Blog

  • Türkiye-Polonya akademik iş birliğinde yeni dönem: Atatürk Üniversitesi stratejik rol üstleniyor…

    Türkiye-Polonya akademik iş birliğinde yeni dönem: Atatürk Üniversitesi stratejik rol üstleniyor…

     

     

    Türkiye ile Polonya arasında yükseköğretim ve bilimsel araştırma alanlarında iş birliğini güçlendirmeyi hedefleyen temaslar, önemli bir aşamaya ulaştı. İki ülke arasında imzalanan mutabakat zaptı ve gerçekleştirilen “2. Türkiye-Polonya Rektörler Forumu”, üniversiteler arası ilişkileri daha ileri bir seviyeye taşırken, ortak projeler ve akademik iş birlikleri için güçlü bir zemin oluşturdu. Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, Rektörler Forumuna katılarak Polonya üniversiteleriyle yeni iş birlikleri geliştirdi.

    Stratejik Alanlarda Ortak Adımlar

    Gerçekleştirilen görüşmeler kapsamında; yapay zekâ, dijital teknolojiler, enerji dönüşümü, sağlık bilimleri ve biyoteknoloji gibi stratejik alanlarda ortak projelerin geliştirilmesi hedefleniyor. Bununla birlikte sürdürülebilir tarım, yenilikçi endüstriyel teknolojiler ve halk sağlığı gibi başlıklarda da bilimsel araştırmaların artırılması, ortak konsorsiyumların kurulması ve bilgi paylaşımının güçlendirilmesi planlanıyor. İki ülke üniversiteleri arasında lisans ve lisansüstü düzeyde ortak diploma programlarının hayata geçirilmesi, akademisyen ve araştırmacı hareketliliğinin artırılması ve tematik yaz okulları gibi akademik faaliyetlerin yaygınlaştırılması da iş birliğinin önemli ayakları arasında yer alıyor.

    YÖK Başkanı Özvar: “Bu İş Birliği Somut Sonuçlara Dönüşecek”

    Yükseköğretim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, Türkiye ile Polonya arasında son yıllarda gelişen ilişkilerin yükseköğretim alanında da güçlü bir ivme kazandığını belirterek, imzalanan mutabakat zaptının iki ülke açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu ifade etti. Prof. Dr. Özvar: “Üniversitelerimiz eğitim, araştırma ve inovasyon alanlarında birlikte çalışabilecek önemli bir potansiyele sahip. Bu belge, yükseköğretim ve bilimsel araştırmalarda iş birliğimiz için sağlam bir çerçeve sunuyor. Bundan sonraki önceliğimiz, bu çerçeveyi somut projelere dönüştürmek olacaktır” dedi.

    Atatürk Üniversitesinden Küresel Vizyon: Sağlıkta Stratejik Bağımsızlık

    Forum kapsamında düzenlenen “Tıp ve Doğa Bilimlerinde Türkiye-Polonya İş Birliği Fırsatları” başlıklı oturumda söz alan Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, küresel sağlık krizlerinin ülkeler için stratejik dersler içerdiğine dikkat çekti. COVID-19 pandemisinin ilaç hammaddesi üretiminde dışa bağımlılığın oluşturduğu riskleri açık şekilde ortaya koyduğunu belirten Hacımüftüoğlu, Türkiye’nin bu alanda güçlü bir üretim kapasitesine sahip olmasına rağmen kritik etken maddelerde dışa bağımlılığın sürdüğünü ifade etti.

     

     

     

     

     

    İlaç, Aşı ve Biyoteknoloji Enstitüsü ile Güçlü Hamle

    Atatürk Üniversitesi bünyesinde kurulan İlaç, Aşı ve Biyoteknoloji Enstitüsü’nün bu stratejik ihtiyaca cevap vermek amacıyla hayata geçirildiğini belirten Hacımüftüoğlu, enstitünün kısa sürede önemli bir araştırma kapasitesine ulaştığını vurguladı. Rektör Hacımüftüoğlu: “Bugün enstitümüzde 11 farklı araştırma grubunda görev yapan 88 bilim insanımız, stratejik öneme sahip 100 ilaç hammaddesinin ülkemizde üretimine yönelik çalışmalarını kararlılıkla sürdürmektedir. Her bir araştırma grubuna sağlanan destekler sayesinde elde edilen ilk sonuçlar son derece umut vericidir” dedi.

    Akademiden Sanayiye Uzanan Üretim Köprüsü

    Üniversite bünyesinde kuruluş süreci devam eden İlaç Hammadde Üretim Merkezinin, bilimsel bilginin ekonomik değere dönüşmesinde kritik rol üstleneceğini ifade eden Hacımüftüoğlu, bu kapsamda Türkiye’nin öncü firmalarıyla iş birliği görüşmelerinin sürdüğünü belirtti. “Bu merkez, bilginin laboratuvardan üretim bandına, oradan da hastanın elindeki ilaca dönüştüğü bir köprü olacaktır” diyen Hacımüftüoğlu, üniversite-sanayi iş birliğinin stratejik önemine dikkat çekti.

