlayacaktır.
    Kredi kullanımı açısından avm yatırımcılarının beklentileri
    Alışveriş merkezi yatırımcısının durumu, yatırımcının öz sermayesi ile doğru orantılı ama en az bir 10-12 yıllık uzun vadeli TL borçlanmasını sağlamak gerçekten çok efektif olacaktır. Mutlaka TL ile kredi ortamının sağlanması lazım. Diğer türlü AVM yatırımcıları da çok mağdur oluyorlar. Bir alışveriş merkezi kurmak için gereken yüklü bir rakamı TL ile borçlanamadığında, döviz ile borçlanıyor. Dolayısıyla o da ister istemez o riski perakendeciye yansıtmaya çalışıyor. Bunun bedeli her iki taraf için de çok ağır.
    Yeni AVM yatırımları yapılırken her zaman şunun altını çiziyorum. Yüzde 10-15-20’lik kur farklarını perakendeciye yansıtabilirsiniz. Bizim şu an sözünü ettiğimiz rakamlar gibi çok ciddi bir makas ayrımı; yüzde 50’lik yani bire birlik bir döviz artışı olursa, burada bunu yansıtamazsınız. Öte yandan yatırımcı uzun vadeli beklentileri içerisinde her zaman bu risklere hazır olmalıdır. Eğer yeni bir AVM yatırımı yapıyorsanız, “Ben bugün 100 Milyon Dolar kredi kullandım. Bu kredinin tamamının gelir projeksiyonunu da uzun vadede perakendeciyle yaptığım sözleşmelere bağladım” diyemezsiniz. Buradaki en büyük hata, yanlış fizibilite yapılması Bir AVM yatırımcısı, yatırım yaparken riski görecek. “Döviz kurunda yüzde 20’nin üzerinde bir artış gerçekleşirse, oradaki yükü ben üzerime alacağım” diyebilecek. Gördüğünüz gibi bugün birçok AVM yatırımcısı, döviz kurundaki artıştan dolayı, o beklenen getirileri elde edemiyor. Sektörün yüzde 75-80’i, şu an yüzde 40-50’lik iskontolar yapma noktasında. Yani kur sabitlemesinden kaynaklanan iskontolar ile gelir projeksiyonunda bir kayıp söz konusu. Yani perakendeciler 4 Milyar TL kur farkı öderken AVM yatırımcıları da beklenen gelir projeksiyonunda yarı yarıya bir gelir kaybı içerisindeler. İçinde bulunduğumuz dönem aslında bir geçiş dönemi. Biraz perakendeci, biraz da AVM yatırımcısı elini taşın altına koyacak. Tüketicilerimiz de kendilerini caddelerden pazarlardan eksik etmeyecek. Özetle bu süreçler içerisinde ortak hareket etmemiz gerekiyor.

     

    İHA

     

     

  • Cemre Turizm’de güz turları başlıyor

    Cemre Turizm’de güz turları başlıyor

    Kurban Bayramı’na birbirinden eşsiz iki turla giriş yapan Cemre Turizm, hız kesmeden bu kez Batum’a yelken açıyor. Erzurum’daki tatil severler için Günübirlik Batum turu organize eden Cemre Turizm, 1 Eylül Cumartesi günü itibariyle güz turlarına start veriyor.

     

    Cemre Turizm Yönetim Kurulu Başkanı Nuh Şenol, güz turlarının ilkini Batum’a gerçekleştireceklerini belirterek, “1 Eylül’de yol arkadaşımız olmak isteyen tatil severleri Cemre Turizm’e bekliyoruz” dedi.

     

    BATUM TURLARI BAŞLIYOR…

    Kurban Bayramı’nda birbirinden ayrı iki tur düzenlediklerini hatırlatan Nuh Şenol, GAP ve Karadeniz turlarının ardından günübirlik Batum turlarıyla güz sezonunu açtıklarını kaydetti. 1 Eylül Cumartesi günü Batum’a günübirlik turlara başlayacaklarını belirten Nuh Şenol, tatil severlere oldukça heyecan uyandıran bir çağrıda bulundu. Pasaport ve vize ihtiyacı olmadan denizinden doğasına, mutfak kültüründen tabii ve doğal güzelliklerine varıncaya kadar Batum’u gezip görmek isteyen herkesi günübirlik turlarımıza bekliyoruz” diye konuştu.

     

    YERİNİZİ ŞİMDİDEN AYIRTIN!

    Günübirlik Batum turuna katılmak isteyenlerin şimdiden yerlerini ayırtmaları tavsiyesinde bulunan Cemre Turizm Yönetim Kurulu Başkanı Nuh Şenol, “Profesyonel bir tur organizasyonunda yer almak ve Batum’un eşsiz güzelliklerini bir arada görmek isteyen yol arkadaşlarımızı rezervasyon için bekliyoruz. Turlarımıza dahil olmak isteyen tatil severler, 0 (442) 235 85 60 ve 0 (506) 137 17 40 numaralı telefonlardan bize ulaşabilirler. Tur alternatiflerimiz hakkında daha detaylı bilgi edinmek isteyen tatil severleri ise, Şehristan konutlarındaki acente merkezimize bekliyoruz” dedi.

     

     

  • ERZURUM’UN EĞİTİM ÜSSÜ BAHÇEŞEHİR KOLEJİ

    ERZURUM’UN EĞİTİM ÜSSÜ BAHÇEŞEHİR KOLEJİ

    Erzurum’un ‘eğitim ve kültür merkezi’ unvanını taçlandıracak olan Bahçeşehir Koleji’nde sona yaklaşılıyor.

     

    Çat yolu üzerinde inşa edilen devasa eğitim yatırımı için geri sayım başlarken, kolej, 2018-2019 eğitim-öğretim sezonuna tüm Türkiye’de olduğu gibi 17 Eylül’de “merhaba” diyecek. Erzurum Bahçeşehir Koleji’nin resmi açılışı ise, 25 Eylül’de törenle yapılacak. Erzurum Bahçeşehir Koleji Kurucusu İsmail Hakkı Bozkurt, “Erzurum’a son derece modern bir eğitim yuvası kazandıracak olmanın heyecanını yaşıyoruz. Alanında uzman eğitim ve idari kadromuzla Erzurum’da eğitim öğretim alanında fark yaratacağız” dedi.

     

    BAHÇEŞEHİR KOLEJİ’NDE YOK, YOK…

    Yapımına geçtiğimiz Mayıs ayında başlanan ve 20 dönümlük arazi üzerinde 14 bin 300 metrekare kapalı alan olarak inşa edilen Erzurum Bahçeşehir Koleji’, yüksek kalite standartlarına sahip dersliklerinden konferans salonuna, laboratuvarlarından yarı olimpik yüzme havuzuna, çok amaçlı spor salonundan, tüm teknolojik ve bilişim altyapısına varıncaya kadar her türlü imkana sahip olacak.

    Erzurum’da eğitime nitelik kazandıracak olan yatırımın son durumu hakkında bilgiler veren Kurucu İsmail Hakkı Bozkurt, kolejin yapımının büyük ölçüde tamamlandığını bildirerek, “Kolejimiz, tam da planladığımız üzere 2018-2019 eğitim-öğretim sezonunda kapılarını öğrencilerine açmış olacak. Alanında uzman eğitim kadromuz bile şu anda seminerden seminere koşuyor” diye konuştu.

     

    YATIRIMIN MALİYETİ 24 MİLYON LİRA

    Maliyeti 24 milyon lirayı bulacak olan yatırım hakkında teknik bilgiler paylaşan Bozkurt, birbiriyle hem bağımlı, hem bağımsız 7 blok halinde inşa edilen kolejin, nitelikli eğitim için ihtiyaç duyulan tüm imkânları bünyesinde barındıracağını kaydetti. 60 derslikli kolejde, sınıfların dizaynından teknolojik ve bilişim imkânlarına kadar her ayrıntıyı düşündüklerini vurgulayan İsmail Hakkı Bozkurt, “Kaliteli bir eğitim için ne gerekliyse, plan ve programımızı da ona göre yaptık. Kolejimizde 14 laboratuvar, 3 spor salonu ve yarı olimpik yüzme havuzu da bulunuyor. Bunlara ilaveten 416 kişi kapasiteli konferans salonumuz da, yine öğrencilerimizin ve velilerimizin emrinde olacak. Böylece sosyal ve kültürel her türlü etkinliği kendi bünyemizde rahatlıkla gerçekleştirebileceğiz.” ifadelerini kullandı.

     

    17 EYLÜL’DE KAPILARINI AÇIYOR

    Projeyi Çat Yolu üzerinde Kızılay’a ait olan 20 dönümlük arazi üzerinde hayata geçirdikleri bilgisini veren Bozkurt, burada daha önce de EYOF oyunları için kullanılan tesisi kiraladıklarını da anımsattı. Bozkurt, “Yap-İşlet-Devret” modeliyle inşa edilen kolejin böylece devasa bir kampüse sahip olacağına dikkati çekerek, “Kolejimizin inşaatında sona doğru yaklaşırken, çevre düzenleme çalışmalarına da start vermiş bulunuyoruz. Allah’ın izniyle 2018-2019 eğitim-öğretim sezonunun başlayacağı 17 Eylül’de kapılarımızı öğrencilerimize açmış ve eğitimlere başlamış olacağız” dedi.

    Yatırımın resmi açılışını ise, 25 Eylül’de görkemli bir törenle gerçekleştirecekleri bilgisini veren Bozkurt, bin 240 öğrencinin eğitim öğretim göreceği kolejde, eğitimci kadro da dahil olmak üzere 120 kişinin istihdam edileceğini dile getirdi.

    Bozkurt, “Bahçeşehir Kolejimiz Erzurum’umuza şimdiden hayırlı uğurlu olsun. Ümit ediyoruz ki bu yatırım, Erzurum’un çok daha nitelikli eğitim kurumları kazanmasına vesile olmuş olur.” diye konuştu.

     

  • DOKUNMAYIN RADYOMUZA!

    DOKUNMAYIN RADYOMUZA!

    TRT Erzurum Radyosu’nun kapatılarak Diyarbakır’a bağlı bir şeflik olarak hizmet vereceği yönündeki söylentiler gün geçtikçe artıyor.

     

    Siyasi kanat, her ne kadar böyle bir durumun söz konusu olmadığını ifade etse de, TRT’den konuya ilişkin herhangi bir açıklama yapılmadı bugüne kadar…

    TRT, Erzurum’da bir kamu kurumudur evet ama biz meseleye sadece bu zaviyeden bakmıyoruz. Çünkü TRT Erzurum Radyosu, Erzurum için aynı zamanda moral bir değerdir, uzun yıllara matuf bir zenginliktir, şehrin hafızasıdır, kültür ve sanat membaıdır.

    Bu yüzden TRT Erzurum Radyosu’nu kapatmakla vuku bulacak olan hadise; bir kamu kurumunu küçültmek ya da etkisiz hale getirmek değildir… Aynı zamanda şehrin moralini çökertmektir, hafızasıyla oynamaktır, kültürel kaynaklarını istifade edilemez ve gelecek nesillere aktarılamaz hale getirmektir.

    Bu yüzden diyoruz ki;

    Çökertmeyin moralimizi!..

