Blog

  • ATATÜRK ÜNİVERSİTESİ “EN İYİ 1000” İÇİNDE

    ATATÜRK ÜNİVERSİTESİ “EN İYİ 1000” İÇİNDE

    Atatürk Üniversitesi, dünyanın en iyi üniversiteleri sıralamalarını yapan Dünya Üniversite Sıralaması Merkezi (CWUR) ve Leiden Üniversitesi (CWTS) Leiden Sıralama Sisteminde 1000 üniversite arasından 741’inci sırada yer alarak, başarısını sürdürdü.

    Dünya Üniversite Sıralaması Merkezi’nin (Center for World University Rankings) 2018-2019 yılları için hazırladığı “En İyi 1000” listesine giren üniversitelerin isimleri açıklandı. Türkiye’den 13 üniversitenin bulunduğu listede, Atatürk Üniversitesi de kendisine yer buldu.
    Hollanda’nın Leiden Üniversitesi bünyesinde faaliyet gösteren CWTS Leiden Sıralama Sistemi tarafından “2018 Yılı Dünya Üniversiteleri Sıralaması” da yayımlandı. Türkiye’den 19 Üniversitenin bulunduğu listede Atatürk Üniversitesi 1000 üniversite arasında 741’inci sırada yer aldı.

    ATATÜRK ÜNİVERSİTESİ
    HEDEFLERİNE EMİN ADIMLARLA İLERLİYOR

     

    Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ömer Çomaklı, çalışmaların başarıya dönüştüğünü görmenin gurur verici olduğunu belirtti. 61 yıllık köklü bir geçmişe sahip olan Atatürk Üniversitesi’nin mazisinde yer alan başarılarına bir yenisini daha eklemekten büyük mutluluk duyduklarını ifade eden Prof. Dr. Çomaklı: “Üniversitemizin elde ettiği başarılarında ve gelecekteki hedeflerine ulaşmasında en önemli aktör öğretim üyelerimizdir. Öğretim üyelerinin eğitim ve bilimsel araştırma nitelikleri evrensel değerlere ulaştığı ölçüde üniversitemiz hedefine daha kolay ulaşacaktır. Tabii, açıklanan bu veriler bizleri mutlu ettiği ve göğsümüzü kabarttığı kadar, daha çok çalışmamız gerektiği mesajını da veriyor. Sosyal ve pozitif bilimlerin yanında; kültürel etkinliklerimiz, sportif faaliyetlerimiz ve sanatsal çalışmalarımız ile topyekûn kalkınmayı gerçekleştirecek adımlar atıyoruz. Atatürk Üniversitesi mensuplarının tamamı ile birlikte üniversitemizi daha iyiye taşımak, sadece Türkiye’de değil, tüm dünyada tercih edilen ve örnek gösterilen bir üniversite haline getirmek için var gücümüzle çalışacağız. Bu veriler ışığında Atatürk Üniversitesinin 2019 yılında araştırma üniversiteleri arasında yer almasına da büyük katkı sağlayacağını düşünüyorum. Bu kapsamda yapılacak tüm çalışmalara desteğimizin artarak devam edeceğinin sözünü veriyorum. Kısa zamanda elde ettiğimiz başarılara katkı sağlayan tüm çalışma arkadaşlarıma da teşekkürlerimi sunuyorum” diyerek sözlerini tamamladı.

    SIRALAMA 8 KRİTER
    TEMELİNDE HAZIRLANIYOR

    Dünya Üniversite Sıralaması Merkezi “En İyi 1000 Üniversite” sıralaması 8 kriter temelinde hazırlanıyor. Aralarında öğretim kalitesi, işgücü piyasasında mezunlara olan talep, akademik personelin kalitesi, yayın sayısı, yayın kalitesi, bilimsel ortamdaki etkisi ve kaynak gösterilmesi gibi kriterler yer alıyor.

    CWUR’un En iyi 1000′ Listesine Türkiye’den listeye giren 13 üniversite şöyle:
    Hacettepe Üniversitesi, İstanbul Üniversitesi, Orta Doğu Teknik Üniversitesi, Ege Üniversitesi, Ankara Üniversitesi, İstanbul Teknik Üniversitesi, Gazi Üniversitesi, Boğaziçi Üniversitesi, Bilkent Üniversitesi, Erciyes Üniversitesi, Çukurova Üniversitesi, 9 Eylül Üniversitesi, Atatürk Üniversitesi.
    Leiden Üniversitesi CWTS Sıralamasına Türkiye’den giren 19 üniversite ise şu şekilde sıralandı:
    İstanbul, Hacettepe, Ege, Gazi, Orta Doğu Teknik, İstanbul Teknik, Ankara, Erciyes, Dokuz Eylül, Atatürk, Yıldız Teknik, Karadeniz Teknik, Selçuk, Marmara, Bilkent, Akdeniz, Ondokuz Mayıs, Süleyman Demirel Sakarya Üniversitesi.

     

     

  • ATA TEKNOKENT 23 ARAYÜZ KURULUŞUNDAN BİRİ OLDU

    ATA TEKNOKENT 23 ARAYÜZ KURULUŞUNDAN BİRİ OLDU

    Atatürk Üniversitesi’nin en büyük hissedarı olduğu ATA Teknokent, Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumuna (TÜBİTAK) sunduğu proje ile Bireysel Genç Girişimci (BİGG) Uygulayıcı kuruluşu olmaya hak kazandı. ATA Teknokent bu proje ile 950 Bin TL destek aldı.

    Atatürk Üniversitesi bünyesinde faaliyet gösteren ATA Teknokent’in, 2018 yılı ilk döneminde açılan ”1512 Teknogirişim Sermayesi Desteği Programı 1. Aşama Uygulayıcı Kuruluş” çağrısına yaptığı başvuru olumlu sonuçlandı.
    Atatürk Üniversitesi’nin en büyük hissedarı olduğu ATA Teknokent, Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumuna (TÜBİTAK) sunduğu proje ile Bireysel Genç Girişimci (BİGG) Uygulayıcı kuruluşu olmaya hak kazandı. ATA Teknokent bu proje ile 950 Bin TL destek aldı.

    ATA TEKNOKENT
    TÜRKİYE’DEKİ 23 ARAYÜZ
    KURULUŞUNDAN
    BİRİ OLDU

    ATA Teknokent’in, 2018 yılının ikinci yarısında açılacak BİGG çağrısında 1. Aşama süreçlerini yürütecek 23 Arayüz Kuruluşundan birisi olduğunu dile getiren Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ömer Çomaklı: ”ATA Teknokent, 1. Aşama sürecinde teknoloji alanından gelecek iş fikri başvurularını toplayacak, değerlendirecek, uygun bulduğu iş fikirlerini ön kuluçkaya alarak iş fikri doğrulama süreçlerinden geçirecek. Bu sayede; nitelikli iş planı hazırlama hususunda girişimcilere destek olacak ATA Teknokent, TÜBİTAK BİGG 2. Aşama başvurusu yapacak girişimci adaylarını da belirleyecek” dedi.

    BÖLGEMİZİN
    GİRİŞİMCİLİK
    EKOSİSTEMİNİN
    GÜÇLENMESİNİ
    HEDEFLİYORUZ

    Bu kapsamda TÜBİTAK’ın 2. Aşama değerlendirmesini geçen iş planı sahiplerine kendi şirketlerini kurmaları ve iş fikirlerinin prototipini geliştirerek teknolojik doğrulamasını yapmaları için 150 Bin TL’ye kadar finansman desteği sağlanacağını dile getiren Rektör Çomaklı: ”Yaklaşık 1 Milyon TL bütçeli proje ile Erzurum ve bölge illerde bulunan özellikle üniversite öğrencisi ve mezunu girişimcilerin iş fikirlerinin hayat bulmasını ve bölgemizin girişimcilik ekosisteminin güçlenmesini hedefliyoruz” ifadelerini kullandı.

    ATA TEKNOKENT,
    ÜNİVERSİTE-SANAYİ
    İŞ BİRLİKLERİ KURUYOR

    Yeni Nesil Üniversite Tasarım ve Dönüşüm Projesi vizyonu çerçevesinde Bölgenin çeşitli kurum ve kuruluşlarına yönelik proje hazırladıklarını ve girişimcilik alanlarındaki eğitim ve desteklerini devam ettirdiklerini belirten Çomaklı: ”Atatürk Üniversitesi ATA Teknokent; bir taraftan üniversite-sanayi iş birlikleri kurarken öte yandan yeni projelerin bölgeye kazandırılması konusunda da önemli rol oynuyor. Bu başarıların ve projelerin ardından ATA Teknokent, ilerleyen süreçte girişimcilik, inovasyon ve teknoloji konularında bölgenin lider kuruluşu olmaya aday bir profil sergiliyor. Bu vesileyle projenin hazırlanmasında emeği geçen ATA Teknokent ekibine teşekkür ediyor, başarılarının devamını diliyorum” şeklinde konuştu.

     

  • KAHVE BAHANE KİTAP ŞAHANE

    KAHVE BAHANE KİTAP ŞAHANE

    Atatürk Üniversitesi Sosyal Tesisler Müdürlüğü bünyesinde faaliyet gösteren Şiraze Kitap ve Kahve açıldığı günden bugüne kadar 7’den 70’e tüm çevrelerin ilgisini çekiyor.

    ”Kütüphaneler ve kıraathanelerin bir toplumun tarih, kültür, fikir ve düşüncelerinin kayıtlı olduğu kitapların bulunduğu yerler olduğu için toplumsal hafıza merkezleridir” diyerek kitap kokan mekanların önemine değinen Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ömer Çomaklı: ”Kütüphaneler, yüzyıllardır dünyamızın eğitim hazineleridir. İnsanların bilgi birikimlerini yansıttığı kitaplar, kütüphanelerde toplanarak insanlığın yoluna ışık saçmaktadırlar. Herkesin yararlanması için oluşturulan bu yerler geçmiş ile gelecek arasında köprü görevi görmektedir. Özellikle tarihsel serüvenine bakıldığı zaman kıraathaneler; bir kişinin kitap okuduğu, diğerlerinin de dinlediği mekânlar olarak günümüze kadar gelmeyi başarmıştır” dedi.
    Kütüphanelerin ve okuma evlerinin eğitim amacının yanında kültürel mirası sürdürmek için de oldukça önemli olduğuna değinen Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ömer Çomaklı: ”Bu geleneği sürdürme adına hem Kampus Kıraathanesini hem de Şiraze Kitap ve Kahveyi hizmete sunduk. Üniversite lojmanlarına yakın olması münasebetiyle farklı kuşakların bir arada oturmalarına ve hasbihal etmelerine imkân sağlayan kıraathaneye, modern çizgilerle tasarlanan Şiraze Kitap ve Kahveyi ekledik. Bu vesileyle kampüsümüzü yaşayan bir yapı haline getirmeyi hedefliyoruz” şeklinde konuştu.