    Yapay Zekâ ile İlaç Geliştirmede Yeni Ufuklar

    Konuşmasında ileri teknolojilerin ilaç geliştirme süreçlerindeki dönüştürücü etkisine de değinen Hacımüftüoğlu, geleneksel yöntemlerin uzun ve maliyetli yapısına karşılık yapay zekâ destekli modellerin süreci önemli ölçüde hızlandırdığını ifade etti. Makine öğrenmesi, protein yapısı tahminleri ve moleküler simülasyonlar sayesinde ilaç geliştirme süreçlerinin yeniden şekillendiğini belirten Hacımüftüoğlu, Atatürk Üniversitesi’nin güçlü akademik altyapısı ve dijital araştırma imkanlarıyla bu dönüşümün önemli bir parçası olduğunu vurguladı.

     

     

     

     

     

    Atatürk Üniversitesinden Avrupa Çıkarması: Akademik İş Birliğinde Yeni Dönem

    “2. Türkiye-Polonya Rektörler Forumu” kapsamında Atatürk Üniversitesi, uluslararasılaşma vizyonu doğrultusunda Avrupa’nın köklü yükseköğretim kurumları arasında yer alan Krakow Tarım Üniversitesi (University of Agriculture in Krakow), Gdansk Üniversitesi (University of Gdansk), Silezya Teknoloji Üniversitesi (Silesian University of Technology), Lodz Tıp Üniversitesi (Medical University of Lodz), Bialystok Üniversitesi (University of Bialystok), II. Jean Paul Katolik Lublin Üniversitesi (The John Paul II Catholic University of Lublin) ve Pozna Yaşam Bilimleri Üniversitesi (Pozna University of Life Sciences) ile stratejik iş birliği protokollerine imza attı. İki kurum arasında öğrenci ve akademisyen değişimi, ortak bilimsel araştırmalar ve teknoloji transferi gibi önemli alanları kapsayan “İyi Niyet Beyanları” (MoU), düzenlenen resmi törenlerle kayıt altına alındı. Tören sırasında konuşan Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, bu tür uluslararası ortaklıkların Erzurum’un akademik potansiyelini küresel ölçekte daha görünür hâle getirdiğini belirterek, bilimsel iş birliklerinin üniversitelerin gelişiminde stratejik bir rol üstlendiğini vurguladı. İmza törenlerinde söz konusu üniversitelerin temsilcileri ise Atatürk Üniversitesinin özellikle araştırma-geliştirme, sağlık bilimleri, mühendislik ve yenilikçi teknolojiler alanındaki akademik dinamizminden duydukları memnuniyeti ifade ederek, kurulan iş birliklerinin uzun vadede her iki ülkenin bilimsel ekosistemine önemli katkılar sağlayacağını dile getirdi. Protokoller kapsamında önümüzdeki süreçte mühendislik, sağlık bilimleri, tarım teknolojileri, yapay zekâ, sürdürülebilir kalkınma ve disiplinlerarası araştırma alanlarında ortak projelerin geliştirilmesi; akademik hareketlilik programları, bilimsel etkinlikler ve ortak yayın çalışmalarıyla üniversiteler arasındaki bağların daha da güçlendirilmesi hedefleniyor.

    Uluslararası İş Birliğinde Yeni Dönem

    Gerçekleştirilen forum ve imzalanan anlaşmalar, Türkiye ile Polonya arasında yükseköğretim ve bilimsel araştırma alanlarında sürdürülebilir, çok boyutlu ve stratejik bir iş birliği döneminin kapılarını araladı. Atatürk Üniversitesi ise sahip olduğu bilimsel altyapı, araştırma kapasitesi ve vizyoner yaklaşımıyla bu sürecin önemli aktörlerinden biri olarak öne çıkıyor.

    İki Ülke Arasındaki İlişkiler Akademik Boyutta Daha Da Güçlenecek

    Ziyaret kapsamında, Türkiye Cumhuriyeti Varşova Büyükelçisi ve aynı zamanda Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinin kurucusu ve ilk Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’ın torunu olan Rauf Alp Denktaş ile toplantıların ardından bir araya gelen Rektör Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, görüşmede Türkiye ile Polonya arasında özellikle yükseköğretim ve bilimsel iş birliği ekseninde atılabilecek adımları ele aldı. Eğitim odaklı yeni iş birlikleri, öğrenci ve akademisyen hareketliliği ile ortak akademik programların geliştirilmesine yönelik fikir alışverişinde bulunulan görüşme, iki ülke arasındaki ilişkilerin akademik boyutunun daha da güçlendirilmesine katkı sağlayacak önemli bir temas olarak değerlendirildi.