    Oynamayın hafızamızla ve dokunmayın radyomuza!..

     

     

  • KÜLTÜRLÜ OLAN KAZANIYOR

    KÜLTÜRLÜ OLAN KAZANIYOR

    1989 yılından beri eğitim camiasında bulunan uzman kadronun bir araya gelerek kurduğu Özel Kültür Ortaokulu verdiği kaliteli eğitimle iki yılda Erzurum’un sayılı okulları arasına girdi. Özel Kültür Orta Okulu’nda 5. sınıftan 8. sınıfa kadar 4 yıl boyunca akademik eğitim ile birlikte sosyal eğitim veriliyor. Kültür Orta Okulu’nu tercih eden öğrenciler akademik eğitimlerini alırken milli ve manevi değerlerinin bilinciyle mezun oluyor.

     

    20 YILLIK TECRÜBE

     

    20 yıl önce dershanecilikle başlayan eğitim tecrübemizi özel okula taşıdık, diyen Kültür Orta Okulu Müdürü Alptekin Aydın, ”2015 yılında Bosna Caddesi’nde eğitime başlayan okulumuz, 2016 yılında Yıldızkent’te yeni binamızda kültürlü öğrenciler yetiştirmeye devam ediyor” dedi. İsmi gibi kültürlü öğrenciler yetiştirmeyi amaçlayan Özel Kültür Orta Okulumuz 5-6-7-8. Sınıflara eğitim veriyor. 250 öğrenci kapasiteli tam gün eğitim verilen okulumuzda sorumluk sahibi milli ve manevi değerlerinin farkında olan öğrenciler yetişiyor. Sabah 09.00’da başlayan eğitim akşam 19. 00’da bitiyor.

    SINIRLI KONTENJAN

    250 öğrenci olan okulumuzda kontenjanlarımız sınırlı olduğundan kayıt yaptırmak isteyen velilerimizin erken kayıt avantajları için Yıldızkent’te bulunan okulumuza başvurmaları gerekiyor. Okulumuzda, öğretime başlamadan önce uygulanan testlerin sonucunda işitsel ya da görsel beceri durumlarına göre veli- okul işbirliği esas alınarak sınıflarımız gruplandırılmıştır. Öğrencilerimize uyguladığımız testler sonucunda; dikkat, yaratıcılık, odaklanma süresi, hafıza seviyeleri tespit edilerek öğrenme ihtiyaçları belirlenip, planlar hazırlanır. ”Kültürlü olan kazanır.” Sloganıyla öğrencilerinin yanında olan Özel Kültür Orta Okulu  2015-2016 eğitim öğretim yılında hizmet vermeye başlamıştır.

     

    HEM AKADEMİK HEM SOSYAL EĞİTİM VEREN OKULUMUZDA 

    KÜLTÜRLÜ ÖĞRENCİLER YETİŞİYOR

     

    Biz öğrencilerimiz sınavda başarılı olsunlar akademik olarak bir yerlere gelsinler elbette istiyoruz. Ama bunun yanı sıra evvela kul olarak Yaradan’a karşı, evlat olarak ana babaya karşı, vatandaş olarak devletine karşı sorumluluk sahibi olmalarını istiyoruz. Mesleği ne olursa olsun ister öğretmen, ister doktor, hakim, hemşire. Çocuklarımız vicdanlı olsun, ilkeli dürüst olsun, paradan ziyade ahlaki değerleri bilsin. Öğrencimize ”gelecekte ne olmak istiyorsun?”  diye sorduğumuzda büyüyen Türkiye hayali ile yetişen ”daha güçlü bir ülkem olsun” desin. İdealist öğrenciler yetiştiriyoruz, kısaca okulumuzun ismine uygun kültürlü öğrenciler yetiştiriyoruz.

     

    OKUL VE ÖĞRENCİ KOORDİNASYONUNU SAĞLAYAN SINIF REHBERLİĞİ

     

    Rehber hocalarımızın gözetiminde öğrencilerimizin gelişimini sürekli takip ediyoruz. Hafta içi yaptığımız sınavlarda öğrenci kendi ortalaması ve sınıf ortalamasının altında ise hafta sonu rehber hocalarımızın gözetiminde çalıştırıyoruz. Cuma günleri velilerimizi bilgilendiriyor, çocuğun düşük durumu dolayısıyla erkenden okula gönderilmesini rica ediyoruz.Hafta içi üç gün (Pazartesi-Salı- Çarşamba ) 17.00’ye kadar iki gün (Perşembe-Cuma ) 19.00’a kadar eğitim veriyoruz. 8. Sınıflar için hafta sonu saat 13.00’da başlayan derslerimiz akşam 18.00’a kadar sürüyor.

     

    2018 YILINDA SPORTİF ALANDA ÇOK CİDDİ BAŞARILAR ELDE ETTİK

     

    Çocuklarımızı sınava hazırlarken akademik gelişiminin yanında sosyal yönlerini tamamlamaya çalışıyoruz.

    Gazetecilik, Tiyatro, Zeka Oyunları, Basketbol Kursları ,Yüzme, Atıcılık, Karate, Kayak gibi sekiz okul kulübümüz var.

    Okulumuz ; İlimde ,kültürde, bilgide olduğu gibi sosyal, sanatsal ve sportif başarılarıyla da ön plana çıkarak şampiyonluklar elde etti. Birçok sportif alanda dereceye giren öğrencilerimiz aldıkları madalyalarla göğsümüzü kabarttı. Müdür yardımcımız İbrahim Bostancı koordinesinde öğrencilerimiz 6 altın, 5 gümüş 6 bronz madalya alarak büyük başarı elde ettiler.

    Erzurum Milli Eğitime bağlı okullar arası sportif yarışmalarda; öğrencimiz Hanzade Azra Yazıcı  yüzmede il 1.si, Ahmethan Ereskici Karatede  il 1.si Aybike Erhan Karete il 3.sü, Ömer Faruk Gür Kayakta il 1.si , Aybel Genc Kayakta il 3.sü, Hilmi Bakır Atıcılıkta il 1.si,  İlhami Dumanay Atıcılıkta il 2.si  Yusuf Eyüpoğlu Basketbolda il 2. ve 3.sü oldular ve bizleri gururlandırdılar.

     

    ÇOCUKLARIN BEDENSEL GELİŞİMİNE ÖNEM VERİYORUZ

     

    Çocukların bedensel gelişimini önemsiyoruz. Bunun için okulumuzda yüzme, basketbol ,futbol gibi spor faaliyetleri yapıyoruz ve kurslar oluşturuyoruz.

     

    100 TEMEL ESERİ OKUTUYORUZ..

     

    ”İnsanın bildiği anlatabildiği kadardır”, mantığı ile hareket ediyoruz. Bunun için öğrencilerimize ilk yılından mezun oluncaya kadar okumayı aşılıyoruz. Dünya ve Türk Klasikleri’nden oluşan 100 temel eser okutuyoruz. Öğrencilerimizin sözcük dağarcıklarının gelişimi ve duygu düşüncelerini ifade etmede zorluk çekmemesi için kitap okutuyoruz. Kitapları önce öğretmenlerimiz okuyor, sonra çocuklarımıza okutuyoruz. Çocuğun yaş ve zekâ düzeyine uygunluğunu ahlaki manada düzen için takip yapıyoruz.

     

    KÜLTÜRLÜ ÇOCUKLAR GÜVENDE

     

    Kayıt yaptıracak velilerimiz bilsinler ki çocukları  4 yıl boyunca güvende olacak.

    Çünkü ;

    -Tecrübeli kadromuzla Erzurum’da hem akademik anlamda hem de çevresine verdiği güven açısından sayılı özel okullardan birisiyiz.

    – Milli ve manevi değerlere bağlı eğitim sistemi

    -Tecrübeli kadro

    – Kaliteli – Kalıcı – Birebir- Kesintisiz eğitim

    -Konu ve mekana uygun yerinde eğitim ( 93 Harbi Aziziye Tabyaları’nda ders) gibi..

    – Öğrenci veli koordinasyonunu sağlayan sınıf rehberliği hizmeti

    – Bol doküman, kaliteli kaynak ( Kültür ve Biltes) kaynakları

    – Yoğun İngilizce eğitimi

    – % 100 başarı ve nitelikli okullara yerleştirme

    – Kitap okuma alışkanlığı

    – Öğrenci gelişimini takip eden hafta sonu deneme sınavları

     

  • HEDEF’İNİZE BİR ADIM DAHA YAKLAŞIN

    HEDEF’İNİZE BİR ADIM DAHA YAKLAŞIN

    2017-2018 eğitim-öğretim yılında faaliyetlerine başlayan Hedef Eğitim Kurumları, ilk eğitim-öğretim yılını tamamladı. Hedef Eğitim Kurumları Müdürü Taceddin Deniz, İş’te Erzurum Gazetemize açıklamalarda bulundu. Deniz, ”Amacımız hızla değişen dünya şartlarını dikkate alarak dünya ile yarışabilen nesiller yetiştirebilmek” dedi

     

    Final eğitim Kurumları’nın başka bir markası olan Hedef Eğitim Kurumları’nın Erzurum Şubesi olarak 2017-2018 eğitim öğretim yılında faaliyetimize başladık.

    Yaklaşık 2 bin m² arsa üzerinde kurulan binamız 6 bin m² kullanılabilir alanıyla modern anlamda eğitim ve öğretim için oldukça uygun bir lokasyonda bulunmaktadır.

    Çevresinin sakin, gürültüden uzak ve her türlü olumsuz etkiye kapalı ortamda bulunan okulumuzda ilk yıl, anaokulu, ilkokul ve ortaokulun bütün sınıflarında eğitim öğretime başladık ve sezonu oldukça başarı bir şekilde bitirdik.

    Anaokulumuzda 4-5-6 yaş grubuna yönelik 3 sınıf bulunuyor. İlkokulda 1. Sınıf 2 şube ile diğer sınıflar ise 1’er şube ile eğitime başladık. Ortaokulda ise 5 ve 8. Sınıflar 3’er şube, 6 ve 7. Sınıflar ise 2’şer şube ile çağımızın öğrenim modeli olan Hedef Eğitim Kurumları’nın misyon ve vizyonuna uygun yaşayarak öğrenme yöntemiyle ilk yılımızı hedeflediğimiz doğrultuda tamamladık.

    Özellikle 8. Sınıflarda ise sınavla öğrenci alan okulları dikkate alarak sınav ağırlıklı çalıştık. Sınava giren 31 öğrencimizden 14 öğrenci tercih hakları için gerekli şartlar olan 100’de 10’luk dilime girdi.

    İlk yılımız için oldukça başarılı olan bu sonuçta emeği geçen başta, velilerimiz ve öğretmenlerimize teşekkür ederken, öğrencilerimizi de kutluyorum. Bundan sonraki hayatlarında başarılar diliyorum.

    Modern eğitimin gerekleri olan bütün birimler okulumuzda mevcuttur. Geniş ve ferah sınıflarımızın yanında müzik ve resim atölyeleri, modern kütüphanesi, kapalı spor salonu, yabancı dil (İngilizce ve Almanca) atölyeleri, nezih yemekhaneleri ve kantinleri, çocuklar için oyun alanları ile her türlü imkânı sunuyoruz. Cumartesi günleri ise öğrencilerimizin istek, ilgi ve yeteneklerine göre 13 farklı atölyede hizmet veriyoruz. Özellikle bu atölyelerdeki gerçekleştirdiğimiz faaliyetleri önümüzdeki yıllarda çağın ihtiyaçlarını göz önünde bulundurarak genişleterek ve yaygınlaştırarak devam ettireceğiz.

