Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
--
--
--
--
Son Dakika Haberler

Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (S.A.V.)’in dünyayı teşriflerinin yıl dönümüdür.963 defa okundu

, , kategorisinde, 25 Eyl 2023 - 16:27 tarihinde yayınlandı
Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (S.A.V.)’in dünyayı teşriflerinin yıl dönümüdür.

GÜNÜMÜZ HAYIR VE BEREKETLERLE DOLU OLSUN. ÂMİİN

Yüce Rabbimizden razı olduğu ve kabul ettiği kâmil iman ve o imanın gereği olan Salih amel içerisinde geçirilmesinin duası, temennisi ve niyazı ile sizi: Medine-i Münevere/Ravza-i Mutahhara’dan kalbî muhabbetlerimle selâmlıyorum:

السلام عليكم و رحمة الله و بركاته

MÜBAREK GECE MEVLİD-İ NEBİ

Yarın (26 Eylül 2023 Salı’yı Çarşamba’ya bağlayan gece), Rebiulevvel Ayı’nın 12. Gecesi olup Mevlid Gecesidir.

Âlemlere rahmet olarak gönderilen Sevgili Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (S.A.V.) efendimizin dünyayı teşriflerinin yıl dönümüdür.

İslam’ın tebliğcisi, hak ve hakikatin temsilcisi, dünya ve ahiretin efendisi, rehberimiz, en güzel örneğimiz, Yüce Rabbimiz’in de, Kur’an-ı Kerim’de:

يَاأَيُّهَا النَّبِيُّ إِنَّا أَرْسَلْنَاكَ شَاهِدًا وَمُبَشِّرًا وَنَذِيرًا. وَدَاعِيًا إِلَى اللَّهِ بِإِذْنِهِ وَسِرَاجًا مُنِيرًا

 

“Ey Peygamber! Biz seni bir şahit, bir müjdeleyici, bir uyarıcı; Allah’ın izniyle kendi yoluna çağıran bir davetçi ve aydınlatıcı bir kandil olarak gönderdik.” Buyurduğu üzere, insanlığa hem dünyasını hem de ahiretini anlatmak, onlara klavuzluk ve mihmandarlık yaparak yollarını aydınlatmak üzere bir şahit, müjdeleyici, uyarıcı ve ışıklar saçan bir kandil olarak seçilmiş ve vazifelendirilmiş olan hatemül-enbiya, âlemlere rahmet, iki cihan serveri sevgili Peygamberimiz, Hz.Muhammed Mustafa (S.A.V.) Efendimiz’in dünyaya teşriflerinin yıl dönümünü idrak etmenin sevincini, huzur ve mutluluğunu yaşıyoruz.

 

Bizleri bir kez daha bu mübarek geceye ulaştıran, özü güzel, sözü güzel son Peygambere ümmet olmakla şereflendiren Yüce Rabbimiz’e sonsuz hamd ü senalar olsun. O’nun âlemlere huzur, rahmet ve güven elçisi olarak gönderdiği ve ümmeti olmakla müşerref olduğumuz Resûl-i Zîşân (S.A.V.) Efendimiz’e, âline ve ashabına salât ve selam olsun.

 

Bu mübarek gecemizi tebrik eder, maddi ve manevi hayırlara-bereketlere vesile olmasını Cenab-ı Hak’tan dilerim.

Mevlid-i Nebi Gecesi; insanlığa İslam’ı tebliğ eden, hakkı ve hakikati öğreten, cennete giden yolda rehberlik edip her haliyle en güzel örneğimiz olan Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa (S.A.V.) Efendimiz’in dünyayı teşriflerinin yıldönümüdür. Gönüllerde asırlar boyu kök salan sonsuz sevgiyle ve O’na olan sarsılmaz bağlılıkla idrak edeceğimiz Mevlid-i Nebi’yi Cenab-ı Mevla tüm insanlık için hayırlara vesile kılsın.

 

Abbas b. Abdulmuttalib (R.A.) den rivayete göre Resûlullah (S.A.V.) Efendimiz şöyle buyurdu:

ذاق طعم الإيمان من رضي بالله ربا وبالإسلام دينا وبمحمد رسولا

“Allah’ı Rab, İslâm’ı din, Muhammed’i peygamber olarak gönülden benimseyen kimse imanın tadını almış olur.”