  • “15 Temmuz Manşetleri Gazetecilik Atölyesi”, İletişim Fakültesi ev sahipliğinde başladı…”

    “15 Temmuz Manşetleri Gazetecilik Atölyesi”, İletişim Fakültesi ev sahipliğinde başladı…”

     

    Atatürk Üniversitesi ile Basın İlan Kurumu iş birliğinde düzenlenen “15 Temmuz Manşetleri Gazetecilik Atölyesi”, İletişim Fakültesi ev sahipliğinde başladı. “Hafızayı Koru, Hakikati Yaz” temasıyla gerçekleştirilen program, 15 Temmuz hain darbe girişiminin 10. yılı kapsamında medya, iletişim ve toplumsal hafıza ekseninde önemli değerlendirmelere sahne oldu. Gazetecilik eğitimi çerçevesinde düzenlenen atölye çalışmasında; 15 Temmuz sürecinde basının haber dili, manşet kullanımı, kriz dönemlerinde medya yönetimi, doğru bilgi aktarımı ve medya etiği gibi başlıklar ele alındı. Uygulamalı eğitimlerle desteklenen etkinliğin, iletişim fakültesi öğrencilerinin mesleki gelişimlerine katkı sunması hedefleniyor. Programa Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu’nun yanı sıra Basın İlan Kurumu Erzurum İl Müdürü Ali Aktaş ve Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Erzurum Bölge Müdürü Recep Küçükece ile İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Raci Taşçıoğlu ile iletişim ve medya alanında faaliyet gösteren kamu kurumlarının temsilcileri, basın mensupları, akademisyenler ve öğrenciler katıldı. Programın açılışında konuşan Rektör Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, 15 Temmuz’un yalnızca bir darbe girişiminin engellendiği tarih olmadığını belirterek, millet iradesinin, demokrasinin ve hakikatin kararlılıkla savunulduğu tarihi bir dönüm noktası olduğunu ifade etti.

     

     

     

    “Doğru Bilgi, toplumların en temel ihtiyaçlarından biridir” 1

    5 Temmuz gecesinde verilen mücadelenin yalnızca meydanlarda değil, medya alanında da sürdürüldüğünü vurgulayan Rektör Hacımüftüoğlu, doğru bilginin kriz dönemlerinde toplumsal yönü belirleyen en önemli unsurlardan biri hâline geldiğini söyledi. Gazeteciliğin sadece haber üretme faaliyeti olmadığını kaydeden Hacımüftüoğlu, şu değerlendirmelerde bulundu: “Böylesi kriz dönemlerinde bilgi yalnızca bir içerik değil, toplumsal yönü tayin eden bir kuvvet hâline gelmektedir. Hakikat ile manipülasyon arasındaki çizgi bazen bir manşet kadar ince olabilir. Bu sebeple gazetecilik; toplumsal belleği koruyan, kamu vicdanını diri tutan stratejik bir sorumluluktur.” Medya ve iletişim alanında faaliyet gösteren kurumların ortak bir hakikat mücadelesi yürüttüğünü belirten Hacımüftüoğlu; Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı, Basın İlan Kurumu, Anadolu Ajansı, TRT, gazeteciler, akademisyenler ve öğrencilerin aynı sorumluluk bilinciyle hareket ettiğini ifade etti.

    “Manşet Atmak, Tarihe Not Düşmektir”

    Konuşmasında genç iletişimcilerin etik sorumluluk ve hakikat bilinciyle yetişmesinin önemine dikkat çeken Rektör Hacımüftüoğlu, iletişim eğitiminde teknik becerilerin yanı sıra toplumsal duyarlılığın da büyük önem taşıdığını dile getirdi. “Manşet atmak yalnızca kelime seçmek değildir; tarihe not düşmektir” diyen Hacımüftüoğlu, öğrencilerin böylesine anlamlı programlarda aktif rol üstlenmesini son derece kıymetli bulduğunu ifade etti. Atölye çalışmasının hazırlanmasında emeği geçen Basın İlan Kurumu yetkililerine, İletişim Fakültesi yönetimine, akademisyenlere ve medya temsilcilerine teşekkür eden Hacımüftüoğlu, güçlü bir toplumun ancak güçlü bir iletişim kültürüyle mümkün olabileceğini belirtti. Program, gazetecilik uygulamaları, söyleşiler ve eğitim oturumlarıyla devam etti.

     

  • Palandöken Belediyesi’nden Unutulmaz Vefa: “Salonlar İbrahim Erkal İçin Doldu Taştı…”

    Palandöken Belediyesi’nden Unutulmaz Vefa: “Salonlar İbrahim Erkal İçin Doldu Taştı…”

     

    Palandöken Belediyesi, Türk müziğinin unutulmaz isimlerinden İbrahim Erkal’ı vefat yıl dönümünde bu yıl da unutmadı. Necip Fazıl Kısakürek Kültür Merkezi’nde düzenlenen anma konseri, yoğun katılımla gerçekleşti. Salonu dolduran vatandaşlar, konseri büyük bir ilgiyle takip ederken, bazı dinleyiciler programı ayakta izlemek zorunda kaldı. Palandöken Belediyesi Türk Musikisi Topluluğu tarafından gerçekleştirilen konserde, İbrahim Erkal’ın hafızalara kazınan eserleri seslendirildi. Duygu dolu anların yaşandığı geceye sanatseverler büyük ilgi gösterdi. Programda konuşan Palandöken Belediye Başkanı Muhammet Sunar, İbrahim Erkal’ın sadece bir sanatçı değil, Erzurum’un sesi ve ruhu olduğunu ifade etti. Başkan Sunar, düzenlenen konserin bir vefa programı olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı: “Bugün burada, Erzurum’umuzun yetiştirdiği çok kıymetli bir değer olan; sesiyle, sözleriyle ve yüreğiyle milyonların gönlünde taht kuran merhum İbrahim Erkal’ı anmak üzere bir araya gelmiş bulunuyoruz. Palandöken Belediyesi olarak, önceki yıllarda olduğu gibi bu yıl da İbrahim Erkal’ı unutmadık, unutturmayacağız. Çünkü o yalnızca bir sanatçı değil; Erzurum’un sesi ve ruhuydu. Yazdığı eserlerle Anadolu insanının duygularını dile getirdi, memleket sevgisini ve kardeşliği en güzel şekilde anlattı. Eserleriyle, hatıralarıyla ve gönüllerde bıraktığı izlerle yaşamaya devam edecektir. Ruhu şad, mekânı cennet olsun.”