    ÇAYLAR REKTÖR
    ÇOMAKLI’DAN

    Atatürk Üniversitesi Sosyal Tesisler Müdürlüğü bünyesinde faaliyet gösteren Şiraze Kitap ve Kahve açıldığı günden bugüne kadar 7’den 70’e tüm çevrelerin ilgisini çekiyor.
    Toplamda 450 metrekarelik bir alanda hizmet veren Şiraze Kitap ve Kahve’nin 200 metrekaresi kitaplar için ayrılmış, ayrılan bu alanda; Türk Edebiyatı, Batı Edebiyatı, Tarih, Felsefe, Sosyoloji, Psikoloji, Sanat Tarihi, Arkeoloji, Müzik, Sinema, Din, Bilim, İktisat, Uluslararası İlişkiler vb. gibi onlarca kategoride 160 ayrı yayınevinden 12500 adet kitap ve 37 ayrı aylık süreli yayın, kitapseverlere sunuluyor.

    Kıraathane sakinleri kitaplarını ve günlük olarak gelen gazetelerini Rektör Çomaklı’nın ikramı olan çaylar eşliğinde okurken mekân, muhtelif zamanlarda okur-yazar buluşmalarına ev sahipliği yapıyor.

     

  • Üreten, Büyük Türkiye yolunda daima çiftçimizin yanındayız

    Üreten, Büyük Türkiye yolunda daima çiftçimizin yanındayız

    1975 yılında beri Erzurum, Kars, Ardahan, Ağrı ve Iğdır illerinde faaliyet gösteren Tarım Kredi Kooperatifleri Erzurum Bölge Birliği Müdürü Ali Karaarslan, ”Tarım Kredi Kooperatifleri olarak bizler; üreten, büyük Türkiye yolunda daima çiftçimizin yanındayız” dedi.

    Tarım Kredi Kooperatiflerinin faaliyetleri ve hedefleri hakkında gazetemize değerlendirmelerde bulunan Bölge Müdürü Ali Karaarslan, Tarım Kredi Kooperatiflerinin stratejik bir kurum olduğunu belirtti.
    Ali Karaarslan, ”Öncelikle Tarım Kredi Kooperatifleri olarak ülke tarımına çok büyük katkısı olan bir kurumun parçası olmaktan ve değerli mesai arkadaşlarımla birlikte bu önemli vazifeyi omuzlamaktan duyduğum mutluluğu ifade etmek istiyorum.
    Birey olarak, millet olarak, ülke olarak çok önemli bir değişim-dönüşüm ve gelişimi dinamik bir biçimde yaşıyor, tarihe tanıklık ediyoruz. Türkiye’nin en büyük çiftçi kuruluşunun bir parçası olarak biz de ülkemiz ve milletimizin refahı için genel müdürlüğümüzün himayesinde, hükümetimizin ve bakanlığımızın da destekleriyle Erzurum başta olmak üzere bölgemizde önemli projelere imza attık, Erzurum ve bölgemiz için aynı kararlılıkla çalışmaya, hizmet vermeye devam edeceğiz.

    Her bir Tarım Kredi çalışanı; Merkez ve 17 Bölge Birliği, 1625 kooperatif, 198 hizmet bürosunda aynı his ve kararlılıkla tarıma ve üreticilerimize en iyi imkân ve hizmeti götürmek için canla başla görev yapmakta. Tarım Kredi Kooperatifleri; 150 yılı aşkın tecrübesi ile ortaklarına ve tüm üreticilere hizmet amacını vazife edinen, çiftçilerimize tarımsal girdi ve hizmet temin eden güzide bir kuruluştur. Bir yandan çiftçilerimize daha iyi hizmet götürürken ülke istihdamına da katkı sağlayan kurumumuz bugün 21 milyar TL aktif büyüklüğe, 11 milyar TL ciroya ve 7.5 milyar TL kredi hacmine ulaşmıştır.
    Şu anda başvuruları devam etmekte olan ”250 Bin Düve Projesi” bu çalışmalarımızın en güzel örneklerindendir” dedi.

    ERZURUM’DA ASKERİ
    KANTİNLERDE KYK YURTLARINDA
    BİZİM ÜRÜNLERİMİZ SATILACAK

    Tarım Kredi Kooperatifleri Milli Savunma Bakanlığı ve KYK arasında yapılan işbirliği protokolü ile Erzurum’da bulunan askeri kantinlerin ve KYK öğrenci yurtlarında Tarım Kredi Kooperatifleri’nin kendi üretimleri olan ürünlerinin satılacağını belirten Erzurum Bölge Birliği Müdürü Ali Karaarslan, ”Ayrıca yurt öğrencileri için yemek üretiminde gereken gıda maddeleri Tarım Kredi Bölge Birliğimiz tarafından temin edilecek.

    Türkiye Tarım Kredi Kooperatifleriyle Milli Savunma Bakanlığı ve Gençlik Spor Bakanlığı Yüksek Öğrenim Kredi Yurtlar Kurumu gibi kurumlarla gıda temini konusunda yaptığımız anlaşmalar ile hem üreticilerimizin emeklerinin yerini bulması hem de ekonominin çarklarının dönmesi için çalışmaktayız. Bu kapsamada Bölge Birliği olarak Erzurum’da bulunan askeri kantinlerin ve KYK öğrenci yutlarının gıda teminlerini biz sağlayacağız. Kendi ürünlerimizi hem Erzurum’daki askeri kantinlere hem de KYK öğrenci yurtlarına vereceğiz. Bu protokol ile üreticiden hiçbir aracı olmadan derikt olarak öğrenciye kaliteli, sağlıklı ve uygun fiyatlı gıda ürünleri ulaştırmış olacağız” dedi.

    Ali Karaarslan, ”Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da hükümetimizin, bakanlığımızın, ortaklarımızın ve özverili çalışanlarımızın destekleriyle ülke tarımına ve çiftçisine hizmet etmeye devam edeceğiz.
    Tarım Kredi Kooperatifleri olarak bizler; üreten, büyük Türkiye yolunda daima çiftçimizin yanındayız” diye konuştu.
    Karaarslan, ”Tarım Kredi Kooperatifleri Genel Müdürümüz Fahrettin Poyraz’ın, Tarım Bakanımız Ahmet Eşref Fakıbaba’nın destekleri ve bölge birliklerimizin özverili ve yerinde hizmetlerinin sonucunda başarılı çalışmalara imza attık bu çalışmalarımız aynı özveri ile devam edecek.
    Erzurum Bölge Birliğimiz, 24’ü Ziraat Mühendisi, 104 personel ile hizmet vermektedir. 45 kooperatif ve 9 hizmet bürosu ile örnek çalışmalarından dolayı, bölge müdür ve müdür yardımcılarımızın nezdinde Erzurum Bölge Birliğimize ve tüm çalışanlarımıza teşekkür etmek istiyorum. Onların çabaları, başarımızın temel taşıdır” dedi.
    Tarım Kredi Kooperatiflerinin üreticinin üretim faaliyetlerini kolaylaştırmak maksadıyla kurulmuş olduğunu ve ağırlıklı olarak ülke tarımının bel kemiği durumundaki küçük ölçekli üreticilere kredi kullandırdığını söyleyen Tarım Kredi Kooperatifi Erzurum Bölge Birliği Müdür Yardımcısı Özkan Yıldırım, ”Bölge Birliğimiz, yüzde 90,93 genel tahsilat oranı ve yüzde 97,91 cari tahsilat oranı ile önemli bir başarıya imza atmıştır” dedi.

    ÖZKAN YILDIRIM BİRLİĞİN BÖLGEDEKİ
    FAALİYETLERİ VE ÜRETİCİLERE KULLANDIRILAN
    KREDİLER HAKKINDA BİLGİ VERDİ

    Yıldırım, ”Erzurum, Kars, Ardahan, Ağrı ve Iğdır illerinde faaliyet gösteren Erzurum Bölge Birliğimiz sınırları içerisinde 107 bin 583 üretici bulunmakla birlikte, bunların 29 bin 176’sı kayıtlı ortağımız durumundadır. Bu ortaklardan 12 bin 913’ü faal olarak tarımsal üretimde bulunmakta ve Tarım Kredi’nin imkânlarından faydalanmaktadır.

     

    Bu rakamlar doğrultusunda potansiyel kullanımımız yüzde 27,12 seviyelerindedir. Önümüzdeki dönemlerde geliştirdiğimiz ve geliştireceğimiz yeni projeler ile bu rakamın daha da yukarıya çıkacağına inanıyorum.”
    Erzurum Bölgemizde ağırlıklı arpa, buğday, kuru fasulye, ceviz, silajlık mısır, çayır otu, çavdar ve saman gibi ürünlerin üretimi ve değerlendirmesi yapılmaktadır. Bu üretim faaliyetlerinin desteklenmesi yanında, ortaklarımızın gübre, motorin, yem, tohumluk gibi ihtiyaçlarının karşılanması için de faaliyette bulunulmaktadır.
    Anadolu’nun bu güzide şehirlerinde tarımla uğraşan ortaklarımızın üretim öncesi ve sonrası desteklenmesini sağlayan Erzurum Bölge Birliğimiz, 2017 yılında 141 milyon 211 bin 326 TL kredi hacmine, 182 milyon 907 bin 411 TL ikrazat bakiyesine ulaşmıştır. Bölge Birliğimiz, yüzde 90,93 genel tahsilat oranı ve yüzde 97,91 cari tahsilat oranı ile önemli bir başarıya imza atmıştır” diye konuştu.

     

    Kullandırılan indirimli kredilere baktığımızda;
    2016 yılı içerisinde 90 milyon 486 bin 615 TL,
    2017 yılı içerisinde ise 85 milyon 985 bin 297 TL kredi kullandırılmıştır.
    Bölge Birliğimiz;
    2015 yılında 402 bin 529 TL,
    2016 yılında 4 milyon 754 bin 602 TL,
    2017 yılında ise 3 milyon 857 bin 28 TL kar elde etmiştir.
    Toplam rakamlara baktığımızda;
    2015 yılı itibariyle 469 bin 327 TL,
    2016 yılı itibariyle 4 milyon 45 bin 942 TL,
    2017 yılı itibariyle 2 milyon 308 bin 7 TL toplam kar elde etmiştir.