     

    GÜÇLÜ ÖĞRETMEN KADROSU

     

    Hedef Eğitim Kurumları’nda öğretmen kadrosu müfredata hakim, sınavlara hazırlıkta deneyimli, dinamik, usta öğreticilerden oluşuyor. Öğretmen kadrosu anlatmayı değil, öğretmeyi esas alıyor. Hedef Eğitim Kurumları’nda öğrenciler her gün rehber öğretmenleriyle iletişim halindedir. Her öğrenci için ayrı ayrı, etkili ve verimli haftalık çalışma programları rehber öğretmenli tarafından yapılır. Branş öğretmenleri ve rehber öğretmenlerinin ilgisi sayesinde çok güzel bir öğrenme ortamı oluşuyor.

     

    ETKİN BİR YABANCI DİL EĞİTİMİ

     

    Hedef Eğitim Kurumları’nda yabancı dil öğrenimi, anadili öğrenimi ile aynı esaslara dayandırılarak yapılmaktadır. Bu doğrultuda Hedef’te doğal bir öğrenme ortamının yaratılmasına büyük özen gösterilmektedir. Yabancı dil eğitimi gramer uygulaması ile başlayıp; duyarak, dinleyerek, duyduklarını tekrar ederek, onlara anlam yükleyerek, sesleri taklit ederek ilerleyen bir öğrenme sürecidir. Hedef Eğitim Kurumları’nda yabancı dil olarak İngilizce ve Almanca eğitimi verilmektedir.

     

    SANAT SOKAĞI GÖZ KAMAŞTIRIYOR

     

    Hedef Eğitim Kurumları’nda bulunan sanat sokağı, resim ve müzik sınıflarından oluşuyor. Öğrencilerin eğlenerek öğrenmesi için kurulan sokakta, birbirinden güzel etkinlikler düzenlendi. Sanat sokağında bulunan resim atölyesinde birbirinden farklı çalışmalar belli tarihlerde sergilendi. Bu çalışma ile bir çok öğrencinin farklı bir kalibritesi tespit edildi. Tiyatro kulübü ve jimnastik atölyesinde ise özellikle belli gün ve haftalarda yaptıkları etkinliklerle göz doldurdu. Bilim atölyesi tamamen kendine özgü çalışmalar ile geleceğin Aziz Sancar’ları, Gazi Yaşargil’leri ve Oktay Sinanoğulları’nın sayısını artıracak. Yapılan çalışmalar geleceğin bilim adamları için hepimize ümit verdi.

     

    YIL İÇİNDE 5 MİNİ KONSER YAPILDI

     

    Müzik atölyesi gitar ve bağlama eğitimi verildi. Yapılan konserlerimizde türküleriyle Neşet Ertaş tanıtıldı. Eskimeyen eskiler adı altında Barış Manço, Cem Karaca, Sezen Aksu ve İbrahim Erkal eserleri icra edilerek tanıtıldı. Mahalli kurtuluş bayramı olan 12 Mart’ta Erzurum türkülerinden oluşan güzel bir program yapıldı. Gençlik haftasında tamamı öğretmenlerimiz ve öğrencilerimiz tarafından hazırlanan kahraman türküler programı farklı bir bakış açısıyla oldukça beğeni aldı. Türk Sanat Müziğinden tamamı muhayyer kürdi makamından oluşan program ise başta velilerimiz olmak üzere hepimizi büyüledi.

     

    HEDEF, SPORTİF FAALİYETLERDE ÖNCÜ

     

    Öğrenciler, spor öğretmenleri eşliğinde;  satranç, masa tenisi, basketbol voleybol ve futbol turnuvalarına katılarak hem eğleniyorlar, hem de kişisel gelişimlerine katkı sağlıyorlar. Spor etkinlikleri ile enerjilerini atarak mutlu oluyor. Spor öğretmenleri, sporun zihinsel gelişime etkilerini göz önünde bulundurarak öğrencilerin dikkat ve konsantrasyon gelişimine katkıda bulunuyor. Öğrencilerin  sporun içinde problemlere çözüm arayarak, ezbere değil, düşünerek hareket etmesi sağlanıyor. Satranç kulübümüzün öğrencileri katıldığı turnuvalarda değişik kategorilerde dereceye girerek göğsümüzü kabarttı.

     

    KÜTÜPHANE HERKESE AÇIK

     

    Bir proje kapsamı içerisinde farklı bir bakış açısıyla oluşturduğumuz kütüphanemiz, öğrencilerimizin yanında öğretmenlerimiz ve halka da hizmet verecek.

    Ağaç dikme haftasında yaklaşık 250 fidanı toprakla buluşturarak okulumuzun ve çevresinin güzelliği için katkıda bulunduk.

     

    ETKİNLİK REKORU ANAOKULU’NUN

     

    Hedef Eğitim Kurumları Anaokulu’nda erken çocukluk dönemindeki çocukların gelişim özellikleri doğrultusunda sağlıklı büyümelerini, sosyal-duygusal, dil ve bilişsel alanlarında gelişimlerinin en üst düzeye ulaştırılmasını, öz bakım becerilerinin kazandırılmasını ve ilköğretime hazır bulunmalarının sağlanmasını amaçlamıştır. Gelişim alanlarının hızlı olduğu bu dönemde Okul Öncesi Eğitim içerisinde; mantıksal bakış açısı ve problem çözme becerisi kazandırabilmek için Fen-Matematik Etkinlikleri, kelime dağarcığını artırıp kavramsal ifadelerle birlikte ilkokula hazırlığı sağlayabilmek için Türkçe-Okuma Yazmaya Hazırlık Etkinlikleri, sanat etkinlikleri, müzik etkinlikleri ve oyun etkinlikleri gibi yıl içerisinde yüzlerce etkinlik yapıldı. Öğrencilerin bu doğrultuda yıl içinde yaptıkları etkinlikler herkeste hayranlık uyandırdı.

     

    DAHA ZENGİN FAALİYETLERİ İÇERECEK

     

    Önümüzdeki yıllarda modern konferans salonu, tenis kortu, voleybol ile basketbol sahaları, mini futbol sahası ve yürüyüş parkuru yaparak sosyal ve spor faaliyetlerimizi daha da zenginleştireceğiz.

     

    HEDEF’TE YAZ OKULU

     

    Hedef Eğitim Kurumları’nda Yaz Okulu 25 Haziran – 3 Ağustos tarihleri arasında düzenleniyor. Yaz Okulu’nda çocuklar hem güzel vakit geçiriyor hem de çeşitli etkinliklere katılıyor. Yaz Okulu’nda 60’ar saat Kur’an ve Gitar Eğitimi, 30 saat Resim Eğitimi, 20’er saat İngilizce, Yüzme  ve Zeka Oyunları Eğitimi düzenleniyor.  Yaz Okulu 8. sınıfılar da ise 25 Haziran – 11 Ağustos tarihlerinde LGS’ye yönelik eğitim görüyor. Haftanın 6 günü Yaz Okulu’na katılan öğrenciler, günlük 7 saat ders işliyor. Yaz Okulu boyunca öğrenciler, 70’er saat Matematik, Türkçe ve Fen Bilgisi, 28’er saat Din Kültürü ve İngilizce, 35 saat ise Sosyal Bilgiler dersini görürken, Yaz Okulu süresince LGS Sınavda çıkacak konuların tamamını bitirmiş olacaklar.

     

  • YIL SONUNA KADAR HEDEFİMİZ  %10 ARTIŞLA 2.2 MİLYON İHRACAT

    YIL SONUNA KADAR HEDEFİMİZ %10 ARTIŞLA 2.2 MİLYON İHRACAT

    Geçtiğimiz Nisan ayında yapılan DAİB seçiminde Doğu Anadolu İhracatçılar Birliği’nin yeni başkanı olan ve Haziran ayında Türkiye İhracatçılar Meclisi Denetim Kurulu Üyeliğine seçilen Ethem TANRIVER ile yaptığımız söyleşide DAİB VE TİM hakkında bilgi aldık. Ethem Tanrıver, ”Türkiye ve Dünya pazarında rol alan bir ili temsil ediyoruz. 12 ay iş 12 ay aş sloganı ile yola çıktık. Büyüyen ve üreten Türkiye piyasasında üreten konumda olmalıyız. Bu yıl ihracatımızı %10 artışla 2,2 milyara çıkarmayı hedefliyoruz” dedi. 

     

     

    Ethem TANRIVER kimdir? Hakkınız da kısaca bilgi verir misiniz? Erzurum hakkında düşünceleriniz nelerdir?

     

     

    1978 yılında Nevşehir’in Ürgüp ilçesinde doğdum. İlk ve ortaokulu Ürgüp’te, lise eğitimimi Kayseri’de tamamladım. Çalışma hayatına halen Yönetim Kurulu Üyesi olarak görev yaptığım Kaptaş A.Ş.’de başladım. Kaleblokbims Hafif Yapı Elemanları A.Ş. ile Politek-Terpa Elektronik Cihazlar Pazarlama San. Tic. A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı olarak görevimi sürdürüyorum.  Ar-Ge ve ihracat başta olmak üzere firmaların tüm bölümlerinde görev alarak ülkemiz sanayisine hizmetler vermekteyim. İş Dünyası ağırlıkta olmak üzere çok sayıda sivil toplum kuruluşunda başkan ve yönetici olarak görev yapmaktayım. Yabancı dil olarak İngilizce biliyorum. Evliyim ve 3 çocuğum var. Doğduğum yer Ürgüp olabilir, yalnız ticaret hayatım hep Erzurum’da geçti. Bugün Erzurum’dan insanların göç etmesi çok hızlı oluyor.İnsanlar akşam karar veriyor, sabah gidiyor.Ama benim gitme şansım yok düşünmedim de bütün yatırımlarım Erzurum’da. 240 kişinin çalıştığı marka haline getirdiğim güzide bir şirketim var. Doğumum Erzurum değil ama en iyi Erzurumlu’dan daha iyi Erzurumlu olduğumu düşünüyorum.Bu şehrin en iyi olmasını en çok isteyenlerdenim.Benden sonra çocuklarımında Erzurum’a hizmet etmesini istiyorum. Erzurum benim için maneviyatı yüksek bereketli toprakların yeri ve gönlümün şehridir.

     

     

    DAİB’in faaliyet alanı başlıca amaç ve görevleri nelerdir?