     

     

     

     

     

    Başkan Sunar, konuşmasında Palandöken Belediyesi Türk Musikisi Topluluğu’na da teşekkür ederek, topluluğun gördüğü yoğun ilginin kendilerini memnun ettiğini söyledi. Şef Selçuk İçoğlu öncülüğünde sahne alan solist ve koristlere teşekkür eden Sunar, programa katılan vatandaşlara da şükranlarını sundu. Konser sonunda Başkan Sunar ve Türk Musikisi Topluluğu ile hatıra fotoğrafı çektiren vatandaşlar, düzenlenen anlamlı program ve İbrahim Erkal’a gösterilen vefa dolayısıyla Başkan Sunar’a teşekkür etti.

     

  • TDED Kadın Komisyonu, Hüma Hatun Dost Meclisi’nde şehit ve gazi anneleri ağırlandı.

    TDED Kadın Komisyonu, Hüma Hatun Dost Meclisi’nde şehit ve gazi anneleri ağırlandı.

     

    TDED Erzurum Şubesi Kadın Komisyonu “Hüma Hatun Dost Meclisi” 10 Mayıs Anneler Günü münasebetiyle “Türk-İslam Medeniyetinde İz Bırakan Anneler/Kadınlar” isimli program düzenledi.
    EBB Dil ve Edebiyat Konağı’nda tertip edilen programa Türkiye Gaziler ve Şehit Aileleri Vakfı Erzurum Şubesi Kadın Kolları Başkanı Zeliha Kazanç, şehit Murat Ellik’in, şehit Umut Öznürtepe’nin, şehit Sezai Ekşioğlu, şehit Kubilay Karaman’ın annesi de iştirak etti. TÜŞAV Erzurum Şubesi Kadın Kolları Başkanı Zeliha Kazanç; Türk milleti olarak dün olduğu gibi bugün de şehit ve gazilerimizden aldığımız güç ve ilhamla, birlik ve beraberliğimizi koruyarak, vatanın bölünmez bütünlüğüne sahip çıkacaklarını ifade ederken konuya hassasiyetle yaklaştığı ve 10 Mayıs Anneler gününde hatırlandıkları için TDED Erzurum Şube Başkanı Murat Ertaş’a teşekkür etti.
    Programda TDED Erzurum Kadın Komisyonu üyelerince Fatih Sultan Mehmet’in annesi Alime Hüma Hatun, Cumhuriyet dönemi ilk Türk Kadın hekim Safiye Ali, ilk kadın romancı Fatma Aliye ve fedakârlığı dünyaca bilinen Gülsüm Kabadayı (Gülsüm Anne) hakkında bilgiler verilirken, Necip Fazıl Kısakürek’in “Anneciğim”, Murat Ertaş’ın “Güzel Kadınlar”, Ümit Yaşar Oğuzcan’ın “Anacığım”, Mesut Sütçü’nün “Anne Sızlayan Türkçem”, Deniz İnan’ın “Karşı Evin Annesi” ve Didem Madak’ın “Annem” şiirleri okundu. Konuşmaların ve şiirlerin ardından şehit ve gazi anneleri evlâtlarının hikâyelerini anlattı, programa iştirak eden kadınlar duygu dolu anlar yaşadı.
    Başkan Filiz Günderen, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 2025 yılını “Aile Yılı” ilan ettiğini söyleyerek “Bir annenin dizinin dibinde öğrenilen bin kütüphaneye bedeldir.” sözlerini ve bu yıl da aile ile ilgili milletçe bir hassasiyet oluşturma çabalarını hatırlattı.
    Eğitim, doğruluk, iyi ahlak ve güzel olan her şeyin ilk olarak ailede anne eliyle başladığını, millî ve manevi değerlerimizin, kadim dilimizin geleceğe aktarılmasının ve yaşatılmasının anneler sayesinde gerçekleştiğini söyleyen Filiz Günderen sözlerine şöyle devam etti: “Kültürel dokumuzda annelik karşılıksız sevginin ve sabrın timsalidir. Annelik dünyada varılacak en mukaddes hislerden olup, en kutsal mesleklerdendir. Bilhassa Batı medeniyetinin aksine tarih boyunca Türk İslam medeniyetinde anne-kadın, annelik gibi mukaddes bir mesleği icra ederken asırlardır Türk anneleri yönetimden bilime, vakıf kültüründen tasavvufa kadar hayatın her alanında aktif rol almıştır. Ailenin mimarı olarak hem evde hem de meşru dairede kamuda hizmet eden kadın devletin temelini güçlendirmiş, toplumsal yapıya yön vermiştir. Medeniyetimizde kadın sosyal hayatın mühim bir parçası olmuş, vakıflaşma, dernekleşme, hayır hasenat, ticaret gibi işlerle yakından alâkadar olmuştur.” dedi. Başkan Günderen konuşmasını şehit ve gazi annelerine bir millet olarak şükran ve minnet borcu olduklarını hatırlatıp programa katılan herkese teşekkür ederek tamamladı.