Resûlullah (S.A.V.) efendimiz, kalplerden şefkatin, vicdanlardan merhametin çekildiği bir dönemde dünyayı teşrif etti. Çoraklaşan yürekler, onun gelişiyle yeşerdi. O, cahiliye girdabında boğulan insanlığa rehber, ümidini kaybeden gönüllere umut oldu. İnsanları, zulmün karanlığından İslam’ın aydınlığına çıkardı. Sevgili Peygamberimiz Hz.Muhammed Mustafa (S.A.V.) efendimiz, insanlığı bir ve tek olan Allah’a kul olmaya, adalete, iyiliğe, kardeşliğe ve güzel ahlaka çağırdı. Şirkin karşısında iman ve istikameti, zulmün karşısında hak ve adaleti, cehaletin karşısında ilim ve hikmeti, şiddetin karşısında şefkat ve merhameti kuşanmayı insanlığa o öğretti.

 

Cihanın henüz İslam nuruyla aydınlanmadığı bir devrin karanlıklarında yönünü kaybeden insanlık, Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa (S.A.V.) Efendimiz’in dünyayı teşrifleriyle istikametini bulmuştur. Cehaletin hüküm sürdüğü, güçsüz olanın ezildiği bir çağda O’nun yol göstericiliği, hayatın akışını, ilimden, adaletten, merhametten ve iyilikten yana değiştirmiş; vahye dayanan mesajlarıyla kısa sürede sağlam bir zemin üzerine güçlü bir medeniyet inşa etmiştir.

Hz. Peygamber Efendimiz (S.A.V.) Efendimiz, Kur’an-ı Kerim’i bize tebliğ eden, her haliyle yaşayıp öğretendir. Hz. Peygamber Efendimiz (S.A.V.) Efendimiz’in sünneti, Kur’an-ı Kerim’in ete kemiğe bürünmüş halidir.

Kur’an ve Sünnet bir bütündür, birbirinden asla ayrılamaz. Resûlullah (S.A.V.) Efendimiz, olmadan İslam anlaşılamaz, yaşanamaz. Allah’a itaat etmenin yolu Hz. Peygamber (S.A.V.) Efendimiz’e tabi olmaktan geçer. Rabbimizin sevgisine mazhar olmak ise Hz. Peygamber (S.A.V.) Efendimiz’e itaat etmekle mümkündür.

 

Nitekim bu hususta ayet-i kerime gayet açıktır:

قُلْ إِنْ كُنْتُمْ تُحِبُّونَ اللّهَ فَاتَّبِعُونِي يُحْبِبْكُمُ اللّهُ وَيَغْفِرْ لَكُمْ ذُنُوبَكُمْ وَاللّهُ غَفُورٌ رَحِيمٌ

“Resûlüm ya Muhammed! De ki: Eğer ALLAH Teâlâ’yı kemâl-i hulus ile seviyorsanız, bana ittiba ediniz, uyunuz ki ALLAH Teâlâ da sizi sevsin ve günahlarınızı mağfiret etsin bağışlasın. ALLAH Teâlâ kullarını çok mağfiret edici ve çok merhamet edicidir.”

Bütün bunlar gösteriyor ki: ALLAH Teâlâ’yı seven ve ALLAH Teâlâ tarafından da sevilen ve günahları mağfiret olunmuş bir kul olabilmek için: Şahsî hayatımızda, iş hayatımızda ve ev hayatımızda Resûlullah (S.A.V.) Efendimiz’e ittiba etmek, O’nu sevmek ve O’na itaat etmek şarttır.

 

Bizler, hayat rehberi Kur’an ve Sünneti Resûlullah (S.A.V.) Efendimizden öğrendik. Vefayı, iyiliği, dostluğu, muhabbeti O’ndan öğrendik. Rahmet yüklü adaleti, hikmet yüklü ahlâkı tüm insanlığa O tanıttı. Cenneti kazandıracak amelleri O gösterdi. Gönüllerimiz O’nunla birleşti. Dünyamız O’nunla anlam buldu, ömrümüz O’nunla bereketlendi.

Çünkü sevgili Peygamberimiz, Hz.Muhammed Mustafa (S.A.V.) Efendimiz henüz dünyayı teşrif etmeden önce, insanlar değer ölçülerini yitirmiş, yollarını şaşırmışlardı. Küfür ve şirk gönülleri karartmış, zulüm ve haksızlık bireysel ve toplumsal hayatın bütün alanlarını kuşatmıştı. Sosyal barış bozulmuş, ahlâkî değerler yozlaştırılmıştı. Akrabalık bağları koparılıyor, komşuluk hukuku ihlâl ediliyor, yetimin hakkı yeniliyordu. Kadınlara insanî muamele yapılmıyor, zalimler mazlumları eziyor, emeğin hakkı verilmiyordu.