     

    Doğu Anadolu İhracatçıları Birliği, Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün talimatlarıyla 4 Mart 1937 tarihinde ”Canlı Hayvan İhracatçıları Birliği Türk Anonim Şirketi” adı altında kurulmuştur. Kurulan bu Anonim Şirket, Doğu Anadolu İhracatçı Birliği’nin ve daha sonraki dönemlerde ülkemizin değişik bölgelerinde kurulan diğer ihracatçı birliklerinin de temelini teşkil etmiştir. 4 Mart 1937 tarihinden bu yana değişerek 3 Temmuz 2009 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 5910 sayılı yasa ile tüm ihracatçı birlikleri gibi Doğu Anadolu İhracatçıları Birliği de bugünkü nihai yapısına kavuşmuştur. Merkezi Erzurum’da bulunan ve Iğdır, Doğubayazıt, Van, Yüksekova, Silopi’de irtibat büroları bulunan Doğu Anadolu İhracatçılar Birliği (DAİB), Ağrı, Bingöl, Bitlis, Elazığ, Erzincan, Erzurum, Hakkari, Kars, Muş, Siirt, Tunceli, Van, Bayburt, Batman, Ardahan, Iğdır ve Şırnak olmak üzere toplam 17 ilde akredite olmuş ve bu illerde yerleşik ihracatçı üyelerinin yanı sıra, tarihi geçmişi ile ülkemizin dört bir tarafında ihracat faaliyetinde bulunan üyelerine sektör ve mal gurubu sınırlaması olmaksızın hizmet verecek şekilde örgütlenmiştir. Doğu Anadolu İhracatçılar Birliği’nin, 2018 yılı itibariyle, yaklaşık 4.000 aktif üyesi bulunmaktadır.DAİB Doğu Anadolu’daki tüm ihracatçılara hizmet etmek ve sorunlarına çözüm üretmek için kuruldu. İhracatçılarımızın en hızlı şekilde ürünlerini gümrük kapılarından yurt dışına geçirmelerinde sorunsuz bir şekilde gerçekleştirmek ve varsa sorunları en asgariye indirmek için buradayız. 26 kişiden oluşan bir kadromuz var. Genel sekreterimiz, yönetim kurulumuz ve çalışanlarımızla koordineli bir şekilde ekip ruhuyla çalışıyoruz.

    Vizyonumuz: ihracatçılarımıza çözüm üretip bölge genelinde maksimum ihracat seviyesine ulaşmak

    Misyonumuz: bölgemiz ürünlerinin mevcut ve hedef pazarlarda tanıtımın sağlanmasına, imajının geliştirilmesine ve ihracat potansiyelinin arttırılmasına yönelik faaliyetlerde bulunarak sektörün gelişimine katkı sağlamak, ihracatçı üye firmalarımızın her çeşit problemleriyle ilgilenip bunlara çözüm bulmak ve bu firmalara rehberlik yapmaktır.

     

     

    2018 yılının 7 aylık değerlendirmesini yapar mısınız? Görev süreniz boyunca projeleriniz ve hedefleriniz nelerdir?

     

     

    28.04.2018 tarihinde göreve geldik.17 ilden sorumlu olan bir birliğiz. Geçen yıl 2 milyarlık bir ihracatımız oldu. Bu yıl ihracatı %10 artırmayı hedefliyoruz. Bu rakam 2,2 milyar, inşallah bunu daha da artıracağız. Öncelikle üreteceğiz, sonra ihracat yapacağız.Üretim olacak ki ihracat olsun.En önemli hedefimiz büyüyen ve üreten Türkiye piyasasında üreten bir konumda olmak.Elimiz de ürün çok olacak ki yatırım ve ihracat çok olsun.

     

    EXİMBANK ve DAİB’İ buluşturacağız.

     

    İhracatçılarımızla EXİMBANK’ı  buluşturup, EXİMBANK’tan faydalanmalarını istiyoruz. EXİMBANK ihracatçılarımızın olmazsa olmazıdır. Çünkü günümüzde ihracat yaparken düşük maliyetle düşük para bulmak çok önemli.İnşallah en kısa zamanda birliğimize EXİMBANK’ı getirmenin sözünü veriyoruz.

    Doğu Anadolu İhracatçı Birliği üyeleri marifetiyle 2018 yarıyılı itibariyle yaklaşık 900 milyon 400 bin dolar ihracat gerçekleştirmiştir. Üyelerimiz sektör ayrımı ve engeli olmaksızın DAİB Genel Sekreterliği üzerinden ihracat yapabilmektedirler. Doğu Anadolu İhracatçılar Birliği (DAİB) bu yılın ocak-haziran döneminde DAİB’in sorumluluk alanında bulunan 17 ilden 171 ülkeye ihracat gerçekleştirildi.

    Birliğin Ocak – haziran dönem ihracatında ilk sırayı 210 milyon dolar ile Irak  alırken, bu ülkeyi, 62 milyon dolar ile Azerbaycan-Nahçivan, 60 milyon dolar ile İran  ve 40 milyon dolar ile Almanya takip etti. İhracatın 696 milyon dolarlık kısmını sanayi ürünleri oluştururken, ilk sırada 112 milyon 797 bin dolar ile Kimyevi Maddeler Sektörü gelirken ikinci sırada 108 milyon 895 bin dolar ile Makine ve 95 milyon 426 bin dolar ile Hazır Giyim ve Konfeksiyon sektörü geliyor.

    Birliğimizin en önemli misyonlarından birisi, bölgemiz ürünlerinin mevcut ve hedef pazarlarda tanıtımın yapılması ve imajının geliştirilmesidir. Bölge illerimizin kalkınması açısından ihracat son derece önemli olup, ihracatımız arttıkça illerimizin kalkınmışlık düzeyinin artacağı görülmektedir. Ülke düzeyinde ihracatında önemli payıyla yaşanan olumlu ekonomik gelişmeler şüphesiz bölgesel düzeyde de etkisini göstermektedir. Fakat, bölge illerimizin ihracat rakamları ve mevcut ekonomik kalkınmışlık seviyesine bakıldığında, bu topyekün kalkınmadan aldığımız payın ne kadar düşük olduğu gerçeği de önümüzdedir. Zor bir coğrafyamız var ama bölgemizin sorunlarının çözülmesi, bölgemizin gelişmesi için var gücümüzle gece gündüz çalışıp, koşup, araştırıp, çabalayacağız.

    Bu noktadan hareketle, bizlerde bölgemiz olmak üzere Birlik ihracatımız nasıl arttırılır ve Birlik olarak ihracatçılarımıza daha iyi nasıl hizmet ederiz düşüncesiyle;

    İhracatımız nasıl artar?

    İhracatçı Birliğimiz hizmetleri nasıl daha da iyileştirilir?

    Sorularının cevabı olarak temel yönetim felsefemiz olacaktır.

    Biz ilk ve en önemli sorunumuz olarak, ihracat kültürünün işletmelerimizin ve bölgemizin gündeminde yeterince yer almadığını görüyoruz ve İhracat Kültürü işletmelerimizin büyüme reçetelerinde çok güçlü bir şekilde yer almasını sağlayacağız.

    İşletmelerimizin büyük çoğunluğunun ticaretlerini yurtiçi yakın bölge pazarları yaptıklarını ve yerelle yetinmeleri nedeniyle, İhracat yapan firma sayımızın çok az olduğunu görüyoruz. Bu anlamda, üretici tüm firmalarımızı ihracatla tanıştırmayı hedefliyoruz.  Doğu Anadolu İhracatçı Birliği, üyesi olan ihracatçı firmaların ihracat artışlarını sağlayabilmek amacıyla üyelerine bir takım hizmetler götürmeyi amaçlıyoruz. Bu hizmetlerden biri de Eğitim Seminerleri faaliyetleridir. Doğu Anadolu İhracatçı Birliği her sene, üyemiz olan ihracatçı firmaların ihtiyaç ve beklentilerine göre çeşitli konularda eğitim ve seminerler organize etmekteyiz. Hedef kitlesi aktif ve potansiyel ihracatçılar olan “Dış Ticaret Eğitim Programları”nda amaçlanan firma temsilcilerini ve yöneticilerini dış ticaret konusunda bilgilendirmek ve yeniliklerden haberdar etmektir. 1 ila 3 gün süreli olan bu programlar kapsamında Türk Dış Ticaret Rejimi, İhracata Yönelik Devlet Yardımları, Gümrük Mevzuatı Uygulamaları, Dahilde ve Hariçte İşleme Rejimleri, Eximbank Kredileri ve Kredi Sigorta Garanti Programları, İhracatta KDV İstisnası, Dış Ticarette Ödeme Şekilleri ve Bankacılık İşlemleri gibi çeşitli konular işlenmektedir.

    2023 Türkiye İhracat Stratejisi ve Eylem Planları kapsamında üretici firmaların 2023 hedefine ulaşmada farkındalık yaratmak, kapasitelerinin geliştirmek ve uluslararası ticaretteki rekabet güçlerini artırmak için Bölge Ticaret Odaları ile işbirliği halinde ihracat akademisi oluşturmayı planlıyoruz Eğitimler ile ilgili duyurularımız web sayfamızda (www.daib.org.tr) yayınlanmaktadır.

    Ticarette yakın-uzak kavramlarının günden güne anlamını yitirmesinden hareketle,  Daha da ilerlemek istiyorsak, yeni pazarlara da yönelmemiz gerektiğini düşünerek pazar çeşitlendirmesi yaparak üye ihracatçılarımızın ihracat yaptıkları ülke sayısının arttırılmasını hedeflemekteyiz.

    Dördüncü temel ilkemiz her zaman ihracatçımızın yanında olacağız, sorunları 7 gün 24 saat ihracatçımızla birlikte aşacağız. Doğu Anadolu ihracatçılar Birliği olarak ihracatın önündeki engelleri ortadan kaldıracak tüm kamusal düzenlemeleri Türkiye İhracatçılar Meclisi, Kamu kuruluşlarımız ve Bakanlıklarımız ile eşgüdüm içerisinde takip edeceğiz. Bunun yanında, İhracatçılarımızın ihtiyaçları çerçevesinde eğitim, seminer, danışmanlık vb. faaliyetlerle ihracatçılarımıza yoğun teknik destek sağlayacağız.

    Ticaret heyeti-alım heyeti, fuar katılımları, Ur-Ge projeleri vb. Birliğimiz tarafından gerçekleştirilecek organizasyonların arttırılması. Zira, bu tür çalışmalarla böylesi yoğun rekabetin yaşandığı bir dönemde biz de ihracatçılarımızla birlikte hareket ederek, onların mevcut ve yeni pazarlarda daha etkin olmalarını sağlıyoruz. 2018 yılında Doğu Anadolu İhracatçılar Birliği (DAİB), 2017-2019 yılları arasında uygulanacak olan ”Mobilya Sektöründe İhracatın Geliştirilmesi için İşbirliği-Güçbirliği” ve ”Meyve ve Sebze Sektöründe İhracatın Geliştirilmesi için İşbirliği ve Güçbirliği” URGE projeleriyle Ekonomi Bakanlığımız tarafından kabul edilen ve 2018 yılında ilk yurtdışı Pazar çalışmasına başlanacak. Ayrıca yeni pazarlar bulmak için dünyaya açılacak. Ayrıca 2018-2020 yılları arasında uygulanmak üzere Tekstil ve Konfeksiyon Sektörü, Arıcılık sektörü, Yapı-Kimyasalları sektörü, İçme suyu sektörü, Doğaltaş sektörü Süt ve süt ürünleri sektörlerinde yeni projelerimizi hayata geçireceğiz

    İhracatçılarımızın hangi ürünü, hangi ülkeye ve kime, nasıl satabileceği hususunda hızlı ve doğru bilgilere erişimlerini sağlama anlamında ihtiyaç duyduğu doğru bilgiyi üretip sunacağız. İhracatçımız ne yapması gerektiğinden ziyade nasıl yapması gerektiği konusunu hazır erişecek. Bu amaçla 2017’de baskısını tamamlayıp yayınladığımız Gürcistan Hedef Pazar ve Ürün Analizi yayınımızla Gürcistan analiziyle bölgenin fotoğrafını ortaya koyuyoruz. Ayrıca  2018 yılında Doğu Anadolu İhracatçılar Birliği üyelerini bilgilendirmek ve bölgenin fotoğrafını ortaya koymak adına yakın coğrafyasında bulunan Azerbaycan Hedef Pazar Analizi çalışmasını yayınlayacağız. Bununla birlikte Şubat 2016 yılında yayınlanan Ambargo Sonrası Potansiyelleriyle İran Hedef Pazar Ürün Analizi çalışmamız 2017-2018 verileri ile güncellenecek.  Ayrıca Bölgemize komşu ülke olan Irak Hedef Pazar ve Ürün Analizi yapılacaktır. İhracata yönelik devlet yardımlarından üye firmalarımızın azami düzeyde istifade etmesini sağlamak. Devlet yardımları faydalanma düzeyini artırmak olacak.