  • Narman İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü, İbrahim Erkal’ı ölüm yıl dönümünde özel video ile andı.

    Narman İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü, İbrahim Erkal’ı ölüm yıl dönümünde özel video ile andı.

     

    Narman İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü, Türk müziğinin unutulmaz isimlerinden, doğum yeri Narman olan Erzurumlu merhum sanatçı İbrahim Erkal’ı ölüm yıl dönümünde hazırladığı özel video ile andı.
    Yaklaşık 200 öğrencinin katkı sunduğu belgesel tadındaki anma videosunda, sanatçının hafızalara kazınan eserlerine ve hayatından anlamlı kesitlere yer verildi. Duygu yüklü görüntülerin yer aldığı çalışma, izleyenlere zaman zaman hüzünlü anlar yaşattı.
    Narman İlçe Milli Eğitim Müdürü Engin Tan, İbrahim Erkal’ın doğup büyüdüğü topraklar için ayrı bir anlam taşıdığını belirterek, sanatçının hatırasını yaşatmanın kendileri için anlamlı bir sorumluluk olduğunu ifade etti.
    Tan, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: “Türk müziğine unutulmaz eserler kazandıran hemşehrimiz merhum İbrahim Erkal, sadece sesiyle değil; mütevazı kişiliği, sanata olan bağlılığı ve gönüllerde bıraktığı izlerle de milletimizin hafızasında özel bir yere sahiptir. Doğum yeri olan Narman’da, yaklaşık 200 öğrencimizin katkılarıyla hazırlanan belgesel tadındaki bu anlamlı video ile hem sanatçımızı rahmetle anmak hem de genç nesillerimize onun değerini aktarmak istedik. İbrahim Erkal’ın hatırası, eserleriyle ve sevenlerinin gönlünde yaşamaya devam edecektir.”
    Narman’ın yetiştirdiği önemli sanatçılardan biri olan İbrahim Erkal’ın müziği, duruşu ve gönüllerde bıraktığı izlerin vurgulandığı videoda, öğrencilerin samimi katkıları dikkat çekti.
    Narman İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından hazırlanan anma çalışması, İbrahim Erkal’a duyulan vefanın ve doğup büyüdüğü topraklarda sanatçısına sahip çıkma hassasiyetinin güzel bir örneği olarak değerlendirildi.

  • Kurban Bayramı öncesi Erzurum’un Aşkale ilçesinde kurban pazarı hareketlenmeye başladı.

    Kurban Bayramı öncesi Erzurum’un Aşkale ilçesinde kurban pazarı hareketlenmeye başladı.

     

    Yaklaşan Kurban Bayramı öncesi Erzurum’un Aşkale ilçesinde kurban pazarı hareketlenmeye başladı.
    Her hafta pazar günü vatandaşlar kurbanlık almak için Aşkale Canlı Hayvan Pazarı’na akın ederken, fiyatlar ise geçen yıla göre oldukça yüksek seyrediyor. Canlı hayvan pazarında büyükbaş kurbanlıklarda düve fiyatları 140 bin liradan başlayıp 250 bin liraya kadar çıkarken, tosun fiyatlarının ise 240 bin liradan başlayıp 600 bin liraya kadar yükseldiği görüldü. Küçükbaş hayvanlarda ise fiyatlar 12 bin lira ile 40 bin lira arasında değişiyor.
    Pazarda yoğunluk yaşanmasına rağmen satışların beklenen seviyede olmadığı gözlenirken, vatandaşların ise bütçelerine uygun kurbanlık arayışını sürdürdüğü belirtildi. Besiciler, yem, nakliye ve bakım maliyetlerindeki artış nedeniyle fiyatların geçen yıla oranla daha yüksek olduğunu ifade ederken, önümüzdeki günlerde satışların hareketlenmesini beklediklerini söyledi.

  • Süper Lig’e yükselen Erzurumspor FK, 81 puanla 1.lig tarihinin puan rekorunu da kırdı.

    Süper Lig’e yükselen Erzurumspor FK, 81 puanla 1.lig tarihinin puan rekorunu da kırdı.