    Satışların personel giderlerini karşılama oranına bakacak olursak; Net satışlarda;
    2015 yılında 91 milyon 830 bin 806 TL,
    2016 yılında 111 milyon 491 bin 545 TL,
    2017’de ise 140 milyon 74 bin 39 TL,
    Satış gelirlerinde;
    2015 yılında 9 milyon 265 bin 591 TL,
    2016 yılında 10 milyon 988 bin 586 TL,
    2017’de ise 11 milyon 647 bin 205 TL,
    Personel giderlerinde;
    2015 yılında 11 milyon 646 bin 583 TL,
    2016 yılında 11 milyon 624 bin 336 TL,
    2017’de ise 13 milyon 206 bin 224 TL rakamlarını elde etmiş bulunmaktayız.
    Bu rakamlar ışığında satış geliri/personel gideri oranı ise;
    2015 yılında % 79,56
    2016 yılında % 94,53
    2017 yılında ise % 88,19 olarak gerçekleşmiştir.
    Sigorta faaliyetleri rakamlarına bakacak olursak;
    TARSİM’de;
    2016 yılı itibariyle 2 milyon 467 bin 296 TL,
    2017 yılında 3 milyon 200 bin 713 TL’lik işlem gerçekleştirilmiştir..
    Diğer Elementerde;
    2016 yılında 971 bin 166 TL,
    2017 yılında ise 447 bin 384 TL’lik işlem gerçekleştirilmiştir.
    Ortak Kazada; 2016 yılı itibariyle 636 bin 975 TL,
    2017 yılında ise 608 bin 645 TL işlem gerçekleştirilmiştir.
    Kredi Hayatta;
    2016 yılında 2 milyon 157 bin 82 TL,
    2017 yılında ise 2 milyon 574 bin 765 TL gerçekleştirilmiştir.
    Sigorta faaliyetleri toplam rakamlarımız;
    2016 yılında 6 milyon 232 bin 519 TL
    2017 yılında ise 6 milyon 831 bin 507 TL olmuş, % 9,61’lik bir gelişme yaşanmıştır.
    Ortak ürün değerlendirmesi rakamlarını inceleyecek olursak;
    Arpada;
    2016 yılı itibariyle 4 milyon 257 bin 265 TL,
    2017’de 1 milyon 389 bin 833 TL,
    Buğdayda;
    2016 yılı itibariyle 1 milyon 452 bin 114 TL,
    2017’de 28 bin 632 TL,
    Kuru Fasulyede;
    2016 yılı itibariyle 152 bin 527 TL,
    2017’de 8 bin 942 TL,
    Cevizde;
    2016 yılı itibariyle 36 bin 420 TL
    2017’de 143 bin 553 TL
    Silajlık Mısırda;
    2016 yılı itibariyle 136 bin 249 TL,
    2017’de ise 207 bin 645 TL,
    Çayır Otunda;
    2016 yılı itibariyle 47 bin 850 TL,
    2017’de ise 133 bin 529 TL,
    Çavdarda;
    2016 yılı itibariyle 44 bin 621 TL,
    Samanda;
    2017 yılı itibariyle 13 bin 230 TL ürün değerlendirmesi yapılmıştır.
    Toplamda;
    2016 yılında 6 milyon 127 bin 49 TL,
    2017 yılında 1 milyon 925 bin 365 TL ürün değerlendirmesi yapılmıştır,
    2018 yılında 2 milyon TL hedeflenmektedir.
    Tarımsal girdi satışlarımızda 2017 yılı rakamları;
    Gübre: 21 milyon TL,
    Motorin: 20 milyon TL,
    Yem: 41 milyon TL,
    Tohumluk: 6 milyon TL’dir.

     

  • Erzurum Bize, Biz Erzurum’a Değer Katıyoruz

    Erzurum Bize, Biz Erzurum’a Değer Katıyoruz

    Doğu’nun en büyük alışveriş merkezi olan Erzurum MNG, açıldığı günden bu yana Erzurum’un sosyal yaşamına ve ekonomiye canlılık getirdi. Açılalı bir yıldan az süre geçmesine rağmen merkezi, İranlı turistler de dâhil olmak üzere 12 milyondan fazla ziyaretçi gezdi. Bünyesindeki 160 markanın çekim gücüne, renkli organizasyonların cazibesini ekleyerek başarısı ile adından söz ettiren Erzurum MNG Alışveriş ve Yaşam Merkezi, geçtiğimiz aylarda düzenlediği Uluslar Arası Doğu Anadolu Alışveriş Festivali’ni (DAF) geleneksel hale getirmeyi hedefliyor. Erzurum MNG’nin şehre ne gibi katkılarda bulunduğunu konuşmak üzere MNG Yönetim Hizmetleri Genel Müdürü Dr. Aydoğan Süer ile bir röportaj yaptık. Dr. Aydoğan Süer, önümüzdeki aylarda yine benzersiz organizasyonlarla Erzurumlulara keyifli zaman geçirme fırsatı sunacaklarını ve İran’ın yanı sıra diğer komşu ülkelerle de turistik ve ticari işbirliği geliştirmek için kararlı adımlarla ilerlediklerini belirtti.

    MNG Erzurum Alışveriş ve Yaşam Merkezi, açılışından bugüne Erzurum’da neler yaptı?

    Bana göre bir alışveriş merkezinin ilk yapması gereken insanlara ihtiyaç duydukları renkli, heyecan veren, bol seçenek sunan iyi bir alışveriş deneyimi sunabilmesidir. Biz de burada metrekare olarak büyük bir alışveriş merkezi olarak; konfor, hafta sonları ve hafta arası akşamları pek çok değişik etkinlik, çocuklar için benzersiz bir oyun alanı, teknolojik olarak üst düzey niteliklere sahip bir sinema deneyimi, tiyatro ve düzenlediğimiz organizasyonlarla Erzurum’daki yaşama canlılık getirdiğimize inanıyoruz. Açıldığımız gün Murat Boz gibi ünlü sanatçılarımızın konserleri ile büyük izdiham yaşanan alışveriş merkezimiz, o günden bu yana Resul Dindar, Okan Karacan gibi pek çok sevilen ismi şehirdeki vatandaşlarımız ile buluşturdu. Daha önce şehirde yatırımı olan, çoğu ilk kez Erzurum’a gelen 160 seçkin markayı bir arada sunmamız, komşu şehirlerden bile ziyaretçi alan önemli bir merkez yaratabilmemizde etkili oldu. Aynı şekilde Doğu Anadolu Festivali/ DAF ile şehre İranlı turistleri davet ettik ve bundan böyle tur rotalarında Erzurum’un da yer alması için uzun soluklu bir işbirliği başlattık. Şehirlerarası platformda ziyaretçi çekmek bile zorken biz uluslar arası bir festival düzenledik. Yakın coğrafyadan Azerbaycan ve Irak gibi farklı ülkelerde Erzurum’u tanıtmak için çalışmalarımız sürüyor. Şehre gelecek her yeni ülke vatandaşının gelecek yıllardaki turizm ve alışveriş potansiyeli açısından büyük önem taşıdığına inanıyoruz. Bu noktada gerçek bir turizm elçisi gibi hareket ettiğimizi söyleyebilirim. İki dilde hazırlanan billboardlar hedeflediğimiz ülkelerde şehrin en işlek noktalarında yer alıyor ve doğru kitleyi çekebilmek açısından son derece ustaca yerleştiriliyor. Turizm acenteleri ile yapılan anlaşmalar da eklendiğinde yeni ülkelere şehrin güzelliklerini tanıtmak açısından daha fazla avantaj kazanıyoruz.

    Alışveriş festivali düzenlerken sadece kendi ticari hedeflerimizi gerçekleştirmiyoruz aynı zamanda şehirdeki esnafın da konuklarla buluşabileceği özel alanlar yaratıyoruz.

    Sosyal Sorumluluk Projeleri Her Zaman Gündemimizde Üst Sıralarda

     

    Bir şehirde yer almak bize göre, sosyal sorunlara da duyarlı olmaktır. Son olarak köy okullarında oyuncağa ihtiyacı olan çocuklarımızı mutlu edecek önemli bir yardım kampanyası düzenledik ve kolilerce oyuncağın okul öncesi yaştaki evlatlarımıza ulaşmasına vesile olduk.

    Bildiğiniz gibi biz Erzurum’a İstanbul, Ankara, İzmir hatta Batı ülkelerindeki benzerlerini aratmayacak kadar kaliteli bir işletmecilik anlayışı ve çoğu dünyaca ünlü olan seçkin markalarla geldik. Biz bu şehirde başta çocuklar ve üniversiteli gençler olmak üzere herkesin bu yüksek standartları hak ettiğine inanıyoruz. Sağ olsun Erzurum halkı da bize ilk günden beri büyük bir ilgi gösterdi. Hiç azalmadan devam eden bu ilgiyi canlı tutmak adına bundan sonra da son derece özel etkinlik ve kampanyalar yapmaya devam edeceğiz.

    MNG AVM’nin Erzurum ekonomisine katkısı nedir ne olacak?

     

    Bilindiği gibi bir alışveriş merkezi açmak, ciddi büyüklükte bir yatırım gerektirmektedir. Hele ki Erzurum MNG Alışveriş ve Yaşam Merkezi’nin bölgesindeki en büyük AVM olduğunu düşünürseniz, yüksek miktarda bir yatırım bedelinin Erzurum’a gelmiş olması, elbette ki şehir açısından önemli avantajları beraberinde getirmiştir. Böylesine ciddi bir yatırım yapmak için hem şehirde hem de çevre illerde bu büyüklükte bir merkeze ihtiyaç olup olmadığına dair detaylı analizler yapılmakta ve vatandaşlarımızın istek ve ihtiyaçları doğrultusunda bir karar alınmaktadır. Biz Erzurum için bu büyüklükte bir alışveriş merkezinin ne kadar büyük bir ihtiyaç olduğunu hem yaptığımız analizlerde gördük hem de şehirdeki bölgesel ve yerel yöneticilerin daveti ile şehre yatırım kararı aldık.

    MNG olarak Erzurum’a konut ve alışveriş merkezi içeren büyük bir yatırımla girerken, kentteki sosyal yaşamı canlandırmayı ve ekonomiye katkıda bulunmayı hedefledik. Bu isteğimiz, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın da talebiyle bizler açısından adeta geri dönülmez bir söz ve milli bir görev haline geldi. 2013 yılında start verdiğimiz proje ile konforlu konutlarla birlikte Erzurum MNG Alışveriş ve Yaşam Merkezi’ni de kapsayan dev bir yatırıma imza attık. MNG Holding olarak Erzurum’un en büyük konut ve AVM projesini hayata geçirdik. Bölgenin en büyük alışveriş merkezi olan Erzurum MNG Alışveriş ve Yaşam Merkezi ile sadece Erzurumlu vatandaşlarımızın değil, yakın çevredeki 16 ilden ailelerin, çocukları ile vakit geçirmek isteyeceği; yaşama renk katacak bir alan yaratmayı amaçladık. Gerçekten de alışveriş merkezimiz daha ilk yılını doldurmadan şehirdeki yaşamı zenginleştiren bir girişim olduğunu kanıtladı.

    Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın teşrifleriyle gerçekleşen açılışımız, binlerce vatandaşımızın yoğun ilgisi ile gerçek bir şölene dönüştü. Tam 380 bin metrekare alan üzerine kurulan, 400 Milyon TL’lik dev yatırımın yüzde 80’i Erzurum’da harcandı. Mal ve hizmet alımları buradan yapıldığı için inşaat aşamasından itibaren şehre katkı sağlayan bir proje olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz.

    Bildiğiniz gibi ülke olarak büyük ve güçlü bir ekonomi hedefine başarı ile yürüyebilmek açısından ekonomide canlılık yaratacak her türlü fırsatı görüp değerlendirmek durumundayız. Bizim Erzurum’a yatırım kararımız, şehirdeki ekonomik teşviklerden önce gerçekleşti. Ancak yine de MNG Grubu olarak alışveriş merkezleri ve perakende sektöründe yer alma hedefimizin yanı sıra Erzurum’un güçlenmesine, şehirde ekonominin canlanmasına öncülük etmek gibi bir görevi de ilk günden bu yana üstlenmiş durumdayız. Ayrıca bize ait olmayan ama bizimle eş zamanlı olarak hayata geçirilen kongre merkezi gibi farklı projelerle bir arada düşünüldüğünde; şehirdeki gezi, alışveriş ve kongre turizmi gibi önemli başlıklarda hedeflenen ekip başarısında da önemli bir oyuncu durumundayız.