     

     

    DAİB Erzurum ekonomisine ne gibi katkılar sağlamaktadır?

     

     

    DAİB 17 ili bağladığı için birliğin merkezi konumunda bulunuyor. Tabi DAİB merkezinin Erzurum’da olması şehrimiz için büyük bir avantaj. Biz üreteceğiz üretimden başka hiçbir şey Erzurum için önemli değil. TİM denetim kurulunda söyledim ki Doğu Anadolu’ya pozitif ayrımcılık yapmanızı istiyoruz diye. Birliğimizin en önemli misyonlarından birisi, İl’imiz Erzurum ve bölgemiz ürünlerinin mevcut ve hedef pazarlarda tanıtımın yapılması ve imajının geliştirilmesidir. DAİB olarak Yurtdışı Ticari Heyetler, Alım Heyetleri organizasyonları ve sektörel kümeleşmeyi sağlamak için UR-GE projeleri yürütmekteyiz. Bu projelerle, projeye dahil olan firmaların verilen eğitimlerle dış ticaret bilgi ve becerileri artırılmakta, yeni pazarlar bulunmakta, sektörel bazda bir araya getirilmesi sağlanmakta ve sektör kümeleri oluşturulmaktadır.  Bu faaliyetler sonucunda firmalar arasından sinerji oluşmakta ve uluslararası rekabet güçleri artmaktadır. Artık, hiç ihracat yapmamış firmalarımızda farkındalık oluşması ve ihracata başlamaları gibi olumlu çıktılar almaya başladık. Bölgemizde yer alan ve küme halinde olan firmalarımızı URGE projeleri ile Yurtdışı Pazarlama Çalışması yapıyoruz. Üretim kapasiteleri, ciroları, ihracatları, çalışan sayıları vb. kriterler göz önünde bulundurularak, bölgemizdeki firmaların ihtiyaç analizi sonucunda firmalarımız için sektörel olarak en çok potansiyel arz eden çeşitli sektörlerde hedef ülkelerde gerçekleştirilecek olan fuarlara katılarak firmalarımız ürün teşhiri ve pazarlaması yapıyorlar İhracatın gelişimi açısından fuar katılımını çok önemsiyoruz. Zira, katılım öngördüğümüz fuarlar söz konusu ülkelerde ilgili sektörlerde ki en önemli fuarlar olup, sektörün kalbi bu farlarda atmaktadır. Bu bağlamda, işletmelerimiz ile birlikte bu iki yıllık süreci çok etkin değerlendireceğimizi umuyor, bu projeler kapsamında yapılan bu faaliyetler neticesinde, katılımcı firmaların yapılanmalarının ihracata uygun hale getirilmesi, ihracata yönelik insan kaynağı yetkinliklerinin artırılması ve hedeflenen yeni pazarlarda ihracata başlamalarının sağlanması gibi olumlu sonuçlar almayı hedefliyoruz.

     

     

    Erzurum’da  hangi alan ve sektörlerde en fazla  ihracat yapılmaktadır?

     

     

    En fazla inşaat ve inşaat malzemeleri, Habur sınır kapısında yaş meyve ve sebze , Iğdır Kapısından tekstil ve inşaat malzemeleri,DAİB olarak kimya ve kimya ürünleri en önemli sektörümüzdür.Erzurum’da imalat sanayisinde gıda ve içecek imalatı ile madencilik sektörü önemli bir yer tutmaktadır. Tarıma dayalı sanayi olarak un-yem üretimi, süt ve süt ürünleri üretimi ön plandadır. İnşaat malzemeleri üretiminde de son dönemlerde artış gözlemlenmektedir. Su kaynakları açısından son derece zengin bir potansiyele sahip bölgemizde ambalajlı içme suyu sektörü son yıllarda önemli ölçüde gelişmiştir. Madencilik anlamında bakır, krom, kurşun, çinko, manganez, manyezit, mermer, perlit yatakları mevcuttur. Bu sebeple kimyevi maddeler sektörü lokomotif sektörümüzdür.

     

     

    DAİB‘in Orta doğuda özellikle hangi ülkelerde pazar payı  en yüksektir?

     

     

    Ortadoğu’da özellikle Irak pazarında çok ciddi söz sahibiyiz.Yakında Suriye pazarı açılacak.Bundan sonraki hedefimiz Suriye pazarıdır.Bunun için hazırlıklarımızı yapıyoruz.İhracatçılarımızla birlikte Suriye pazarına odaklandık.Çok iyi analiz yapıyoruz.Başladığında Suriye pazarında hızlı bir şekilde satış yaparak söz sahibi olacağız.Ayrıca Nahçıvan özerk bölgemizde ve Gürcistan pazarında çok ciddi ihracatımız var.İran pazarını genişletmeye çalışıyoruz. Bunun için üretim şart üretim olmadan olmaz.

    Dış ekonomik ilişkilerin en önemli boyutunu teşkil eden dış ticaret politikaları alanında bölgesel baz da kalıcı olabilmek, ülkelerin, bölge ülkelerine yönelik ticaret politikaları üretmesi ve komşu ülkeleri esas alan bir dış ticaret stratejisi takip etmesi ile mümkündür. Bölgesel ticaret, dolayısıyla komşu ülkelerle ticaret özellikle gelişmiş ülkelerin ticaret hacimlerinde önemli bir yere sahip bulunmaktadır. Dünya genelinde, ülkelerin komşuları ile ticari ilişkilerine bakıldığında, Avrupa Birliği ülkelerinin birlik içi ticaretinin % 70’ler, Asya- Pasifik bölgesinde %60’lar ve Kuzey Amerika bölgesinde ise bölge içi ticaretin % 40’lar seviyesinde olduğu görülmektedir. Bu bağlamda, gerek ülke gerekse bölge olarak yakın komşu ülkelerimize ihracatımızın daha yüksek olması normal, fakat pazar çeşitliliğini sağlamamız da bir o kadar önemli.

    Genel kabul gördüğü üzere, bölgemiz coğrafi konumu itibariyle dış ticaret için transit bir alan özelliği taşımakta ve Türkiye’nin batısını doğusu ile kuzeyini güneyi ile bağlayan bir kavşak noktadayız. Bu anlamda bir lojistik, transfer ve ticaret merkezi olma potansiyeli taşıması bölge illerinin sahip olduğu karşılaştırmalı üstünlüklerden biridir. Bölgemizin konum itibariyle Kafkaslar, Orta Asya ve Ortadoğu pazarına kolay erişim imkanı sunması, sınır kapılarına ortalama 300-400 km. yakınlığı ile 6 ülkeye ulaşılabilir konuma sahip olunması, bölge illerine Kafkaslar ve Ortadoğu pazarına erişim açısından önemli fırsatlar sunmaktadır. Halihazırda, bölge ihracatında önemli dış ticaret pazarları özelliği taşıyan ülkeler daha önce de ifade ettiğim üzere, Rusya Federasyonu, Azerbaycan, Gürcistan, Ukrayna, Nahçıvan, Irak, İran ve sorunlar yaşanmadan önce Suriye’dir. Türkiye’den Kafkaslara, İran’a, Orta Asya’ya ve Orta Doğu’ya olabilecek her türlü ticari hareketlilikte bölgemiz doğrudan etkilenecektir. Halihazırda, komşu ülkelerimiz ihracatımız öne çıksa da, mevcut potansiyelinin altındadır. Bunda, bu pazarlarda yaşanan daralmanın ve bölgesel çatışma ve sorunların yoğunlaşmasının önemli etkisi var. İnşallah, gerek bölge içinde gerekse bölge dışında yaşanan çatışma ve kaos ortamının düzelmesiyle, Pazar potansiyelleri daha da artacak olan bu ülkelere olan ihracatımız  daha da ivmelenecektir.

     

     

    TİM Denetim Kurulu üyeliğiniz hayırlı olsun. TİM hakkında bilgi verir misiniz?

     

     

    TİM’e Doğu Anadolu’nun olduğunu hissettirirdik. Artık Doğu Anadolu olmadan ihracat olmayacağını tüm Türkiye bilecek. TİM de bana kendinizi tanıtırmısınız denildiğinde dedim ki TİM’in oluşmasında yegâne sebep DAİB’dir. DAİB 4 Mart 1937 de canlı hayvan ihracatı kuruluşu olan ilk birliktir.Türkiye İhracatçılar Meclisi, bölgesel ve sektörel bazda faaliyet gösteren 61 ihracatçı birliğini, 27 ihracatçı sektörü, ihracatçılara ve ihracatçı birliklerine hizmet veren 13 Genel Sekreterliği ulusal ve uluslararası düzeyde temsil etmektedir. Sektörler Konseyi üyeleri, 61 ihracatçı birliğinin delegelerinden oluşan TİM Genel Kurulu’nda, her sektör için sektörün kendi delegeleri tarafından, yine bu delegeler arasından seçilen birer asil üyeden oluşmaktadır. TİM Başkanı, Sektörler Konseyi asil üyeliğine seçilenler arasından, tüm delegeler tarafından seçilmektedir. TİM Yönetim Kurulu üyeleri ise, Sektörler Konseyi’nin ilk toplantısında, kendi üyeleri arasından belirlenmektedir.  (TİM) 25. Genel Kurulu, 30 Haziran’da Haliç Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi. Yeni TİM Başkanımız İsmail GÜLLE oldu. TİM Başkanı ile birlikte 3 kişilik TİM Denetim Kurulu üyeliği seçiminin de yapıldığı Genel Kurul’da, Doğu Anadolu İhracatçılar Birliği Yönetim Kurulu Başkanı olarak 2018-2022 döneminde TİM Başkanı İsmail GÜLLE’nin başkanlığında Denetim Kurulunda görev yapmak üzere seçildik. Doğu Anadolu Bölgesi illerinde faaliyet gösteren ihracatçılar olarak ülkemizin en büyük ve önemli meslek örgütlenmelerinden olan Türkiye İhracatçılar Meclisinin yürütme ve icra mekanizmalarında temsil ediliyor olmayı çok önemli buluyorum. Bu bölgemizin ve ihracatçımızın önemini ve gücünü göstermekte. Bundan sonra bölge olarak bu platformlarda daha aktif ve güçlü şekilde yer almanın yanında, ülke ekonomisine katkı anlamında da daha yoğun gayret göstereceğiz. İhracatçılarımızı en iyi şekilde temsil etmek ve ihracatın sorunlarını eş zamanlı olarak aktarıp acil çözümler üretebilmek adına elimizden geleni yapacağız. Üzerimizde bölge ihracatçımızın temsil etmenin gururu yanında Türkiye’nin hükümet politikası olan bir görevin ağırlığı var. 2023’te bu hedefe ulaştığımızda bu başarının paydaşları olmak için Başkanımız Sayın İsmail GÜLLE ile her sektörden arkadaşlarımızla bu yolda ilerleyeceğiz.”

