Aziziye Belediyesi Başkanı Emrullah Akpınar’ı yürekten tebrik ediyorum. Bir tarihçi olarak geçen hafta çok anlamlı bir haber okudum, doğrusu biraz da kıskandım. Başkan, Aziziye İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ile iş birliği yaparak lise öğrencilerini Çanakkale’ye göndermiş. Üstelik bu gezinin tüm masraflarını Aziziye Belediyesi karşılamış.
Bu yolculuk sıradan bir gezi değil. Gençlerimizin, tarih kitaplarının satır aralarında kalan kahramanlıkları yerinde görmesi, toprağa sinmiş hatıraları hissetmesi bambaşka bir duygudur. Çanakkale’de bir taşın, bir siperin, bir şehitliğin dili vardır. O dili duymak, gelecek nesillere aktarılacak en büyük miraslardan biridir.
Bizler yıllardır Erzurum’un tarihini gençlerimize anlatmaya gayret ediyoruz. Çifte Minareli Medrese’nin ilim yolculuğunu, Erzurum Kalesi’nin mazisini, Nene Hatun’un Aziziye Tabyaları’ndaki destansı mücadelesini, Yakutiye Medresesi’nin taşlarına işlenmiş nakışları defalarca aktardık. Erzurum Kongresi’nin yapıldığı o mütevazı binada, bir milletin yeniden dirilişini anlattık. Bu şehrin her sokağında, her taşında tarihin canlı izleri var.
Fakat öğrencilerimizden çoğu kez şu talebi duyduk:
“Hocam, biz de şehir dışında tarihi yerleri görmek istiyoruz.”
Ne yazık ki gerek maddi imkânsızlıklar, gerekse resmi prosedürler sebebiyle bu taleplere olumlu cevap veremedik. Hep içimizde bir ukde olarak kaldı. İşte bu noktada Emrullah Başkan’ın yaptığı hamle bizleri yüreklendirdi.
Gençlerimiz bu gezi kapsamında Çanakkale Şehitler Abidesi’ni, Conkbayırı’nı, 57. Alay Şehitliği’ni, Kilitbahir Kalesi’ni, Anafartalar bölgesini, Seyit Onbaşı’nın top mermisini kaldırdığı mevzileri ve Gelibolu Yarımadası’ndaki pek çok şehitliği ziyaret ettiler. Her bir durak, tarih kitaplarında geçen bir satırın ete kemiğe bürünmüş halidir. Orada nefes almak, o topraklara basmak, ecdadın hatırasını hissetmek, gençlerimizin zihinlerinde ömür boyu sürecek izler bırakacaktır.
Çanakkale’de gördüklerini Erzurum’a döndüklerinde ailelerine, arkadaşlarına, öğretmenlerine anlatacaklar. Böylece bir gezi, dalga dalga yayılan bir tarih bilincine dönüşecek.
Erzurumlu gençler, Çanakkale’de ecdadın izini sürerken aslında kendi kimliklerini yeniden keşfettiler. Bir zamanlar bu topraklarda vatan için canını feda eden kahramanların hikâyeleri, onların yüreklerinde yeni bir umut, yeni bir bilinç olarak filizlendi. Bugün Çanakkale’de öğrenilen bu ders, yarın Erzurum’un sokaklarında, okullarında ve hayatın her alanında karşılığını bulacaktır. Çünkü tarih, sadece geçmişi anlatmaz; geleceğe yürüyen gençlerin yolunu da aydınlatır.
Ve biz inanıyoruz ki, tarihe sevdalı, şehir için gecesini gündüzüne katan belediye başkanlarımız da bu güzel zincirin bir halkası olacaktır. Çünkü gençlerimizin tarih bilinciyle yoğrulması, sadece Erzurum’un değil, bu milletin yarınlarına yapılmış en büyük yatırımdır.