    Erzurum’da yeni bir alışveriş merkezi açarken, Birleşmiş Markalar Derneği (BMD) ile işbirliği ve temas içerisinde, birçoğu daha önce şehre gelmemiş 160 marka ile açılış yaptık. Bu markalara, MNG Holding’in gücüne, yönetim anlayışımıza ve Erzurum’un yüksek potansiyeline güvenerek bizimle birlikte yola çıktıkları için çok teşekkür ederiz. İlk 9 ayımızı geride bıraktığımız şu günlerde, genel olarak finansal hedeflerimizi tutturduğumuzu mutlulukla söyleyebilirim.

    Şehre katkılarımızdan biri de çoğu daha önce herhangi bir alanda iş deneyimi sahibi olmayan gençlerden oluşan 1200 kişilik ekibimiz… Artık MNG çatısı altında bizimle iş arkadaşı olan bu kardeşlerimiz için günümüzde çok geçerli bir alan olan perakendede görev yapma fırsatının önemli olduğuna inanıyorum.

    Ortadoğu ile bir ekonomik köprü kurdunuz ne durumda? Yani  1 yıl önce Van ‘a giden İranlı turistleri yeniden Erzurum’a kazandırmak için neler yapılıyor?

     

    Doğu Anadolu Alışveriş Festivali ile  hedefinize ulaştınız mı bu festival sürekli her yıl düzenlenecek mi?

     

    Biz yola çıkarken, Van’a giden turisti Erzurum’a kazandırmak gibi rekabetçi bir hedef yerine olabildiğince fazla turiste şehri tanıtmak ve onlara aradıkları kaliteli, avantajlı, renkli alışveriş deneyimini sunabilmek amacıyla hareket ettik. Bu noktada özellikle deneyimli turizm organizatörleri ve yüksek kapasiteli acenteler etkili oluyor. Onlara Erzurum’da neler yapılabileceği, gelen turistin hangi güzergâhtan geçerek nasıl zaman geçirebileceği ya da ne gibi fırsatlar sunacağımız gibi konuları anlatıyoruz. İranlı turistler, hem Türkiye’yi hem de kaliteli bir ortamda alışveriş yapmayı seviyorlar.  Bu yapıyı kurmak adına İran ile ilk adımı attık ve bildiğiniz üzere diğer ülkeler de gündemimizde yer alıyorlar.

     

    Doğu Anadolu Alışveriş Festivali (DAF) Gelenekselleşecek

    Büyükşehir Belediyesi’nin de destekleri ile Erzurum MNG Alışveriş ve Yaşam Merkezi tarafından düzenlenen ve 3 gün süren Doğu Anadolu Alışveriş Festivali (DAF), yakın şehirlerden ve İran’dan, toplam 600 bin ziyaretçiyi ağırladı. Doğu’nun en büyük alışveriş merkezinde yüzde 70’lere varan indirimler, ikramlar, sıra geceleri ve mehteran takımına ek olarak kent merkezinde ve mağazalarda sıcak bir ilgiyle karşılanan İranlılar, Erzurum’u çok sevdi. Tur şirketleri ile gerçekleştirilen anlaşmalar sayesinde bundan böyle karayolu ile farklı şehirlere giden turistler, Erzurum’da 2,5 saat alışveriş ve dinlenme molası verecekler.

    Bu uluslararası etkinlikte Erzurum’un yöresel lezzetleri konuklara sunulurken, bölge kadınlarının el emeğini yansıtan geleneksel sanat eserleri de satışa sunuldu. Bu açıdan yöre esnafını ve şehrin kadınlarını da destekleyen festival, alışveriş merkezi dışında da coşkulu bir hareketlenme yarattı. Kent merkezinde yer alan çarşı esnafı da İranlı turistlerin gelişi nedeniyle satışların yükseldiğini belirterek festivalin her yıl tekrarlanmasını istedi. Sonuç olarak ilk organizasyonumuz başarılı geçti ve festivalin ardından yeni ülkeler ile benzer ticari ve kültürel ilişkiler geliştirmek için görüşmelere başladık. Uluslar arası platformda her yıl aynı tarihte tekrarlamayı hedefliyoruz.

    2019 yılında MNG’de planlar yeni projeler olacak mı? Bizi hangi yenilikleriniz bekliyor?

     

    Şehirde sosyal yaşamı canlı tutan bir merkez olarak yılbaşı, dini ve resmi bayramlar, anneler günü, babalar günü ve sevgililer günü gibi özel zamanlar ve indirim dönemleri daima bizim birbirinden özel etkinlikler sunduğumuz zamanlar… 2019 yılında buna ek olarak bölgeye özel bazı tematik projeler hazırlıyoruz. Şu anda tasarım aşamasında olan bu organizasyonlarımızı da yine sizlerle paylaşacağız.

    Buna ek olarak, 2018 yılında düzenlediğimiz Doğu Alışveriş Festivali’ne 525 bini Türk ve 75 bini İranlı turist olmak üzere 600 bin konuğumuz katılmıştı. Söylediğimiz gibi, 2019 yılında bu festival daha kapsamlı düzenlenecek ve toplamda 150 bin İranlı turist ve 850 bin Türk misafirimizin festivale katılımını bekliyoruz.

    Erzurum halkının MNG’ye ilgisi ne düzeyde? Açılıştan bu güne MNG’yi kaç kişi ziyaret etti.? Ziyaretçiler yaş kategorisine ayrılırsa en çok hangi yaşta ziyaretçi oluyor?

     

    Erzurum MNG Alışveriş ve Yaşam Merkezi’nde açıldığımız 30 Eylül tarihinden bu yana yaklaşık 12 milyon ziyaretçiyi ağırladık. Ailelerin çoğunlukta olduğunu ve ziyaretçilerimizin yaş ortalamasının 30-45 yaş arasında olduğunu söyleyebiliriz.

    MNG içerisinde işyerleri bulunan firmaların memnuniyeti ne düzeyde, yeni bir talep ve beklentileri var mıdır?

     

    Genel olarak kiracı markalarımız yeni bir AVM olmamıza rağmen çok memnunlar… Erzurum Halkı alışveriş merkezimizi çok çabuk benimsedi ve sahiplendi. Bizler de bu güvene layık olabilmek adına her geçen gün verdiğimiz hizmetin üzerine yenilikler eklemeye, her gün daha da iyisini yapmaya çalışıyoruz.

    Siz Aydoğan Bey, geldiğinizden beri Erzurum’u nasıl buldunuz? Erzurum hakkında görüşlerinizi aktarır mısınız?

     

    Erzurum’u çok sevdim. Artık farklı bir şehirde kendimi tanıtırken bazen Erzurumluyum diyorum. Aslında İstanbul’dan gelenler hep Erzurum soğuk derler ama ben bu “Dadaşlar Kenti”ndeki soğuğa da alıştım. Ancak itiraf etmek gerekirse, Erzurumluların yağmur yağınca evden dışarı çıkmamaları bizi ekip olarak biraz şaşırttı. İstanbul’da her koşulda hayat devam ettiği için ilk anda biraz yadırgadık. Zamanla şehrin alışkanlıklarına daha iyi adapte olduk diyebilirim.

    Onun dışında bu şehir bana kişisel olarak da güzel hediyeler sundu. Özellikle bir at çiftliğinin sahipleri tarafından turizme katkımız nedeniyle armağan olarak verilen “Dost” isimli at, benim için çok önemli bir anı oldu. Boş vakit bulabildiğimde at binmeye gidiyorum ve atım beni bu şehre daha çok katkıda bulunmak açısından gerçekten iyi motive ediyor.

    Bir ekonomi uzmanı olarak sizce Erzurum’da ekonomik olarak kalkınma için neler yapılmalıdır?

     

    Ekonomik kalkınma bir kentte yaşayan tüm bireylerin gelir düzeylerini yükseltmeleri; sağlık, güvenlik, sosyal yaşam, eğitim gibi tüm ihtiyaçlarını karşılarken, kaliteli seçeneklere, ihtiyaç duydukları zamanda ulaşabilmeleri olarak tanımlanabilir. Zaten baktığınız zaman Türkiye’de hangi iş kolunda çalışırsa çalışsın, herkes bu refah seviyesine ulaşmak için uğraşıyor. Ben alışveriş merkezleri yönetimi gibi özel bir alanda tüm olaylara 3 tarafın birden çıkarlarını kollayarak ulaşmaya özen gösteriyorum. Bu üç taraf, tüketici, perakendeci ve yatırımcıdır. Tüketicinin beklentileri, gelir düzeyine uygun marka karmasına ulaşabilmesi, para harcarken aradığını kolayca bulabilmesi, her adımda avantaj yakalayarak bütçesini dengelemesi, daima önemsediğimiz konuların başında geliyor. Perakendecilerimiz de her geçen gün büyümeyi hedefliyorlar ve onlara da daha çok satış yapabilmeleri için gereken ivmeyi, AVM olarak sağlıyoruz.

    Kentin ekonomik açıdan güçlenmesi konusu ise şüphesiz, bir tek kişi ya da şirketin çok ötesinde; birlikte ve uyum içinde gerçekleştirilmesi gereken önemli bir hedeftir. Bu anlamda başta Erzurum Valisi Seyfettin Azizoğlu ve Büyükşehir Belediye Başkanımız Mehmet Sekmen olmak üzere tüm yetkililer ile ortak hedeflere kitleniyoruz. Büyük bir işletme olarak, sosyal sorumluluk projelerinden kütüphane kurmaya, yurt dışında tanıtımdan değerli esnafımıza merkezimizde stand vermeye dek, üzerimize düşen her şeyi titizlikle yapmaya çalışıyoruz.

     

    Konuya daha geniş açıdan baktığımızda ise bugün Erzurum yurt dışında Palandöken Kayak Merkezi ile belirli bir tanınırlığa sahip ama artık bu ticari kapasiteyi yükseltmeyi amaçlıyoruz. Çünkü şehrin turizm ve alışveriş açısından çok daha büyük bir potansiyeli var.  Şu anda tüm projelerimizi, bu potansiyeli canlandırmak konusunda geliştirdiğimizi söyleyebilirim.

     

  • UNUTAMAYACAĞINIZ LEZZET.. YE GÖR CAĞ KEBAP

    UNUTAMAYACAĞINIZ LEZZET.. YE GÖR CAĞ KEBAP

    Erzurum kültürünün vazgeçilmezi cağ kebabı en lezzetli şekilde yapan mekânlardan biri olan Ye Gör Cağ Kebap uzun yıllardan beri Veysel Usta’nın eliyle günümüze kadar hiç değişmeden müşterilerinin damaklarına hitap ediyor.

    Cağ Kebabın Erzurum’da simge ismi Ye Gör Cağ Kebap etin taze ve lezzetli hali ile adından her daim söz ettiriyor. Erzurum’a gelen yerli ve yabancı her kesimden insan mutlaka Ye Gör’e uğruyor.
    Gez Mahallesi, Menderes Caddesi ve Terminal Caddesi’nde bulunan şubeleriyle Erzurum’da hizmet veren Ye Gör Cağ Kebab’ın müdavimleri her geçen yıl katlanarak artıyor. Kaliteli servisi, samimi atmosferi ve mutfağın enfes lezzetleriyle konuklarına ayrıcalıklı bir hizmet sunan Ye Gör Cağ Kebap damak tadına önem verenlerin uğrak yeri olmaya devam ediyor.