     

     

    DAİB olarak ne tür teşvikleriniz var ? 

     

     

    Birliğimizin en önemli misyonlarından birisi, bölgemiz ürünlerinin mevcut ve hedef pazarlarda tanıtımın yapılması ve imajının geliştirilmesidir. DAİB olarak çeşitli konularda eğitim seminerleri, Yurtdışı Ticari Heyetler, Alım Heyetleri organizasyonları ve sektörel kümeleşmeyi sağlamak için UR-GE projeleri yürütmekteyiz. Bu projelerle, projeye dahil olan firmaların verilen eğitimlerle dış ticaret bilgi ve becerileri artırılmakta, yeni pazarlar bulunmakta, sektörel bazda bir araya getirilmesi sağlanmakta ve sektör kümeleri oluşturulmaktadır.  Bu faaliyetler sonucunda firmalar arasından sinerji oluşmakta ve uluslararası rekabet güçleri artmaktadır. Artık, hiç ihracat yapmamış firmalarımızda farkındalık oluşması ve ihracata başlamaları gibi olumlu çıktılar almaya başladık.

    2016-2018 yılları arasında gerçekleştirdiğimiz ”Bölgemizdeki Gıda İhracatının artırılması” ve ”İnşaat Sektörünün ihracat kapasitesinin artırılması” isimli URGE projelerimizin yanında 2018 yılında Doğu Anadolu İhracatçılar Birliği (DAİB), 2017-2019 yılları arasında uygulanacak olan ”Mobilya Sektöründe İhracatın Geliştirilmesi için İşbirliği-Güçbirliği” ve ”Meyve ve Sebze Sektöründe İhracatın Geliştirilmesi için İşbirliği ve Güçbirliği” URGE projeleriyle Ekonomi Bakanlığımız tarafından kabul edilen ve 2018 yılında ilk yurtdışı Pazar çalışmasına başlanacak. Ayrıca yeni pazarlar bulmak için dünyaya açılacak. Ayrıca 2018-2020 yılları arasında uygulanmak üzere Tekstil ve Konfeksiyon Sektörü, Arıcılık sektörü, Yapı-Kimyasalları sektörü, İçme suyu sektörü, Doğaltaş sektörü Süt ve süt ürünleri sektörlerinde yeni projelerimizi hayata geçireceğiz. Zira, bu tür çalışmalarla böylesi yoğun rekabetin yaşandığı bir dönemde biz de ihracatçılarımızla birlikte hareket ederek, onların mevcut ve yeni pazarlarda daha etkin olmalarını sağlıyoruz.

    Ayrıca Ekonomi Bakanlığımızın Teşviklerinden olan Fuar Teşviği, Yurtdışı Ofis ve Mağaza Desteği, Navlun Desteği, Tarımsal ürünlerde ihracat iadesi vb. destekler mevcuttur. İhracat destekleri kapsamında, öngörülen amaç ve hedeflerine ulaşılmasına yardımcı olmak, uygulamanın belirlenen ilke ve kurallara, usul ve esaslara ve mevzuat hükümlerine uygun yürümesini sağlama, Birlik tarafından yurtiçi-yurtdışı fuar organizasyonlarına katılım sağlama ve milli katılımlı yurtdışı fuar organizasyonlarını planlayarak yürütmektedir.

    Uluslararası ticaret ve rekabetin her geçen gün arttığı ortamda firmaların rekabet edilebilirliklerini artırmayı amaçlıyoruz. Bu amaçla öncelikle Yakın coğrafyamızda bulunan ülkelere yönelik Ülke-Hedef Pazar Ürün çalışmalarını yapıyoruz. Bu çalışmalarımızdan bazıları: Ambargo Sonrası Potansiyelleriyle İran Hedef Pazar Ürün Analizi, Gürcistan Hedef Pazar ve Ürün Analizi. Zira bu çalışmalar ile bölge ihracatına bir yol haritası ve sistematik getirmeyi hedeflemekteyiz. Bölgede öne çıkan ve gelişme potansiyeli taşıyan sektörlerde, hedef pazarlara yapılan ihracatta ki artışın bölge ekonomisine önemli katkı sağlayacağını öngörmekteyiz.

    Ayrıca KOSGEB İşbirliği ile başladığımız İhracat Danışmanlığı programı ile KOBİ’lerin uluslararası rekabette güçlü olmalarına yardımcı olduk. İhracata Danışmanlığı Programı, KOBİ’lerin uluslararası rekabette güçlü olmalarına yardımcı olmak amacıyla geliştirilen İhracat Danışmanlığı Programı, daha önce çeşitli engeller veya yetersizlikler nedeniyle hiç ihracat yapmamış veya düzenli ihracat yapamamış KOBİ’lerin uluslararası pazarlara açılarak düzenli birer ihracatçı haline gelmelerini hedefleyen programdır. ”Projemiz ile Erzurum, Erzincan, Elazığ Van ve Iğdır illerindeki ihracatçı firmalara destek olma amacını taşıyoruz, Program süresince katılımcılarımızın ihracata engel olan eksikliklerini tespit ederek, ihtiyaçlarının giderilmesini ve hedef pazarları belirleyerek firmalarımızın dış pazarlara açılarak uluslararası pazarlarda rekabet edebilir seviyeye gelmesine yardımcı olacağız. İnşallah İhracat danışmanlığı programını her yıl yenilenecek şekilde gelenekselleştirerek, hem ihracat yapan firma sayımızı artıracağız, hem de firmalarımızın ihracatı daha bilinçli, planlı ve programlı şekilde yapmalarına hizmet ediyoruz

     

     

    DAİB sorumluluk alanındaki 17 ildeki, dış satım oranını açıklar mısınız? Yani 2018 yılında DAİB ne kadar ihracat gerçekleştirdi?

     

    Doğu Anadolu İhracatçı Birliği üyeleri marifetiyle 2018 yarı yılı itibariyle yaklaşık 900 milyon dolar ihracat gerçekleştirmiştir. Üyelerimiz sektör ayrımı ve engeli olmaksızın DAİB Genel Sekreterliği üzerinden ihracat yapabilmektedirler.

    Birliğin Ocak – haziran dönem ihracatında ilk sırayı 210 milyon dolar ile Irak  alırken, bu ülkeyi, 62 milyon dolar ile Azerbaycan – Nahçivan, 60 milyon dolar ile İran  ve 40 milyon dolar ile Almanya takip etti. İhracatın 696 milyon dolarlık kısmını sanayi ürünleri oluştururken, ilk sırada 112 milyon 797 bin dolar ile Kimyevi Maddeler Sektörü gelirken ikinci sırada 108 milyon 895 bin dolar ile Makine ve 95 milyon 426 bin dolar ile Hazır Giyim ve Konfeksiyon Sektörü geliyor.

     

     

    Erzurum ekonomisi sizce ne durumda ? Erzurum’da ekonominin gelişmesi için neler yapılmalıdır?

     

    Ben değil biz demeyi öğrenmemiz lazım.6 ay kış 6 ay yaz değil, 12 ay iş 12 ay aş dememiz lazım. Bu sloganı hayata geçirmeli kabuğumuzu yırtmalıyız.Bu şehirden birşey olmaz dememeli bu şehirden çok şey olur.Bu kötü düşünceyi silmemiz için çok çalışıp üretmeliyiz. 12 ay imalat 12 ay satış olmalı.

    Global Dünya birlik ve beraberlik ile ilerliyor.Biz bundan ders almalıyız.Batıda ticaret çekilmez oldu,kısıtlı imkanlar var.Doğu ise parlayan yıldız haline geldi.Doğuda özellikle Erzurum’da organize sanayiler herkesin emrinde.Yer temini kolaylaştı, imkanlar arttı.Yeni devlet sisteminde bürokrasi azaldı, işler daha çabuk ilerleyecek.Batıda yatırım yapılacağı zaman organize sanayilerde maliyet çok ciddi yük.Doğu da teşvikler hat safhada. 6. bölge teşviğide sunuldu. Erzurum 5. Bölgede ama organizede yatırım yapacağınız zaman 6. bölge teşviklerinden yararlanabiliyorsunuz.

    Yatırımcı uçan kuş gibidir.Kapabilirseniz sizde kalır, kapamazsanız başka illere gider.İsveç ve Rusya’da bakın iklim şartları çok daha zor ama yatırım çok oluyor. Azimle çalışacağız.Türkiye ve Dünya pazarında rol alan bir ili temsil ediyoruz.

    Türkiye’nin batısını doğusu ile kuzeyini güneyi ile birleştiren bir kavşak noktasında bulunan Erzurum bu haliyle dış ticaret için transit geçiş güzergâhında bulunan bir lojistik, transfer ve ticaret merkezi konumundadır. İmalat sanayisinde gıda ve içecek imalatı ile madencilik önemli bir yer tutmaktadır. Tarıma dayalı sanayi olarak un-yem üretimi, süt ve süt ürünleri üretimi ön plandadır. İnşaat malzemeleri üretiminde de son dönemlerde artış gözlemlenmektedir. Su kaynakları açısından son derece zengin bir potansiyele sahip ilimizde ambalajlı içme suyu sektörü son yıllarda önemli ölçüde gelişmiştir. Madencilik anlamında Bakır, Krom, Kurşun, Çinko, Manganez, Manyezit, Mermer, Perlit yatakları mevcuttur. Erzurum çok önemli uluslararası enerji nakil hatlarının kesiştiği bir kavşak noktasındadır. Yenilenebilir enerji kaynakları açısından Erzurum’da önemli bir potansiyel bulunmaktadır. Erzurum topraklarının % 64,73’ünün çayır mera alanlarıyla kaplı olması nedeniyle kaba yem sıkıntısı yaşanmaması, Süt ve Besi İnekçiliği açısından geniş manada uygun yatırım alanlarının mevcudiyeti de hayvancılığı tetikleyen faktörler arasında yer alıyor.

    İhracat için, sınır ticaretinin geliştirilmesi için sınır kapılarının kapasitelerinin artırılması ve bir ihracat kültürünün geliştirilmesi gerekmektedir.

    Atıl durumdaki fabrikaların faaliyete geçmesi sağlanarak KOBİ sektörünün potansiyeli artırılmalı.

    Üretim aşamasında oluşan işletme ve enerji maliyetlerinin yüksekliği üreticiyi düşük bütçeli yabancı hammaddelere yöneltmektedir.