     

    1. Lig’de 2025-2026 sezonunu şampiyon tamamlayarak Süper Lig’e yükselen Erzurumspor FK, lig tarihinin puan rekorunu da kırdı.
    Mavi-beyazlı ekip, sezonu 81 puanla tamamlayarak TFF 1. Lig’de bir sezonda en fazla puan toplayan takım unvanının sahibi oldu.
    1963 yılında kurulan TFF 1. Lig’de yeni puan rekoru Erzurum temsilcisinden geldi. Erzurumspor FK, 38 haftalık sezonda 23 galibiyet, 12 beraberlik ve 3 mağlubiyet aldı. Mavi-beyazlı ekip topladığı 81 puanla sezonu lider tamamladı.
    Daha önceki rekor, 2022-2023 sezonunda 36 maçta 23 galibiyet, 9 beraberlik ve 4 mağlubiyet alan Samsunspor’a aitti. Samsunspor söz konusu sezonda 78 puan toplamıştı.
    2013-2014 sezonunda ise İstanbul Başakşehir, 36 maçta 24 galibiyet, 6 beraberlik ve 6 mağlubiyetle 78 puana ulaşmıştı.
    Daha önce ligde bir sezonda en fazla puan toplama rekoru, 2022-2023 sezonunda 36 maçta 23 galibiyet, 9 beraberlik ve 4 mağlubiyetle 78 puan toplayan Samsunspor’a aitti.

  • Dadaşlar Diyarı Erzurum’da Suça Geçit Yok: “Polis Şehrin Her Noktasını Mercek Altına aldı….”

    Dadaşlar Diyarı Erzurum’da Suça Geçit Yok: “Polis Şehrin Her Noktasını Mercek Altına aldı….”

     

    Erzurum’da kamu düzeninin sağlanması, suç işleme amacındakilerin caydırılması ve aranan şahısların yakalanmasına yönelik dev bir huzur uygulaması gerçekleştirildi. İl Emniyet Müdürü Onur Karaburun’un da yakından takip ettiği operasyonda, trafik, asayiş ve narkotik birimleri tam kadro sahada yer aldı. Erzurum İl Emniyet Müdürlüğü tarafından hazırlanan planlama doğrultusunda, 74 ekip ve 580 personelin katılımıyla hem il merkezinde hem de dış ilçelerde belirlenen noktalarda denetimler yapıldı. Şehrin giriş ve çıkışları ile umuma açık yerlerde yoğunlaşan ekipler, şüpheli görülen araç ve şahıslar üzerinde incelemelerde bulundu.

    Denetim bilançosu açıklandı

    Eş zamanlı yürütülen uygulamaların sonuçları ise emniyet raporlarına şu şekilde yansıdı. Toplam 3 bin 266 şahıs kimlik kontrolünden geçirilirken, 736 araç durdurularak denetlendi. Vatandaşların yoğun olarak bulunduğu 96 umuma açık işyeri ekiplerce kontrol edildi. Yapılan incelemelerde ruhsatsız faaliyet gösterdiği tespit edilen 1 işyeri hakkında yasal işlem başlatıldı. Kontroller sırasında asayiş ve askerlik yükümlülükleri kapsamında 11 yoklama kaçağı tespit edilerek ilgili mercilere bildirildi. Uygulama noktalarında yapılan aramalarda 1 adet kurusıkı tabanca ele geçirilerek muhafaza altına alındı.  

     

     

     

     

    Huzur için denetimler sürecek

    Erzurum Emniyet Müdürü Onur Karaburun, vatandaşların can ve mal güvenliğini korumak amacıyla bu tür kapsamlı denetimlerin kararlılıkla devam edeceğini vurgulayarak “Trafik kurallarımız, gerek aranan şahıslar, gerekse narkotik madde taşıyan, bulunduran kişilerle ilgili, ateşli silah ya da suç teşkil eden diğer kesici, delici alet bulunduran şahıslarla ilgili genel bir uygulama yapıyoruz. Amacımız, halkımızın huzur ve mutluluğunun devamını getirmek, devamlılığını sağlamak. Bunun için bütün gayretimizle sahadayız. Vatandaşlar şüphe duydukları her noktada bizi arasınlar. Güvenlik açısından okul çevrelerinde, üniversitelerde ve şehrin bütün diğer noktalarında aldıkları her türlü tedbiri uygulamakta kararlı olduklarını ifade eden Karaburun, Özellikle vatandaşlarımızdan istirhamımız, herhangi bir şekilde suçu tespit ettikleri, şüphe duydukları her noktada bizi arasınlar, bize bilgi versinler. 112 kanalıyla, UYUMA aplikasyonuyla ve diğer emniyetin irtibatları üzerinden bizlere ulaşmakta tereddüt etmesinler. Bunu özellikle istirham ediyorum” dedi.

  • “Şehirlerimizi  hırsız ve namussuzların istilasından kurtarmak, her şeyden önce bizim görevimizdir.”

    “Şehirlerimizi hırsız ve namussuzların istilasından kurtarmak, her şeyden önce bizim görevimizdir.”

     

     

    “Züht ve takva yolunu seçenler, çamurlu bir yolda yürüyen beyaz elbiseli kişiye benzer. Bu uzun ve çileli yolu seçenler, adımlarını ipte yürüyen cambaz mahareti ile atmazlarsa kirlenmeleri kaçınılmazdır.”

    Bir kitapta okuyup altını çizdiğim bu satırlar, hakikati ne kadar da veciz bir şekilde ifade ediyor. Ben de bu derin manayı, halka hizmet edip Hak rızasını kazanmak niyetiyle yola çıkan siyasetçilerimize uyarlıyorum. Zira siyaset de o çetin, o çamurlu yolların ta kendisidir.