    VEYSEL USTA
    ÇİFTLİKLERİNDEN
    DAMAKLARA..

    Ye Gör Cağ Kebap, et ürünleri Veysel Usta Çiftliklerinde temin edilen ve hiçbir katkı maddesi bulunmayan doğal lezzeti ile üç farklı noktada bulunan şık ve nezih mekânlarında müşterilerine tarifsiz bir lezzet sunuyor.
    Ye Gör Cağ Kebap işletme sahibi Veysel Aktaş, ”Geçmişten bugüne aile şirketi olarak Erzurum halkına hizmet veriyoruz. 2000 rakımlı otlaklarda yetişen küçükbaş hayvanlarımızın kollarından, kaburgalarından ve butlarından özel bir terbiye ile hazırladığımız ve odun ateşinde pişirdiğimiz eşsiz lezzeti şişlerde misafirlerimize sunuyoruz. Tadı anlatılmaz Ye Gör Cağ Kebapların yanında müşterilerimize süzme yoğurt salata sumaklı soğan ikram ediliyoruz” dedi.

    Veysel Usta, ”Ye Gör Cağ Kebap uzun yıllardan beri Erzurum kültürünün vazgeçilmezi olan bu lezzeti müşterilerimize sunmaktadır. Cağ kebabın yapılmasında her aşamada en iyi lezzetin oluşması için hassasiyetle çalışıyoruz. Müşteri memnuniyetinin ön planda olduğu ye gör cağ kebabı Erzurum’un vazgeçilmez damak tatlarından en iyisi olarak tescillenmiştir.
    Merkezi konumda bulunan ve estetik olarak tasarlanan salonlarımızda, hiç bir yerde tadamayacağınız nefis lezzetleri sunarak müşterilerimize hizmet etmekten gurur ve onur duyuyoruz. Modern ve şık şubelerimizde müşterilerimiz için özel davetler, düğün ve sünnet organizasyonlarında güler yüzlü ve tecrübeli personelimizi ile hizmet veriyoruz.Müşterilerimiz özel günler için bize rezervasyon yaptırmaları yeterli gerisi bizim işimiz, çünkü hizmet bizim işimiz.

    Ye Gör Cağ Kebap’ta günün çorbası ile başladığınız lezzet serüvenine eşsiz lezzet cağ kebabı ile devam ediyor ve isteğe bağlı kadayıf dolması, bomba tatlısı, incir tatlısı, pekmezli baklava gibi birbirinden lezzetli tatlı çeşitleri ile taçlandırıyorsunuz. Burada parmaklarınızı da yememeye özen gösterin…

    YE GÖR’DE ÜRÜNLERİN
    HEPSİ DOĞAL…

    Güleryüzlü personeli ve hızlı servisi ile Veysel Usta çiftliğinden gelen kuzu etleri şişte kıvamında odun ateşinde pişirip müşterilerin damak tadına sunuyoruz.
    Tüm ürünlerimizde en güzeli ve en doğalı yapıyoruz. Çünkü işimizi aşkla yapıyoruz.
    Başarının sırrı işte tamda burada ortaya çıkıyor. Diğer yanda müşteri memnuniyeti için olmazsa olmaz kural.. İş disiplini, temizlik, titizlik, hızlı ve kaliteli hizmet.


    Müşteri memnuniyeti bizim için çok önemli bunun bilinci ile elimizden gelenin en iyisini yaparak gece gündüz çalışıyoruz. Doğal olan güzeldir..Bomba tatlısı, pekmezli baklava kendi üretimimiz..

    Ye Gör Cağ Kebap yemeden anlatılmaz bir lezzettir diyen işletme sahibi Veysel Usta tüm Erzurum halkını cağ kebabın en doyumsuzunu yemeye Ye Gör şubelerimize bekliyoruz” diye konuştu.
    Ye Gör Cağ Kebab’ın eşsiz lezzetini tatmak için 444 25 28’i arayarak rezervasyon yaptırabilirsiniz.

     

  • “Hayatı büyük yaşa”

    “Hayatı büyük yaşa”

    Üstün teknoloji ve heyecan verici bir tasarımla donatılan Yeni SUV Grandland X Erzurum’da yolları sarsıyor. Opel’in SUV ve Crossover modellerini içeren X ailesinin en büyük üyesi Yeni SUV Grandland X yüksek yapıya rağmen virajlarda güven veriyor. Tok sürüş hissine karşılık süspansiyon konforu da en üst düzeyde.

    Opel, PSA grup ile birleşmesinin ardından ilk meyveleri olan Crossland X ve Grandland X geçtiğimiz yıl piyasaya çıkmıştı. X ailesinin otomobillerinden Grandland X için Opel Erdemir Otomotiv Genel Müdürü Adem Erdemir’le konuştuk. Yeni SUV Grandland X’in tüm Türkiye’de olduğu gibi Erzurum’da da satışa çıktığı günden bu güne büyük ilgi gördüğünü belirten Adem Erdemir, ”Araç için müşterilerimize artık sıra yazıyoruz” dedi.
    Keskin hatları, kaslı görünümü ve sportif sürüş dinamikleri ile birinci sınıf tüm lüks özelliklerin standart olduğu Yeni SUV Grandland X için Adem Erdemir bilgi verdi.

    DİNAMİK TASARIM
    Yeni Grandland X modern, dinamik hatlar, havalı SUV görünümü ve yükseltilmiş oturma pozisyonu ile Alman otomobil üreticisi Opel”i ülkemizde payı her geçen gün büyüyen kompakt SUV segmentinde temsil ediliyor. Mokka X ve Crossland X modellerinin yanında Opel SUV ailesinin üçüncü üyesi olan Grandland X büyüyen segmente iddialı. Opel”in diğer SUV modellerinden 20 cm daha uzun olan Grandland X, ülkemizde geçen yıl Kasım ayında satışa sunuldu.
    Markanın “Heykelsi Tasarım Alman Mühendisliği ile Buluştu” şeklinde özetlediği tasarım felsefesini yansıtan Grandland X”in alt kısmındaki SUV tipi kaplamaları off-road yeteneğine de vurgu yapıyor. Aracın yan tarafındaki diğer Opel’lerde de görmeye alışık olduğumuz keskin bıçak hatları Grandland X”in bir Opel olduğunu net şekilde vurguluyor. Opsiyonel olarak sunulan siyah tavan ise müşterilere aracını kişiselleştirme imkânı veriyor. Arka tarafta ise, geniş duruş, gümüş rengi korumalar ve ince LED stop lambaları ile yeni modelin sportif ve kaslı görünümüne katkı sağlıyor.

    KALİTELİ İÇ MEKAN
    Kalite iç mekanda da kendini gösteriyor. Sade ve yolculuk yapanları ferah hissetirecek şekilde tasarlanmış kokpitin gösterge paneli ve dokunmatik ekranlı orta konsolu yatay olarak ve sürücüye doğru konumlanmış. Orta konsol üç ana yatay bölüme ayrılmış. Bu bölgeler bilgi-eğlence sistemine, klima kontrollerine ve şasi özelliklerine kolay erişim sağlıyor. İç mekanda kullanılan yüksek malzeme kalitesi sayesinde Grandland X ile yolculuk edenler kendilerini iyi hissediyorlar. Opsiyonel olarak sunulan panoramik sunroof ise iç mekânı daha da ferah hissettiriyor. Ön ve arka koltuk ve direksiyon simidi ısıtmanın yanı sıra, bir Opel”den beklenecek şekilde AGR sertifikalı ortopedik koltuklar Grandland X”te de bulunuyor.

    OPEL GRANDLAND X 514 LİTRE
    BAGAJ HACMİ SUNUYOR
    2.675 mm”lik aks aralığı sayesinde Opel”in yeni Kompakt SUV”si iç mekanda yolcularına geniş bir iç mekan sunuyor. 514 litre (koltuklar yatırıldığında 1.652 litre) bagaj hacmi ise cömert bir taşıma kapasitesi sağlıyor. Otomatik açılıp kapatılabilen bagaj kapağı ise Grandland X kullanıcılarına bagaj yüklemede önemli bir kolaylık sağlıyor. Hareket sensörlü otomatik açılır ve kapanır elektrikli bagaj kapağı da yükleme işlemini kolaylaştıran özelliklerinden. Sadece bir ayak hareketi ile kapağı-açıp kapamak mümkün.

    BENZİNLİ VE DİZEL MOTORLAR
    Tasarım dışında Opel Grandland X güçlü ve tutumlu motorlarıyla da dikkat çekiyor. Opel’i sürekli büyüyen C SUV segmentinde iddialı şekilde temsil eden Grandland X’in Enjoy ve Excellence olmak üzere iki donanım seviyesi bulunuyor. Bir dizel ve bir benzinli motor seçeneği ile satışı yapılan yeni modelde tüm motor seçeneklerine altı ileri manuel ve otomatik şanzımanlar eşlik ediyor.
    •1.2 Turbo benzinli motor 130 hp güç üretiyor ve 1,750 devirde 230 Nm tork sunuyor. Ortalama yakıt tüketimi 5.5 l/100 km
    •1.6 Dizel motor ise 120 hp güç üretiyor ve 1,750 devirde 300 Nm tork sunuyor. Ortalama yakıt tüketimi 4.6 l/100 km
    • Aracın toplam ağırlığı 1392 kg. Yakıt depo kapasitesi 53 litre.
    •Grandland X motorunun hızlanma verilerine baktığımzıda 0-100km’ye 12.2 saniyede ulaştığı görüşüyor. Maksimum hız değeri 185km/s. şeklinde ölçülmüş.