    Komşularla olan ticaret iyileştirilmeli.

    Dış ticaret örgütlenmesinde ve hizmetlerin dağıtımında bölgeler arası oluşan eşitsizliklerin giderilmesi, yeni firmaların ihracata özendirilmesi ve yeni ürünlerin ihracata konu edilmesi gerekmektedir.

    Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerimizde bilgi ve altyapı eksikliklerin giderilmesi gerekmektedir.

    İhracata yol gösteren, araştıran, strateji belirleyen araştırma merkezlerinin ve okullarının gelişmesi gerekmektedir.

    Bilinen Pazar ve sektörel bağımlılık ihracatı yavaşlatmaktadır. Bu durum yerine Pazar ve sektörel değişiklik, yeni Pazar ve yeni sektör alanları oluşturulmalıdır.

     

     

     

  • YÜKSEK İRTİFA KAMP MERKEZİ İLE EKONOMİ NEFES ALDI

    YÜKSEK İRTİFA KAMP MERKEZİ İLE EKONOMİ NEFES ALDI

    Göreve geldiği gün ”Erzurum her alanda çağ atlayacak” diyen Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen’in şehirdeki sportif yatırımları karşılığını buldu. Yüksek İrtifa Kamp Merkezi, yaz ve kış spor okulları, ulusal ve uluslararası spor organizasyonlarıyla tabiri yerindeyse kent 4 yılda ”Sporun Başkenti” oldu.

     

    Erzurum, tüm spor kamuoyunda özellikle Yüksek İrtifa Kamp Merkezi ile sürekli anılır oldu. Özellikle Avrupa medyasında da geniş yankı uyandıran kamp merkezi bugün gelinen noktada yerli ve yabancı futbol kulüpleri ve sporun birçok branşına gönül vermiş kulüp ve sporcuları ağırlıyor. Güç ve enerji deposu kamp merkezi, Palandöken Dağı eteklerinde bulunan 2 bin rakımda bu sene de 2018-2019 sezonu hazırlıkları sürdüren çok sayıda futbol takımının adresi oldu. 2015-2016, 2016-2017, 2017-2018 futbol sezonunda Yüksek İrtifa Kamp Merkezi’nde hazırlanan futbol takımlarının teknik patronları, Türkiye’nin birçok ilinde hava sıcaklığının hayatı olumsuz etkilediğini, yüksek rakımlı Erzurum’un serin ikliminin, futbol takımlarına avantaj sağladığını ifade etti. Yüksek İrtifa Kamp Merkezi şimdiye kadar yaklaşık 300’ün üzerinde yabancı kulüp, Süper Lig ekibi ile 1., 2. ve 3. Lig futbol takımlarını ağırladı.

     

    ‘AMACIMIZ: TÜRKİYE’NİN EN

    İYİ KAMP MERKEZİ OLMAK”

    Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, konuyla ilgili İşte Erzurum’a yaptığı değerlendirmede, Erzurum’un serin havası ve yüksek irtifası ile futbolda bir cazibe merkezi haline geldiğini ifade etti. Başkan Sekmen, ”Sadece 4 yılda 300’ün üzerinde futbol kulübünü ağırladık. Futbol takımlarımızın kampla alakalı şehrimize olan ilgisi her yıl artıyor. Erzurum artık yüksek irtifalı bir kamp merkezi oldu” dedi. ”Yaz sezonunda diğer spor branşlarından da çok sayıda kulüp ve sporcu Yüksek İrtifa Kamp Merkezi tesislerinde antrenman yapıyor” diyen Başkan Sekmen, sözlerini şöyle sürdürdü: ”Yüksek İrtifa Kamp Merkezi’nde Türkiye Futbol Federasyonu Futbol Gelişim Direktörlüğü tarafından Pro Lisans UEFA A Lisans Kursu ile UEFA B Lisans Kursu da düzenlendi.  Merkezimizde Kız ve Erkek Futbol Köyleri Projesi kapsamında uzmanlar tarafından ileri seviyede futbol eğitimi de verildi. Olimpiyat şehri Erzurum’da Palandöken Dağı eteklerine kurulan Erzurum Büyükşehir Belediyesi Uluslararası Yüksek İrtifa Kamp Merkezi UEFA standartlarına sahip…  Yüksek İrtifa Kamp Merkezi’mizde toplam 11 sahamız bulunuyor. Doktor, fitnes, hakem, masaj ve modern soyunma odalarıyla FIFA standartlarına uygun kriter ve kalitesiyle Doğu’nun yükselen yıldızı olan kamp merkezi, bütün bu özellikleriyle kamp ve hazırlık çalışmalarında Türkiye’de benzersiz bir spor merkezidir.”

     

    YÜZLERCE TAKIM 

    ERZURUM’U TERCİH EDİYOR

    Yerli ve yabancı çok sayıda futbol takımı yeni sezona Erzurum’da hazırlanıyor. Deniz seviyesinden 2000 metre yüksekte olan yüksek irtifa kamp merkezi hem futbolcuların hem de futbol takımlarının gözdesi konumunda.

    11 sahanın bulunduğu yüksek irtifa kamp merkezi uluslararası standartlarda soyunma odaları şok havuzları ve ışıklandırmalarıyla dünyanın sayılı kamp merkezleri arasında yer alıyor. Kamp merkezi hava limanına 15, otellere 5 dakika mesafede. Otellerden antrenman sahalarına yürüyerek gelinebiliyor.

    Erzurum Yüksek İrtifa Kamp Merkezi açıldığı günden bu yana Büyükşehir Belediyesi’nin önderliğinde yapılan tanıtımlarla yerli ve yabancı yüzlerce futbol kulübünün sezon öncesi hazırlık kampları için tercihi oluyor. Kayserispor, Akhisarspor, Aytemiz Alanyaspor, gibi Süper Lig takımları her sene Erzurum’u tercih ediyor.

    Şimdiye kadar Yüksek İrtifa Kamp Merkezi’ne;

    Spor Toto Süper Lig’den BB Erzurumspor, Kayserispor, Akhisarspor, Göztepe, Çaykur Rizespor, Aytemiz Alanyaspor, Antalyaspor ve Ankaragücü.

    Spor Toto 1. Lig’den Altınordu, Elazığspor, Altay, Hatayspor ve Kardemir Karabükspor.

    Spor Toto 2. Lig’den Gümüşhanespor, Niğdespor, Anadolu Selçukluspor ve Karagümrükspor.

    Spor Toto 3. Lig’den ise Hekimoğlu Trabzon FK ve Yeni Orduspor kamp için Erzurum’u tercih ettiler.

    Yine Süper Lig ve alt liglerden futbol takımlarının kamp için Erzurum’a gelmesi bekleniyor. Ayrıca Azerbaycan, Gürcistan ve Rusya’dan futbol takımlarının kamp için Yüksek İrtifa Kamp Merkezi’ni tercih edecekleri belirtildi.

     

    ERZURUM’DA FUTBOL BEREKETİ

    Erzurum’da Büyükşehir Belediyesi’nin geliştirdiği Palandöken Yüksek İrtifa Kamp Merkezi, ekonomik anlamda meyvelerini vermeye başladı. Son 5 yıldır ‘futbol kenti’ unvanını alan Erzurum’da geçen yıl kamp yapan 39 takım ve Türkiye Futbol Federasyonu’nun (TFF) UEFA A, UEFA B ve PRO Lisans kursları şehre 10 milyon liranın üzerinde katkı sağladı. Sadece TFF’nin katkısı 1,5 milyon liranın üzerinde oldu. Yaz aylarında Palandöken’deki oteller başta olmak üzere şehir içindeki otellerde tamamen doluyor. Kamp süresince şehir içerisinde geziler düzenleyen takımlar, Erzurum’un yöresel yemeklerini başta cağ kebabı ve kadayıf dolması olmak üzere tadıyorlar. Ayrıca Erzurum’un tarihi ve turistik yerlerini gezen futbolcular, teknik heyet ve takımlarına destek için gelen taraftarlar yaptıkları alışverişlerle esnafın yüzünü güldürüyor.

    Yüksek İrtifa Kamp Merkezi Erzurum’a ekonomik katkısının yanı sıra şehrin tanıtımına da büyük katkı sağlıyor. Bu yılda Erzurum’u tercih eden Süper Lig takımlarından Göztepe Erzurum’a özel yayınladıkları kliple Türkiye genelinde büyük yankı uyandırdı.

     

    TFF BU YILDA

    PALANDÖKEN’İ TERCİH ETTİ

    Türkiye Futbol Federasyonu (TFF), UEFA A ve UEFA Elite A kursları için bir kez daha Palandöken Yüksek İrtifa Kamp Merkezi’ni tercih etti.

    2010 yılından bu yana antrenör kurslarından futbol köylerine kadar birçok etkinliğini Erzurum’da yaparak, Yüksek irtifa Kamp Merkezi’nin önemli reklamını yapan TFF, bu yıl da çok önemli organizasyonlarını Palandöken’de gerçekleştirecek. Erzurum Palandöken’in ‘Yüksek İrtifa Kamp Merkezi’ unvanı almasında büyük emeği olan TFF Bölge Başantrenörü ve Futsal Milli Takımlar yardımcı antrenörü Kemal Coşkun, UEFA A ve UEFA Elite A kurslarının bu yıl da 1 Ağustos itibariyle başlayacağını bildirdi.

    Süper Lig başta olmak üzere Spor Toto birinci lig ve ikinci ligde görev yapan çok sayıda teknik direktör ve antrenörün bu kurslar sayesinde Erzurum ve Palandöken’i yakından tanıma fırsatı bulduğunu belirten Coşkun, son 8 yıldır TFF’nin bir çok önemli kampını Palandöken’de yaptığını hatırlattı. Bu yıl da Tuncay Şanlı ve Necati Ateş gibi önemli isimlerin katılacağı kurslar Kasım ayına kadar devam edecek.

     

  • BİLGE ÇOCUKLAR ERZURUM BİRİNCİSİ

    BİLGE ÇOCUKLAR ERZURUM BİRİNCİSİ

    Özel Bilge Koleji Ortaokulu kuruluşunun birinci yılında büyük bir başarıya imza atarak 2017-2018 Eğitim Öğretim yılı Liselere Giriş Sınavında 369.199 Okul Ortalama Puanı ile Erzurum Birincisi oldu.

     

    Dört yıl önce kurulan Erzurum Özel Bilge Anadolu Lisesi’nin yeni eğitim yuvası, Özel Bilge Ortaokulu 2017-2018 eğitim öğretim yılında faaliyete başladı. Ülkesinin birliği, dirliği, yüce milletimizin temel menfaatlerini göz önünde tutup eğitim-öğretim faaliyetlerini  hedef noktasına koyan bilge gençler eğitim faaliyetlerinin ilk yılında Erzurum birinciliğiyle; öğretmenlerinin ve ailelerinin gurur kaynağı oldular.