    Elbette dürüstlük, sadece kamuda görev yapanlarda, üst yöneticilerde ve siyasetçilerde bulunması gereken bir vasıf değil. Yediden yetmişe her ferdin kul hakkına riayet etmesi, Allah’tan korkup kuldan utanması, “temiz toplum” inşasının temel kriteridir.

    Zaten mayası temiz bireylerden oluşmayan bir toplumun, dürüst yöneticiler üretmesini beklemek saflık olur. Doğru söze ne denir; bozuk sütten kaliteli kaymak çıkar mı hiç?

    Ancak şunu da belirtmek gerekir ki; ahlakı yüce, inancı sağlam, mayası tertemiz bir milletin içinden çıkan yöneticilerin kahir ekseriyeti de o beyaz elbiseyle çıktıkları çamurlu yollarda kirlenmemeye azami gayret gösteriyor. Paraya pula tenezzül etmeyen, nefse hoş gelen envaiçeşit tuzağa direnen yiğit bürokratlara, dürüst siyasetçilere binlerce kez maşallah diyorum.

    Fakat bir de madalyonun karanlık yüzü var. Göreve geldiği ilk andan itibaren, kamu malına kan kokusu almış köpek balıkları gibi saldıran hırsızların alçak suratlarına tükürmeyi bile israf sayıyorum. Birkaç yılda üç odalı kiralık evden çıkıp milyon dolarlık villalara taşınan o karaktersizlere tahammül etmek mümkün değil. Aç gözlerini toprak doyurasıca adi hırsızlar! Çantalarla, poşetlerle taşıdıkları rüşvet çukurlarında boğulmadan temiz toplum özlemine kavuşmamızın imkanı yok, bunu biliyorum.

    Dünyanın en gelişmiş hijyen malzemeleri ile defalarca kırklasanız pirüpâk olmayacak ne çok belediye var Allah aşkına! Yerel yönetimleri birer çalma çırpma merkezine dönüştüren, buraları yolsuzluk çukuru haline getiren mevzuat boşluklarının süratle ıslahı gerekiyor. Bunu daha önceki yazılarımda da detaylandırmıştım.

    Bunun yanı sıra toplumun, hırsızlık ve yolsuzluğu yaşam biçimi haline getiren hayasızların heveslerini kursağında bırakacak; “reddetme, dışlama, adam yerine koymama” reflekslerini geliştirmesi şarttır. Yolsuzluğa yeltenen, hırsızlığı sanat haline getiren “zübüklerin” toplum içine çıkamaması lazım. Belediye başkanlığına, meclis üyeliğine başvuranları siyasi partilerin güçlü bir “namus, haysiyet, dürüstlük” filtresinden geçirmesi lazım. Yüzüne tükürmemiz gereken böyle hayasızları beş kuruş kirli parası için baş tacı edersek, bu iğrenç tabloların önüne geçemeyiz.

    Unutmayalım; beldelerimizi, şehirlerimizi ve belediyelerimizi hırsız ve namussuzların istilasından kurtarmak, her şeyden önce bizim görevimizdir.

    Yüz verirsen yüzsüze döner yüzbin ister,
    Pısırık toplumlarda hırsızı dürüstler besler.
    Haksızlık karşısında dilsiz şeytan olma,
    Yüzü kızarmayana hiç değilse kırmızı kart göster!

     

     

  • Erzurum Valisi Baruş, ÇEDES Projesi kapsamında düzenlenen”5 Vakitte 5 Cami” etkinliğine katıldı.

    Erzurum Valisi Baruş, ÇEDES Projesi kapsamında düzenlenen”5 Vakitte 5 Cami” etkinliğine katıldı.

     

    Erzurum Valisi Aydın Baruş, İl Müftüsü Yaşar Çapcı ile birlikte ÇEDES Projesi kapsamında düzenlenen “5 Vakitte 5 Cami” etkinliğine katıldı.
    Etkinlik kapsamında; Yıldızkent Nafizbey Ticaret Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi ile Erzurum Nurettin Topçu Sosyal Bilimler Lisesi öğrencileriyle bir araya gelen Vali Aydın Baruş, gençlerle sohbet ederek programın önemine vurgu yaptı.

  • Erzurum’da Anneler Günü’nde  Kent Konseyi Kadın Meclisinden duygu dolu vefa ziyareti…

    Erzurum’da Anneler Günü’nde Kent Konseyi Kadın Meclisinden duygu dolu vefa ziyareti…

     

     

    Erzurum Kent Konseyi Kadın Meclisi, Anneler Günü dolayısıyla şehit ve gazi ailelerine yönelik anlamlı bir ziyaret programı gerçekleştirdi. Erzurum Kent Konseyi Kadın Meclisi Başkanı Yadigar Nesrin Şerbetçioğlu ve beraberindeki heyet, Anneler Günü kapsamında şehit Piyade Teğmen Ahmet Aktepe’nin eşi Işıl Aktepe ile Erzurum’da 21 yıldır polis gazisi oğluna büyük bir fedakârlıkla bakan anne Olcay Özonur’u ziyaret etti. Ziyaretlerde ailelere, Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen ile Erzurum Kent Konseyi Başkanı Hüseyin Tanfer’in selamları iletildi. Kent Konseyi Kadın Meclisi Başkanı Yadigar Nesrin Şerbetçioğlu, şehit yakınları ve gazilerin toplumun en kıymetli emanetleri olduğunu belirterek, Anneler Günü’nde bu ailelerin yanında olmanın kendileri için büyük bir sorumluluk ve vefa görevi olduğunu ifade etti. Ziyaretlerde duygu dolu anlar yaşandı.