    ÜSTÜN GÜVENLİK
    SİSTEMLERİ İLE KONFORLU
    VE GÜVENLİ YOLCULUK
    Grandland X yolculuğu daha konforlu ve güvenli hale getirmek için de gerekli ultra modern destek sistemlerine de sahip. Yaya tespit ve acil fren destekli ön çarpışma uyarı sistemi, Sürücü yorgunluk tespit sistemi, Gelişmiş park desteği bu özelliklerden sadece birkaçı. Excellence donanım seviyesinden itibaren standart sunulan Otomatik Cruise Control sistemi ise seçilen hızda önde seyreden otomobille belirlenen mesafeyi koruyabiliyor ve gerek olduğunda aracı tümüyle durdurup tekrar hareket edebiliyor. Üstün güvenlik sistemleri sayesinde Grandland X Euro NCAP’ten de beş yıldız almayı başardı.Alman otomobil üreticisinin bu modelde sunduğu AFL LED farlar seyredilen yolun ve çevrenin durumunu tespit edip bünyesinde barındırdığı aydınlatma modlarından en uygununu seçiyor

    GRANDLAND X ULTİMATE
    2018 DE SATIŞA SUNULDU
    2018’de sürüş konfor ve güvenliğini artıran tüm opsiyonları bünyesinde barındıran en üst donanım seviyesi Ultimate seçenekler arasına katıldı.
    Enjoy ve Excellence donanım seviyelerinin üzerinde en üst donanım seviyesi olan Ultimate, Panoramik cam tavan dışında Grandland X’te sunulan tüm opsiyonları bünyesinde barındırıyor.
    Yalın ve içinde yolculuk yapanları ferah hissetirecek şekilde tasarlanan Opel’in kompakt SUV modeli Grandland X güvenlik ve konfor özellikleri ile dikkat çekiyor.
    Grandland X müşterileri Ultimate donanım seviyesinde modelin öne çıkan tüm konfor ve güvenlik özelliklerine bir arada erişebiliyor. Bu özellikler arasında: Dokunmatik 8 inçlik ekrana sahip Navi 5.0 bilgi-eğlence sistemi, ısıtmalı ThermalTec ön cam, AGR sertifikalı ergonomik ön koltuklar, 360 derece kuş bakışı çevre görüş kamerası ve Premium Denon ses sistemi bulunuyor.
    Grandland X Ultimate donanım seviyesinde standart olarak sunulan siyah tavan, 19” jantlar ve alaşımlı spor pedallar ise otomobilin sportif görünümüne katkı sağlıyor.
    Opel Erdemir Genel Müdürü Adem Erdemir, ”Yeni Grandland X aracımızı Tortum Yolu üzerinde bulunan Opel Erdemir Plazamızda satışa çıkardık.
    Otomobil tutkunu tüm vatandaşlarımızı plazamızda bir çay içmeye ve araçlarımızla test yapmaya bekliyoruz” diye konuştu

     

  • Besilik Materyaller açısından Türkiye’yi Erzurum Besliyor

    Besilik Materyaller açısından Türkiye’yi Erzurum Besliyor

    Kurban döneminde resmi verilere göre Erzurum’dan 34 bin büyükbaş 31 bin küçükbaş hayvan sadece kurbanlık olarak batıya gönderilirken, yıl içerisinde bu sayının büyükbaşta 150 bini küçükbaşta 370 bini aştığını belirten Erzurum Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürü Osman Akar, ”Besilik materyaller açısından Türkiye’yi besleyen ana illerden biriyiz” dedi.

    Büyükbaş hayvan sayısı bakımında Erzurum’un Türkiye’de 2.sırada bulunduğunu söyleyen Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürü Osman Akar 731 büyükbaş hayvan ve 714 bin küçükbaş hayvan varlığı ile ilimiz önemli bir potansiyele sahiptir. Bununla birlikte yılda 150 bin büyükbaş, 370 bin küçükbaş hayvanı il dışına sevk ederek özellikle besi materyalleri açısından ülkemizi besleyen ana illerden biri olma özelliğine sahip şehir Erzurumdur.

    Türkiye’de özellikle Erzurum hayvanı tercih ediliyor. İki bin rakımda meralarda gezen hayvanlar ovaya indiğinde kısa sürede kilo alıyor. Erzurum meralarında otlayan hayvanlar aldıkları beslenme nedeni ile eti daha lezzetli ve aroması daha güzel oluyor. Kurbanda da yılın her döneminde de et lezzetine önem veren herkesin tercihi oluyor” diye konuştu.

    HAYVAN SAĞLIĞINA
    ÇOK ÖNEM VERİYORUZ
    YILDA % 102 AŞILAMA YAPIYORUZ

    Erzurum’dan Türkiye’nin her iline hayvan satışı yapıldığını belirten İl Müdürü Osman Akar, ”bundan dolayı hayvan sağlığına çok dikkat ediyoruz, yıl içerisinde üç dört çeşit aşılama yaparak % 102 aşılamaya ulaşıyoruz” dedi. Akar; ”İlimizdeki hayvan sağlığı ülkesel bazda önem arz ediyor, bu nedenle Erzurum Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü olarak hayvan sağlığına çok önen veriyoruz. Bu kapsamda il müdürlüğümüzce yılda yaklaşık 2,5 milyon hayvana sağlık taraması ve 2,3 milyon hayvana da aşılama yapılmaktadır. Bunun yanında hayvanların kayıt altına alınması adına yılda yaklaşık 580 bin hayvan küpelenerek kayıt altına alınmaktadır. Neredeyse her ahır ve ağıla yılda yaklaşık 4-5 defa giriyoruz. Çalışmalarımızın sonucunda yıllık %102 aşılamaya ulaşıyoruz. Bazı hayvanlara iki defa aşılama yapıyoruz. Ayrıca buzağı ölümlerini en aza indirmek için çalışmalar yapıyoruz. Geçen yıl buzağı ölümlerini %6 ya indirdik. Bu yıl %5’e indireceğiz bu da normal bir veri. Bu en önemsediğimiz konudur. Çünkü biz burada hayvan sağılığına gereken önemi vermezsek hastalığın tüm Türkiye’ye yayılmasına sebep oluruz.

    ÇİFTÇİLERİMİZE YILLIK 205 MİLYON DESTEK İLE ERZURUM’DA TARIMSAL ÜRETİMİN DEĞERİNİ ARTIRIYORUZ

    Çiftçilere yıllık 205 milyon destek ile Erzurum ekonomisine katkı sağladıklarını açıklayan İl Müdürü Osman Akar, ”2013 yılında bu rakam 73 milyon iken bugün üç katına çıkardık. TÜİK verilerine göre bu katkımız Erzurum’da tarımsan üretimin değerini arttırıyor” dedi. Tarımsal alt yapının ağıl ve ahır yapımına ağırlık veriyoruz. Bu kapsamda yeni ahır-ağıl yapım çalışmaları artırılarak devam ediyor.
    Bakanlığımıza 2000’e yakın proje sunduk 315’i programa alındı. Son 3 yılda destek kapsamına alınan 315 adet yeni ahır- ağıl yapımlarının 178 adedi yapımı tamamlanmış ve 25 Milyon TL destek ödemesi yapılmıştır. Önümüzdeki süreçte en az 600 adet daha yapılması hedefliyoruz. Seracılıkta her geçen yıl gelişiyoruz. Uzundere’de kümeleme seracılık oluşturduk. Serada kümeleme projemiz var. 51 adet seramız da yetişen ürünleri Karadeniz’e satıyoruz.

    Ülkemiz planlı kalkınma çerçevesinde 5’er yıllık kalkınma planları hazırlanmaktadır. Bu planlarda sektörler arası uyumla, sosyal, ekonomik ve kültürel alanlarda belirlenen hedeflere ulaşmak ve böylece toplumun yaşam standardını yükseltmek amaçlanmaktadır. Plan hedeflerine ulaşmada şüphesiz her sektörün kendi iç planlarını da yaparak katılımcı aktivitesini göstermesi çok büyük önem arz etmektedir. İlimiz için 2004 yılında Tarım Master Planı hazırlanmış olup, 2017 yılında da bakanlığın stratejik planına uygun olarak ilimiz Strateji belgesi yayınlanmıştır” dedi.

    ERZURUM İLİ TARIM
    MASTER PLANI:
    İlimizin kaynaklarının belirlenmesi (toprak, su, ekoloji), mevcut durum tespiti, kısıtların ortaya konulması (üretim tekniği, örgütlenme, yatırım gereksinimi gibi) güçlü yönler, zayıf yönler, fırsatlar, tehditler ve tarımsal ekonomi de dikkate alınarak tarımsal üretimin planlanması hedeflenmiştir. Tarımda verimliliğin ve çiftçi gelirinin artırılması, ürün arzının ve gıda güvenliğinin sürekliliğinin sağlanması yanında, tarımın dış ticaretteki önemi, stratejik eylem planı ve hedefleri de ortaya konmuştur.

    İlimiz de mevcut kaynakların etkin kullanımı ile ekonomik, sosyal, çevresel, uluslararası gelişmeleri ve kırsal kalkınmayı dikkate alan, gıda güvenliğini önemseyen, örgütlü, rekabet edebilen, sürdürülebilir tarımsal üretimi sağlamak hedefinde, Erzurum İli Tarım Master Planı gerek kamu ve özel sektör ve gerekse uluslar arası yatırım ve hizmet imkanı açısından bir kılavuz niteliğindedir. Plan, tarımsal ve kırsal kalkınma çabalarında karar alıcılar için yol gösterici olmasının yanında, özel sektör için de yörede karlı yatırım alanlarının ortaya konulmuş olmasından dolayı yapılabilirlik analizi olarak dikkate alınacaktır. En azından özel sektör ilimizdeki potansiyel yatırım alanlarının farkına varacaktır. Halkımız ise ekonomik refah düzeyini artırmak için gerçek ihtiyaçlarının ve bunların çözüm yollarının ne olduğunun bilincinde olacaktır. Böylece bir yandan sınırlı kaynakların daha etkili ve verimli kullanması sağlanırken diğer yandan ilimizin gerçek sorunlarına yönelik gerçekçi çözümler daha kısa sürede üretilebilecektir.
    İlimizde, sürdürülebilir doğal
    kaynakların yönetimini sağlayarak, tarım sektöründeki rekabetçiliği artırmanın ve kırsal alanlarda yaşayan toplumun yaşam koşullarının iyileştirilmesine olanak sağlamak. Ayrıca, çiftçiye gerekli bilgilerin etkin bir şekilde ulaşmasını sağlayacak kurumsal çerçevenin geliştirilmesi için hedefler de konmuştur. Bu hedefler doğrultusunda;

    TARIMSAL ÜRETİM VE
    ARZ GÜVENCESİNİ SAĞLAMAK,
    İlimizde gen kaynaklarının korunması amacıyla 3 işletmede 178 adet DAK, 2 İşletmede 300 adet Hemşin Koyunu koruma altına alınmış, ayrıca halk elinde ıslah projesi kapsamında 50 işletmede 6.094 adet Morkaraman koyununun ıslah ve iyileştirme çalışmaları yapılmıştır. Bu çalışmalar kapsamında 5.64 Milyon TL destek ödemesi yapılmıştır.
    Faaliyette bulunan 60 bin hayvancılık, 34 bin bitkisel üretim işletmesi kayıt altına alınmış olup, tüm işletmelerimizin verileri her yıl güncellenmektedir.
    Su ürünleri işletmeleri her yıl en az bir kez denetlenerek, üretim ve faaliyet durumları kayıt altına alınmaktadır.
    Yüzey ve yer altı sularının tarımsal faaliyetlerden kaynaklanan kirliliğin önlenmesi için 39 yüzey 27 yer altı numune istasyonundan aylık ve 3 aylık periyotlarla örnekler alınıp analizler yapılmaktadır. Bu kapsamda 346 Nitrat analizi yapılmıştır.
    Mera alanlarımızın tespit, tahdit ve tahsis işlemleri ile mera ıslah çalışmalarımız etkin bir şekilde etmektedir. Bu Kapsamda 1017 mahallede 842 hektar alanda tespit, 818 mahallede 783 hektar alanda tahdit, 761 mahallede 656 bin hektar alanda tahsis çalışmalar tamamlanmış olup, tüm mahallede mera tahdit – tahsis çalışmaları bitirilecektir. Yine 255 bin dekar alanda mera ıslah çalışmaları yapılmış olup, 500 bin dekar alanda inşallah mera ıslah çalışması yapılacaktır.
    Doğan her hayvan küpelenerek kayıt altına alınmaktadır. Bu kapsamda 314 bin Büyükbaş, 267 bin küçükbaş olmak üzere 581 bin adet hayvan küpelenerek 2017 yılında kayıt altına alınmıştır.
    Organik ve İyi tarım yapan çiftçilerimiz kayıt altına alınmakta ve bunun geliştirilmesi için destekleme ödemesi yapılmaktadır. 2008-2017 yılları arasında 21,41 milyon TL destek sağlanmıştır.
    Daha kaliteli ve verimli hayvancılık için suni tohumlama ve kaliteli damızlık materyal ile kültür ırkı hayvan oranımızı %18 den % 30’a çıkarmayı hedefliyoruz.
    Çiftçilerimizin tabi afet vb. risklerden daha az etkilenmeleri için tarım sigortası yapan çiftçi sayısı artırılacaktır.
    Daha fazla verimlilik için ortalama işletme büyüklükleri artırılacak, 85 dekar olan işletme büyüklüğümüz 110 dekara çıkarılacaktır.
    Kırmızı et üretim miktarı 10 bin tondan 15 bin tona çıkarılacak, sığırlarda ortalama karkas ağırlığı 2017 yılında 272 kg iken, karkas ağırlık 300 kg seviyesine çıkarılacak.
    Geniş mera alanlarımızdan azami derecede faydalanma adına Büyükbaş hayvan sayımızı 730 bin den 900 binin üzerine, Küçükbaş hayvan sayımızı 715 binden 850 binlere çıkarmayı hedeflemekteyiz.