    Bilge Çocuklar bu başarıyla  Türkiye’de yaklaşık 40 bin özel okul  ve devlet ilk ve ortaokul düzeyinde eğitim veren okul içerisinde çok yüksek bir Türkiye sıralamasına sahip olarak, Erzurum’un eğitimdeki başarı sıralama tarihini değiştirdiler. Bilge Çocukların çok başarılı olacakları yıl içerisindeki hazırlamış oldukları TÜBİTAK projeleri ile kendini göstermişti. Bilge Koleji öğrencileri 2017-2018 eğitim-öğretim yılı içerisinde Milli Eğitim Bakanlığı ve TÜBİTAK tarafından düzenlenen ”Bu Benim Eserim” adlı proje yarışmasında ”Ozonun Kahramanı Ceviz Ağacı” projesi ile Fizik branşında bölge sergisine davet edilip projesini bölge sergisinde sergileme şansı buldular.

    Dünya’yı kurtarabilecek proje olarak ifade edilebilecek olan ceviz ağacının salgılamış olduğu sülfür gazının ozon gazı ile tepkimesi sonucunda ozon tabakasındaki seyrelen alanları yoğunlaştırarak küresel ısınmanın önüne geçilecek bir proje ile TÜBİTAK bilim tarihine adlarını yazdırdılar.

    Bilge çocuklar aslında bilge gençler olan abi ve ablaların izinden yürüdüler. Gerek 2017 yılında gerekse 2018 yılında Ortaöğretim öğrenciler arasında düzenlenen TÜBİTAK araştırma proje yarışmasında Bilge gençlerden oluşan Özel Bilge Anadolu Lisesi öğrencileri iki yıl üst üste Erzurum bölgesinde TÜBİTAK projesi onaylanan tek özel okul olmanın haklı gururunu yaşıyor.

    Özel Bilge Anadolu Lisesi’nin üç yıldır mezunları gururla Türkiye’nin en öncü Üniversitelerinde eğitimlerini sürdürüyorlar. 2017 yılında Özel Bilge Anadolu Lisesi öğrencisi Gökay BAĞRIYANIK kendi alanındaki bütün soruları doğru cevaplayarak yüzde yüz başarıya imza atmıştı.

    Hayalleri olan, memleket sevdalısı ülkesinin canından çok seven bir eğitim kadrosuna sahip olan Bilge Koleji 2018 yılında da üniversite giriş sınavından çok büyük başarı beklentileri bulunmaktadır.

    Özel Bilge Koleji Kurucu Müdürü Abdullah SAMANCI öğrencilerinin göstermiş olduğu bu büyük başarılarından ve gururundan dolayı öğrencilerine, öğrenci velilerine ve öğretmen kadrosuna teşekkür ettiğini, Bilge Koleji olarak her daim bu yüce milletin hizmetkârı olacaklarına bu yüce milletin menfaatlerini her ne pahasına olursa olsun savunacaklarını milletimizin bize emanet ettiği evlatlarının en iyi başarı noktalarına gelmeleri için yorulmadan canla başla çalışacaklarını bu milletin kaderinin bilimle, yerli üretimle değişeceğinin, gelişeceğine inançlarının tam olduğunu, Bilge Koleji eğitim felsefesinin temelinde bilim insanı yetiştirmenin olduğunu söyledi.

    SAMANCI; yirmi yıllık özel okul tecrübeleriyle eğitim faaliyetlerini yürüttükleri bu süreçte bizleri bir an bile yalnız bırakmayan kıymetli velilere sonsuz teşekkür ettiğini yaptıkları çalışmaların çok daha büyük başarıların müjdecisi olacağını ifade etti.

     

    BİLİM ADAMI YETİŞTİRİYORUZ

    30 TÜBİTAK PROJESİ

    Özel Bilge Koleji Lise Öğrencileri Araştırma Projeleri Yarışmasına farklı bilim branşlarında toplamda 30 proje hazırlayarak eğitimde öncü olduğunu bir kez daha gösterdi.

    Liselerarası TÜBİTAK proje yarışmasının bu yıl 49.su gerçekleştiriliyor. Bölgede toplam 10 ilin katıldığı projeler Erzurum bölge başkanlığında değerlendirilerek Türkiye finallerine gönderiliyor.

    2017 yılında Atlama Kulelerinin sosyolojik analizini gerçekleştiren ve yaptığı çalışmaları ile bölgede bölge finalinde projesi sergilenme hak kazanan tek özel okul olan Özel Bilge Koleji buradan aldığı ilhamla farklı branşlarda, Biyoloji, Coğrafya, Değerler Eğitimi, Fizik, Kimya, Kodlama, Matematik, Psikoloji, Sosyoloji, Tarih, Teknolojik Tasarım, Türk Dili ve Edebiyatı projesi olmak üzere toplamda 30 bilim projesi ile 2018 TÜBİTAK liselerarası bilim proje yarışmasına katıldı.

    Okul Müdürü Abdullah Samancı, kurulduğu ilk gününden itibaren eğitimde öncü, lider bir vizyon ile eğitim çalışmalarını yürüttüklerini 9. ve 10. Sınıflarda proje tabanlı bir eğitim programı uyguladıklarını belirterek, ”9. ve 10. Sınıflarda yürütülen proje tabanlı eğitim ile bir bilim insanı olma niteliği kazanma, araştırmacı kişiliğe sahip olma, sorgulayan, gelişen, ülkesinin ve memleketinin menfaati doğrultusunda bireyler yetiştirmek Özel Bilge Koleji’nin temel prensibidir” dedi.

    Samancı, geçen yıl bölge finalinde eseri sergilenen tek özel okul olmanın gururunu yaşadıklarını, bu yıl 30 proje hazırlarken çok daha düzenli, disiplinli, sistemli çalışmalar yürüterek 30 özgün proje hazırladıklarını bu projelerle geleceğin bilim insanlarının yetişeceğine inançlarının tam olduğunu ve projelerin çok iyi dereceler alacağına olan inancını ifade etti.

    Samancı, projede emeği geçen öğretmen, öğrenci ve velilere göstermiş oldukları ilgili ve sorumlu çalışmalarından dolayı teşekkür etti.

     

  • Palandöken’in Eteğinde Bir Dünya Üniversitesi

    Palandöken’in Eteğinde Bir Dünya Üniversitesi

    17 Kasım 1958’de 135 öğrenci ile öğretime başlayan Atatürk Üniversitesi bugün; 23 fakülte, 1 yüksekokul, 1 konservatuvar, 12 meslek yüksekokulu, 8 enstitü, 29 araştırma merkezi ile 350 bini aşkın öğrencisi, alanında uzman 2 bin 600 öğretim elemanı ve 4 bin 400 personeliyle “dev bir bilim kenti” olarak hizmet vermeye devam ediyor.

     

    “Yaparak, yaşayarak öğrenme” mottosu ile yoluna devam eden Atatürk Üniversitesi öğrencilerine; sosyal, akademik ve kültürel anlamda kendilerini geliştirebilecekleri ve aynı zamanda eğlenebilecekleri dolu dolu bir kampüs yaşamı sunuyor.

    Öğrencilerine tüm dünyada geçerli bilimi teknoloji ile buluşturan ve uygulamaya dönüştürerek etkin bir eğitim sunan ve topluma hizmet eden bir dünya üniversitesi olma hedefini ortaya koyan Atatürk Üniversitesi, yaşadığı dönüşüm ile rekabet gücü yüksek, bireysel-mesleki ve etik standartları en üst düzeyde karşılayabilecek tam donanımlı mezunlar yetiştiriyor.

    Türkiye’nin en güzel kampüslerinden birine sahip olan Atatürk Üniversitesi, 6.5 milyon m2’lik açık, 1 milyon m2 ise kapalı alana sahip olup, gündelik yaşama dair her türlü ihtiyacın karşılanabileceği alışveriş merkezleri, banka şubeleri, kafeler, oyun alanları, sinema salonları ve spor merkezleri, yürüyüş alanları ve kampüsün tamamını kapsayan bisiklet yolu yer alıyor.

    Ayrıca üniversite güvenliğinin tesisi için, Özel Güvenlik ve Koruma Müdürlüğü Şubesinde görevli 150 personel; fakülte, yüksekokul ve lojmanlar ile yerleşkenin tamamını oluşabilecek her türlü olumsuzluklara karşı koruyarak güvenli ve huzurlu bir yaşam olanağı sunuyor.

    Barınma

    Öğrencilerin barınma ihtiyaçlarını en fazla karşılayan eğitim kurumlarından birisi olan Atatürk Üniversitesinde; sağlıklı, güvenli, rahat ve konforlu yaşam alanlarıyla birlikte, uygun ders çalışma mekânlarına da sahip olan, 15 binin üzerinde öğrencinin kalabileceği devlet yurtları bulunuyor.

    Beslenme

    Atatürk Üniversitesi kampüsünde, yıl boyunca diyetisyenlerin denetiminde, mevsimlere göre öğrencilerin ihtiyacı olan kalori ve besini ihtiva eden yemeklerin hazırlandığı ucuz ve kaliteli yemek hizmeti sunulan merkezi yemekhane mevcut. Ayrıca fakülte ve yüksekokulların bünyesinde bulunan kantin ve kafeteryalarda da öğrencilerin yeme içme gereksinimlerini karşılayan hizmetler sunuluyor.

    Ulaşım

    Erzurum’a yurt içi ve yurt dışı ulaşım; hava, kara ve demiryolu bağlantılarıyla mümkün. Bu ulaşım yollar Şehir merkezinde bulunan ulaşım merkezlerinin üniversiteye mesafesi on dakika. Şehir merkezi ile kampüs arasında da hem Büyükşehir Belediyesi’ne ait toplu taşıma araçları, hem çok sayıda halk otobüsleri, hem de minibüsler ile ulaşım sağlanıyor. Kampüs içi ulaşım ise ring hizmetiyle sürdürülüyor.

    Burslar

    Atatürk Üniversitesi özellikle başarılı öğrenciler ve ekonomik yetersizlikler sebebiyle güçlük çeken öğrenciler için üniversite bünyesinde bulunan Kalkınma Vakfı aracılığıyla burslar veriyor. Ayrıca Rektörlük birimlerinde “kısmi zamanlı öğrenci çalıştırma programı” da uygulanıyor.

    Sportif Etkinlikler

    Yerleşkede, öğrencilerimizin derslerindeki performanslarının yanı sıra bedensel ve ruhsal sağlıkları da önemsendiği için sportif etkinliklere ayrı bir önem verilmektedir. Ücretsiz olarak sürdürülen bu etkinliklere her yıl ortalama 5000 öğrenci katılmaktadır. Atatürk Üniversitesi bünyesinde 10 spor salonu, uluslararası standartlara sahip 3000 seyirci kapasiteli bir stadyum, bir yüzme havuzu, 2 spor kompleksi (tenis kortları, basketbol ve voleybol sahaları ile mini futbol sahasından oluşan), bir spor merkezi, içinde kafeterya ve dinlenme bölümlerinin bulunduğu bir bowling salonu, yürüyüş ve koşu parkurları ile dinlenme alanları bulunmaktadır. Atatürk Üniversitesi bünyesinde kişilerarası diyalogun geliştirilmesi ve toplumsal duyarlılığın yaşatılması amacıyla çeşitli öğrenci kulüpleri kurulmuştur. Tamamen öğrencilerin katılımı ile kurulan ve onların kontrolünde işlevlerini sürdüren 78 öğrenci kulübünün etkinlikleri üniversiteye ayrı bir zenginlik katıyor.