     

    Kadın Meclisi heyeti, şehit ailesi ve gazi ailesiyle yakından ilgilenerek Anneler Günü’nü kutladı. Ailelere çeşitli hediyeler takdim eden heyet, vatan uğruna canını feda eden şehitlerin yakınlarının ve gazilerin toplumun en kıymetli emanetleri arasında olduğunu vurguladı. Programın en duygusal anlarından biri ise gazi polis memuruna Türk bayrağı takdim edilmesi sırasında yaşandı. Kendisine hediye edilen bayrağı gören gazi polis memuru, duygularına hâkim olamayarak gözyaşlarına boğuldu. Ziyarette bulunanlar da bu anlamlı an karşısında büyük duygu yaşadı. Şehit Piyade Teğmen Ahmet Aktepe’nin eşi Işıl Aktepe’ye de Kadın Meclisi adına hediye takdim edildi. Heyet, şehit ailelerinin emaneti olan yakınlarının her zaman baş tacı olduğunu ifade etti. 

     

    Erzurum Kent Konseyi Kadın Meclisi Başkanı Yadigar Nesrin Şerbetçioğlu, Anneler Günü’nün yalnızca bir kutlama günü değil; fedakârlığın, vefanın ve minnetin hatırlandığı özel bir gün olduğunu belirtti. Şerbetçioğlu, şehit yakınları ve gazilerin hiçbir zaman unutulmadığını vurgulayarak şunları söyledi: “Bu topraklarda huzur içinde yaşıyorsak, bunu şehitlerimize, gazilerimize ve onların fedakâr ailelerine borçluyuz. Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Mehmet Sekmen’in ve Erzurum Kent Konseyi Başkanımız Sayın Hüseyin Tanfer’in selamlarını ailelerimize ilettik. Anneler Günü vesilesiyle şehit ailelerimizi ve gazilerimizi ziyaret ederek yanlarında olduğumuzu göstermek istedik. Vatan uğruna canını feda eden aziz şehitlerimizin emanetleri ve kahraman gazilerimiz bizim için çok kıymetlidir. Onlara olan vefa borcumuzu hiçbir zaman ödeyemeyiz ancak bu ziyaretlerle gönül bağımızı diri tutmaya gayret ediyoruz.”

     

     

     

     

     

    Ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getiren şehit Piyade Teğmen Ahmet Aktepe’nin eşi Işıl Aktepe, Anneler Günü’nde hatırlanmanın kendileri için büyük anlam taşıdığını belirterek, “Böylesi özel günlerde yanımızda olunması bizlere güç veriyor. Şehitlerimizin emanetlerine sahip çıkılması, ailelerimizin unutulmaması bizim için çok kıymetli. Erzurum Kent Konseyi Kadın Meclisi’ne nazik ziyaretleri için teşekkür ediyorum.” dedi.

    Polis gazisi oğluna 21 yıldır büyük bir sevgi ve sabırla bakan anne Olcay Özonur ise ziyaretin kendilerini duygulandırdığını ifade ederek, “Bugün bizleri yalnız bırakmadılar. Anneler Günü’nde kapımızın çalınması, hatırlanmak ve değer görmek bizler için çok anlamlı. Evladım için gösterilen bu vefa ve verilen bayrak bizi çok duygulandırdı. Emeği geçen herkesten Allah razı olsun.” diye konuştu. Gazi polis memuru ise kendisine takdim edilen Türk bayrağı karşısında büyük duygu yaşadı. Kısa bir teşekkürde bulunan gazi polis memuru, “Unutulmadığımızı görmek çok güzel. Teşekkür ederim.” ifadelerini kullandı. Kadın Meclisi üyeleri, ziyaretlerde ailelerle bir süre sohbet ederek şehit yakınları ve gazilerin toplumun ortak değeri olduğunu belirtti. Anneler Günü kapsamında gerçekleştirilen ziyaretler, hediye takdimi ve hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi.

     

  • Erzurum’da akşam saatlerinde meydana gelen trafik kazasında biri çocuk 2 kişi yaralandı.

    Erzurum’da akşam saatlerinde meydana gelen trafik kazasında biri çocuk 2 kişi yaralandı.

     

    Erzurum’da akşam saatlerinde meydana gelen trafik kazasında biri çocuk 2 kişi yaralandı.
    Edinilen bilgiye göre, saat 21.00 sıralarında Farabi Bulvarı üzerinde 34 AL 1065 plakalı otomobil ile 25 S 0259 plakalı servis minibüsü çarpıştı. Çarpışmanın etkisiyle otomobilde ağır hasar meydana geldi.
    Kazada otomobilde bulunan kadın sürücü ile çocuğu yaralandı. İhbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Yaralılar, ambulanslarla hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı.
    Polis ekipleri kazayla ilgili inceleme başlattı.