    GIDA GÜVENİRLİĞİNİ SAĞLAMAK,
    Gıda güvenilirliğinin temini için; hem rutin hem de risk esasına göre tüm gıda işletmelerinde, yem işletmelerinde etkin denetimler yapılacak, denetim sayıları 11 binden 15 bin’e çıkarılacaktır. Bu konuda daha fazla kontrol görevlisi eğitilerek etkin denetimler artırılarak yapılacaktır.
    Gıda ve yem işletmelerinin alt yapıları güçlendirilerek standartlara uygun hale getirilecektir. Bu kapsamda basılı ve görsel materyaller hazırlanacak, STK’lar ile işbirliği içerisinde eğitimler gerçekleştirilecektir. Özellikle denetimlerde öncelik rehberlik amacı olarak yapılacaktır.
    Vatandaşların denetimlerde yer alması sağlanacak, bu kapsamda Alo 174 gıda hattının tanıtımı ve etkinliği artırılacaktır.

    BİTKİ SAĞLIĞI, HAYVAN
    SAĞLIĞI VE REFAHI
    Bitki sağlığı hizmetlerinde entegre ve biyolojik mücadele çalışmaları genişletilerek yaygınlaştırılacaktır. (20 bin dekardan 50 dekara çıkarılacaktır.)
    Bitki koruma ürünleri ile uygulama ekipmanlarının kontrol ve denetim hizmetleri artırılacaktır. (20 ilaç bayisine 42, 19 alet ekipman bayisine 20 denetim yapılmıştır.)
    Sürdürülebilirlik ilkesi çerçevesinde kaliteye, teknoloji kullanımına ve çevre koruma önceliklerine göre tarımsal üretimde genetik potansiyeli yüksek sertifikalı tohum, fide, fidan üretim ve kullanım oranları artırılacak 8000 dekardan 12.000 dekara çıkarılacaktır.
    Bitkisel üretimde iç ve dış karantina hizmetleri geliştirilecektir. Bu kapsamda ilimizde 74 adet sürvey çalışması ile sahada hasattan önce kalıntı izleme çalışmaları yapılmaktadır.
    Hayvan hastalıkları ile daha etkin mücadele edilecektir. Bu kapsamda;
    Hastalıktan ari işletme sayısı artırılarak 5’ten 10’a çıkarılacaktır.
    Şu an da 2.5 milyon olan programlı hayvan sağlık taramaları 3 milyona çıkarılacaktır.
    Buzağı ölüm oranları %6’dan %5’in altına indirilecektir.
    Başta Büyükbaş hayvanlar olmak üzere aşılama oranları bazı hastalıklarda %100 ün üzerine çıkarılacaktır. Hali hazırda yıllık ortalama 2 milyon 300 bin aşılama yapılmaktadır.
    Hayvanların tamamı küpelenerek kayıt altına alınmaları sağlanacaktır. 2017 yılında 314 bin Büyükbaş, 267 bin küçük baş olmak üzere toplam 581 bin küpeleme ve kayıt işlemi gerçekleşmiştir.
    İlimizde bulunan veteriner ecza depoları ve perakende ilaç satış yerleri yılda en az iki defa denetlenecek.
    Hayvan refahının sağlanması için tüm aşamalarda gerekli standart ve sistemler oluşturulacak. Bu kapsamda 2017 yılında yapılan eğitim çalışmaları ile 16 nakliyeci belgesi, 18 bakıcı nakil belgesi, 18 adet celep belgesi verilmiştir. Konu ile ilgili gelen tüm talepler karşılanacaktır.

    TARIMSAL ALT YAPIYI
    GELİŞTİREREK KIRSAL KALKINMA
    ALANINDA; TARIMSAL
    ALTYAPI HİZMETLERİ
    GELİŞTİRİLECEKTİR.
    BU KAPSAMDA;
    Arazi toplulaştırma ve tarla içi geliştirme hizmetlerinin uygulanması ile arazi bütünlüğü sağlanarak sulama randımanı artırılacak böylece işletme masrafları düşürülecektir. Bu kapsamda ilimizde 4 adet proje ile 6 ilçede 72 yerleşim biriminde yaklaşık 84 bin hektar alanda toplulaştırma çalışmaları devam etmektedir. Önümüzdeki süreçte özellikle Pasinler ve Horasan ilçelerimizde proje uygulama çalışmaları yürütülecektir.
    Modern basınçlı sulama sistemlerinin kullanılmasının yaygınlaştırılması sağlanacaktır. Bu amaçla KKYD Programı kapsamında modern basınçlı sulama sistemleri %50 hibe ile desteklenmektedir. Ayrıca T.C. Ziraat Bankası’nın konu ile ilgili faizsiz kredi kullandırmaktadır.
    Arazi yapısının belirlenmesi amacı ile 600 bin dekar alanda detaylı toprak etüdü yapılacaktır.

    TARIM ÜRÜNLERİNİN
    YERİNDE DEĞERLENDİRİLMELERİ
    VE KATMA DEĞERİNİN
    ARTIRILMASI SAĞLANACAKTIR.
    BU KAPSAMDA;
    Birlik ve kooperatiflerin daha etkin ve verimli faaliyet yapmaları sağlanacak konu ile ilgili yoğun eğitim programları düzenlenecektir.
    Büyük bir hayvancılık potansiyeline sahip ilimizde hayvan pazarı sayısı artırılacak 2 olan hayvan pazarı sayısı 8’e çıkarılacaktır.
    En az bir adet Hayvancılık OSB kurulmasına çalışılacaktır. (Horasan ilçemizde konu işle ilgili çalışmalar devam etmektedir.)

     

    KIRSAL ALANDA YAŞAM
    STANDARTLARI YÜKSELTİLEREK
    KIRSAL KALKINMA
    SAĞLANACAKTIR.
    Hayvancılık işletmelerinin alt yapıları iyileştirilecek bu kapsamda yeni ahır-ağıl yapım çalışmaları artırılarak devam edecektir. Son 3 yılda destek kapsamına alınan 315 adet yeni ahır- ağıl yapımlarının 178 adedi yapımı tamamlanmış ve 25 Milyon TL destek ödemesi yapılmıştır. Önümüzdeki süreçte en az 600 adet daha yapılması hedeflenmektedir.
    Üretici örgütleri tarafından büyük işletmeler kurulacak bu işletmelere kaliteli damızlık materyal temin edilecektir.
    Üretici örgütleri ve bireysel olarak seralar kurulacak ve daha verimli bir üretim sağlanacaktır. Hali hazırda 403 olan kayıtlı sera sayısı 600’e çıkarılacaktır.
    Tüm tarımsal ürünlerin işlenmesi, depolanması, paketlenmesi ve ambalajlanması amacıyla yeni tarıma dayalı sanayi tesisleri kurulacak. Şu ana kadar 77 proje desteklenerek uygulanmış ve yaklaşık 21 Milyon TL destek ödemesi yapılmıştır. Daha fazla proje uygulanması daha fazla istihdam sağlayacaktır.
    Çiftçilerimizi çeşitli programlardan yeni alet ekipman kazandırılacaktır. Şimdiye kadar 3992 çiftçiye farklı alet ve ekipmanlar kazandırılmış önümüzdeki süreçte en az 1000 çiftçimize daha alet ekipman desteği sağlanması hedeflenmektedir. Özellikle DAP idaresi finansmanı ile alacağımız Slaj Makinası ilimiz çiftçilerine önemli katkılar sağlayacaktır.
    Kalkınma ajansının (KUDAKA) desteği ile finanse edilen Soğuk Zincirde Sütün Toplanması Projemiz’de kırsalda yaşayan çiftçilerimizin aile bütçelerine önemli katkılar sağlayacaktır.
    İlimize uygun katma değeri yüksek meyvelerin üretimi artırılacak (Dut, Ceviz, Kiraz vb.)
    Özellikle yerel ürünümüz olan ve coğrafi işaret almış Hınıs ve İspir Fasulyesi üretimi artırılarak marka ürün haline getirilecek.
    Tarımsal Yayım ve Danışmanlık sistemi yaygınlaştırılacak.

    KURUMSAL KAPASİTEYİ
    İYİLEŞTİREREK ETKİN VE VERİMLİ
    HİZMET YAPILMASINI SAĞLAMAK,
    Kurumsal yönetim sistemi ve insan kaynakları yönetimi etkin hale geliştirilecek. Bu kapsamda TSE-ISO EN 9000 Kalite Yönetim Sistemi Belgesi alan kurumumuz buna bağlı olarak daha verimli bir hizmet sunulacak, personellere ihtiyaç duyulan eğitimlerin verilmesi sağlanacak zaman zaman kültürel aktiviteler düzenlenecektir.
    Teknolojik ve fiziksel alt yapı iyileştirilerek sosyal imkânlar sağlanacak. Bu kapsamda başta İl Müdürlüğümüz hizmet binası olmak üzere en az 4 ilçemizin yeni hizmet binası yaptırılacak. Merkez hizmet binamızın yapımı programa alınmış, yapım süreci devam etmektedir.
    Kurumsal görünürlük adına web sayfamız sürekli güncellenerek, basılı materyal sayısı artırılacak, basında daha fazla yer alınmaya çalışılacaktır” diye konuştu.

     

  • Düzgün Marketler Grubu’ndan açılış teşekkürü

    15’inci şubesini geçtiğimiz günlerde açan Düzgün Marketler Grubu, açılışa katılanları unutmadı. 