 

İşte Sevgili Peygamberimiz, Hz.Muhammed Mustafa (S.A.V.) Efendimiz, karanlığın böylesine yoğun olduğu ve zulmün zirve yaptığı bir dönemde dünyayı şereflendiriyordu. Sapıklık, putperestlik ve hurafelerle kararan gönülleri, Kur’an’ın nûruyla aydınlatıyor; insanlığı yalnızca Allah’a kul olmaya çağırıyordu. Bu çağrıya kulak verenlere, akde ve ahde vefa göstermeyi, sözün doğrusunu söylemeyi, emanete sahip çıkmayı, akrabalık bağlarını korumayı, komşularla iyi geçinmeyi ve kan dökmekten sakınmayı öğütlüyordu. Zina yapmaktan, yalan söylemekten, yetim malı yemekten, haksız kazanç sağlamaktan, namuslu insanlara iftira etmekten uzak durmayı emrediyor; insanları namaz kılmaya, oruç tutmaya, zekât vermeye, iyilik yapmaya, bireysel ve toplumsal sorumluluklarını yerine getirmeye, yaratana ve yaratılanlara karşı vefalı olmaya davet ediyordu. Çünkü O:

وَمَا أَرْسَلْنَاكَ إِلَّا رَحْمَةً لِلْعَالَمِينَ

Biz seni âlemlere ancak rahmet olarak gönderdik” âyet-i kerimesinin ifadesiyle, âlemlere rahmet olarak gönderilmişti.

Malik (R.A.)den rivayete göre Hz. Peygamber (S.A.V.) Efendimiz, Veda Hutbesi’nde şöyle buyurmuştur:

تركت فيكم أمرين لن تضلوا ما تمسكتم بهما كتاب الله وسنة نبيه

Size iki şey bırakıyorum! Onlara sımsıkı sarıldığınız sürece asla dalalete düşmezsiniz, yolunuzu şaşırmazsınız, sapıtmazsınız. Bunlar: Allah’ın kitabı Kur’an-ı Kerim ve Peygamberinin sünnetidir.”

 

Resulullah’ın en büyük mirası Kur’an’a ve yolumuzu aydınlatan sünnetine işte sıkı sıkı sarılmalıyız. Nefsimizi güzel ahlakıyla arındıralım. İşte o zaman çağımız yeniden Asr-ı Saadet olacaktır. Dünyamız huzurla dolacak, ahiretimiz cennet olacaktır inşallah.

Yüce Rabbimiz, Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyurur:

لَقَدْ كَانَ لَكُمْ فِي رَسُولِ اللَّهِ أُسْوَةٌ حَسَنَةٌ لِمَنْ كَانَ يَرْجُو اللَّهَ وَالْيَوْمَ الْآخِرَ وَذَكَرَ اللَّهَ كَثِيرًا

“And olsun ki, muhakkak Resûlullah’ta sizin için, ALLAH’ı ve ahiret gününü umar olanlar ve ALLAH’ı çok zikreden kimseler için takip edilecek, uyulacak pek güzel bir örnek vardır.”

 

O halde, Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa (S.A.V.) Efendimiz’i daha iyi tanıyalım, anlayalım ve O’nun aziz Sünnet-i Seniyyesinin hayatımızda belirleyici bir rol üstlenmesini sağlayalım. Düşünce dünyamıza O’nun zihniyeti ile yön verelim ve gönüllerimizi O’nun ahlakıyla arındıralım.

 

Hz.Peygamber (S.A.V.) Efendimiz’in asla taviz vermediği ilkeleri biz de hayatımızın her alanında koruyalım. Unutmayalım ki Resûlullah (S.A.V.) Efendimiz’i örnek aldığımız ölçüde imanımız, insanlığımız ve toplumumuz özlediği güzel günlere kavuşacaktır. İşte o zaman Hz.Peygamber (S.A.V.) Efendimizin Mevlidi, hepimizin dünyasında gerçek anlamda yeniden doğuş olacaktır.

O’nun Kur’an-ı Kerim’in eşsiz ilkeleriyle şekillenen hayatı, ahlakî değerlerle kendini yeniden inşa etmek ve istikamet üzere yaşamak isteyenler için en sağlam kılavuzdur.

Bu kılavuzdan uzak kalan insanlık bugün tarihinin en zorlu dönemlerinden birini yaşamaktadır. Ahlakî ve hukukî değerlerin alabildiğine ötelendiği bir çağda huzur ve güven kaybolmuştur.

Küresel sorunların cenderesindeki insanlık, sesini nesiller ötesine ulaştıracak çağlar üstü bir soluğun sahibi olarak Hz. Peygamber (S.A.V.) Efendimizin getirdiği değerlere muhtaçtır.

Böyle bir zamanda nereye doğru yol aldığımızı bilmek, bu yolda önümüze çıkan engelleri tanımak ve zorlukların üstesinden gelecek güç ve cesareti kazanmak, ancak Kur’an-ı Kerim’in eşsiz rehberliği ve Hz. Peygamber (S.A.V.) Efendimiz’in emsalsiz örnekliği ile mümkün olacaktır. Hiç şüphesiz Kur’an-ı Kerim’in evrensel mesajları, Hz.Peygamber (S.A.V.) Efendimiz’in insanlığa sunduğu erdemler ve O’nun hikmet yüklü ahlakî örnekliği, bütün insanlık için yegâne kurtuluş yoldur.

Mevlid-i Nebi’yi büyük bir fırsat bilerek, hayatımızı yeniden gözden geçirelim.

Hz.Peygamber (S.A.V.) Efendimiz’in insanlığa hayat veren ilkelerini, yuvalarımızda, işyerlerimizde, çevremizde ve insani ilişkilerimizde hâkim kılmanın gayretinde olalım. Olalım ki, dünyamız huzurla dolsun, ahiretimiz cennet olsun.

Bu duygu ve düşüncelerle ve geleceğimizin aydınlık, huzurlu ve mutlu olması dua ve temennisiyle, bütün Mü’minlerin Mevlid Gecelerini tebrik ediyor, Mevlid Kandili ve Mevlid-i Nebi Haftasının, insanlığın Sevgili Hz.Peygamber (S.A.V.) Efendimiz’i daha iyi tanımalarına vesile olmasını, daha nice Mevlid Gecelerine sıhhat ve afiyetle erişmemizi ve bu mübarek gecenin Rabbimiz’in istediği manada ihya edilmesini, değerlendirilmesini ve bu mübarek gecenin Mü’minlerin Mağfiret-i İlâhiyyeye nail olmalarına, cennet vatanımızın huzur ve mutluluğuna, aziz milletimize, İslam âlemine ve tüm insanlığa hayırlı olmasını, hayırlar getirmesini, aziz milletimizin birlik ve beraberliğine, bütün insanlığın kurtuluşuna tüm İslâm Alemi’nin birlik ve dirliğine, dünyanın pek çok yerinde haksızlığa ve saldırıya uğramış Müslüman kardeşlerimizin kurtuluşlarına, insanlığın hidayet ve barışına, huzur ve saadetine; dünyanın değişik bölgelerinde akan kan ve gözyaşının durmasına, maddî ve manevî hayırlara-bereketlere vesile olmasını Cenab-ı Hakk’tan dilerim. ALLAH Teâlâ cümlemizi, bu mübarek gecede afv ü mağfirete nail olan kullarından eylesin. Amin.

Evet Salât Ona, selâm Ona,

Olanca ta’zîm ve ihtirâm Ona…

Muhammed’im benim, Muhammed’im;

Gözümün nûru, gözbebeğim Ahmedim benim.

Selâm sana, salât sana;

Olanca ihtiram, tahiyyat sana!..

Yazımızı Merhum şairimiz Mehmet Âkif Ersoy’un şu kıtasıyla bitiriyoruz:

Dünya neye sahipse, O’nun vergisidir hep;

Medyun ona cem’iyyeti, medyun ona ferdi.

Medyundur o ma’suma bütün bir beşerriyet…

Ya Rab, bizi mahşerde bu ikrar ile haşret.

 

Not: Her yıl olduğu gibi bu yıl da Mevlid Gecesini içine alan hafta Mevlid-i Nebi Haftası olarak kutlanacak. Diyanet İşleri Başkanlığı bu yıl, Mevlid-i Nebi Haftası temasını “Peygamberimiz, İman ve İstikamet” olarak belirlemiştir. Mevlid-i Nebi Haftası boyunca gerçekleştirilecek programlarla başta çocuklarımız ve gençlerimiz olmak üzere toplumumuzun her kesimine Hz. Peygamber (S.A.V.) Efendimiz’in örnek hayatı anlatılmaya çalışılacaktır.

 

Haber Editörü : Tüm Yazıları
YORUM YAZ