    15’inci şubesini Yunus Emre Mahallesi Kayakyolu Caddesi üzerinde hizmete sunan Düzgün Marketler Grubu, açılışa katılanları unutmadı. Sektörün önde gelen isimlerinden olan Ömer Düzgün, açılıştan dolayı duygu, düşünce ve şükran dileklerini sosyal medya hesabından paylaştı. Ömer Düzgün, teşekkür mesajında şu ifadelere yer verdi: “Erzurum halkının desteğiyle yine Erzurum halkının hizmetine sunduğumuz 15. Şubemizin açılışında bizlerle beraber olan Milletvekillerimiz ve aynı zamanda milletvekili adaylarımız olan Sayın İbrahim Aydemir, Mustafa Ilıcalı ve Kamil Aydın beylere, AK Parti Erzurum Milletvekili adayı Sayın Selami Altınok’a Ak Parti İl Başkanı Sayın M. Emin Öz’e, Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Mehmet Sekmen’e, MHP İl Başkanı Sayın Naim Karataş beylere, Palandöken Belediye Başkanı Sayın Orhan Bulutlar, Yakutiye Belediye Başkanı Sayın Ali Korkut, Aziziye Belediye Başkanı Sayın M. Cevdet Orhan, Tortum Belediye Başkanı Sayın Hasan Çakmak beylere, Erzurum Vali Yardımcısı Sayın Ayhan Terzi’ye, ETSO Başkanı Sayın Lütfü Yücelik’e, basın mensuplarına, açılışımıza katılan tüm Erzurum halkına Düzgün Marketler Grubu olarak teşekkürlerimizi sunuyoruz.”

  • DÜZGÜN BÜYÜME DEVAM EDİYOR

    DÜZGÜN BÜYÜME DEVAM EDİYOR

    Erzurum’un yerli sermayedeki gururu Düzgün Marketler Grubu, 15. şubesini Yunus Emre Mahallesi Kayakyolu Caddesinde açtı.

    Açılışa, Erzurum Milletvekilleri Prof. Dr. Mustafa Ilıcalı ve İbrahim Aydemir, AK Parti Milletvekili Adayı Selami Altınok, İl Başkanı mehmet Emin Öz, Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, Palandöken Belediye Başkanı Orhan Bulutlar, Yakutiye Belediye Başkanı Ali Korkut, Aziziye Belediye Başkanı Muhammed Cevdet Orhan ile Düzgün Marketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Düzgün ve çok sayıda işadamı ve davetli katıldı.

    15’İNCİ ŞUBE İLE PERSONEL SAYISINI 380 YAPTI

    1997 yılında kurulan ve Erzurum’un yerli markadaki gururu olan Düzgün Marketler Grubu, şube sayısını 15’e, personel sayısını ise 380’e çıkardı. Açılış töreninde bir konuşma yapan Düzgün Marketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı İskender Düzgün, şube sayısını 15’e çıkarmanın mutluluğunu ve gururunu yaşadıklarını ifade etti. İskender Düzgün, ” Düzgün Marketler Grubu vatandaşlardan gelen talebe kayıtsız kalmadı. Şuanda personel sayımızı da 380’e çıkardık. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın istihdam çağrısına bir manada katkı sunduk. Kayakyolunda oturan vatandaşlarımıza en iyi hizmeti sunmak için yeni bir şubemizi daha hizmete sunduk. Allah hayırlı etsin. İnşallah yatırımlarımız devam edecek. Sadece marketler için söylemiyorum. Tüm Erzurumlu yerel işletmelere hep birlikte destek vermemiz gerektiğini ifade ediyorum. Bu şehri kalkındırmak için el birliği ile çalışmalıyız”dedi.

    BAŞKAN SEKMEN’DEN DÜZGÜN MARKETLER’E ÖVGÜ

    Daha sonra söz alan Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen’de, Düzgün Marketler Grubu’nun sürekli atılım içerisinde olmasını büyük bir memnuniyetle gözlemlediğini belirterek, “Düzgün Marketler Grubu’nun şehre olan katkısı artarak devam ediyor. Kendilerine teşekkür ediyorum. Onlardan bir isteğimiz olacak. Artık kendi markalarını yaratsınlar. Biz Organize Sanayi Bölgesi’nde yer vermeye hazırız. Düzgün Marketler Grubu’ndan artık kendi markaları olab bir üretim istiyoruz” diye konuştu.

    AK Parti Erzurum Milletvekili Mustafa Ilıcalı ise Erzurum’a yapılan her yatırımın kendilerine büyük mutluluk verdiğini söyledi. Düzgün marketin Erzurum için önemli bir kuruluş olduğunu da belirten Ilıcalı, “Emeği geçen herkesi kutluyorum. Her yatırım çok sayıda istihdam demek. Düzgün Market’ten yeni yatırımlar bekliyoruz” şeklinde konuştu.

    AK Parti Erzurum Milletvekili adayı Selami Altınok da Düzgün Ailesi ile çocuk yaşlardan itibaren tanıştığına dikkat çekti ve yatırımlarıyla Erzurum ekonomisine ciddi katkılar sağladığını söyledi. Davetliler daha sonra marketi gezerek alışveriş yapmanın keyfini yaşadı. Bir ara yoğun yağmur yağmasına rağmen yeni açılan Düzgün Markete büyük ilgi gösteren vatandaşlar, açılış sonrası Ramazan alışverişlerini yaptılar. Alışveriş nedeniyle kasada uzun kuyruklar oluştu.

  • Erzurum’un kanayan yarası; GÖÇ

    Erzurum’un kanayan yarası; GÖÇ

    İlk göç darbesiyle 1940 yılında tanışan Erzurum, 1985 yılına kadar nüfusunu devamlı artırdı. 1990 yılında yeniden eksilmeye başlayan nüfus, 1997 ve 2000 yılında tekrar yükselişe geçerken, Erzurum, 2000 yılından sonra sürekli kan kaybetmeye başladı.

    1927 yılından başlayarak nüfusunu devamlı artıran Erzurum, nüfus kaybıyla ilk kez 1940 yılında tanıştı. 1927 yılında yapılan sayımlarda toplam nüfusunun 270 bin 925 olduğu tespit edilen Erzurum, bu nüfusunu 1935 yılında 385 bin 387’ye çıkarırken, 1940 yılında yapılan nüfus sayımı, yükselişi adeta bıçak gibi kesti. 5 yıl önce yapılan sayımda 385 bin 387 olan toplam nüfusu, 1940 yılında 371 bin 397’ye gerileyen Erzurum, kaybettiği nüfusu kısa sürede geri kazanarak, yeniden yükseliş trendine girdi.

    ERZURUM NÜFUSUNDAKİ

    HIZLI BÜYÜME

    1945 yılında yapılan sayımda, 395 bin 876 kişinin yaşadığı belirlenen Erzurum’da, nüfus artışı bu tarihten sonra katlanarak devam etti. Nüfusunu 1950 yılında 461 bin 90’a, 1955 yılında 519 bin 976’ya ve 1960 yılında ise, 568 bin 864’e yükselten Erzurum, sonraki yıllarda yapılan nüfus sayımlarının hep gülen tarafı oldu.

    Erzurum’un nüfusu 1965 yılında 628 bin, 1970 yılında 684 bin 951, 1975 yılında 746 bin 666 ve 1980 yılında da 801 bin 809’a ulaşırken, 1985 yılında 856 bin 175’i bulan toplam nüfusun, 1990 yılındaki sayımda düşüşe geçtiği gözlendi. 1990 yılında yapılan sayımda, nüfusunun 848 bin 201’e gerilediği belirlenen Erzurum, kaybettiği nüfusu yine geri kazanmasını bildi. 1997 ve 2000 yılında yapılan nüfus sayımları, 1985-1990 yıllarını kapsayan dönemdeki nüfus kaybının telafi edildiğini ortaya koyarken, Erzurum’da, hem de katlanarak büyüyecek olan kan kaybı, 2000 yılından sonra başladı.

    GÖÇ HAREKETİ 2000 YILINDAN

    SONRA BAŞLADI

    Devlet İstatistik Enstitüsü (DİE) tarafından en son 2000 yılında yapılan genel nüfus sayımı sonuçlarına göre, merkez nüfusu 560 bin 551 olan Erzurum’un, toplamda 937 bin 389 kişilik bir nüfusu barındırdığı tespit edildi.

    2000 yılından 2017 yılına kadar geçen süre zarfında, merkez nüfusundaki ciddi azalma dikkatlerden kaçmazken, Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) kapsamında gerçekleştirilen 2017 yılı sayımlarına göre, ilin toplam nüfusu 760 bin 476 kişi olarak kaydedildi. Rakamlar, Erzurum’daki 10 yıllık nüfus kaybının 176 bin 913 kişiden oluştuğunu ortaya koyarken, nüfusun yüzde 49,86’sını erkekler, yüzde 50,13’ünü ise kadınlar oluşturdu. Adrese dayalı olarak il nüfusuna kayıtlı erkek sayısının 379 bin 227 olduğu Erzurum’da, kadın nüfusu sayısı ise 381 bin 249 olarak şekillendi.

     

    ÖZEL HABER

  • Erzurum’da sanayi sektörü: NE VAR, NE YOK!

    Erzurum’da sanayi sektörü: NE VAR, NE YOK!

    Tarım, hayvancılık ve ticaretin ağırlıklı olduğu Erzurum’da, sanayinin il ekonomisi içindeki payı arzu edilen seviyeyi bir türlü yakalayamadı. Gıda sanayi ağırlıklı bir imalat sanayi yapısı olan Erzurum’da, kimya, metal, tekstil ve toprak ürünleri öncü sektörler olarak göze çarpıyor.

    Erzurum’da imalat sanayii alanında plastik ve kauçuk ürünleri imalatı, makine ve teçhizatı hariç; fabrikasyon metal ürünleri imalatı, gıda ürünleri ve içecek imalatı başı çekiyor. Giyim eşyası dışındaki hazır tekstil ürünleri ve çorap üreten işletmelerin yanı sıra metalik olmayan diğer mineral ürünlerin imalatının da yapıldığı Erzurum’da, kimyasal madde ve ürünleri imalatında ise; boya, sabun, deterjan ve diğer temizlik ürünleri üretiliyor.

    Yine motorlu kara taşıtı, römork ve yarı römork imalatının da yapıldığı Erzurum’da, metal döküm üzerine üretim yapan işletmeler de bulunuyor.

    SANAYİ SEKTÖRÜNDE FAALİYET

    GÖSTEREN İŞLETMELER

    Sanayi sektöründe faaliyet gösteren işletmelerin yanı sıra, Erzurum’da başta tarım ve hayvancılık olmak üzere ilin doğal kaynak potansiyelini değerlendirmeye yönelik olarak; gıda, maden, taş ve toprağa dayalı sanayi alanında faaliyetler de gösteriliyor.

    Ayrıca ilde son yıllarda tekstil alanında yapılan yatırımlar da önemli bir yer tutarken, sanayi sektöründe faaliyet gösteren işletmeler küçük ve orta ölçeklilerden oluşuyor.

    Erzurum’da ”81 İl Durum Raporu” verilerine göre; sanayi siciline kayıtlı sanayi işletmesi sayısı 200’e ulaşıyor. Sanayi sicil kayıtlarına göre, Erzurum’da kayıtlı işletmelerde çalışan personel sayısı yaklaşık 6 bini bulurken, sanayide çalışanların, yüzde 26’sı diğer metalik olmayan mineral üretimi, yüzde 17’si gıda ürünleri imalatı sektörlerinde istihdam ediliyor. İstihdamın yüzde 83’ünün işçi, yüzde 3’ünün ise mühendis olduğu Erzurum’da, sanayi işletmelerinin yüzde 32’si mikro ölçekli, yüzde 56’sı küçük ölçekli, yüzde 10’u orta ölçekli, yüzde 2’si de, büyük ölçekli işletmelerden oluşuyor.

     

    ÖZEL HABER